AÖF Soru Bankası
ADY111U · Ünite 6

Afet ve Dirençlilik

  • 22 soru-cevap
  • Temel Afet Bilgisi
1

Afetin büyüklüğüne etki eden faktörler nelerdir?

Plansız veya yanlış planlama kapsamında insan faaliyetleri, azgelişmişlik, aşırı ve yoğun nüfusla büyüyen kentlerin plansız gelişimi gibi koşullar doğa veya insan kaynaklı tehlikelerin afetlere dö­nüşmesinde son derece önemli etkenlerdir. Aşağıda bu etkenlerin dışında listelenmiştir:

  1. Tehlikenin fiziksel büyüklüğü,
  2. Tehlikenin etkilediği kişi sayısı,
  3. Ekonomik zorluklar,
  4. Nüfusun hızlı artışı,
  5. Kontrolsüz şehirleşme/sanayileşme,
  6. Ekolojik çevreye verilen zararlar,
  7. Afet konusunda eğitim eksikliği,

8. Afetlere karşı kent ve bireylerin dirençlilik düzeyleri,

2

Afet riski nasıl formüle edilebilir?

Afet Riski = Tehlike x Maruz Kalma x Zarar Gö­rebilirlik

3

Afet riskinde adı geçen tehlike, maruz kalma ve zarar gö­rebilirlik ne anlam ifade etmektedir?

Risk kavramı, bir olayın belirli koşul ve ortamlarda doğurabileceği can, mal, ekonomik ve çevresel gibi değerlerin kay­bının gerçekleşme olasılığı olarak yorumlanabilir.

 Tehlike; belirli bir zaman veya coğrafyada ortaya çıkarak yaşamı tehdit eden, toplumun sosyo ekono­mik düzen ve etkinliklerine, doğal çevreye, doğal, tarihi ve kültürel kaynaklara zarar verme potansiyeli olan doğa, teknoloji ya da insandan kaynaklanan fiziki olay ve olgu. Doğa, teknoloji veya insan kaynaklı olan ve fiziksel, eko­nomik, sosyal kayıplara yol açabilecek tüm olayları ifade eder.

 Maruz kalma; afet bölgelerinde ve riskli üretim alanlarında yer alan insanların, yapıların ve sistemlerin, potansiyel kayıp tehdidi altında bu­lunmasıdır.

 Zarar görebilirlik ise farklı tür ve bü­yüklükteki tehlikeler karşısında, insanların ve ya­şam çevrelerinin uğrayabileceği fiziksel, toplumsal, ekonomik veya çevresel zarar ve kayıpların ölçüsüdür.

 

4

Afet riskinde belirtilen zarar görebilirlik nasıl sınıflandırılır?

Zarar görebilirlik; fiziksel zarar görebilirlik, sos­yal zarar görebilirlik ve ekonomik zarar görebilir­lik olmak üzere 3 grupta sınıflandırılabilir.

 1. Fiziksel zarar görebilirlik: İnsan eliyle oluş­turulmuş yapı, altyapı, çevre, tarım, sanayi, üretim vb. fiziksel unsurların zarar görebilir­likleri ile insan topluluklarının fiziksel kapa­sitelerini kapsar. Ölçülmesi veya sayısal hâle getirilmesi mümkündür.

 2. Sosyal zarar görebilirlik: Bireylerin ve top­lumun, psikolojik, sosyolojik ve demografik faktörler nedeniyle maruz kalabilecekleri, ölçülmesi güç ve hatta imkânsız olan, hasar veya zarar görebilirlilik derecesidir.

 3. Ekonomik zarar görebilirlik: Toplulukların ekonomik olarak yaşamlarını nasıl düzen­ledikleri, geçimlerini sağlama imkânları ile kapasitelerinin nasıl olduğu gibi faktörleri içermektedir.

 

5

EM-DAT’ın kuruluş amacı nedir?

Afet durumlarında merkezi bir veri tabanının eksikliğinin hissedilmesi uluslararası kurumların 1988 yılında Belçika’da EM-DAT’ı kurmaları ile sonuçlanmıştır. EM-DAT (Uluslararası Acil Du­rum Veri Tabanı (The Emergency Events Database, EM-DAT)); kullanıcılara, 1900 yılından günü­müze kadar meydana gelmiş olan afet verilerini sınıflandırarak bedelsiz ola­rak erişime açan bir kuruluştur.

6

Afetlerde hasar görebilirlik nasıl sınıflandırılır?

Hasar görebilirlik 3 sınıfa ayrılabilir

• Düşük Seviyeli (Hasarın büyüklüğü küçük bir bölge veya ilçe ile sınırlıdır.),

• Orta Seviyeli (Hasarın büyüklüğü bir bölge veya il ile sınırlıdır.),

• Yüksek Seviyeli (Hasarın büyüklüğü büyük bir bölge veya çok sayıda il ile sınırlıdır.).

7

Afet riskinde belirtilen zarar görebilirlik bileşenleri nelerdir?

Zarar görebilirlik toplumsal alanı kapsar ve hesaplamada eşit ağırlığa sahip aşağıdaki üç bileşenden oluşur.

Duyarlılık, bir toplumun yapısal özelliklerini tanımlar ve olağan dışı doğa olaylarında zarar görme olasılığını göstermektedir. Duyarlılık; altyapı, gıda arzı ve yapısal ekonomik koşullarla ilgilidir.

Gecekondu/baraka tarzı konutlaşma, beslenme yetersizliği, temel temizlik hizmetlerine erişim, içme suyuna erişim, iş gücü parametreleri, gün­lük 1,9 doların altında yaşayan nüfus oranı, satın alma paritesine göre gayri safi yurtiçi hâsıla ve GINI endeksi alt bileşenlerinden oluşmaktadır.

Başa çıkma, hem davranışlar hem de mevcut kaynaklar yoluyla doğa kaynaklı tehlikelerin ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en aza indirgemek için toplumların çeşitli yeteneklerini içermektedir. Başa çıkma; yönetişim, sağlık, sosyal ve fiziki güvenlikle ilgilidir. Başa çıkmanın alt bileşenleri ise; afet hazırlığı ve erken uyarı, bin kişiye düşen hekim sayısı, bin kişiye dü­şen yatak sayısı, yolsuzluk algısı endeksi, kırılganlık endeksi, sosyal ağlar ve sigortalama olarak belirlenmiştir.

Adaptasyon, gelecekte doğa kaynaklı tehlikelerin ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini ele alma ve bununla mücadele etmeye yönelik önlemleri ve stratejileri içermektedir. Başa çıkmanın aksine, yapısal değişiklikleri de içeren uzun vadeli bir süreç olarak ele alınmaktadır. Adaptasyon; doğa kaynaklı muhtemel olaylar, iklim değişikliği ve benzeri zorluklarla ilgilidir.

Adaptasyonu oluşturan alt bileşenler ise cinsiyet eşit­sizlik endeksi, biyoçeşitlilik ve habitatın korunması, yetiş­kin okuryazarlık oranı, brüt okullaşma oranı, su kaynak­ları, orman ve tarım yönetimi, doğal tehlikelere ve iklim değişikliğine yönelik projeler, kamu sağlığı harcamaları, beklenen yaşam beklentisi, özel sağlık harcamalarıdır.

8

Dünya Risk Endeksi 2021 raporuna göre Türkiye ne durumdadır?

Türkiye 5,11 toplam puanı ile riski düşük sınıf ülkelerin içindedir. Dünya Risk Endeksi 2021 raporunda, 180 ülke için hesaplanmış olan endekste Türkiye ülke riskler oranları sıralamasında 113., maruz kalma indeksinde 81., zarar görebilirlik indeksinde ise 67. sırada bulunmaktadır.

9

Birleşmiş Milletler tarafından ülkelerin risk/ zarar azaltma politikalarını değerlendirme ve geliş­tirme amacıyla bir dizi devletler arası etkinlik dü­zenlenmiştir. Bunlar nelerdir?

  • Yokohama Konferansı (1994), afet zararla­rının azaltılması politikaları için yeni strate­ji ve ilkeler belirlenmiş,
  • Afet Azaltımı için Uluslararası Strateji (ISDR), (2000), Birleşmiş Milletlerin yeni organı olarak tanımlanmış,
  • Birleşmiş Milletler, IDNDR aracılığı ile 1990-2000 yılları arasını doğal afetlerin et­kilerini azaltma on yılı olarak tanımlanmış,
  • Johannesburg Eylem Planı (2002), ekono­mik ve sosyal kalkınma, çevrenin korunma­sının başlıca unsurları belirlenerek küresel ölçekte bu belgeler üzerinde anlaşma sağ­lanmış, sonuç bildirisinde doğal afetler de yer almış,
  • ISDR tarafından düzenlenen Kobe Konfe­ransı (2005), ile 2005-2015 yılları arasında Hyogo Eylem Çerçevesi ile plan geliştiril­miş,
  • Hyogo Eylem Çerçevesi (2005-2015), Afet risklerinin ve kırılganlığın azaltılması için stratejik ve sistematik bir yaklaşımlar teşvik edilmiştir. Ulusların ve toplumların afete karşı dirence olan ihtiyaçlarını, direnç yön­temlerini vurgulamış,
  • Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi (2015)’de 2015-2030 yılları arasında risk azaltma uygulanması için taahhütlere dayalı işbirliği ve uygulamaların periyodik olarak gözden geçirilmesi için yöntemler belirlen­miştir.
  • Avrupa Afet Risklerinin Azaltılması Foru­mu (EFDRR)’nda (2015), Avrupa Birliği ülkelerinde zarar azaltma, sürdürülebilir kalkınma için afet direncinin artırılması için ulusal ve yerel afet risk azaltma strateji­lerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.
10

Sendai 2015 Konferansı sonucunda, devletler tarafından gerçekleştirilmesi gereken 4 eylem nedir?

1. Afet riskini anlamak;

2. Afet riskini yönetmek için afet riski yöneti­şimin güçlendirilmesi;

3. Dirençlilik için afet risk azaltmaya yatırım yapmak;

4. Etkili müdahale için afete hazırlık çalışma­larını geliştirmek ve iyileştirme, rehabilitas­yon ve yeniden inşa safhalarında “Öncekin­den Daha İyisini İnşa Etmek”.

11

Türkiye 11. Kalkınma Planı (2019- 2023) içeriğinde afete ilişkin hangi konulara vurgu yapılmıştır?

11. Kalkınma Planı afet, afet yönetimi, iklim değişikliği, dirençlilik, sür­dürülebilirlik konularında ön plana çıkması plan­lanan başlıkları/çalışmaları da vurgulamaktadır.

12

Sendai 2015’in hedeflerine ulaşabilmek için belirlenen amaçlar nelerdir?

• Tehlikeye maruz kalmayı ve afetten zarar görebilirliği önlemek ve azaltmak,

• Müdahale ve iyileştirme için hazırlığı artır­mak üzere, bütünleşik ve kapsamlı bir şekil­de ekonomik, yapısal, yasal, sosyal, sağlıkla ilgili, kültürel, eğitsel, çevresel, teknolojik, politik ve kurumsal önlemlerin uygulanma­sı yoluyla yeni afet riskinin oluşmasını ön­lemek,

• Mevcut afet riskini azaltmak, böylelikle afetlere karşı dirençliliği arttırmak.

13

Sendai 2015 kapsamında be­lirlenmiş olan yedi küresel hedef nedir?

1. Afet nedeniyle küresel can kaybı sayısını 2030 yılına kadar önemli ölçüde azaltmak, bu doğrultuda 2005-2015 dönemine kıyas­la, 2020-2030 yılları arasında küresel sevi­yede her 100.000 nüfus başına can kaybı ortalamasını düşürmek.

2. Küresel seviyede afetten etkilenen insan sayısını 2030 yılına kadar önemli ölçüde azaltmak, bu doğrultuda 2005-2015 dö­nemine kıyasla, 2020-2030 yılları arasın­da küresel seviyede ortalama rakamı her 100.000 nüfus başına indirmek.

3. Küresel düzeyde gayri safi yurt içi hasıla bakımından afetlerin yol açtığı doğrudan ekonomik kayıpları 2030 yılına kadar azaltmak.

4. Afet nedeniyle kritik altyapıların zarar gör­mesini ve sağlık ve eğitim tesisleri dahil te­mel hizmetlerin aksamasını önemli ölçüde azaltmak, bu doğrultuda 2030 yılına kadar dirençliliklerini artırmak.

5. Ulusal ve yerel afet risk azaltma stratejile­ri olan ülkelerin sayısını 2020 yılına kadar önemli ölçüde çoğaltmak.

6. Kalkınmakta olan ülkelere, bu çerçevenin uygulanmasına yönelik ulusal eylemleri­ni 2030 yılına kadar tamamlamaları için yeterli ve sürdürülebilir destek sağlamak üzere, uluslararası işbirliğini önemli ölçüde artırmak.

7. Çoklu tehlike erken uyarı sistemlerinin, afet risk bilgisinin ve değerlendirmelerinin kullanımını ve bunların toplum tarafından ulaşılabilirliğini 2030 yılına kadar önemli ölçüde artırmak.

 

14

Afete dirençlilik nedir?

Tehlikelere açık bir sistem, toplum veya topluluğun afet tehlikesine karşı dayanıklı olabilme, bununla baş edebilme, afetlerin etkisini kısa sürede gidererek iyileştirme kapasitesi. Başka bir ifade ile tehlikeli bir oluşumun etkilerini zamanında ve etkili olarak öngörme, tahmin etme, uyum sağ­lama, önleme, azaltma, baş edebilme ve iyileştirme yeteneği.

 Tehli­kelere maruz kalmış bir sistemin, topluluğun veya toplumun, kendi temel yapılarını ve işlevlerini koruma ve onarma dâhil, bir tehlikenin etkileri karşısında zamanında ve etkin bir şekilde diren­me, soğurma, uyum geliştirme ve iyileşme bece­risi” olarak ifade edilmektedir.

 

15

Dirençlilik nedir?

Dirençlilik, herhangi bir sistemin karşı karşıya kaldığı beklen­medik durum ve şoklar karşısında ana işlevlerini sürdürecek şekilde kendisini hızla yenileyebilme kapasitesi olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla dirençlilik kavramı, bir sistemin büyük sorunlar ve afetler karşısında ayakta kalabilme ve temel özelliklerini yitirmeden varlığını sürdürebilme kapasitesine vurgu yapmaktadır.

16

Hyogo ve Sendai Çerçevelerinin dirençliliğe ilişkin ana fikri nedir?

Dirençlilik için risk azaltmaya yönelik yatırımlar yapmak girişimciliği, büyümeyi, iş alanları yaratmayı, kalkınmada sürekliliği sağlayabilir. Bu yaklaşım Hyogo ve Sendai Çerçevelerinin ana fikrini oluşturmak­tadır.

17

Bireysel afete dirençlilik alt boyutları nelerdir?

Bireysel afete dirençlilik; bilgi, enformasyon, sosyoloji ve duygusallık boyutlarından oluşmaktadır.

18

Afetlere karşı dirençliği artıracak temel ilkeler nelerdir?

1. Bilgili ve ilgili liderler afetlere dirençli ol­mak konusunda toplumu teşvik eder.

2. Bireylerin, işletmelerin ve toplulukların di­rençliliği düzenli olarak ölçülüp değerlendi­rilir.

3. Ticari kurumlar ileriye yönelik planlarında ve faaliyetlerinde dirençliliği hesaba katar.

4. Altyapı sahiplerinin kendi zarar görebilir­liklerini bilir ve çevreleriyle iş birliği içinde hareket eder.

5. Risk çalışmalarına sürekli yatırım yapılarak güçlü bilimsel, teknik ve mühendislik araş­tırmaları desteklenir.

6. Bireylerin kendi çevrelerindeki tehlikeleri bilmeleri ve bu tehlikelerin etkilerine yö­nelik yapılan çalışmalarda sorumluluk al­maları,

7. Bireyler, toplumlar ve hükümetler afet sı­rasında müdahale ve afet sonrasında iyileş­tirme çalışmalarına fazla çaba harcamamak için afet öncesi risk çalışmalarına yatırımları artırmalıdır.

8. Değişen iklim ve çevre koşullarının hesap edilerek afet çalışmalarında doğru kararlar alınmalı.

9. Risk yönetimi stratejileri doğru, etkili ve ye­terli bir şekilde belirlenmeli.

10. Ulusal olarak, bütün toplulukların kendi yeteneklerini kullanarak afetlere dirençli bir duruma geleceği benimsenmelidir.

19

Dirençli Kent planlama çerçevesi hangi alt başlıklardan oluşmaktadır?

Kentsel Yönetisim, (1. Esitlikçi 2. Birlestirici 3. Ekonomik)

Önleme (1. Adaptasyon 2. Planlama 3. Sürdürebilir Tavır)

Zarar Görebilirlik Analizi Matrisi (1. Zarar Azaltma 2. Yeniden Yapılanma 3. Alternatif Enerji)

Belirsizlik Odaklı Planlama (1. Belirsizlik 2. Kayıtdısılık 3. Demogra_ 4. Mekana Özgülük)

20

Kentlerde dirençlilik değişkenleri nelerdir?

Kentlerde dirençlilik, kentlerin ve toplumların sorunlara, tehlikelere, afet ve risklere hazırlıklı olma, ya­nıt verme hızı, uyum sağlama kapasitesi ile belirlenmektedir. Dirençli kent ancak iyi yöne­tilebilen kentleşme ile mümkündür.

 Kentin afet karşısındaki dirençlili­ği; emniyetli açık alanların çokluğu, stratejik binaların sayısının ve afet sonrası kullanım durumları, erişim sistemlerinin afet sonrası durumları, ve hayati altyapının afet sonrası ye­terliliği ile ortaya konulabilir.

21

Sürdürelebilir kent özellikleri nelerdir?

Sürdürülebilir bir kent; herkese yeterli iş ve te­mel gereksinimlerin karşılanmasına yetecek gelir sunan güçlü bir ekonomiye, adil gelir ve kaynak dağılımı ile fırsat eşitliği sunan siyasal ve yönetsel bir yapıya ve doğal değerleri koruyan, ekolojik ve karbon ayak izi düşük, temiz bir kentsel yaşam orta­mına sahip olmalıdır. Sürdürülebilir kent kavramı; gezegenimizin doğal kaynak kapasitesine ait limit­lerinin aşılması riskini ortadan kaldırmayı ve ata­larımızın mirası olan gezegenimizin, torunlarımıza sağlıklı ve zengin bir yaşama ortamı olarak devredi­lebilmesini sağlamayı hedefler.

22

Afetlere dirençli toplum neyi ifade eder?

Afetlere dirençli toplum, afet sonrası yaşanan acil durum sürecinin ardından, toplumun olası yeni bir afete karşı daha dirençli kılınması amacıyla yapılan zarar azaltma, hazırlık ve iyileştirme faaliyetleri sonucunda ulaşılan yeterlilik düzeyi. Afetlerin önlenmesi ve za­rarlarının azaltılması konusunda eğitimli ve bilinçli olduğu ve etkin önlemler alabildi­ği için her tür ve büyüklükteki afetlerden olabildiğince az zarar gören ve hazırlıklı ol­duğu için de kısa süre içinde ve dışarıdan büyük yardımlar almadan normal yaşam düzenine dönebilen toplulukları ifade eder.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç