Enerji problemi nedir?
Dünya genelinde artan nüfus ve buna bağlı olarak artan enerji talebi nedeniyle fosil yakıtların rezervleri hızla tükenmektedir. Fosil yakıt rezervlerinin yoğun kullanımının bir sonucu olarak atmosferde yaşanan kirlilik son yüzyılın en önemli problemlerinden biri olmuştur. Bu durum tüm ülkeleri daha çevreci ve daha enerji etkin teknolojilerin teşviki yönünde politikalar izlemeye zorlamaktadır. Enerji ile ilgili politikalar üretirken ve enerji problemine çözüm aranırken enerji, ekonomi ve ekoloji (çevrebilim) gibi üç önemli bileşen bir arada düşünülmelidir. Günümüz toplumları bir yandan sürekli artan nüfuslarının refahını yükseltmek için üretim yapmak, diğer yandan da temiz bir çevresel ortamda yaşamlarını sürdürmek istemektedirler. Bunun sağlanabilmesi için, öncelikle enerjinin elde edilmesi daha sonra da, rasyonel ve verimli olarak kullanılması gerekmektedir. Enerji probleminin çözümünde izlenebilecek başka bir yol da daha az maliyet ve daha az birincil kaynak kullanımıyla daha çok enerji üretiminin yolunun bulunmasıdır. Diğer bir ifadeyle aynı miktar kaynakla şu ankinden daha çok iş yapabilmektir. Bu nedenle günümüzde tek bir enerji kaynağından enerjinin iki farklı formu olan ısı ve elektriğin üretildiği bileşik ısı-güç veya kojenerasyon sistemleri, enerji politikalarında oldukça önemli bir yere gelmiştir. Anılan sistemler özellikle petrol rafinerileri, petrokimya kompleksleri, kimya tesisleri, tekstil boyama tesisleri, kâğıt ve selüloz işleme tesisleri, ağaç işleme tesisleri, gıda üretim tesisleri, gübre tesisleri, tuğla ve seramik tesislerinde kullanılabilmektedir. Bileşik ısı-güç veya kojenerasyon sistemleri sadece sanayi sektöründe değil aynı zamanda kentsel yerleşim yerlerinde ısıtma ve soğutma amaçlı olarak da kullanılabilmektedir. Bu tür bir kullanımda tesis kapasiteleri gereksinim duyulan ısı ve elektrik enerjisi miktarına göre belirlenir.