Bankacılıkla ilgili riskler nasıl bir gelişim göstermiştir?
1960’lı ve 1970’li yıllarda bankaların karşılaştıkları riskler, kredi yoğunlaşmasından (bir veya birkaç müşteriye yüksek tutarlarda kredi verilmesi) kaynaklanmaktaydı. Kredi riskini azaltmak için Basel Bankacılık Komitesi tarafından risk tabanlı sermaye yeterliliği uygulamaları devreye sokulmuştur. 1970’li yıllarda ayarlanabilir sabit kur sistemi olan Bretton Woods Ödemeler Sisteminin çöküşünün ardından birçok ülkenin dalgalı kur sistemini benimsemesi ile döviz piyasaları oldukça istikrarsız hâle gelmiştir ve bankaların karşılaştıkları risklere döviz kuru riski de eklenmiştir. 1980’li yıllarda birçok ülkenin finansal piyasalarında serbestleşme (deregülasyon) faaliyetleri ivme kazanmış ve bunun sonucu olarak ülkelerarası sermaye hareketleri hızlanmıştır.