AÖF Soru Bankası
ARK101U · Ünite 8

Anadolu’da Roma Çağı

  • 25 soru-cevap
  • Anadolu Arkeolojisi
1

Roma’nın zaferinden hemen sonraki dönemde Anadolu'daki durum nasıl gelişmiştir?

Roma’nın zaferinden hemen sonraki dönemde, Aitolia Birliği V. Philip’in yenilgisinin ardından Seleukos Kralı III. Antiokhos ile ortak bir sefer talep etti. III. Antiokhos, Roma’nın uyarılarına rağmen MÖ 196’da Trakya’ya girdi ve MÖ 192’de Yunanistan’a geçerek Aitolia Birliği ile ittifak kurdu. Roma Seleukosların bu ilerleyişini durdurmak istedi. MÖ 191’de Teselya’da Thermopylai’da III. Antiokhos’a ağır yenilgi yaşatarak Anadolu’ya çekilmeye zorladı. Romalılarla güçlerini birleştiren Pergamonlular MÖ 189’da Magnesia Savaşı’nda Antiokhos’a karşı savaştı. Magnesia’da III. Antiokhos Romalılar ve Pergamonlular karşısında ezici bir yenilgi aldı. MÖ188 yılında yapılan Apamea Antlaşması ile Pergamon Toros dağlarının kuzeyindeki Seleukos topraklarının tamamı Pergamon ve Likya ve Karya’nın bir kısmı Rodos’a verildi.

2

Anadolu’da ilk Roma Eyaleti olan Provincia Asia'nın kurulum süreci nasıl oluşmuştur?

Daha güçlü bir Pergamon, Ege ile Seleukos İmparatorluğu arasında bir tampon devlet olarak Roma’nın çıkarlarına uygundu. Bununla birlikte, Pergamon’un Anadolu’daki karşıtlarına Roma’nın desteklemek zorunda kalması ve gücü iyice kırılmış Makedonya için artık bu kadar güçlü bir Pergamon’a ihtiyaç duymuyordu. II. Eumenes’in yerine kardeşi II. Attalos geçtiğinde, Pergamon’un gücü düşüşteydi ve son hanedan III. Attalos (MÖ 138-MÖ 133) krallığını Roma’ya miras bıraktı. Aristonikos’un (MÖ 133-129) kısa bir isyanından sonra Anadolu’da ilk Roma Eyaleti olan Provincia Asia kuruldu.

3

  Roma'nın, MÖ 64-MS 114 yılları arasında Anadolu'nun şekillendirilmesinde uyguladığı yöntemler nelerdir?

Anadolu’daki takip edilen siyaset, bölgesel krallıklar ve imparatorluklar genişleme yanlısı olduğunda durumu korumak için bazen askeri sefer, ticari müdahale, nüfuz etme ve diplomasiden oluşuyordu. Roma’nın Akdeniz’in süper gücü olunca daha etkili olmaya başladı. Tekrarlanan değişik müdahaleler Anadolu’daki birçok krallığı Roma bağımlısı olmak zorunda bıraktı. Roma yönetimi, bölgesel krallıkların topraklarını vasiyet yolu ile elde etmeye başladı. Anadolu’da eyaletler oluşumu için ele geçirme, genelde müttefik olarak bağdaşık kalacak bir kral olmadığı zaman uygulanan bir yöntemdi.

4

Pompeius’in gidişini takip eden yılda, Anadolu’daki Roma yönetiminin durumu nasıldı?

Pompeius’in gidişini takip eden yılda, Anadolu’daki Roma yönetimi, doğu sınırlarındaki Parthlara temkinli ve zaman zaman korkulu bir gözle bakarken Roma’daki merkezi hükûmet Iulius Caesar’a ve Batı Avrupa’daki olaylara odaklanmıştı. MÖ 53’te Marcus Licinius Crassus, Suriye’den Mezopotamya’ya bir sefer düzenledi ve bu sefer felaketle sonuçlandı, Parthlar onun öldürüldüğü Karrhai Savaşı’nda büyük kayıplar verdiler. Parthların Suriye’ye yönelik düzensiz baskınları devam etti ancak MÖ 51’de durum tersine döndü.

5

Antonius’un ölmesi ve Lepidus’un farklılaşmasıyla Roma İmparatorluğunda oluşan değişiklikler nasıl olmuştur?

Antonius’un ölmesi ve Lepidus’un farklılaşmasıyla, ikinci üçlü hükümdarlık etkili bir şekilde feshedildi ve Octavianus tek güç olarak kaldı. Böylece cumhuriyet sona erdi. Octavian’ın yetkileri kademeli olarak arttı, Senato tarafından Augustus unvanı verildi ve teknik olarak bir konsül olmasına rağmen MÖ 27’de Princeps senatus unvanını aldı. İmparator ve Roma İmparatorluğu’nun ilk aşaması olan Principate (MÖ 27-MS 284) doğdu. Uzun süren iç savaş sona erdi ve yerini Augustus Çağı aldı (MÖ 27-MS 14).

6

Iulius-Claudiuslar Hanedanı MÖ 27- MS 68 yılları arasında Anadolu'da yaşanan siyasi gelişmeler nasıl olmuştur?

Augustus döneminde Galatya, MÖ 27’de Kilikya Suriye ile birleştirildi. Bu arada Kapadokya ve Armenya bağımlı devletler olarak devam ettiler. MS 1’de Romalılar ve Parthlar arasında bir tür ateşkes yapıldı. Merkezde Galatya, önce Deiotarus (MÖ 105-MÖ 40) ile birlikte Brogitarus (MÖ 63- MÖ 50) ve ardından bağımlı devlet olarak Amyntas (MÖ 36-MÖ 25) tarafından yönetiliyordu. Amyntas MÖ 25’te Toros dağlarında düşmanlarını kovalarken öldü ve Roma, Batı ve Orta Anadolu’yu tamamen Roma’nın bir eyaleti olarak topraklarını ele geçirdi. MÖ 25’te Batı Anadolu’da doğrudan Roma egemenliğini güçlendiren resmî bir eyalet hâline gelirken doğuda eski Armenya krallıkları yerel yönetim altında kaldı.

7

Dört İmparator Yılı ve Flaviuslar Hanedanı 69-96 zamanındaki gelişmeler nasıl olmuştur?

Iulius-Claudiuslar hanedanı, Nero’nun intiharıyla sona erdi ve 69’da Vespasianus’un (69-79) yükselip Flaviauslar hanedanını kurmasına kadar bir istikrarsızlık dönemiyle sonuçlandı. 72’de Vespasianus Kilikya’nın tüm farklı unsurlarını, çoğu küçük hanedanlar olarak kalan Roma eyaleti altında birleştirdi. Vespasian ayrıca 72’de Claudius’un Likya eyaleti ve Galatia eyaletinin Pamphylia bölgesinden yeni bir karma eyalet olan Lycia et
Pamphylia’yı yarattı.

8

Nerva-Antoninler Hanedanı 96-192,  Domitianus’un (81-96) öldürülmesinin ardından ortaya çıkan gelişmeler nelerdir?

Nerva-Antoninler Hanedanı 96-192 Domitianus’un (81-96) öldürülmesinin ardından İmparatorluk Nerva’nın (96-98) eline geçti. Nerva-Antoninler, göreceli bir barış ve refah döneminin yaşandığı devirdir. Traianus (98-117), nihayet 114 yılında, sadece dört yıllığına da olsa, sorunlu Armenya bölgesinin bağdaşık olmasını başardı. Parthlarla savaş 2. yüzyılda genellikle Roma’nın lehine bir kez daha patlak verdi. Parthia, Roma’nın onayına bağlı olarak Armenya krallarının seçilmesine ilişkin önceki anlaşmalardan kopmuştu.

9

Traiaus’un politikası nasıldı?

Traiaus’un politikası, Armenya’nın Parth hükümdarı Parthamasiris’in öldürüldüğü Armenya’yı işgal ederek ve Mezopotamya ve Asur’da eyaletler kurmak olmuştur. Ancak zafer kısa sürdü, Traianus Antakya’ya çekilmek zorunda kaldı ve kısa bir süre sonra MS 117’de öldü.

10

Marcus Aurelius (161-180), İmparatorluğu devraldığında gelişen olaylar nelerdir?

Marcus Aurelius (161-180), İmparatorluğu devraldığında Parthlar doğu sınırında sorun çıkartmaya devam ettiler. Beş yıl süren savaş sonucunda Parth başkenti Romalılar tarafından yağmalandı. Yeni bir tehlike ise Anadolu’yu gerçekten etkileye başlayan Antonin Vebasıydı (165-180).

11

İmparatorluk: Kriz Yılları 235-284 gelişmeleri nelerdir?

Severusların sonuncusu Alexander Severus’un (222-235) öldürülmesi, Augustus Prensliği’nin sonunu getirdi ve imparatorluk, bu kez yaklaşık elli yıl süren üçüncü krizine girdi. Kırk dokuz yıl içinde yirmi beş imparator iktidara geldi ve en az elli biri hak iddia etti. Çoğu ya öldürüldü ya da Roma’nın sınırlarına baskı yapan düşmanlarına karşı yapılan
askerî seferlerde öldü.

12

3. yüzyılda meydana gelen Gotik istilalar ve sonuçları nelerdir?

3. yüzyılda Gotlar Karadeniz’e geçmek için İstanbul Boğazı’ndan gasp edilmiş bir gemi filosu ve taşıma teknelerini kullanarak, Valerianus’un saltanatında (253-260) 255 yılında doğu kıyılarındaki Karadeniz üslerinden yelken açarak Pontos’taki kıyı kenti Trapezus ele geçirildi ve fazla direnişle karşılaşmadan iç kısımlara girdiler. Bithinya üzerinden Anadolu’nun ikinci bir işgali, iç kesimlerde daha da fazla terör ve nedensiz yıkım getirdi. Operasyonlarını genişletmek için burayı bir üs olarak kullanarak Kadıköy şehrine girdiler ve sırasıyla Nikomedia, Prusa, Apamea ve Nicaea’yı yağmaladılar. Sadece kış yaklaşırken havanın değişmesi onları Anadolu’ya daha fazla girmekten alıkoydu. Baskınları arasında Ephesos’daki Artemis Tapınağı’nın ve şehrin kendisinin 263’te yıkılması da vardı. Tacitus (275-276), Anadolu’nun Gotik işgalcilerini başarıyla yenilgiye uğrattı ve sonraki imparator
Probus (276-282) tarafından sürdürüldüler.

13

Diokletianus gerçekleştirdiği reformlar sonucunda eyaletler nasıl bir yönetim şekline dönüşmüştür?

Diokletianus reformlarında eyaletler daha küçük birimlere bölündü ve 293’ten kısa bir süre sonra toplam sayı neredeyse ikiye katlandı ve Anadolu’nun orijinal bölgeleri kopyalandı. Asia yedi küçük eyalete ve Bithynia üçe bölündü. Galatya, kuzey ve güney kısımlarını sırasıyla yeni eyaletler olan Paphlagonia ve Lykaonia’ya kaptırdı. Lycia et Pamphylia bir kez daha iki kurucu birime ayrıldı. Kapadokya, Pontos ve Küçük Armenya topraklarını kaybetti. Diğer bir yenilik de, Cicero’nun Kilikya valisi olduğu sırada (MÖ 51) bu terimi kullanmasına rağmen, birkaç vilayeti birleştiren bir ara idari yapı olan Piskoposlukların kurulmasıydı.

14

324’ten 337’ye kadar hüküm süren I. Constantinus'un odaklandığı iki konu nelerdi?

Daha sonra Büyük Constantinus olarak anılan I. Constantinus, 324’ten 337’ye kadar hüküm sürdü. İki konuya odaklandı. İmparatorlukta içinde dinin etkisi ve doğuda yeni bir başkente ihtiyaç duyulmasıdır. Yönetiminde Hristiyanlığın yaygınlaşması görüldüğünden, gerçek olmasa da ilk Hristiyan imparator olarak kabul edildi. Diokletianus’ın hükümdarlığında Constantinus, Nikomedia’daki ve yine Galerius’un kontrolündeki sarayın düzenli bir misafiriydi. 324 yılındaki iç savaşların sonunda kendisini yeniden Bithynia’da buldu. Ardı ardına gelen Roma imparatorları, yeni doğu tarzlarıyla çelişen ve onları tüketen savaş tiyatrolarından uzak olan gelenekleriyle bir idari merkez olarak Roma’dan hoşnutsuz hâle geliyordu. İmparatorlar Roma’da çok az kalabiliyordu. Zorunlu olarak farklı yerlerde merkez tahsis ediliyordu. Constantinus, 330’da Bizans kentini tercih etmeden değişik birçok adayı incelemiştir. Önce Nova Roma’yı (Yeni Roma) belirledi ancak daha sonra Constantinus’un onuruna Constantinopolis’i adı verildi (resmî unvanı Nova Roma Constantinopolitana olmuştur).

15

Iovianus (363-364) zamanı gelişmeleri nasıl olmuştur?

Iulianus’un ölümü üzerine ordusunda bir askerî komutan olan Iovianus (363-364) yeni imparator olarak seçildi. Constantinus’un ailesine bağlı değildi ve kısa hükümdarlığı, Hristiyanlığı yeniden kurması ve Sasanilerle onların lehine olan bir anlaşma
yapmasıyla dikkate değerdi.

16

Ankyra Augustus Tapınağı özellikleri nelerdir?

Ankyra Augustus Tapınağı: Ankara’daki Roma ve Augustus Tapınağı, genellikle Augustus Tapınağı olarak adlandırılır. İlk Roma İmparatoru Augustus’un metal levhalara yazdırarak Roma’daki Mausoleum’un girişine astırdığı Res Gestae divi Augusti yazıtının büyük ölçüde tamamen korunmuş tek örneği bu tapınakta yer almaktadır. Tapınağın bulunduğu yere göre yazıt, Monumentum Ancyranum olarak da adlandırılmaktadır. Hacıbayram Veli Cami ve Türbesinin bitişiğinde yer alır. Korinth düzeninde inşa edilen tapınak pseudodipteros planlıdır. Tapınak kuzeydoğuya dönüktür ve yaklaşık 36 x 55 m boyutlarında, sekiz basamaklı 2 m yüksekliğinde bir podyum üzerinde yükselmektedir. Dar cephenin önünde 8, uzun kenarda ise 15 sütun bulunmaktadır. Ayrıca güneybatıda pronaosun önünde dört, opisthodomos önünde ise iki adet sütun bulunmaktadır. Pronaostan bezemeli bir portal, 1 m yükseklikteki dört basamakla cellaya açılır. Rahiplere ayrılan penceresiz odada muhtemelen bir kült heykeli vardı. 32.5 m uzunluğunda ve yaklaşık 12 m yüksekliğindeki cellanın bugün sadece yan duvarları korunmuştur. Yazıtın Latincesi pronaosun korunmuş güneydoğu iç duvarında, Yunancası cellanın güneydoğu dış duvarında okunmaktadır. Belgenin harfleri orijinal olarak renkli olarak tasarlanmıştır.

17

Pergamon Kızıl Avlu (Serapaion) mimari özellikleri nasıldır?

Pergamon Kızıl Avlu (Serapaion): Tapınakta Mısır tanrılarına İsis, Serapis ve Hapokrates başta olmak üzere diğer tanrılarında kutsandığı kabul edilir. Binanın kendisi büyük bir kutsal kompleksin yalnızca bir parçasıydı. MS 2. yüzyılın birinci yarısında tarihlenir. Tüm kompleks, tapınak alanın ortasından geçen nehrin üzerine tonuzlu 196 metre uzunluğunda iki kanal inşa ederek alanın büyüklüğü ve bütünlüğü sağlanmıştır. Ana tapınağın altında ve ona yandan bağlanan daire planlı kulelere ve kompleksin farklı alanlarına özel erişim sağlayan bir dizi tünel ve oda bulunmaktadır. Ana tapınağın içinde, çevresinde ve altında çeşitli oluklar, su kanalları ve havuzlar bulunur. Kutsal alan 270X100 m boyutlarındadır. Anıtsal bir propylondan alana girilmekteydi. Tapınak 60X26 m boyutlarındadır. Duvarları 19 metresi korunmuştur. Ahşap çatılı geniş bir salon olarak planlanmıştı. Tuğladan inşa edilmiş yapı mermerle kaplıydı. Batı cephe dışında duvarlarında pencere yoktur. Batı cephesindeki büyük kapıdan giriş sağlanmaktadır.

18

Ephesos Domitianus Tapınağı mimari özellikleri nelerdir?

Ephesos Domitianus Tapınağı: Domitian Tapınağı inşa edilirken tonozlu altyapı (cryptoporticus) oluşturulmuştur. Altyapı içinde cryptoporticus olarak isimlendirilebilecek koridorlar meydana getirilmiştir. Altyapı üzerindeki teras da 8X13 sütunlu imparator tapınağı ve sunağı yerleştirilmiştir. Ephesos’da Romalı bir imparatora adanan ilk tapınaktır. Tapınağa kuzeydeki anıtsal merdivenlerle çıkılır. Doğusunda ise sunak yer alıyordu. Teras 50X100 m ölçülerindedir. 24X34 m ölçülerinde ve pseudodipteros planlı tapınak altı basamaklı krepis üzerinde inşa edilmiştir. Tapınağın altındaki tonozlu altyapı mekânların da İmparator Titus’a ait büyük boyutlu kült heykelinin başı ele geçmiştir. Tapınak önce Domitianus ve tanrılaştırılmış atalarının onuruna inşa edilmişti. Daha sona Domitianus öldürülüp damnatio memorae (anılardan silinmeye) ilan edilince kent neokoros hakkını korumak için Domitian’ın babası Vespasianus’a adayarak birçok yazıtta Domitian isminin yerine Vespasianus’un ismini yazılmıştır.

19

Aizanoi Zeus Tapınağı'nın özellikleri nelerdir?

Aizanoi Zeus Tapınağı: Bir tepenin üzerinde yer alan Zeus Tapınağı, kentin ana kutsal alanıydı. Tapınağın inşası Domitian döneminde başlamış ancak İmparator Hadiranus döneminde tamamlanmıştır. 8X15 sütunlu pseudo dipteros planlıdır. 35X53 m ölçülerindeki tapınağın alt kısmında bodrum katı olarak yapılmış tonozlu bir odası vardır. Naos duvarlarının alt kısmında açılan pençelerden ışık almaktadır. Bu kısmın Kybele’ye ait olduğu ve çift tapınak olduğu kabul edilmiştir. Kybele için “Meter Steune” kutsal alanı şehrin dışında yer alır. Bu nedenle Zeus Tapınağı’nın yalnızca Zeus’a adandığı kabul edilmektedir. İon düzenindeki tapınakta sütun yivlerinin üst bitiş noktasına vazo kabartmaları yapılmıştır. Anadolu’da az sayıda tapınakta bu görülmektedir.

20

Roma mimari sanatında Gymnasionların kullanım amaçları nelerdir? 

Gymnasionlar: Antik dünyadaki spor okulu halka açık oyunlarda yarışmacılar için bir eğitim tesisi olarak işlev görüyordu. Halk burada sosyalleşiyor ve entelektüel yaşamı öğreniyorlardı. Antik Yunanca’da “çıplak” kelimesi olan gymnós terimi yapıyı adlandırıyordu. Yetişkin erkek vatandaşların burada antrenman yapmasına izin verildi. Sporcular, erkek vücudunun estetik takdirini teşvik ettiği ve tanrılara bir hediye olduğu söylenen bir uygulama olduğu için çıplak yarıştılar. Gymnasia ve palaestrae (güreş okulları) Herakles, Hermes ve Atina’daTheseus’un koruması ve himayesi altındaydı.

21

Stadionların kullanım amaçları nelerdir? 

Stadionlar: Sportif faaliyet ve yarışların gerçekleştirildiği yapılardır. Karşılıklı duran eğimli iki oturma sıraları içeren örnekleri (Miletos Stadionu) olduğu gibi bir ucu kavisli oturma basamakları şekilde döndürülerek birleştirilen tek sphendoneli stadionlar (Ephesos, Perge, Aspendos,) ya da çift tarafı kavisli basamaklarla birleştirilmiş çift sphendoneli stadionlar (Aphrodisias, Laodikeia) bulunmaktadır. Aizonoi’da Stadion ile tiyatro birleşik inşa edilmiştir. Ama ayrı ayrı kullanılmışlardır.

22

Ephesos Parthlar Anıtı mimari özellikleri nasıldır?

Ephesos Parthlar Anıtı: MS 2. yüzyıla tarihlenen bir yapıdır. Adını 1903 yılında Ephesos’taki Celsus Kitaplığının kalıntılarının önünde bulunan bazı kabartma panolardan alır. Kabartma tasvirlerin gerçekten Parth’a savaşlarına ait olup olmadığı kesin değildir. Prensipte başka “barbarların” da (yabancı) tasvir ettiği düşünülebilir. Eser MS 138 ile 141 veya MS 166 ile 172 yılları arasında yapıldığı kabul edilir. Burada yalnızca Parth Bölgesine yapılan savaş değil söz konusu yıllar arasında yapılan birkaç savaşı anlattığı kabul edilir. Anıtın yalnızca Lucius Verus’un Parth Savaşı’nı temsil etmesi gerektiğini söyleyenlerde vardır. Lucius Verus ile birlikte Marcus Aurelius’un ortak imparatoru olarak Roma’da bir zaferi kutladı. Parth zaferin anısına, anıt Ephesos’da MS 171 yılından sonra inşa edilmiş olmalıdır. Lucius Verus’un ölümü ve onun takdis edilmesinden sonra, anıtın frizinde apotheosis (tanrısallaştırılması) tasvir edilmiştir. Tanrıça Artemis geyik arabası ve tanrı Apollon griffon arabasıyla krala eşlik etmektedirler. Frizin tahmini olarak 100 metreden uzun olduğu kabul edilir. Geç Antik Çağ’da kabartmalar şehrin birçok yerinde devşirme olarak kullanılmıştır. Frizde Hadrianus, Antoninus Pius ve Marcus Aurelius’un yer aldığı imparator ailesi, imparatorluğun eyaletleri simgeleyen kadın figürleri ve coğrafik unsurların betimlemesi de yer almaktadır.

23

Terra sigillata seramik özellikleri nelerdir?

Terra sigillata üretimi kendisine özgü teknik özellikleri olan astarlı seramiktir. Latince olan terim baskı bezemeli olan ve kalıpta şekillendirildikten sonra parlak kırmızı astar ile kaplanarak pişirilmiş kapları ifade etmektedir. Fazla derin olmayan kâse, güveç ve tabak gibi formlar en yaygın kullanılan tipleridir. Baskı bezeli kaplar yanında düz bezemesiz olan çeşitleri de vardır. Astarın bu dönemdeki şekli parlak ve oldukça canlı görünen kırmızı bir yapıdadır.

24

Anadolu’da Roma Çağı din gelişimi nasıl oluşmuştur?

Anadolu’da Roma Çağı dini öncelikle Helenistik dinin değişmeden bir devamı olmuştur. Yerli ve köklü Anadolu tanrı ve tanrıçaları kendi özelinde tapınımlarını devam ettirmiştir. Artemis Ephesia, Karia Aphroditesi, Pesinus Kybele Kültü gibi Anadolu Ana Tanrıça kültü de devam etmiştir. Bunun yanında Helenistik Çağ’da Antiokheia Tykhesi gibi yeni oluşan dinlerde süre gelmiştir. Zeus Labrandos ve özellikle Zeus Dolihenus Kültü Anadolulu Baba Tanrı düşüncesinin bir yansıması olarak süreklilik göstermiştir. Hitit dinin baş tanrışı olan Teşup’un Roma Çağı’nda Zeus Dolihenus dininde tanrının kült heykeline bile yansıması aslında Anadolu’da din kavramının değişmediğini açıkça göstermektedir.

25

İmparatorluk kültünün ortaya çıkış ve gelişim süreci nasıl olmuştur?

İmparatorluk kültü de eski Anadolu tanrı kral düşüncesinin bir yansıması olarak İmparator Augustus ile başlar. Ama Cumhuriyet Çağı’nda tanrıça Dea Roma Kültü benimsenmiş ve Roma Devleti daha Cumhuriyet Çağı’nda kutsallaştırılmıştır. Iulius Caeser’ın Anadolu’da yönetici olmasa da tanrısallaştırıldığı anlaşılmaktadır. İmparatorluk Çağı’nda Augustus ile başlayan imparator kültünde Ankyra ve Pisidya Antiokheia’sındaki Augustus Tapınakları kültün başlangıcından itibaren çok görkemli bir kabullenmeye sahip olduğunu göstermektedir. canlanma görülen imparator kültünde özellikle Severuslar dönemi sonrasında MS 3. yüzyılda önemini yitirmeye başlamıştır.

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç