AÖF Soru Bankası
FOT105U · Ünite 7

Fotoğrafın Değişen Dünyası

  • 20 soru-cevap
  • Fotoğraf Kültürü
1

Son yıllarda yapılan karbon 14 yaş ve tarih belirleme testlerinde Altamira Mağarasındaki duvar resimlerinin tarihi kaç yıllarına dayandırılmıştır?

İnsan tarihin ilk günlerinden başlayarak yüzey üzerine resimler yapmıştır. Bunun için farklı teknikleri kullanmıştır. Son yıllarda yapılan karbon 14 yaş ve tarih belirleme testlerinde Altamira Mağarasındaki duvar resimlerinin tarihi İÖ 25.000-20.000 yıllarına gitmektedir.

2

André Bazin kimdir?

André Bazin (1918-1958) film estetiği konusundaki yazılarıyla önemli bir kuramcı olarak kabul edilir. Fotoğraf Görüntüsünün Varlıkbilimi (1945: Ontologie I’image photographique) plastik sanatlar içinde oluşan geleneğin fotoğraf yoluyla nasıl
farklılaştığını, bu farklılaşmanın gerçekle olan ilişkisini açıklamaya yöneliktir.

3

Sanatın farklı alanlarında her zaman temel belirleyici olarak görülen olgu nedir?

Tarih içinde sanatın nasıl değiştiği konusu en iyi şekliyle gerçekliğin sanat alanında nasıl kullanıldığıyla ortaya çıkmaktadır. Gerçeklik olgusu sanatın farklı alanlarında her zaman temel belirleyici olmuştur. Bu anlamda sanatçıların doğayı yansıtması da bir görev olarak kabul edilmiştir. Özellikle resim sanatında gerçeklik olgusu olarak yaşanılan dünyanın tuvale yansıtılması konusunun tarihsel açıdan uzun bir geçmişi vardır. Ancak bir nesnenin gerçekçi olarak resmedilme konusu tarih içinde değişmiştir ve kültürler arasında da farklı şekilde ortaya çıkmıştır.

4

Fotoğraf makinesiyle nesneden gelen ışığı optik yoluyla ışığa duyarlı yüzey üzerine kaydetmek; fotoğrafın gerçekle olan ilişkisinin belirleyici noktasıdır.

Bu anlamda, fotoğraf araç olarak neyi başarmaktadır?

Fotoğraf makinesiyle nesneden gelen ışığı optik yoluyla ışığa duyarlı yüzey üzerine kaydetmek; fotoğrafın gerçekle olan ilişkisinin belirleyici noktasıdır. Bu anlamda, fotoğraf araç olarak yazı ve sözün yapamadığını yapmıştır. Nesneleri durgunlaştırdığında, bilinmeyen ya da yanlış bilinen fiziksel gerçekleri ortaya
çıkarmıştır. Kuş uçuşunun gizini fotoğraf ortaya çıkarmış ve insanın uçmasına olanak sağlamıştır. Başka bir deyişle fotoğraf kuş uçuşunu sabitleştirerek kanadın sabitliği prensibinin dayanaklarını göstermiş; böylece kanat hareketlerinin uçmak için değil, itici güç olarak kullanılması gerektiği anlaşılmıştır.

5

Rudolf Arnheim fotoğrafın belgesel özelliğini hangi kavramlarla açıklar?

Rudolf Arnheim (1904-2003) fotoğrafın belgesel özelliğini değerlendirirken; özgün (authentic), doğru (correct) ve gerçek (true) kavramlarının önemini ısrarla belirtir. Özgünlük; görüntü için kullanılan şeyin kabul edilmiş olan belirli özelliklerinin değiştirilmemiş bozulmamış olmasıdır.

6

Rudolf Arnheim'e göre fotoğrafın belgesel özelliği olarak doğruluk neyi simgeler?

Doğruluk, ortaya çıkan görüntünün kameranın çektiğine karşılık gelmesidir. Renklerin doğru olması, optik yoluyla oranların bozulmaması gibi.

7

Fotoğrafçılığın sayısal teknolojiyle buluşmasıyla görüntü üzerinde ilk defa yapılan manipülasyon olarak bilinen iki olay nelerdir?

Sıradan insanlar için günlük yaşamdaki görüntülerin çoğu çeşitli şekillerde oynanmış,
birçoğu da sahte niteliği taşımaktadır. Yüzlerdeki kırışıkları düzeltmek, hatları belirginleştirmek
ve renklerle oynamak en masum olanlarıdır. Ancak bu kadar masum olmayan
iki örnek vardır ki bunlar her zaman hatırlanmaktadır. İlki Time Dergisi’nin 27 Haziran
1984 tarihli sayısının kapak fotoğrafında yer alan O. J. Simpson’un sabıka fotoğrafıdır.
Bu fotoğrafta Simpson’un teni koyulaştırılmış, tıraşsız ve bulanık şekilde yayınlanmıştır.
Gerçek görüntüye yapılan bu sayısal yönlendirmeye karşı büyük bir tepki olunca, Time bu
kapağı sessizce, değiştirilmemiş gerçek görüntüyle değiştirmiştir. Gerçek fotoğrafı yazılım
yoluyla değiştiren kişi ise bunun bir yorumlama olduğunu belirtirken; “Bir sahne yönetmeninin
kasvetli bir sahnede ışıkları kapatması gibi görüntüye dramatik bir ton vermek
için stilimi kullandım” şeklindeki açıklaması, sayısal görüntüleri ve görüntülerdeki şeyleri
değiştirmedeki olanakları göstermektedir. Benzer şekilde ikinci örnekte de, sayısal teknolojinin
fotoğrafın alanına yeni girdiği günlerde, Şubat 1982 tarihli National Geographic
Dergisi kapak fotoğraflarında, Mısır Piramitlerinin yatay görüntüsünü dikey olarak kapağa
sığacak şekilde düzenlemek için iki piramidi fotoğraf üstünde birbirine yaklaştırarak
kullanmıştır. Gerçek bir fotoğraf üzerinde yapılan bu düzenlemeyle ilgili olarak Fred Ritchin
1984’te kaleme aldığı yazısında; “Geographic’in editörü, değişikliği tahrif olarak değil,
sadece yeni bir bakış açısının kurulması olarak” görmesini fotoğrafçılıkta sayısal çağın
başlangıcı olarak değerlendirmiştir.

8

Fotoğrafçılık düşünüldüğünde hangi durumla ışıkla resmetmenin kendine has temel özelliği olan fiziksel gerçekleri kopya etme özelliği değişmiş ve farklılaşmıştır?

Fotoğraf makinesi ve film teknolojisi sayısal dönemde bilgisayar, yazılım, internet ağı
vb yeni teknolojilerle farklı bir duruma gelmiştir. Sayısal fotoğraf diye adlandırılan bu
durumla ışıkla resmetmenin kendine has temel özelliği olan fiziksel gerçekleri kopya etme
özelliği değişmiş ve farklılaşmıştır. Sanayi Devrimiyle ortaya çıkan modernleşme sürecinde
fotoğraf ve ışıkla resmetme tekniği resim sanatından kaynaklanan geleneksel anlayışın
karşısında olmuştur.

9

Resim çekme ve resim yapma arasındaki fark nedir?

Fotoğrafın resmetme tekniğiyle yüzey üzerinde resim (picture) elde edilir. Işık yoluyla yapılan bu
resim görüntü (image) olarak adlandırılır. Bu manada fotoğrafçılara hep şu sorulmuştur:
Sizin yaptığınız, resim çekme (picture taking) mi yoksa resim yapma (picture making)
olarak mı değerlendirilmeli? Fotoğrafçı diliyle söylendiğinde: Fotoğraf çekilir mi, yapılır
mı? Bilgisayar teknolojileri ve yazılımlarının fotoğraf çekmeyi giderek fotoğraf yapmaya
doğru yönlendirdiği bilinen ve alkışlanan bir durumdur. Bu nedenle; çekmek eski, yapmak
ise yeni durumu ifade eder. Fotoğraf gibi görünen bir görüntü kamera kullanılmadan
bilgisayar ortamında yaratıldığında ise, doğal olarak fotoğrafik gerçeklik konusunu gündeme
gelmektedir.

10

Hangi ünlü düşünür postmodern fotoğrafın ütopyacı misyonu için içsel farklılaşmalar ve parçalar aracılığıyla
yankılanmasının önemli bir ilişkisi olduğunu ifade etmiştir?

Postmodernizmin ünlü Marksist düşünürlerinden Frederic Jameson (1934-…)
postmodern fotoğrafın ütopyacı misyonunu; içsel farklılaşmalar ve parçalar aracılığıyla
yankılanmasının önemli bir ilişkisi olduğunu ifade etmiştir. Ona göre postmodern fotoğraf,
eskiden olduğu gibi benzerlik kurma ya da eşlendirmeye yönelik enerji taşımaz.

11

Çıplak gözün bakış açısıyla fotoğrafçılık arasında nasıl bir ters ilişki yer almaktadır? 

