13. yüzyıl sonlarından itibaren tezhipli el yazmalarının hazırlanması genellikle Mevlevî çevrelerde yoğunlaşmış, Selçuklu tezhip ve cilt üslubu geliştirilerek sürdürülmüştür. Karakoyunlu hükümdarı Cihanşah ve oğlu Pir Budak dönemlerinde belirli motif ve biçimsel kalıpları olan yeni bir minyatür üslubu yaratılmış, 1440-70 arasında bir çok yazma eser resimlenmiştir. Biçimsel özellikleri ilkin Şiraz’da ortaya çıkan Karakoyunlu resim üslubu, Şiraz ve Bağdat’ta biçimlenmiştir. Tek ya da iki odaklı düzenlemelerin öne çıktığı, rahat anlaşılır, gözü yormayan anlatımların yeğlendiği bu üslupta, kısa boylu, tıknaz, dolgun yüzlü, küçük ayaklı, durgun figürler yer alır. Türkmen sarığı olarak adlandırılan bir ucu hafifçe aşağıya sarkan başlık tipleri karakteristiktir. Selçuklu döneminin halı ve kumaş dokuma merkezleri Beylikler döneminde de varlıklarını korumuş ve faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Bu dönemde daha ziyede geometrik desenli ve hayvan figürlü halılar dokunmuştur.
13. yüzyıl sonunda Germiyanoğullarının başkenti Kütahya’da üretimine başlanan
Milet işi seramiklerden maalesef günümüze gelen örnek bulunmamaktadır. 14. yüzyılın önemli seramik ve çini üretim merkezleri Kütahya ve İznik’dir. 14. yüzyılın ortalarından 15. yüzyılın ortalarına kadar Kütahya seramik ve çinilerinde kırmızı hamur kullanmıştır. Kalın sır altında astar yoktur. 15. yüzyılın ikinci yarısından sonra, sarımsı beyaz renkte sert ve sık dokulu hamur kullanılmaya başlanmıştır.
Selçuklu ahşap işçiliği teknik ve bezeme olarak Beylikler döneminde de sürdürülmüştür.