AÖF Soru Bankası
ADY216U · Ünite 5

İklim Krizi Karşısında Kentsel Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik

  • 24 soru-cevap
  • Sürdürülebilir Kentsel Dayanıklılık
1

İklim değişikliği nedir?

İklim değişikliği, tipik olarak onlarca yıl veya daha uzun sürelerdeki zaman dilimleri boyunca etkisini devam ettiren ve iklim özelliklerinin (örneğin; istatistiki testler kullanılarak) ortalama ve/veya varyantlarında gözlenen değişiklikler ile belirlenen iklim durumundaki değişikliğe denir. 

2

İklim krizi neye bağlı olarak gelişebilir?

İklim değişikliği, doğal içsel süreçler veya güneş döngüsündeki geçişler, volkanik patlamalar ve arazi kullanımı ile atmosfer bileşenlerindeki insan kaynaklı kalıcı değişiklikler gibi dış güçlere bağlı olarak gelişebilir.

3

İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 1. maddesinde yapılan iklim değişikliği tanımlamasına göre iklim değişikliğinin hangi unsurunda bir ayırım yapılmaktadır?

İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 1. maddesinde iklim değişikliği: “karşılaştırılabilir zaman dilimlerinde gözlemlenen doğal iklim değişikliğine ilaveten, doğrudan veya dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan kaynaklı sera gazı salımlarının iklimde meydana getirdiği değişiklik” olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla UNFCCC, atmosfer bileşenlerinde meydana gelen insan kaynaklı bozulmalar ile doğal nedenlere bağlı gelişen iklim değişikliği arasında bir ayrım yapmaktadır.

4

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayınlanan “1,5ºC Küresel Isınma” raporunda 2050 yılı için belirlenen hedef nedir?

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayınlanan “1,5ºC Küresel Isınma” raporu; 2030 yılına kadar küresel ortalama sıcaklık artışını, 1,5ºC ile sınırlandırılmasının altını çizmektedir. Raporda geçtiğimiz yüzyıl içerisinde, yeryüzü sıcaklığının sanayi devrimi öncesi döneme göre, 0,8°C ile 10C 1,2°C aralığında olmak üzere ortalama arttığı belirtilmektedir. Yine aynı rapora göre, sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlamak için küresel antropojenik karbondioksit (CO2) emisyonlarını; 2030 yılına kadar 2010 yılı değerlerine göre %45 oranında azaltmak ve 2050 yılında net sıfır emisyona ulaşmak gereklidir.

5

Sera emisyon miktarı 30 yıl öncesine göre hangi oranda değişiklik göstermiştir?

Günümüz süreçlerinde; üretim, tüketim, ulaşım, fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, sanayi süreçleri, tarımsal faaliyetler, arazi kullanımında yapılan değişik­likler nedeniyle yıllık ortalama 50 milyar ton sera gazı emisyonu oluşmakta ve bu miktar atmosfere iletilmek­tedir. Bu emisyon miktarı 30 yıl öncesine göre yaklaşık %40 oranında fazladır.

6

Sera gazları nedir? 

Sera gazları; Dünya’nın yüzeyinden, atmosferin kendisinden ve bulutlardan yansı yan yeryüzüne ait ışınım spektrumunun belirli dalga boylarındaki ışınımını soğuran ve yansıtan ve atmosferi oluşturan doğal veya insan kaynaklı, gaz özelliğindeki maddelerdir. Bu özellikleri nedeniyle sera gazları, sera etkisine yol açmaktadır. Su buharı (H2O), karbondioksit (CO2), nitröz oksit (N2O), metan (CH4) ve ozon ( (O3), atmosferde bulunan başlıca sera gazlarıdır. Ayrıca atmosferde; halokarbon ve diğer klor ve brom içe ren maddeler gibi Montreal Protokolü’nce ele alınan, tamamen insan kaynaklı sera gazları da bulunmaktadır. Kyoto Protokolü; CO2, N2O ve CH4’ ’ün yanı sıra sülfür heksaflorid (SF6), hidroflorokarbon (HFC) ve perflorokarbon (PFC) gibi sera gazlarını da ele almaktadır.

7

Sera etkisi neyi ifade eder?

Sera etkisi, atmosferdeki tüm kızılötesi soğurucu unsurların kızılötesi ışınımlarının etkisi olarak tanımlanmaktadır.

8

Günümüzde en çok ve sık kullanılan enerji formlarından biri olan elektrik neden sera gazı emisyonunun önemli nedenlerinden biridir?

Günümüzde en çok ve sık kullanılan enerji formlarından biri olan elektrik, büyük oranda fosil yakıtlar kullanılarak üretildiğinden sera gazı emisyonunun önemli nedenlerinden biridir. Kentsel ve kırsal süreçlerin devamlılığı için elektrik bağımlılığı göz önüne alındığında, elektrik bir ihtiyaçtır ve üretilmelidir. Ancak fosil yakıtlar kullanılarak üretilen elektrik, neden olduğu sera gazı emisyonu ve sera etkisinden dolayı yaşamın sürdürülebilirliği için tehdit oluşturmaktadır. Elektrik ihtiyacını karşılamak adına güvenilir, ulaşılabilir, uygun fiyatlı temiz enerji kaynaklarının daha da yaygınlaştırılması ve bu temiz kaynaklardan elektrik üretilmesi gerekmektedir.    

9

Neler temiz enerji kaynaklarıdır?

Güneş enerjisi, dalga enerjisi, gelgit enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, biyoenerji, hidrojen enerjisi ve hidroelektrik enerjisi, temiz enerji kaynaklarından bazılarıdır.

10

Biyoenerji nedir?

Yakın zamana kadar yaşamış olan organizmalar veya bu organizmaların metabolik artıkları gibi her çeşit biyokütleden (belirli bir alan veya hacim dâhilinde yaşamakta olan organizmaların toplam kütlesi) elde edilen enerjiye “Biyoenerji” denir.

11

Karbon ayak izi nedir?

Karbon ayak izi; her bir insanın, bir sektörün, bir ülkenin veya bir kurum ya da kuruluşun devam ettirdiği faaliyetler sonucunda atmosfere ilettiği sera gazlarının karbondioksit cinsinden karşılığı olarak tanımlamaktadır?

12

Sera gazı emisyonun nedenleri nelerdir?

Sera gazı emisyonun nedeni sadece enerji üretimi kaynaklı değildir. Sera gazı emisyonu; hareketliliğin devamlı arttığı günümüzde sürekli bir yerden bir yere gitme durumu, bitmeyen ihtiyaçlar ve talepler karşısında hep üretme ve imal etme süreçleri, aşırı tüketim, doymayan, doyuramayan insanlığın tarım sal aktiviteleri ve yetiştiricilik faaliyetleri vb. eylemler; sera gazı emisyonun nedenlerinden bazılarını oluşturmaktadır.

13

Taşımacılık sektörünün neden olduğu karbon dioksit emisyonu önde gelen alanlara göre düzeydedir? 

Taşımacılık sektörünün neden olduğu karbon dioksit emisyonunun %45,1’ine yolcu taşımacılığında kullanılan binek araçlar, motosikletler, otobüsler ve taksiler neden olmaktadır. Yük taşımacılığında kullanılan kamyonlar ve tırların karbon emisyonuna katkısı %29,4’tür. Havacılık faaliyetleri %11,6, gemi trafiği ise %10,6’lık oranla; taşımacılık alanında karbondioksit emisyonundan sorumludur.

14

Gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarının önemli nedenleri nelerdir?

Gıda ve tarımla ilgili süreçler; küresel sera gazı emisyonunun yaklaşık %26’sından sorumludur. Gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarının önemli nedenleri arasında; 1) hayvancılık ve balıkçılık faaliyetleri, 2.) mahsul üretimi, 3.) gıda üretimi adına tarım alanları oluşturmak, 4.) tarım alanlarını genişletmek için arazi kullanımında değişiklik yapmak ve 5.) üretici ile tüketici arasındaki tedarik zincirleri ve lojistik faaliyetleri gelmektedir.

15

Ormanların tahribatı neden iklim krizini tetikleyen önemli bir unsurdur?

İklim krizini tetikleyen bir diğer neden de önemli karbon yutak alanlarından biri olan ormanların tahribatıdır. Karbon yutağı ormanlar diğer yutak alanları gibi; atmosferde bulunan karbonu kullanarak karbon dengesini sağlamaktadır. Ancak kritik eşik aşılmıştır. Var olan karbon yutaklarının depolama kapasitesinden fazla, insan faaliyetleri ile oluşmuş sera gazları atmosferde bulunmaktadır. Bu nedenle küresel ortalama sıcaklıklar yükselmeye başlamıştır.

16

Yutak nedir?

Yutak; atmosferden sera gazı, aerosol ya da bunların açığa çıkmasına yol açan maddeleri uzaklaştıran süreç, eylem ya da mekanizmalar için kullanılmaktadır. Karbondioksiti atmosferden yutarak depolayan doğal veya insan yapımı sistemler; karbon yutağı olarak adlandırılmaktadır. Ormanlar, toprak, turba, permafrost (sürek li donmuş) toprak tabakaları, okyanus suyu ve derin okyanustaki karbonat çökeltileri, mangrovlar, deniz otlakları, tuz bataklıkları; önemli karbon yutak alanlarıdır.

17

Sera gazı emisyonu ile tükettiğimiz ve kullandığımız malzemeler arasında neden bir bağ bulunmaktadır?

Sera gazı emisyonu ile tükettiğimiz ve kullandığımız malzemeler arasında da önemli bağlantılar bulunmaktadır. Kağıt ve plastik; tarımsal süreçlere dâhil ettiğimiz gübre, et, süt ve deri elde etmek için gerçekleştirdiğimiz hayvancılık faaliyetleri; tekstilde ve belirli sanayi alanlarında kullanılan polyester ve birçok alanda ihtiyaç hâline gelen çelik vb. malzemelerin hem üretim hem de tüketim süreçleri sera gazı emisyonu ile bağlantılıdır. Bundan dolayı tüketim alışkanlıklarımızın gözden geçirilmesi ve değişmesi gerekmektedir.

18

Küresel ısınma neden iklim krizini artırmıştır?

Sera gazları emisyonunun oluşturduğu küresel ısınma, ne yazık ki dünyanın sürdürülebilirliği için baş etmek zorunda olduğu sorunları çeşitlendirmiş ve şiddetini artırmıştır. Buzulların erimesi, deniz su seviyesinin yükselmesi, yangınlar, okyanusların asitlenmesi, biyoçeşitliliğin azalması, su kıtlığı, kuraklık, göç, aşırı hava olayları vb. iklim krizinin neden olduğu sorunlardan bazılarıdır.

19

İklim krizinin en belirgin göstergelerinden birisi nedir?

Küresel ısınma ile birlikte ortalama yüzey sıcaklıklarının artması iklim krizinin en belirgin göstergelerinden biridir. “Berkeley Earth’e” göre 2020’deki küresel ortalama sıcaklığının; 19. yüzyılın sonlarındaki 1850-1900 arasındaki ortalama sıcaklığın 1,27 °C üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Artan sıcaklıkların kritik olarak etkilediği alanlardan biri de kutup bölgeleridir. Arktik okyanusu çevresindeki buzullar (Kuzey Kutup Buzulları, Grönland) ve Antarktika kıtasında bulunan buzullar erimektedir.

20

Giderek artan yangınlar neden iklim krizinin boyutunu artırmaktadır?

Küresel ölçekte bakıldığında giderek artan yangınların, giderek artan zararlar bıraktığı görülmektedir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) yayınladığı rapor ile özellikle iklim krizi ve arazi kullanımlarında yapılan değişikliklerden kaynaklı, söndürülmesi uzun süre alan kont­rol edilemeyen yangınların; 2030 yılına kadar %14, 2050 yılına kadar %30 ve 2100 yılına kadar %50 artacağını belirtmekte ve hükümetleri bu şoklara hazırlıklı olmaları konusunda uyarmaktadır. Bu olası yangınlar ile; önemli karbon yutak alanlarından biri olan ormanların tahribatı ve yok olması, tarıma elverişli arazilerin kaybedilmesi, maddi ve manevi kayıplar ile yaşam alanlarının hasar alması ve çevre ekosistemlerinin zarar görmesi riski bulunmaktadır. Bu risk yönetilemezse gerek doğal yaşamın sürdürülebilirliği gerekse kentsel süreçlerin devamlılığı tehdit altında olacaktır.

21

İklim krizi açısından okyanuslar neden önemlidir?

BM’ye göre dünya yüzeyinin yaklaşık %71’ini kaplayan okyanuslar, önemli karbon yutak alanlarından biridir. Okyanuslar, insan eli ile üretilen küresel yıllık karbondioksit emisyonlarının yaklaşık dörtte birini emme kapasitesine sahiptir. Ancak karbondioksit okyanuslar tarafından emildiğinde, denizlerde çözünmekte, karbonik asite dönüşmektedir. Bu durum deniz suyu pH’ını azaltmakta ve okyanus asitlenmesine neden olmaktadır. Giderek artan okyanus asitlenmesi; okyanusların iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini hafifleten kapasitesini sınırlandırmaktadır. Okyanus asitlenmesi, aynı zamanda deniz ekosisteminin sürdürülebilirliği için bariyer oluşturmakta ve biyoçeşitliliğin azalmasını tetiklemektedir.

22

İklim krizinin göç hareketleri üzerinde ne gibi bir etkisi olacaktır?

İklim krizinin olumsuz etkileri yakın gelecekte iklim temelli göçün itici gücü olacaktır. Deniz su seviyesinin yükselmesi sonucunda kıyı kentlerinde yaşayan insanların yaşam alanlarını kaybetme riski, su kıtlığı, kuraklık, aşırı yağışlar ve oluşturduğu seller, su güvencesizliğinin tarım üzerinde etkisi vb. nedenlerden dolayı yaşayacak yeri kalmayan, geçinemeyen, yiyeceğini üretemeyen insanlar zorunlu yer değiştirecektir

23

İklim krizi ve temiz su arasında ne gibi bir bağ bulunmaktadır?  

Dünyanın birçok bölgesinde şimdiden kronikleşen bir diğer sorun başlığı su ile ilgilidir. Mevcut durumda temiz suya erişememe, su kıtlığı, su kirliliği, su kaynaklarının azalması, birçok kentin karşı karşıya kaldığı ve baş etmeye çalıştığı sorunlardandır. Artan nüfus ve ihtiyaçlar karşısında suya talebin yükselmesi çok yakında çok daha fazla kentin, bölgenin, ülkenin ya da coğrafyanın su ile ilgili sıkıntılar yaşayacağını göstermektedir. Bir an önce temiz su kaynaklarının kapasitesi üzerinde kullanımına son verilmesi gerekmektedir. Endüstriyel süreçlerde ve tarımda aşırı su tüketiminin inovatif çözümlerle ortadan kaldırılması önemlidir.

24

İklim krizinin havanın üzerinde ne gibi bir etkisi bulunmaktadır?

İklim krizinin olumsuz bir diğer etkisi, giderek sıklaşan ve şiddetlenen aşırı hava olaylarıdır. Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi (UNDRR) tarafından yayınlanan rapor, son 40 yılda afet oluşturan teh­likeleri incelemiştir. Afet oluşturan tehlikelerin sayıları ne yazık ki giderek artmış, iklim krizinin tetiklediği kuraklık, aşırı sıcaklıklar, sel, fırtına, yangın kaynaklı afetler; son yirmi yılda, 1980 - 1999 zaman dilimine göre daha çok sayıda gerçekleşmiştir. BM Afet Risk Azaltma Ofisi verilerine göre kasırgalar, siklonlar ve fırtınalar, geçtiğimiz yirmi yıl süresince 2043 adet afete neden olmuştur. Bu afetler, 199.718 can kaybı oluşturmuş, 727 milyon insanı etkilemiş, 1.39 trilyon dolar ekonomik hasar meydana getirmiştir.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç