Zarar görebilirlik toplumsal alanı kapsar ve hesaplamada eşit ağırlığa sahip aşağıdaki üç bileşenden oluşur.
Duyarlılık, bir toplumun yapısal özelliklerini tanımlar ve olağan dışı doğa olaylarında zarar görme olasılığını göstermektedir. Duyarlılık; altyapı, gıda arzı ve yapısal ekonomik koşullarla ilgilidir.
Gecekondu/baraka tarzı konutlaşma, beslenme yetersizliği, temel temizlik hizmetlerine erişim, içme suyuna erişim, iş gücü parametreleri, günlük 1,9 doların altında yaşayan nüfus oranı, satın alma paritesine göre gayri safi yurtiçi hâsıla ve GINI endeksi alt bileşenlerinden oluşmaktadır.
Başa çıkma, hem davranışlar hem de mevcut kaynaklar yoluyla doğa kaynaklı tehlikelerin ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en aza indirgemek için toplumların çeşitli yeteneklerini içermektedir. Başa çıkma; yönetişim, sağlık, sosyal ve fiziki güvenlikle ilgilidir. Başa çıkmanın alt bileşenleri ise; afet hazırlığı ve erken uyarı, bin kişiye düşen hekim sayısı, bin kişiye düşen yatak sayısı, yolsuzluk algısı endeksi, kırılganlık endeksi, sosyal ağlar ve sigortalama olarak belirlenmiştir.
Adaptasyon, gelecekte doğa kaynaklı tehlikelerin ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini ele alma ve bununla mücadele etmeye yönelik önlemleri ve stratejileri içermektedir. Başa çıkmanın aksine, yapısal değişiklikleri de içeren uzun vadeli bir süreç olarak ele alınmaktadır. Adaptasyon; doğa kaynaklı muhtemel olaylar, iklim değişikliği ve benzeri zorluklarla ilgilidir.
Adaptasyonu oluşturan alt bileşenler ise cinsiyet eşitsizlik endeksi, biyoçeşitlilik ve habitatın korunması, yetişkin okuryazarlık oranı, brüt okullaşma oranı, su kaynakları, orman ve tarım yönetimi, doğal tehlikelere ve iklim değişikliğine yönelik projeler, kamu sağlığı harcamaları, beklenen yaşam beklentisi, özel sağlık harcamalarıdır.