AÖF Soru Bankası
ARY101U · Ünite 3

Nicel Araştırma Yaklaşımları

  • 20 soru-cevap
  • Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri
1

Bilimsel yaklaşımı diğer bilgi elde etme yollarından ayıran en temel özellik nedir?

Bilimsel yaklaşımı, diğer bilgi elde etme yollarından ayıran en temel özellik, bulguların elde edilişinde belli bir standardın izlenmesi ve yöntemin açık ve net biçimde ortaya konuyor olmasıdır. Diğer bir deyişle bu standartları ve yöntemleri ifade etmeye bilimsel yöntem denir.
Bilimsel yöntem, insan bilgilerinde sınır olmadığının, sorularda sonsuzluk olduğunun ve her zaman öğrenilebilecek daha çok şey olduğunun farkına varmamızı sağlar.

2

Doğal gözlem nedir?

Araştırmacının belirlediği kurallar ve süreçler doğrultusunda, yine olayın akışına müdahale etmeden yapılan bir gözlem çeşididir. Alanyazında sistematik gözlem adı da verilir.

3

Ölçme nedir?

Ölçmede bireyin (bazen diğer canlılar ya da nesneler de olabilir) belirli bir özelliğinin gözlenerek, gözlem sonucunun sayı, sembol ya da sıfatla (kategori) betimlenmesi amaçlanır. 
Ölçme tanımındaki özellik sözcüğü ile kastedilen bireyin fiziksel, fizyolojik, psikolojik ya da
demografik nitelikleridir. Boy, kilo gibi nitelikler fiziksel özelliklere; kan grubu, kemik ağırlığı gibi nitelikler fizyolojik özelliklere; zekâ düzeyi, kişilik gibi nitelikler psikolojik özelliklere ve son olarak sosyoekonomik düzey, eğitim düzeyi gibi nitelikler demografik özelliklere örnek olarak verilebilir.

4

Deney ve gözlemin farkı nedir?

Deneyde de temel araç gözlemdir, ancak olgu bulma işlemi olarak deney salt gözleme göre daha kesin, düzenli, amaç ve sınırları daha belirgindir. Diğer taraftan gözlem ve ölçmede olayın akışına herhangi bir müdahale yokken, deneyde vardır. Gözlemci olup biteni izleyerek ve aradığı olguların ortaya çıkmasını beklerken, deneyci ise olguların kendi akışları içerisinde ortaya çıkmasını beklemeksizin belli koşullar altında yapay olarak onları ortaya çıkarıp etkisini gözler. Diğer bir ifadeyle deneyci olguların akışına müdahalede bulunur.

5

Nicel araştırmalar nasıl sınıflandırılır?

Nicel araştırma yöntemleri betimsel, ilişkisel ve müdahaleli araştırmalar olmak üzere üç ana başlıkta sınıflandırılır.

Betimsel araştırmalar; tarama araştırmaları

İlişkisel araştırmalar; korelasyonel araştırmalar, nedensel karşılaştıralı araştırmalar

Müdahaleli araştırmalar; deneysel araştırmalar

6

Tarama araştırmalarının özellikleri nelerdir?

Tarama araştırmaları genellikle şu üç özelliğe sahiptir:
• Büyük bir topluluğun bir konuyla ilgili görüşlerinin ya da özelliklerinin (inanç, bilgi, tutum, kaygı, ilgi vb.) betimlenmesi için, topluluğu temsil edebilecek insanlardan oluşan topluluğun bir parçası seçilir.
• Araştırma için gereksinim duyulan verileri toplama süreci, veri kaynakları olan bireylere yöneltilen sorulara verilen yanıtlara dayalıdır.
• Veriler, özelliği betimlenecek topluluğun her bir bireyinden değil, bu topluluğu temsil eden bir parçasından, diğer bir deyişle örneklemden toplanır.

7

Tarama araştırmalarından kesitsel ve boylamsal araştırma nedir?

Kesitsel araştırma türünde araştırmacı, görece kısa bir zamanda ve belirlediği örneklemden bir kez verisini toplar. Daha sonra verisini düzenleyerek araştırma soruları doğrultusunda araştırma problemine ilişkin çözümlemeler yapar ve ardından elde ettiği bulguları yorumlar. Bilimsel araştırmaların büyük bir çoğunluğunda finansal kaynaklar sınırlı olduğundan tarama desenindeki araştırmaların önemli oranda çoğunluğu kesitseldir. Genel ya da yerel seçimlerin öncesinde tahminlerini sıkça duyduğumuz, oy kullanacak olan vatandaşların hangi partiye ve/veya adaya yöneldiğini gösteren araştırmalar buna örnek gösterilebilir.

Boylamsal araştırmalarda ise araştırmacı, değişkenlerinin zamana bağlı değişimlerini belirlemek amacıyla aynı örneklemden (bazı modellerde örneklem değişebilir), farklı zamanlarda çok sayıda ölçümler alır. Burada araştırmacının temel amacı, aynı bireylerin geçen zaman süresince olan değişimlerini belirlemektir. Örneğin 3-8 yaş erken çocukluk dönemindeki çocukların dil becerilerinin gelişimini gözlemek isteyen bir araştırmacı, belirlediği bir örneklemden ve önceden belirlediği zamanlarda (Örneğin 3 yaş-0 ay, 4 yaş-0 ay, ……8 yaş-0 ay vb.) çocukların dil becerilerini ölçerek verilerini çözümler ve elde ettiği bulguları yorumlar. Buradaki nihai amaç dil becerilerindeki değişimi gelişimsel bir süreç olarak betimlemektir.

8

Evren ve örneklem nedir?

Evren, hakkında bilgi edinilmek istenen büyük gruptur. Alanyazında bu terim ana kütle ya
da popülasyon olarak da geçer. Bir araştırma için iki tür evrenden söz edilir. Bunlar hedef evren ve ulaşılabilir evrendir. Hedef evren ulaşılması çok zor olan evrendir ve araştırmacının idealidir. Ulaşılabilir evren ise araştırmacının gerçekçi seçimidir. Örneğin bir araştırmacı için hedef evren tüm Türkiye’deki 65 yaş üstü bireyler iken ulaşılabilir evreni Ankara’daki
65 yaş üstü bireyler olabilir. Örneklem ise evrenin özelliklerini hem niteliksel hem de niceliksel açıdan karşılayan evrenin sınırlı bir parçasıdır. Nasıl kan grubunuzu öğrenmek için vücudunuzdaki tüm kanı alarak gözlemeye ve ardından kan grubunuzu belirlemeye gerek olmadığı gibi, bilimsel araştırmalarda da örnek üzerinden çalışmak ve verileri o gruptan elde etmek her zaman daha ekonomiktir. Hatta çoğu durumda evren üzerinde çalışma yapmak olanaksıza yakındır.

9

Korelasyon nedir? Türleri nelerdir?

Korelasyon iki değişken arasında karşılıklı bir ilişki olup olmadığı ve varsa ilişkinin yönü ve
miktarı hakkında bilgi veren bir istatistiktir. Sözgelimi “Bireylerin marka deneyimi ile müşteri sadakati arasında bir ilişki var mıdır?” ya da “Avrupa Birliği ülkelerinde sosyal ve ekonomik göstergeler arasında bir ilişki var mı?” ya da “Ergenlerin sürekli öfke düzeyleri ile çatışma çözme becerileri arasında bir ilişki var mıdır?” gibi soruların yanıtlanması için korelasyon tekniğinden yararlanılır.
Sayısal bir değer olarak korelasyon –1 ile 1 arasında bir değer alır. Bu iki değer arasında yer alan 0 (sıfır), iki değişken arasında sistematik olarak hiçbir ilişkinin olmadığını gösterir. Örneğin şu anda bu satırları okuma hızlarınız ile bulunduğunuz şehirde, trafikteki günlük araç sayısı arasında korelasyonun 0 olması beklenir. Sıfır korelasyona mükemmel ilişkisizlik de denir. Hesaplanan korelasyon katsayısı 0 ile 1 arasında çıkıyor ise buna pozitif korelasyon, 0 ile –1 arasında çıkıyor ise buna negatif korelasyon denir. Pozitif korelasyon iki değişken arasında doğru orantılı ilişki olduğu anlamına gelir, diğer bir deyişle değişkenlerden birinin değerleri artarken diğerinin de artar ya da birinin değerleri azalırken diğerinin de azalır. Örneğin fiziksel egzersiz süresi ile vücuttaki kas miktarı ya da gelir ile tüketim arasında pozitif korelasyon çıkması beklenir. Varsayımsal olarak korelasyon katsayısının 1 olmasına mükemmel pozitif korelasyon denir, çünkü burada mükemmel bir doğru orantı vardır. Diğer taraftan negatif korelasyon iki değişken arasında ters orantılı ilişki olduğu anlamına gelir, diğer bir deyişle değişkenlerden birinin değerleri artarken diğerinin değeri ise azalır. Örneğin fiziksel egzersiz süresi ile vücuttaki yağ miktarı ya da sıcaklık ile yükseklik arasında negatif korelasyon çıkması beklenir. Varsayımsal olarak korelasyon katsayısının –1 olmasına mükemmel negatif korelasyon denir, çünkü burada mükemmel bir ters orantı vardır.

10

Korelasyonel araştırmaların türleri nelerdir?

Korelasyonel araştırmalar ikiye ayrılabilir. Bunlar keşfedici ve yordayıcı korelasyonel araştırmalardır.

Keşfedici korelasyonel araştırmalarda iki ya da daha çok değişken arasında bir ilişki olabileceğini gözlemleyen araştırmacı, gözlem(ler)inin doğru olup olmadığını belirlemek, diğer bir ifadeyle değişkenler arasındaki ilişkiyi keşfetmek amacıyla işe koyulur. Buradaki temel amaç, olayın akışına müdahale etmeden iki değişken arasındaki ilişkiyi anlamaktır. Bunun için araştırmacı önce gözlemek istediği özelliklerin işevuruk tanımını yapar, ardından ise bu özellikleri nasıl ölçeceğine karar verir. Ölçme işlemi sonucu elde ettiği veriler üzerinden korelasyonla ilgili uygun bir istatistik tekniği uygulayarak elde ettiği bulguyu yorumlar.

Yordayıcı korelasyonel araştırmalarda ise araştırmacı ilgilendiği değişkenler arasında belirli bir düzeyde korelasyon olduğunu bilir. Burada bilme durumu ile kastedilen araştırmacının söz konusu korelasyonu kendisinin önceden test etmesi ya da ilgilendiği değişkenler arasındaki korelasyonun varlığını ortaya koyan alanyazında daha önce yayımlanan araştırma raporlarıdır. Yordayıcı korelasyonel araştırmalarda araştırmacı, korelasyondan bir adım daha öte geçerek bir ya da birden fazla değişkenden yola çıkarak diğer bir değişkenin tahmin edilip edilemediğini belirlemek ister. Diğer bir ifadeyle araştırmacı bilinen bir durumdan, bilinmeyen bir durumu tahmin etmeye çalışır.

11

Nedensel karşılaştırma araştırması ve korelasyonel araştırma arasındaki fark nedir?

Nedensel karşılaştırma araştırmaları her ne kadar ilişkisel araştırma modelleri bağlamında ele
alınsa ve bir ölçüde korelasyonel araştırmalara benzese de her iki araştırma türü arasında çok önemli farklar vardır. Korelasyonel araştırmalarda iki değişken arasında ilişki olması, daha önce de bahsedildiği üzere, o değişkenler arasında bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu garantilemez. Nedensel karşılaştırma araştırmalarında ise hangi değişkenin bir diğerini etkilediği, diğer bir ifadeyle hangi değişkenin diğerinin nedeni olduğu belirlenmeye çalışılır. Diğer taraftan nedensel karşılaştırma araştırmaları ile deneysel araştırmalar da birbirine belirli bir ölçüde benzer, ancak her iki araştırma yöntemi arasında çok önemli iki fark vardır. Deneysel araştırmalarda neden-sonuç ilişkisini belirlemek için araştırmacı tarafından kurgulanmış koşullar yaratılır ve bağımsız değişkenin düzeyleri manipüle edilir. Nedensel karşılaştırma araştırmalarda ise kurgulanmış bir desen ve manipülasyon yoktur. Araştırmacının karşısına doğal olarak çıkmış bir olay ya da durum vardır ve araştırmacı bu olayın/durumun nedenlerini, etkileyenlerini bulmaya çalışır 

12

Nedensel karşılaştırma araştırmalarının türleri nelerdir?

Nedensel karşılaştırma araştırmalarının türleri şunlardır:
1. Bir grubun üyeliğinden kaynaklanan etkilerin (bağımlı değişken) incelenmesi
a. Araştırma konusu: Belirli bir cinsiyete sahip olma ile hangi beceri alanlarında farklılık meydana geldiği
b. Örnek araştırma hipotezi: Kadınların okuma becerisi erkeklerden yüksektir.
2. Grup üyeliğinin (bağımlı değişken) nedenlerinin incelenmesi
a. Araştırma konusu: Bireyleri suç işlemeye iten faktörlerin belirlenmesi
b. Örnek araştırma hipotezi: Suç işleyenlerin saldırganlık düzeyleri suç işlemeyenlere göre daha yüksektir.
3. Müdahalenin sonuçlarının (bağımlı değişken) incelenmesi
a. Araştırma konusu: Sorgulamaya dayalı öğrenme yöntemi ile eğitilen öğrencilerin propagandaya verdikleri tepkinin belirlenmesi
b. Örnek araştırma hipotezi: Sorgulamaya dayalı öğrenim gören öğrenciler propagandaya, geleneksel yöntemle öğrenim gören öğrencilerden daha eleştirel yaklaşırlar.

13

Müdahaleli araştırma nedir?

Müdahaleli araştırmalarda ele alınan araştırma problemi doğrultusunda, araştırmacı problemin çözümü için olguya müdahalede bulunur ve müdahalenin etkisini gözler/ölçer. Pek çok kaynakta müdahaleli araştırmalar ve deneysel araştırmalar eş anlamlı kavramlar gibi ele alınır.

14

Bir araştırmanın deneysel olabilmesi için hangi koşulları sağlaması gerekir?

Bir araştırmanın deneysel olabilmesi için üç koşulun sağlanması gerekir. Bunlar:
1. Deneyci, değişkenleri ve/veya değişkenlerin düzeylerini manipüle etmelidir,
2. Manipülasyon kontrollü olmalıdır ve
3. Deneyci manipülasyonun etkisini gözleyebilmelidir.

15

Deneysel desenlerde manipülasyon ne anlama gelmektedir?

Manipülasyon (Değişimleme): Bir araştırmanın deneysel desende tanımlanabilmesi için en önemli kavramlardan biridir. Manipülasyon ile kastedilen bağımsız değişkeni ya da değişkenin düzeylerini planlı, kasıtlı, kontrollü ve istendik bir biçimde değiştirmek ve değişimin bağımlı değişken üzerindeki etkisini gözlemektir. Örneğin bir deneyci iki farklı tedavi yönteminin hastalık üzerindeki etkisini gözleyebileceği gibi, bir tedavi yönteminde kullanılan bir ilacın düzeylerini değiştirerek (örneğin 10 mg, 20 mg, 30 mg vb.) hastalıktaki iyileşmenin hangi düzeyden itibaren başladığını belirleyebilir.

16

Deneysel desenlerde "seçkisizlik" nedir?

Seçkisizlik, temelde deneklerin deney ya da kontrol grubuna yansız atanması anlamına gelir. Diğer bir deyişle seçkisizlik, örnekleme atanacak olan deneklerin, örneklem için seçilme olasılıklarının eşit olmasıdır. Bu durum rassal sayılar tablosu veya yerine atma kuralının işletildiği bir kura ile gerçekleştirilir. Bir grup denekten kura yolu ile deney ve kontrol gruplarına atama durumu buna örnek gösterilebilir, ancak örneğin toplamda 40 kişilik bir örneklem varsa tam bir seçkisizlik için seçilen isim tekrar torbaya atılarak seçilme olasılıkları 1/40 olarak korunur. Bu durum tüm denekler gruplara atanıncaya kadar devam eder. Seçkisizlik grup atama yolu ile de gerçekleştirilebilir. Örneğin bağımlı değişken bağlamında özdeş iki grup oluşturulmuşsa hangi grubun deney, hangisinin kontrol grubu olacağına
yine rastlantısal yolla karar verilebilir.

17

Deneysel desenlerin bağımsız değişken sayısına göre sınıflandırması nasıldır?

Bağımsız değişken sayısına göre sınıflama: Deneysel desenler bağımsız değişken
sayısına göre tek faktörlü ve çok faktörlü olarak ikiye ayrılır. Bağımlı değişken üzerinde etkisi incelenen bağımsız değişken sayısı bir tane ise buna tek faktörlü desen, iki ya da daha fazla ise buna çok faktörlü desen adı verilir. Sigara ile ilgili kamu spotlarının günlük tüketilen sigara miktarına etkisinin incelendiği bir çalışma tek faktörlü desene, sigara ile ilgili bir psiko-eğitim programının ve fiziksel aktivitenin günlük tüketilen sigara miktarına etkisinin incelendiği bir çalışma çok faktörlü desene örnek olarak verilebilir.

18

Zayıf deneysel desenler nelerdir?

Zayıf Deneysel Desenler: Zayıf deneysel desenlerin ortak özelliği, desende iç geçerliliği tehdit
eden faktörlerin kontrol edilememesi ve deneklerin gruba/gruplara seçkisiz atanamamasıdır. Bu nedenle bu desenler belirli nedenlerle gerçek deneysel desenin kurgulanamadığı
durumlarda ya da bağımlı değişken hakkında ön bilgi elde etmek amacıyla seçilebilir.


1. Tek Grup Sontest Deseni: Bu desende deneysel bir müdahale sonrasında tek bir gruptan bağımlı değişkene ilişkin ölçüm alınır.

2. Tek Grup Öntest-Sontest Deseni: Bu desende deneysel işlem tek bir grup üzerinden gerçekleştirilir. Deneklerin bağımlı değişkene ilişkin ölçümleri öntest olarak alınır,
deneysel işlem tamamlandıktan sonra aynı ölçme aracıyla ve aynı deneklerden bağımlı değişkene ilişkin ölçümleri bu kez sontest olarak alınır. Seçkisizlik ve eşleştirme yoktur.

3. Eşitlenmemiş Gruplar Sontest Deseni: Bu noktaya kadar ele aldığımız iki desenin temel sınırlılığı, bağımsız değişkeninin bağımlı değişkeni etkileyip etkilemediğini bilmiyor oluşumuzdur. Eşitlenmemiş gruplar sontest deseninde bir kontrol grubu ekleyerek bu eksiklik bir ölçüde giderilmeye çalışılır. Ancak deneklerin gruplara atanmasında seçkisizlik ya da eşleştirme yine söz konusu değildir.

4. Eşitlenmemiş Gruplar Öntest-Sontest Deseni: Bu desenin eşitlenmemiş gruplar sontest deseninden farkı, deneysel işlem öncesinde de bağımlı değişkene ilişkin ölçüm (öntest) alınmasıdır. Yine bir önceki desenle benzer biçimde deneklerin gruplara atanmasında seçkisizlik ya da eşleştirme söz konusu değildir. Bu desene alanyazında statik grup öntest-sontest deseni adı da verilir

19

Gerçek deneysel desenler nelerdir?

Gerçek deneysel desenler şunlardır:

1. Sontest Kontrol Gruplu Seçkisiz Desen: Bu desenin bir önceki kısımda ele alınan zayıf deneysel desen başlığı altındaki eşitlenmemiş gruplar sontest deseninden farkı, deneklerin deney ve kontrol gruplarına seçkisiz olarak atanmasıdır. Geri kalan kavramsal açıklamalar büyük ölçüde aynıdır.

2. Öntest-Sontest Kontrol Gruplu Seçkisiz Desen: Eğitim ve psikoloji başta olmak üzere sosyal bilimlerde en sık kullanılan deneysel desenlerden biridir. Bu desenin bir önceki kısımda ele alınan zayıf deneysel desen başlığı altındaki eşitlenmemiş gruplar öntest-sontest deseninden farkı, deneklerin deney ve kontrol gruplarına yine seçkisiz olarak atanmasıdır.

3. Eşleştirilmiş Seçkisiz Desen: Bu desen, grupların özdeş olma olasılığını artırmak amacıyla kullanılır. Bunun için önceki araştırma sonuçları, uzman görüşleri, araştırmacı deneyimi vb. kaynaklardan yararlanarak bağımlı değişken bakımından denek çiftleri oluşturulur. Denek çiftlerinin oluşturulmasında öntest puanları da kullanılabilir. Bunun için öntest puanları eşit olan denekler çift olarak tanımlanır, daha sonra çiftlerden biri deney grubuna diğeri ise kontrol grubuna seçkisiz olarak atanır ve tüm denekler gruplara atanıncaya kadar bu işlem devam eder.

20

Yarı deneysel desen nedir?

Araştırmacı denekleri seçme ve gruplara rastgele atama olanağını her zaman bulamayabilir. Bazen denekler hazır gruplar olabilir (bir okulun A ve B şubelerindeki öğrenciler ya da
bir iki ayrı şirketteki çalışanlar vb.) ve deneycinin, bu gruplara seçkisiz yolla denek ataması olanaklı olmayabilir. Bu durumda deney hazır gruplar üzerinden yürütülür ki, bu durumda deneysel düzenek yarı deneysel desen olarak adlandırılır. Yarı deneysel desende en sık kullanılan düzenek eşleştirilmiş desendir. Bu desende yukarıda ifade edildiği gibi denekler deney ve kontrol gruplarına seçkisiz atanmaz. Hazır ikiden fazla grup varsa bağımlı değişken bağlamında eşleştirme grup üzerinden yapılır ve ardından hangi grubun deney, hangisinin kontrol grubu olacağı seçkisiz olarak belirlenir.

Ünite 3 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç