Bilimsel kavramlar olabildiğince muğlaklığa, anlaşılmazlık veya zihinsel bulanıklığa yol açmayacak bir sadelikte ifade edilebilmelidirler ki onları her duyan araştırmacı onlardan aynı ve değişmez tek bir şeyi anlayabilsin. Bilimsel kavramların bu özelliğine Siyaset Bilimci Philip Shively kavramların tek boyutlu olması (unidimensionality) keyfiyeti adını vermiştir. Örneğin “görece yoksunluk” kavramı veya “atıf grubu” kavramı sadece belirgin bir olguyu tanımlayan ve günlük yaşamda pek kullanılmayan toplumbilimi kavramıdırlar. Belirli bir ortamda yaşayan birey etrafındaki topluluklara atfen kendisini toplumda bir mevkiye koyar. Bu topluluklar aile, klan, kabile, aşiret olabileceği gibi okul, sınıf, çalışma mekânı da olabilir. Bir sınıfta her öğrenci kendi gözünde başkalarına göre kendisine bir mevki, konum veya sıra seçer. Bu topluluklar onun “atıf grupları” dır. Onun gözünde bazıları kendisine göre daha çalışkan, bazıları daha tembeldir, bazıları daha sportmen, bazıları daha az sportif başarıya sahiptir. Buna göre bir sınavda aldığı not kendisine göre daha tembel olarak kabul ettiği bir veya birkaç öğrencinin notundan daha düşükse bu durumda onlara göre bir ödülden daha az aldığını, öğretmenin kendisini geride bıraktığını, haksızlığa uğradığını düşünür. İşte bu duyguya “görece yoksunluk duygusu” adı verilmiştir.