1839’a kadar Arap ve Fars edebiyatları ile beslenen Türk edebiyatı, bu tarihten itibaren yönünü nereye çevirir?
Sanat anlayışı ve kültürünü Yunan-Latin edebiyatlarından; dünya görüşü, felsefe ve ahlak anlayışını ise Hristiyanlıktan alan Batı medeniyet dairesine.