Evet. Ahmet Cevdet Efendi, Encümen-i Daniş’in kararıyla 1774-1825 arasındaki olayların tarihini yazmakla görevlendirilmiştir. Büyük bir gayretle eserini yazmaya başlayan müellif, “paşa” unvanıyla çeşitli idari görevlere getirilmiş ve fırsat buldukça yazdığı 12 ciltlik tarihini cilt cilt muhtelif yıllarda bastırarak 1884’te tamamlamış; eser 12 cilt hâlinde bütün olarak ise 1891 yılında basılmıştır. Cevdet Paşa, 1774-1826 arasındaki olayları tasvir ettiği muazzam eserini sadece olayların nakli değil, sebep ve sonuç bağlantıları, tahlil ve tenkitleriyle modern bir tarihçi hüviyetiyle ortaya koymuştur. Ahmet Cevdet Paşa, meşhur tarihinden başka belgelere dayalı şahsi hatıraları niteliğindeki tespitlerini de “tezkire” adını verdiği 40 cüz hâlinde “tezkire”nin çoğulu Tezakir adı altında toplamıştır (Ahmet Cevdet Paşa 1953-1967). Cevdet Paşa, bizzat II. Abdulhamit’in emriyle yazdığı, adı geçen padişahın 1892’de tahta çıkışından itibaren gelişen olayları ise Maruzat adı altında kaleme almıştır. Tezâkir’in belgesel dilinden uzak bir üslupla yazdığı bu eserinde dönemin devlet adamlarını ağır bir dille eleştirmiştir (Ahmet Cevdet Paşa 1980).