Karanlık kutu (camera obscura) ve fotoğraf makinesiyle birlikte tek merkezli bakış
yerine farklı bakış durumlarının olabileceği anlaşılmıştır. Gerçek görüntüleri üreten fotoğraf
makinesi, perspektifin mekanik olarak ortaya çıkmasının yollarından biridir. Fotoğraf
makinesiyle çıplak gözün tersine tek gözle ve bir objektif yoluyla bakmak perspektifin
tek odaklı bakışına benzer. Bu şekilde perspektif temelli gerçekçi görüşün aslında
insanın çıplak gözle sağladığı görüşü oluşturmanın yollarından biri olduğu anlaşılmıştır.

12

Sayısal teknolojilerin sunduğu olanaklar fotoğrafın resmetme tekniğini nasıl etkilemiştir?

Fotoğraf alanının her zaman yeni teknolojileri kullandığı ve toplumsal yaşama yön
verdiği bilinmektedir. Ancak günümüzde yaşamın her alanının sayısal teknolojilerle donanması
durumunda bu yeni teknolojilerin özellikle görüntüyle ilgili olanlarının günlük
gerçekler haline gelmeden önce detaylı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Görüntülerin
basit yollarla değiştirilerek gerçek gibi sunulması fotoğrafçılıkla ilgilidir. Bu yeni
teknolojiler yani fotoğrafın alanında sayısal teknolojiler ve sunduğu olanaklar, fotoğrafın
resmetme tekniğini yapısal olarak etkilemiştir. Bu etki ve oluşturduğu değişim, teknolojilerin
karmaşık yapısıyla birlikte ortaya çıkan görüntünün niteliğini değiştirmiştir.

13

Andre Bazin'e göre resmin iki yöneliş arasında bölünmesi neyi anlatır? 

Yapay perspektifin yeniden bulunuşuyla birlikte, karanlık kutu (camera obscura) yoluyla
Andre Bazin, sanatçıların üçboyutlu uzam yanılsaması sağlamasını vurgularken
resmin bundan böyle iki yöneliş arasında bölündüğünü ifade etmektedir. Biri tamamıyla
estetik, öbürüyse dış dünyanın yerine benzerini geçirmek gibi psikolojik bir istekten başka
bir şey değildir. Büyük sanatçılar da bu iki eğilim konusunda uzlaşmalarına rağmen, yine
de iki temel arasında gerilim söz konusudur. Sanatçılar gerçeğe benzetme kaygısıyla izleyicinin
gözünü aldatmak için çeşitli teknikler kullanırlar. Bu aldatma, salt görünümün altındaki
gerçeği ortaya çıkarmaktan öte rahatsız edici de olabilir. Göz aldatmasına yönelik
olarak Bazin’in vurgulaması belirleyicidir: “…asıl gerçekçilik ile biçimlerin yanılmasıyla
yetinen göz aldatıcılığı…” durumundan ötürü perspektif için “batı resminin ilk günahı”
saptamasını yapar.

14

Fotoğrafçılıkta "bakış" olarak tanımlanan olgu nedir?

İki gözle gerçekleşen görüş, karanlık kutudan başlayarak fotoğraf makinesiyle gelişmiştir.
Belirleyici olan ise bu aygıtlar yoluyla insanın tek gözüyle bir yönelişin olmasıdır.
Artık çıplak gözün önünde bir aygıt vardır ve bu aygıt optik sistemi yoluyla gözün sağladığı
veridir ve çıplak gözün sağladığından farklıdır. Bu nedenle optik yoluyla sağlanan bu
görmeye bakış adı verilir. Yani çıplak gözle bir konuyu görmek görüş, aynı konuyu optikle
yani objektifle görmek ise bakış olarak tanımlanır. Bakış açısı geleneksel perspektifte olduğu
gibi konuya tek bir noktadan görmeyi sağlar.

15

Değişen toplumsal koşullar ve yeni teknolojiler yoluyla fotoğraf nasıl bir değişikliğe uğramıştır?

Değişen toplumsal koşullar ve yeni teknolojiler yoluyla fotoğrafın da bu süreçte hem
teknolojisi hem içeriği hem de sanat alanında kullanımı değişmiştir. 1990’lardan itibaren
fotoğrafın kendine has resmetme tekniğinin sayısal teknolojiye dönüşme süreci postmodern
dönemle örtüşmektedir. Bu dönemde fotoğraf denildiğinde; sayısal teknolojilerle
donatılmış fotoğraf makineleri, bilgisayar teknolojisi ve yazılımları, internet ağ sistemi
akla gelir. 1970’lerde başlayan süreç içinde fotoğraf teknolojisi önce kendi gibi başka optik
temelli araçlarla birleşirken 1990’lardan itibaren bu araçların içinde yeniden doğmuştur.

16

Bilgisayarın fotoğraf teknolojisiyle birleşmesine bağlı olarak görüntüler nasıl bir kalıba sokulmaktadır?

Bilgisayarın fotoğraf teknolojisiyle birleşmesine bağlı olarak, görüntüler artık nesnelerin
ve modellerin en-boy-derinlik bilgisiyle düzenlenebilmesine olanak sağlamıştır. Bir
nesne ya da durumla ilgili bilgiler bilgisayar ortamında kodlandığında artık o nesne ya da
durum bir görüntü olmaktan öte bilgisayar yazılımlarının oluşturduğu kalıplardır. Bu şekilde,
bilgisayarlar yoluyla üretilen görüntüler giderek fotoğraf makinesiyle üretilen görüntülerin
yerini almaya başlamıştır.

17

Fotoğrafın temel belirleyici özellikleri sıraya konduğunda ilk sırada yer alan özellik nedir?

Fotoğrafın temel belirleyici özellikleri sıraya konduğunda çoğaltım teknolojisi en başta
yer alır. Bu konu Walter Benjamin’in Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda
Sanat Yapıtı (1935-36) adlı denemesiyle yaygın olarak bilinir. Benjamin bu denemesinde
fotoğrafın mekanik çoğaltım teknolojisinin kendi yaşadığı çağdaki durumuna yaptığı
etkileri açıklamıştır.

18

Walter Benjamin'e göre mekanik çoğaltım neyi simgelemektedir? 

Benjamin, ‘mekanik çoğaltım’ ya da ‘çoğaltım’ ifadesiyle, tek olan bir şeyin kopyalanarak
çoğaltımından söz etmiştir. Çoğaltımla yapılan üretim taklit duygusu uyandıran el
yapımı kopyalar değil, teknik bir süreç sonunda ortaya çıkan ürünlerdir. Yani ünlü bir
ressamın bir eserinin birebir aynısının farkı zaman ve yerlerde ortaya çıkmasını, insanlarla
buluşmasını sağlayan ürünlerdir. Bu şekilde tek olan bir sanat eserinin aslı ile kopyasının
neredeyse eşit statü durumuna gelmesi ifade edilmektedir.

19

Fotoğrafın mekanik ve sayısal olarak çoğaltılabilmesi geleneksel sanat eserlerinin her zaman biricik olma durumunu nasıl etkilemektedir?

Görüntünün mekanik ya da sayısal olarak yeniden üretilerek çoğaltılması, geleneksel
sanat eserleri açısından her zaman biricik olma durumunu hatırlatmıştır. Fotoğrafın bu
süreçteki belirleyici etkisine rağmen sanat eserleri her zaman çoğaltılabilir olmuştur. Fotoğrafın
bu işi kusursuz yapması yanında sayısal teknolojilerle yapılan çoğaltımların arasında
hiçbir teknik farkın oluşmamış olması önemli ve belirleyici bir durumdur. Bu anlamda
biricik olma durumu Benjamin’in deyimiyle kendine has özel atmosferi (aura) de
kapsar. En yetkin yeniden üretimle yapılan çoğaltım bile eserin bulunduğu yerden kaynaklanan
biriciklik değerini taşıdığı için tartışmalıdır. Benjamin’in Tekniğin Olanaklarıyla
Yeniden Üretilebildiği … denemesinde sözünü ettiği bu durumla ilgili olarak, biricik
olan bir eserin çoğaltılan kopyalarına göre hakiki kabul edilmesi durumuna vurgu yapar.
‘Özgün, güvenilir, sahte ve kopya olmayan, niteliği değişmemiş, aslına uygun olan’ anlamları
taşıyan hakiki, Benjamin’e göre yeniden üretilemez.

20

Sayısal görüntünün hakim olduğu bu çağda bir fotoğraf görüntüsünün özgün ve biricik olabilmesi mümkün müdür?

Sayısal görüntünün hâkim olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bir fotoğraf görüntüsünün özgün
ve biricik olabileceği düşüncesinin artık fazla geçerliliği yoktur. Fotoğrafik görüntünün
her türden kopyası olabilir. Bunların değeri biricik olmasından değil, estetik, kültürel
ve sosyal içeriğinde saklıdır. Pek çok sanat eserinin kitap, poster hatta giysilerde yeniden
üretilmiş kopyaları kullanılmaktadır. Bu durumun asıl eser üzerindeki etkisi hep tartışılmıştır.
Asıl eserin çoğaltılan kopyalarından daha değerli olduğu görüşü de belirleyici olmuştur.
Benjamin’e göre değeri oluşturan şey; görüntünün biricik yani benzersiz olmasından
öte, bir sürü kopyanın asıl eseri olmasından kaynaklanmaktadır.

Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç