AÖF Soru Bankası
ARY101U · Ünite 4

Nitel Araştırma Yaklaşımları

  • 20 soru-cevap
  • Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri
1

Pozitivist paradigmanın temel varsayımları nelerdir?

• “Aynı koşullarda bulunan insanlar aynı deneyimlere sahiptir.
• Çoğunluğun görüşü gerçeği belirler.
• Bireysel bakış açılarından ziyade genelleme önemlidir.
• İnsanlar amaca ulaşmada araç olarak kullanılabilir.
• Nesnellik mümkündür ve aynı zamanda da normdur.”

2

Yorumlamacı paradigmanın temel varsayımları nelerdir?

• “Dünya hakkında büyük gerçekler yoktur, sadece dünyaya bakmanın farklı yolları vardır.
• Tarafsız bilgi diye bir şey yoktur; her bilgi kişisel görüş veya anlatılara dayalıdır.
• Anlam, değer ve gerçek gibi kavramlar bağlam temelli olgulardır.
• Düşüncelerimiz bağımsız değildir, aksine sahip olduğumuz inanç sistemlerinin birer parçasıdır.
• İnanç sistemlerimiz ise kullandığımız dillerin birer ürünüdür ve sonsuz çeşitlilikte olabilir.
• Anlaşmazlıklarımız, tamamen farklı inanç sistemlerimizle ilgili bir durumdur.”

3

Nicel ve nitel araştırmalarda araştırmacı ile araştırılan (katılımcı) arasındaki ilişki biçimi nasıl farklılaşmaktadır?

Nicel araştırmalarda; Araştırma denekler üzerinde yürütülür. Araştırmacı, denekler üzerinde bir şeyler deneme hak ve yetkisine sahip bir otoritedir. Denekler, seçkisiz örnekleme
yöntemiyle belirlenir. Deneklerin kim olduğu önemli değildir, çünkü sadece evreni temsil
etme gayesi vardır. Araştırmacının deneklerle etkileşimi ya hiç yoktur ya da (varsa da) yüzeysel ve sınırlı bir düzeydedir. Bu durum, nesnellik adına gereklidir (olmazsa olmazdır).

Nitel araştırmalarda ise; Araştırma katılımcılarla birlikte yürütülür. Araştırmacı ve katılımcılar arasında eşitlik, şeffaflık ve karşılıklı etkileşim temeline dayanan özerk bir ilişki vardır.
Katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilir. Katılımcıların kim olduğu önemlidir çünkü
bu durum elde edilecek verilerin niteliğini doğrudan etkilemektedir. Araştırmacının katılımcılarla güvene dayalı, yakın ve uzun süreli bir ilişki kurması önemlidir. Çünkü araştırmanın niteliği, araştırmacı ile katılımcılar arasında kurulan ilişkinin niteliğine bağlıdır. 

4

Nicel ve nitel araştırmalar "araştırmanın amacı" açısından nasıl farklılaşmaktadır?

Nicel araştırmalarda; Nesnel bilgiye ve tek doğruya ulaşmak esastır. Tümdengelim yoluyla önermelerin sınanması söz konusudur. Bulguları evrene genellemek amaçtır.

Nitel araştırmalarda; Öznel deneyimi, algıları ve çoklu bakış açılarını ortaya çıkarmak esastır.
Tümevarım yoluyla önermelerin üretilmesi söz konusudur. Bağlama özgü açıklamalar sunmak amaçtır.

5

Amaçlı örnekleme nedir?

Nitel araştırmacılar araştırma sonuçlarını genellemek yerine olgu ve olayları anlama, anlamlandırma ya da açıklama amacını taşırlar. Bu nedenle, araştırmanın amacı bağlamında derinlemesine bilgi elde edebilecekleri katılımcıları “bilinçli” ya da “kasıtlı” olarak seçerler. “Amaçlı örnekleme” olarak adlandırılan bu yöntem, araştırma konusu olan olgu veya olaylar hakkında özellikle bilgi ve deneyim sahibi olan bireyleri belirlemeyi içermektedir.

6

Maksimum çeşitlilik örneklemesi nedir?

Heterojen örnekleme olarak da adlandırılan bu yöntem, çok sayıda değişkeni bir arada temsil eden ortak temaları yakalamayı ve tanımlamayı amaçlar. Araştırmacı, ilgilendiği olgunun farklı boyutlarını olabildiğince çeşitlilikte yansıtmak amacıyla örneklemini farklı bireylerden/durumlardan oluşturur (örneğin: farklı sosyoekonomik/sosyokültürel özelliklere sahip olan işçiler veya kırsal, kenar mahalle ve şehir merkezi gibi farklı yerleşim yerlerinde bulunan okullar). Maksimum çeşitlilik örneklemesinin temel mantığı, çeşitlilikten ortaya çıkan ortak temaların, çalışılan olgunun katılımcılar tarafından nasıl deneyimlendiğinin anlaşılmasında kritik bir öneme sahip olmasıdır. Böylece araştırmacı, incelediği olgunun hem her değişken bakımından ayrı ayrı nasıl deneyimlendiğinin hem de bütün katılımcılar tarafından paylaşılan ortak temaların neler olduğunun anlaşılmasına katkıda bulunur.

7

Benzeşik örnekleme nedir?

Homojen örnekleme olarak da adlandırılan bu yöntem, maksimum çeşitlilik örneklemesinin tam tersine, belirli bir alt-grubu temsil eden düşünceleri ya da eylemleri yakalamayı ve tanımlamayı amaçlar. Araştırmacı, ilgilendiği olgunun belirli özellikler bakımından homojen olan bir grup (örneğin: farklı sosyoekonomik düzeydeki öğrenciler değil, sadece alt-sosyoekonomik düzeydeki öğrenciler; bütün dezavantajlı gruplardan gelen öğrenciler değil, yalnızca parçalanmış ailelerden gelen öğrenciler ya da farklı yerleşim yerlerindeki hastaneler değil, sadece kent merkezindeki hastaneler) tarafından nasıl deneyimlendiğini anlamaya çalışır.

8

Kartopu örneklemesi nedir?

Bu yöntem, temel olarak, araştırmacının ilgilendiği olguya ilişkin derinlemesine bilgi elde edebileceği en az bir katılımcıyı belirlemesi ve daha sonra da ondan benzer özellikteki bireyleri tavsiye etmesini istemesi temeline dayanan bir örneklem türünü tanımlamaktadır. Diğer bir anlatımla, katılımcıların belirlenmesi ve araştırmaya dâhil edilmesi süreci, “[Bu konuda] en çok bilgi sahibi olan kişiler kimlerdir? Başka kimlerle görüşmeliyim?” gibi sorularla başlayıp, bulunacak başka bireylerle birlikte kartopu misali örneklemdeki katılımcıların zamanla daha da artırılması biçimde devam eder.

9

Nitel araştırmalarda amaçlı örnekleme yapıldığında örneklem büyüklüğüne nasıl karar verilir?

Amaçlı örnekleme bağlamında en çok merak edilen husus, bir nitel araştırmanın kaç kişiyle yapılması gerektiği hakkındadır. Bu hususla ilgili hemfikir olunan genel tepki ise katılımcı sayısının ne olması gerektiğine ilişkin altın bir kuralın olmadığı yönündedir. Bu durum,
“… neyi bilmek istediğinize, araştırmanın amacına, eldeki imkânlara, neyin faydalı olacağına, neyin güvenilir/inandırıcı bulunacağına ve mevcut zaman ve kaynaklarla ne yapılabileceğine bağlıdır.” Ayrıca, katılımcılara ilişkin kararlar sayıya göre değil, verinin niteliğine (verinin ilgili olguyu anlama ve açıklamada yeterli olup olmadığına) göre verilmelidir. Dolayısıyla, “Nitel araştırma kaç kişiyle yapılmalıdır?” gibi bir soruya verilecek cevaplar araştırmanın amacı, gerekçesi ya da ulaşmaya çalıştığı nihai hedef bakımından ele alınmalıdır.

10

Durum çalışması deseni genellikle hangi tür hedefler için kullanılmaktadır?

Durum çalışması deseni genellikle şu tür hedefler için kullanılmaktadır: 
• Çalışmanın odak noktası “ne”, “nasıl” ve “neden” gibi sorulara yanıt aramak olduğunda.
• Katılımcıların eylemleri olduğu gibi anlaşılmak istendiğinde.
• İncelenen olgu, kendi bağlamsal koşulları içinde ele alınmak istendiğinde.
• Olgular ve bağlamlar arasındaki ilişkiler açıklanmak istendiğinde.

11

Durum çalışması nedir?

Durum çalışması, olgu ve olaylara herhangi bir müdahalede bulunmadan onları inceleme, anlama ve betimleme amacıyla yürütülmektedir. Durum çalışması, belirgin bir olayı veya
olaylar dizisini birden fazla veri türü (gözlemler, görüşmeler, dokümanlar) aracılığıyla derinlemesine ve zaman-mekân-bağlam odaklı olarak incelenmesini içerir. Bu desende, araştırmacı incelediği olgu ve olayların “ne” olduğunu, “neden” olduğunu ve katılımcılar tarafından “nasıl” ele alındığını ortaya çıkarmaya çalışır. Durum çalışması, analiz birimi olarak seçilen bir birey, bir topluluk, bir program, bir uygulama, bir etkinlik, bir süreç veya bir kurum hakkında olabilir. Bu yönüyle durum çalışması, belirlenen analiz biriminin birden çok veri kaynağına dayanarak ve bağlamsal bir anlayışla derinlemesine incelenmesi, anlaşılması ve betimlenmesi biçiminde tanımlanabilir.

12

Eylem araştırması nedir?

“Eylem araştırması, değişim ve gelişimi sağlama odaklı, bireylerin kendi uygulamalarını içeren, sistematik bir biçimde verilerin toplandığı ve yansıtmalı sorgulamaların yapıldığı, bunlara dayalı yeni eylem planlarının hazırlanıp uygulandığı, döngüsel veya sarmal adımlarla gerçekleştirilen bir bilimsel araştırma süreci” olarak tanımlanmaktadır. Bu yönüyle eylem araştırması, bir değişimi, gelişimi ya da dönüşümü gerçekleştirmek
veya uygulamada yaşanan bir sorunu çözüme kavuşturmak amacıyla yürütülen döngüsel (belli aşamalardan/adımlardan oluşan) veya sarmal (sürekli olarak tekrarlanan) bir sürece vurgu yapmaktadır.

13

Eylem araştırmasının aşamaları nelerdir?

Eylem araştırması, döngüsel bir problem çözme süreci olarak kavramsallaştırmış ve birbiriyle ilişkili altı aşamadan oluşan bir eylem araştırması modeli aşamaları:
(1) odaklanılacak alanının belirlenmesi, (2) ihtiyaç analizinin gerçekleştirilmesi, (3) eylem planının geliştirilmesi, (4) eylem planının uygulanması, (5) sürecin değerlendirilmesi ve (6) sürece ilişkin yansıtmanın yapılması.”

Kısaca, ilk aşamada araştırmacı, çözülmesi gereken bir sorun ya da iyileştirilmesi gereken bir odak alanını tanımlar. İkinci aşamada, odak alanıyla ilgili bir ihtiyaç analizi gerçekleştirir.
Üçüncü aşamada, ihtiyaç analizine dayalı bir eylem planı geliştirir. Dördüncü aşamada, eylem planını uygular. Beşinci aşamada, uygulama sürecine yönelik değerlendirme yapar (eylem planının etkisine ilişkin veri toplar, verileri analiz eder ve yorumlar). Son aşamada ise elde edilen sonuçlar ışığında sürece yönelik yansıtma yapar (örneğin: ya mevcut odak alanının farklı bir yönü üzerinde yeni bir eylem planı uygular ya da sorunun çözülmesi durumunda
tamamen yeni bir problem durumuna odaklanarak yeni bir eylem araştırması döngüsü gerçekleştirir).

14

Etnografik araştırma nedir?

Etnografik araştırma, bir sosyal grubun üyelerinin kullandığı dilin incelenerek ve eylemlerinin
gözlemlenerek söz konusu grubun kültürel uygulamalarının ortaya çıkarılabileceğini ve anlaşılabileceğini varsayar. Dolayısıyla, etnografyanın temel amacı bir kültürün yaşam biçimini anlamak ve başkalarına aktarmaktır; araştırmacı bu amaca yönelik olarak uzun süreli katılımcı gözlemlerde bulunur. Ayrıca, gerekli durumlarda yüz yüze görüşmeler gerçekleştirir ve kültürel üyeler tarafından oluşturulan kültürel objeleri veya belgeleri inceler.
Bu yolla etnograf, incelediği insanların yaşamlarına ilişkin okuyuculara ilk elden veriler sunar Kısacası, etnografik çalışmalarda:
• Katılımcı gözlemler, bağlama özgü olarak uzun süreli ve tekrar edici bir yapıda gerçekleştirilir.
• Gerçek ve gerçeğe ilişkin anlamlar ya da açıklamalar ortamda süregelen iletişim ve
etkileşimlerden üretilir.
• Kültürel üyeler için gizli/örtük olan anlamlar ortaya çıkarılmaya ve birbirleriyle ilişkilendirilerek karşılaştırılmaya çalışılır.
• Bilgilendirici konumunda olan kültürel üyelerden katılımcı gözlemler ve görüşmeler aracılığıyla ilk elden veriler toplanır.
• Görüşme soruları, katılımcı gözlemler esnasında (sahada) üretilir ve yanıtları daha önceden belli olmayan “Ne?”, “Nasıl?” ve “Neden?” gibi soru türlerini kapsar.

15

Fenomenoloji nedir?

Fenomenoloji, “gerçekliği” bireysel algı ve deneyimlerde arayan bir araştırma yaklaşımıdır. Bireylerin belli bir olguya ilişkin sahip oldukları yaşam deneyimlerine yüklediği anlamları
(bireysel bakış açıları veya algıları) ortaya çıkarmayı hedefler. Fenomenolojik çalışmalar vasıtasıyla araştırmacılar, katılımcıların bir olguya ilişkin sahip oldukları (bireysel ve ortak) deneyimleri anlamayı, tanımlamayı ve anlamlandırmayı hedeflerler. Bu amaçla araştırmacılar, katılımcılardan sahip oldukları deneyimleri kendi ifadeleriyle tanımlamalarını isterler. Bu yolla, araştırmacılar çalıştıkları olgunun özünü/esasını yakalamaya çalışırlar. Bu nedenle, fenomenoloji deseninde “ölçüt örneklemesi” yönteminin yaygın bir biçimde kullanımı söz konusudur, çünkü katılımcıların araştırmanın odağını oluşturan olguyu deneyimlemiş
olma şartı aranmaktadır.

16

Gömülü teori araştırması nedir?

Gömülü teori, katılımcıların deneyimlerine göre şekillenen bir sürecin, eylemin ya da etkileşimin genel bir açıklamasına (teoriye) ulaşmayı öngören bir nitel araştırma desenidir. Araştırmacı, olgu ve olayların anlamını yaşantılara dayalı olarak tümevarım yoluyla keşfetmeyi ve bu sayede de bireysel yaşantılarda gizli/saklı olan anlamlara açıklama
getirmeyi (teori geliştirmeyi) amaçlar. Bu yönüyle gömülü teori deseni, diğer nitel araştırma desenlerinden önemli ölçüde farklılık göstermektedir.

17

Gömülü teori deseninin temel ilkeleri nelerdir?

Gömülü teori deseninin temel ilkeleri şunlardır:
• Kuramsal duyarlılık (araştırmacının analitik düşünebilme, farklı katılımcılardan elde ettiği verileri ilişkilendirebilme ve veriyi anlamlandırabilme becerilerine sahip olması).
• Kuramsal örnekleme (veri toplamada süreklilik, verileri yeni katılımcılarla teyit etme).
• Kuramsal doyum (veri tekrarı oluşana dek veri toplamaya devam etme).
• Sürekli karşılaştırmalı analiz (birbirine benzeyen verileri aynı kavramsal kategori altında gruplama).
• Hatırlatıcı not yazımı (araştırmacının, sürece ilişkin kendisine hitaben hatırlatıcı notlar yazması).
• Teori geliştirme (araştırmacının kategoriler arasındaki ilişkileri gösteren bir kavramsal
örüntü oluşturması).

18

Anlatı araştırması nedir?

Connelly ve Clandinin (1990) anlatı araştırmasını eğitim araştırmalarındaki yeri üzerinden
şöyle tanımlamışlardır: “Eğitim araştırmalarında hikâye kullanımı, insanların bireysel ve sosyal olarak hikâye anlatan ve hikâye odaklı yaşamlar sürdüren varlıklar olduğu iddiasında yatmaktadır. Bu hikâyelerin incelenmesi ise insanların dünyayı deneyimleme biçimlerinin incelenmesi anlamına gelmektedir”. Bu tanıma dayanarak insanların sadece eğitim alanında anlattıkları hikâyeler ile dünyayı deneyimlemedikleri, yaşamın her alanında anlatılan hikâyelerle dünyanın bütüncül olarak deneyimlendiği söylenebilir. Bu hikâyeler, bir eylem
ya da deneyimle bağlantılı olan ve bireylerin sözel ya da yazılı olarak sunduğu söylemleri ya da metinleri kapsamaktadır. Anlatı araştırmacısı da bireylerin “dünyayı deneyimleme biçimlerini kendi ürettikleri hikâyeler aracılığıyla incelemektedir”

19

Anlatı araştırmacısının hedefi nedir ve ne gibi teknikler kullanır?

Anlatı araştırmacısı, genellikle, bir veya birkaç bireyin hikâyelerini toplayarak bireysel deneyimler hakkında veri elde etmeyi, verileri analiz etmeyi ve deneyimlerin anlamını kronolojik bir biçimde yapılandırarak (yeniden hikâye ederek) okuyucularla paylaşmayı hedeflemektedir. Dolayısıyla, bir anlatı araştırması için öncelikle bir veya birkaç katılımcı
belirlenir ve bir dizi açık-uçlu, yüz yüze görüşmelerle katılımcılardan araştırma konusu olan olguya ilişkin kendi hikâyelerini anlatmaları istenir. Alan notları olarak da adlandırılan bu hikâyeler araştırmanın ham verilerini oluşturur. Diğer veri türleri arasında katılımcılar tarafından tutulan günlükler veya araştırmacının gerçekleştirdiği gözlemlerin
kaydedilmesi gibi stratejiler de yer alabilir. Ayrıca, katılımcılar tarafından gönderilen mektuplar, aile üyelerinden katılımcılar hakkında aktarılan hikâyeler veya resmî yazışmalar gibi belgeler de toplanabilir. Bu yollarla derlenen hikâyeler katılımcıların kişisel deneyimlerine, kültürel özelliklerine ya da tarihsel bağlamlarına göre düzenlenebilir.

20

Bireysel araştırma nedir?

Bireysel araştırma, bir eğitimcinin (öğretmen ya da öğretmen eğitimcisinin) mesleki gelişim
amacıyla kendini, uygulamalarını ve çalışma bağlamını araştırma konusu yaparak derinlemesine ve sistematik bir biçimde incelemesidir. Bireysel araştırmalarda eğitimci, hem özne (araştıran) hem de nesne (araştırılan) konumundadır. Bireysel araştırmanın itici gücü, eğitimcilerin “kendi uygulamalarını sorgulama ve daha iyi anlama” arzusundan kaynaklanmaktadır. Eğitimcilerin uygulamada yaşadıkları ikilemler, endişeler ve gerilimler ya da onların sahip oldukları öğretim anlayışları, ön kabulleri ve idealleri, bireysel araştırmanın başlatılmasına neden olan bazı unsurları simgelemektedir. Bireysel araştırma her
ne kadar eğitim alanında ortaya çıkmışsa da günümüzde birçok meslekte (sosyal hizmet uzmanı, psikolog, hemşire vb.) işe koşulabilecek bir araştırma desenidir. Özellikle üniversite öğretim elemanlarının mesleki gelişimleri için uygun bir desen olarak görülmektedir.

Ünite 4 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç