Türk boyları, siyasî, sosyal ve kültürel hayat bakı- mından bir hayli değişik şartlar altında varlıklarını sürdürmektedir. Bunlar arasında ba- ğımsız devletlere sahip olanlar (Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türk- menistan), başka milletlerin yönetimi altında bazı siyasî ve kültürel haklar elde etmiş olarak (Tataristan, Başkurdistan, Çuvaşistan, Yakutistan ve diğer yerlerde) yaşayanlar olduğu gibi sebebi ne olursa olsun, hiçbir siyasî, kültürel hakka sahip olmayanlar da (Suriye ve İran Türkleri gibi) vardır. Ayrıca nüfus olarak epeyce azalmış, kendi varlığını devam ettirmekte zorluk çeken, yok olmaya yüz tutmuş (Karaylar, Polonya Tatarları) bazı küçük Türk halkları da bulunmaktadır.
Türk boyları, tarihin en eski zamanlarından beri, çeşitli sebeplerle, üç kıtaya yayılmış, gittikleri yerlerde birçok devletler kurmuştur. Türklerin büyük bir çoğunluğu 9-10. yüzyıl- dan itibaren Müslüman olmuşsa da, diğer dinlere tâbi olanlar da vardır. Günümüzde, nü- fusları az da olsa, eski inançlarını şöyle böyle devam ettiren Altay dağları yöresinde Tuva (Tuba), Hakas, Altay Kişi gibi küçük topluluklar vardır. Doğu Avrupa’da Hristiyan Gaga- vuzlar, Çin’de Budist Sarı Uygurlar, Kırım’dan Baltık ülkelerine kadar dağılmış, sayıları günümüzde epeyce azalmış Musevî Karaylar bunlar arasında sayılabilir.
Türk boyları, dünyadaki coğrafî dağılımlarına göre -Hazar denizi merkez alındığın da basit bir şekilde Güneybatı Türklüğü, Kuzeybatı-Kuzeydoğu Türklüğü ve Doğu Türklüğü olmak üzere üç büyük gurupta toplanabilir. Sözü edilen bu coğrafî bölgelere hâkim olan ve bu arazilerde silinmez izler bırakan üç büyük Türk boyundan söz edilebilir: Güneybatı Türklüğünü Oğuzlar, Kuzeybatı-Kuzeydoğu Türklüğünü Kıpçaklar, Doğu Türklüğünü de Karluklar oluşturur, diyebiliriz. Çuvaş, Yakut, Halaç ve daha bazı küçük toplulukların bu tasnif dışında olduğu özellikle belirtilmelidir. Kısacası çağımızda Türk dünyasını oluşturan Türk halklarının büyük bir kısmının bu üç büyük gruptan ortaya çıktığını söyleyebiliriz.