Dada, I. Dünya Savaşı yıllarında, dönemin yıkıcı koşullarına, barbarlığa ve burjuva sanat görüşlerine tepki olarak doğmuş kültür ve sanat akımıdır. Huho Ball (1886-1927), Jean Arp (1887-1966), Richard Huelsenbeck (1892-1974), Tristan Tzara (1896-1963), Marcel Janco (1895-1984) ve Emmy Hennings’in (1885-1948) aralarında bulunduğu bir grup savaş karşıtı genç sanatçı Zürih’te bir araya gelerek 1916 yılında Dada manifestosunu yayınlar. Grup Tristan Tzara tarafından yönetilen Dada adlı
dergiyi çıkarır ve yazınsal alanda kendilerini bu dergi aracılığıyla ifade eder. Tzara, akımın adını sözlükten rastgele seçtiği hecelerden oluşturur. Bu durum akımın temel amacıyla oldukça örtüşür. Dadaya göre, var olan estetik anlayış ve yerleşik değerler yıkılmalıdır. Kendilerini kültürel sabotajcılar olarak görüp; sanatın profesyonelleşmesine karşı tepki duyarlar. Özetle, sanata ait o güne kadar geçerli değerleri altüst etmeyi amaçlarlar. Bunu gerçekleştirebilmek için de sanat eserini ve sanatçıyı sınır tanımaz bir şekilde sorgularlar. Bir eseri sanat eseri yapan tüm öğelerle oynayarak,
parçalayarak sanata ait tüm kalıpları bozarlar. En iyi Dada şiiri, kelimelerin tesadüf eseri bir araya gelmesiyle oluşan ahenksizlikten oraya çıkandır. Antmen (2008), bu dönemde Dada’nın sanat karşıtı tavrını en belirgin bir ifade olarak “anti sanat” kavramı ile kullanan ilk sanatçının Marcel Duchamp (1887-1968) olduğunu belirtir. Duchamp, ayrıca Dada bakış açısı ile daha önce sanatın bünyesinde yeri olmayan “hazır nesne” kavramını sanatın içine sokar. Hazır nesne, sanat nesnesinin orijinalliğini, biricikliğini, yeniden üretilebilirliğini tartışamaya sunar, sanat eserini oluşturan katmanların yeniden sorgulanmasının yolunu açar ve mekanik sanattan elektronik sanata geçişte ihtiyaç duyulan kuramsal temellerin atılması için en işlevsel geleneklerin oluşmasına katkıda bulunur. Hazır nesne ile birlikte, sanat nesnesi geleneksel sanatın olmazsa olmaz kuralları arasında sayılan, biricik olma, orijinal olma, çoğaltılamaz olma gibi kavramların boyunduruğundan kurtulmak için en radikal adımların atılmasına temel oluşturur.