ANAYASA HUKUKU Dersi Kurucu İktidar: Anayasayı Değiştirme Sorunu soru detayı:

PAYLAŞ:

SORU:

Olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri anlatınız.


CEVAP:

1982 Anayasası, 2017 deişikliinden önce, olaanüstü hal ve sıkıyönetim olmak üzere iki tür olaanüstü hal rejimine yer vermiş ve bu dönemlerde çıkarılabilecek kanun hükmünde kararnameleri düzenlemişti. Bu kararnameler, olaan KHK’ler- den şu yönlerden ayrılmaktaydı: (a) Olaan KHK’leri çıkarma yetkisi Bakanlar Ku- ruluna ait olduu halde, olağanüstü hal KHK’leri çıkarma yetkisi, “Cumhurbaşkanı başkanlıında toplanan Bakanlar Kurulu”na aitti; (b) Olaanüstü hal KHK’leri bir yetki kanununa ihtiyaç göstermemekteydi; (c) Olaanüstü hal KHK’leri ile temel hakları, kişi haklarını ve siyasi hakları sınırlandırmak, hattâ kullanılmalarını dur- durmak mümkündü; (d) En önemlisi, olaanüstü hal KHK’leri Anayasa Mahkeme- sinin denetimine tâbi deildi.

2017 deişiklii ile olaanüstü hal rejimi 119’uncu maddeyle yeniden düzen- lenmiş, 120, 121 ve 122’nci maddeler ilga edilmiş, sıkıyönetim rejimi ise tümüyle kaldırılmıştır. Bu rejimlerin nitelii ve yargısal denetim sorunu aşaıda ayrıca ince- lenecektir. Burada sadece, olaanüstü hal dönemlerinde çıkarılabilecek olaanüs- tü hal kararnameleri ele alınacaktır.

Deişik 119’uncu maddeye göre, “Olaanüstü hallerde Cumhurbaşkanı, olaa- nüstü halin gerekli kıldıı konularda, 104 üncü maddenin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlıı karar- namesi çıkarabilir. Kanun hükmündeki bu kararnameler Resmî Gazetede yayımla- nır, aynı gün Meclis onayına sunulur. Savaş ve mücbir sebeplerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanamaması hâli hariç olmak üzere; olaanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlıı kararnameleri üç ay içinde Türkiye Büyük Millet Mec- lisinde görüşülür ve karara balanır. Aksi halde olaanüstü hallerde çıkarılan Cum- hurbaşkanlıı kararnamesi kendiliinden yürürlükten kalkar.” Deişiklikten önce olduu gibi, sonra da, bu kararnameler hakkında Anayasa Mahkemesinde Anaya- saya aykırılık iddiasıyla dâva açılamaz (deişik m. 148).”