AÖF Soru Bankası
FOT105U · Ünite 8

Fotoğraf Sözlükleri ve Terimleri

  • 20 soru-cevap
  • Fotoğraf Kültürü
1

Eski fotoğraf ve yeni fotoğraf arasındaki fark nedir?

Fotoğraf denildiğinde; fizik ve kimya bilim alanlarıyla birlikte güzel sanatlar ve sayısal teknoloji
anlaşılır. Bu sözlük, fotoğrafla ilgili olan söz konusu alanların terimlerini içermektedir.
Öte yandan, günümüzde eski-yeni fotoğraf diye adlandırılan bir durum söz konusudur.
Eski fotoğraf, film ve karanlık oda süreçlerini içerir. Yeni fotoğraf ise sayısal teknolojinin
sağladığı olanaklarla birlikte, bilgisayarla birleşen fotoğraftır. Eski fotoğraf, verilerin süreklilik
olarak işlendiği analog teknolojidir. Yeni fotoğraf ise verilerin evet-hayır ya da 0-1
olarak basamaklanarak kodlandığı sayısal teknolojidir. Bu sözlükte, hem eski hem de yeni
fotoğrafla ilgili terimler yer almaktadır.

2

Alaminüt nedir?

Fransızca à la minute sözcüğünün karşılığı. Latince minūta ve minuta ‘zamanda an, kısa
not’ sözcüklerinden gelerek İngilizcede, Fransızca yazılışı ve anlamıyla kullanılır. Alaminüt
sözcüğü, Fotoğrafın alanında; alaminüt ‘çekildikten sonra beklemeye gerek kalmadan
hemen hazırlanan bir fotoğraf yöntemi’ anlamında kullanılır.

3

Alaminüt fotoğraf makineleri nasıl çalışır?

Alamünit fotoğraf makineleri, hem çekim için fotoğraf makinesi hem de gizli görüntünün
gerçek görüntüye dönüştürülmesini sağlayan karanlık odayı içerir. Yaygın olarak,
30x27x25 cm boyutlarında içine ışık sızdırmayan bir ahşap kutu şeklindedir Fotoğraf makinesi
yoluyla elde edilen görüntü, kutunun içinde bir mat cam yüzeyde oluşur. Kolunu kutunun içine sokan fotoğrafçı, kutunun içine kolunu saran siyah boru şeklindeki perdeyle
ışık sızmasını engelleyerek, cam yüzeydeki görüntüye eliyle ulaşır.
Fotoğrafçı cam yüzey üzerindeki görüntünün oluştuğu yere, kutu içindeki fotoğraf
kâğıtlarından bir tane koyarak pozlamayı yapar. Daha sonra pozlanan fotoğraf kâğıdı sırayla
banyo işlemlerini uygular. Kâğıt üzerindeki negatif fotoğrafı, aynı şekilde bir kez
daha çekerek fotoğrafçı pozitif fotoğrafı elde eder. Kullanılan malzemelere bağlı olarak bu
süreç, 15-20 dakika içinde gerçekleşir. Ahşap bir üçayak üzerinde duran alamünit fotoğraf
makineleri kolaylıkla taşınabilir.

4

Analog ne demektir?

İngilizce analogue sözcüğünün karşılığı. Yunanca ana ‘boyunca, göre’, logos ‘oran’ sözcüklerinden
türetilen análogos ve Latince analogus sözcüklerinden, Fransızcaya geçen analogue
‘benzer, kıyaslanabilir’ sözcüğü; İngilizcede 1826’da analogue ‘benzersiz bir şey’ anlamında
kullanıldı. İngilizce analogue sözcüğü analogy olarak yazılır. Analog sözcüğü,
Fransızca ve İngilizce analogue, analog ‘benzer, kıyaslanabilir; sayısal olmayan’ sözcüklerinden
alıntıdır. Analog ‘bir aygıt ya da sistemle ilişkili olarak bilgilerin, verilerin fiziksel
temsili; kaynağındaki biçimiyle, sürekli ve kesintisiz olarak kaydedilen, saklanabilen ve
iletilebilen bilgi, veri’ anlamlarında kullanılır.

5

Analog fotoğraf dönemi nedir?

Fotoğraf makinesiyle görüntünün film yüzeyine kaydedilerek daha sonra karanlık oda
sürecinde kâğıt yüzey üzerinde gerçek bir resme dönüşmesi, analog fotoğraf dönemi olarak
adlandırılır. Hem ışık yoluyla hayali görüntünün film yüzeyinde oluşması hem gerçek
görüntüye dönüştürme hem de kâğıt yüzey üzerinde fotoğraf olarak ortaya çıkma süreçleri,
sürekli ve kesintisizdir. Bu nedenle, analog olarak adlandırılır. Analog fotoğrafın temel
belirleyicisi film yüzeyindeki ışığa duyarlı katman bir süreklilik içerir. Yani film yüzeyinde
görüntüyü oluşturan her bir gümüş kristal taneciği öbürlerinden bağımsız olarak tek tek
işlenemez, yönlendirilemez, değerlendirilemez. Yani rampa örneğine benzer, oysa sayısal
fotoğrafta görüntünün oluşturduğu yüzey basamaklıdır. Sayısal fotoğrafta; görüntüyü
oluşturan her bir tanecik yani piksel öbürlerinden bağımsız olarak işlenir, yönlendirilir ve
değerlendirilir.

6

Bakış nedir?

İngilizce view sözcüğünün karşılığı. Latince vidēre ‘görmek’ sözcüğünden Fransızcaya geçen
veoir ‘görmek’ve veüe ‘ışık, parlaklık, bakmak, görünüm, görme yeteneği, görüş’ sözcükleri
İngilizcede view ‘bakış’ ve ‘görme eylemi, bir görüş ve düşünce biçimi’ anlamlarında
kullanıldı.

7

Fotoğrafçılıkta bakış ne işe yarar?

Bakış, izleyenin bir konuyu açıklamasına, pekiştirmesine olanak sağlar. Bütün görsel
estetik öğeler bakış içinde gerçekleşir. Fotoğrafçı, 28 mm bir geniş açılı objektif kullanıyorsa,
o objektifin belirlediği bir açıyla konuya yönelir ve 28 mm objektif, fotoğrafçının o
durumla ilgili bakışıdır. Fotoğrafçının kullandığı objektifin olanak ve sınırları aynı zamanda
oluşan bakışın da olanak ve sınırlarını belirler. Fotoğrafçının bu sınırları değiştirmesi
söz konusu değildir. Bakış, optikle doğrudan ilgilidir, ancak görme duyusunun belirleyiciliğini
ve değerini azaltmaz. Görme duyusunun bakış yoluyla bir uyumu söz
konusudur. Görme duyusu yoluyla oluşan görüş, optik sistem yoluyla bakışa dönüşür.
Daha açık bir ifade ile çıplak gözle gören fotoğrafçının, fotoğraf makinesine tek gözünü
yaklaştırarak görme eylemini gerçekleştirmesidir. Bu şekilde fotoğrafçı görüntüleme sürecinde
çerçevesini doldururken; ışık, göz, mercek süreci içinde bakışı oluşturur.

8

Çerçeve nedir?

1. Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek
duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. 2. Kapı, pencere ile bunların cam veya
tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık. 3. mec. Bir konunun, bir düşünce alanının
sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. 4. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için
kullanılan araç.
İngilizce frame sözcüğünün karşılığı. İngilizcede frame sözcüğü; ‘kâr, yarar’ ve ‘kompozisyon,
plan’ anlamlarında kullanıldı.
Çerçeve sözcüğü, Farsça çār ‘dört’ ve çūbe ‘değnek, çubuk’ sözcüklerinin birleşmesinden
oluşan çārçūbe ‘dört çubuk, dörtgen’ sözcüğünden alıntıdır. Fotoğrafın alanında ‘film
üzerindeki her bir film karesini, görüntü alanını yatay-dikey olarak sınırlandıran doğru’
anlamlarında kullanılır.

9

Fotoğrafçılıkta çerçeve nasıl kullanılır?

Fotoğraf ve görüntünün alanında kullanılan çerçeve yatayda (x) dikeyde (y) eksenleriyle
gösterilir. Bu şekilde ortaya çıkan iki boyutlu çerçevenin (x) ve (y) eksenleri sabit
olmasına rağmen derinlik yani (z) ekseni ise sınırsızdır. Yatay ve dikey eksenlerin arasındaki
bağlantı çerçeveleme oranı olarak bilinir. Örneğin, 35 mm filmlerde çerçevenin kısa
kenarı 24 uzun kenarı 36 mm, çerçeveleme oranı 1.5:1’dir.
Çerçeve sanatçının resmedeceği yani görüntünün oluşacağı alanı belirler. Yatayın ağırlıkta
olduğu yöneliş doğal olarak yatayın ağırlıkta olduğu estetik düzenlemeleri ortaya çıkarır.
Görsel sanatların 3:4’lük yatay-dikey eksen oranı klasikleşmiştir ve görsel sanatlar
tarihi kadar eskidir.

10

Diyafram nedir?

İngilizce diaphragm sözcüğünün karşılığı. Yunanca dia- ‘doğruca, içinden; ayrı, uzağa’ ve
phrássein ‘çift, engel’ sözcüklerden oluşan diáphragma ‘bölme, engel, net, karın bölgesinde
göğüs kafesini ayıran kas’ sözcüğünden Latinceye geçen diaphragma sözcüğü, Fransızcaya
diaphragme olarak geçti ve İngilizcede diafragma daha sonra diapragm ‘karın bölgesinde
göğüs kafesini ayıran kas’ anlamında kullanıldı.
Diyafram sözcüğü, Fransızca diaphragme ‘iki şeyi ayıran zar’ sözcüğünden alıntıdır.
Diyafram ‘göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas’, fotoğrafın alanında
‘objektifin içinde yer alan ve dairesel, altıgen, sekizgen olarak büyüyüp küçü len delik
şeklindeki açıklığı sağlayan donanım’ anlamlarında kullanılır.

11

Fotoğrafın ilk dönemlerinde film nasıldı?

Fotoğrafın ilk dönemlerinde film yerine, ışığa duyarlı kimyasallar kaplı bakır levhalar,
kâğıt ve deri yüzeyler kullanılmıştır. Rulo halinde esnek tabanlı bir malzeme olarak ilk film
yine Eastman şirketi tarafından 1885’de piyasa çıkmıştır. 1908’de selüloz asetattan üretilen
güvenli olarak adlandırılan yani yanmayan film üretilmiştir. Bu ilk siyah beyaz negatif filmlerden sonra Kodak 1929 yılında renkli reversal duyarkatlı filmi, 1935’de Kodachrome reversal
renkli 8 ve 16 mm filmi ve 1936’da 35 mm fotoğraf film olarak piyasaya sunmuştur.

12

Fotoğraf makinelerinde diyafram nasıl çalışır?

Fotoğraf makinelerinde objektiften geçen ışığın miktar açısından kontrolü diyafram
sistemi ile sağlanır. Her objektifte diyafram yer alır. Objektiflerde iris diyafram sistemi
kullanılır. Diyaframın oluşturduğu dairesel açıklıklar, uluslararası kabul edilmiş belli rakamlarla
gösterilir. Birbirinin katları olarak büyüyüp küçülen diyafram değerleri (tam değerler)
sırasıyla şöyledir: 1-1.4 - 2 - 2.8 - 4 - 5.6 - 8 - 11 - 16 - 22 - 32 ... Objektifin odak
uzaklığına bağlı olarak en küçük diyafram açıklığı belirlenir ve bu açıklığa bağıntılı açıklık
olarak 1 denirse bir sonraki açıklık oranına iki katı olan 2 bir sonraki yine iki katı 4 ve aynı
şekilde açıklıkları büyüterek katları olan rakamlar elde edilir.

13

Diyafram değerleri düşünüldüğün rakam ve diyafram açıklığı arasındaki ilişki nasıldır?

Diyafram değerleri rakam olarak küçüldüğünde açıklık olarak büyür, rakam olarak
büyüdüğünde açıklık olarak küçülür. Her diyafram değeri kendisinden önceki değerin
yarısı kadar, kendisinden sonraki değerin iki misli ışık geçirir. Diyaframın sağladığı açıklık,
objektifin ürettiği görüntünün alan derinliğini etkiler. Diyafram değeri rakam olarak
büyüdüğünde alan derinliği artar; rakam olarak küçüldüğünde ise alan derinliği azalır.
Objektifin odak uzaklığı ve diyafram değeri seçenekleriyle aynı konu üzerinde farklı alan
derinlikleri elde edilir. Diyafram değerleri sadece fotoğrafın teknik bir öğesi değil, aynı
zaman da görsel estetiği yönlendiren bir öğe olarak da kullanılır.

14

Film nedir?

İngilizce film sözcüğünün karşılığı. Proto Germen filminjan ve Eski Frizye dilinde filmene
‘deri’ sözcüğünden, İngilizceye geçen filmen ‘zar, ince deri, sünnet derisi’ anlamlarında
kullanıldı. 1577’de ilk kez film, ‘bir şeyle kaplanmış ince tabaka’ ve 1845’de ‘kâğıt ya da
selüloit üzerine kimyasal maddelerin kaplanması’ anlamlarında kullanıldı.
Film sözcüğü, Fransızca filme ya da İngilizce film ‘ince zar; fotoğraf ya da sinema filmi’
sözcüklerinden alıntıdır. Film ‘fotoğraf çekimi gerçekleştirmekte kullanılan; selüloit tabanlı,
ışığa duyarlı yüzeyi taşıyan, esnek, bükülebilir, eni ve boyu ölçülere göre belirlenmiş
kuşak şeklindeki malzeme’ anlamında kullanılır.

15

Fotoğrafçılıkta kaç tür film vardır?

Fotoğrafçılıkta siyah beyaz ve renkli olarak iki tür film kullanılır. Bunlar da negatif ve
reversal (saydam) görüntü üreten duyarkatla üretilir. Filmin ışığa karşı duyarlılığına film
hızı denir. Film hızı, duyarkat katmanındaki gümüş tuzu kristallerinin yapısıyla ilgilidir.
Yavaş duyarkatlarda tuz kristalleri küçüktür, bunlara yavaş filmler; kristal tanecikleri büyüdükçe
yoğunluğu artar, çok az ışıktan etkilenir, bunlara da hızlı filmler denir. Filmlerin
hızı uluslararası ölçü sistemiyle ASA, DIN ya da ISO olarak belirlenir.

16

Görüntü nedir?

İngilizce image sözcüğünün karşılığı. Latince imāgō ‘kopya, heykel, resim, fikir, görünüm’
ve imitārī ‘kopya’ sözcüklerinden Fransızcaya geçen image ‘görüntü, benzerlik, şekil, çizim,
portre; yansıma, heykel’ sözcüğü; İngilizcede ymage ‘heykel, büst; bir kişiye ya da
şeye benzeyen yapay temsil’ anlamında kullanıldı.
Kör (köz, göz ile bağlantılı) kökünün değişikliğe uğramış hali olan gör kökünden türeme
görüntü sözcüğü; ‘ışık yoluyla yüzey üzerinde ortaya çıkan resim; ışık yoluyla resmetme
tekniğinin ürünü’ anlamlarında kullanılır.

17

Objektif nedir?

İngilizce lens sözcüğünün karşılığı. Latince lēns ‘mercimek taneciği’ ve lens sözcüklerinden
İngilizceye geçen lens sözcüğü; ‘ışık demetini düzenlemek için cam’ ve ‘bir görüntüyü
görmek ya da yüzey üzerinde ortaya çıkartmak için ışık demetini toplayan iki ya da daha
fazla merceğin kullanıldığı optik sistem’ anlamlarında kullanıldı. Objektif sözcüğü, Fransızca objektif ‘nesneye ilişkin, nesnel’ sözcüğünden alıntıdır. Objektif ‘nesnel’ ve fotoğraf ve görüntüyle ilgili olarak ‘konudan gelen ışığı alan ve optik sistemin geri kalanına yönelten optik donanım’ anlamlarında kullanılır.

18

Kamera nedir?

İngilizce camera sözcüğünün karşılığı. Yunanca kamárā ‘tonozla kaplı şey’ ve Latince camera
‘tonoz, kemer; oda’, sözcüklerden İngilizceye geçen camera sözcüğü; ‘tonozlu bina,
kemerli çatı ya da tonozlu oda’, ‘Oxford’da bir bina’ daha sonraları ‘yasama meclisi odası’
anlamlarında kullanıldı.
Kamera sözcüğü, İngilizce camera ‘fotoğraf ya da film makinesi’ sözcüğünden alıntıdır.
İngilizce camera karşılığı olarak Kamera sözcüğü, ‘film ya da video çekimi yapılan
aygıt’ anlamında kullanılır.
Kamera yaygın olarak, ‘hareketi kaydetmeye yarayan aygıt’ anlamında, fotoğrafın alanında
ise fotoğraf makinesini ifade etmek için kullanılır. Kamera sözcüğü ister fotoğraf
makinesini ister hareketli görüntü kayıt aygıtını ifade etsin, bunların her ikisi de karanlık
kutu geleneğinden gelir. Kamera, üçboyutlu nesnelerin yüzey üzerindeki ikiboyutlu resimlerini
üreten bir aygıttır.

19

Fotoğraf karesinde uzam nasıl ortaya çıkar?

Bir fotoğraf karesinde uzam; şekiller, biçimler, renkler, dokular, çizgiler gibi görsel
öğelerin birlikteliği ile ortaya çıkar. Ön, orta ve arka alanı içerir. Bu bağlamda nesneler ve
şekiller pozitif boşluk oluştururken bu nesnelerin etrafında ve arasındaki boşluklar ise
negatif alandır. Resmedilen yüzeyin en ve boy yoluyla ortaya çıkardığı çerçeve uzamın
sınırlarını belirler.
Fotoğraf, ekran ve beyaz perde görüntüsünde ‘z’ ekseni olarak bilinen derinlik, uzamın
temel öğesi olarak kabul edilir. Nesnelerin çerçevenin oluşturduğu en ve boy içinde ortaya
çıkmasıyla birlikte uzamı oluşur.

20

Uzam nedir?

İngilizce space sözcüğünün karşılığı .Latince spatium‘ oda ,alan ,mekân ,uzaklık ,zamanın
uzatılması ’sözcüğünden Fransızcaya geçen escape‘ süre ,uzaklık ,aralık ’sözcüğü ;İngilizcede
space‘ bir mekân ,bir alan ,kapsam ,genişlik ’anlamlarında kullanıldı.
Uzam sözcüğü, uza fiilinden +m ekiyle türetilmiştir. Uzam ‘nesnelerin uzayda kapsadığı,
kapladığı ya da bir olayın gerçekleştiği yer’ anlamında kullanılır; yer kaplayan nesnelerin
kapladığı yerle ilgili durumlarını nitelendirir. Mekân ile eş anlamlı gibi görülür, uzam
tasarlanmış, oluşturulmuş bir şeydir.
İngilizce space sözcüğü için Türkçede mekân, uzam ve uzay karşılıklarının; güzel sanatlar,
fotoğraf ve görüntünün alanı açısından kullanımları belirlemek gerekir. Çıplak
gözle ya da kamera yoluyla görülen canlı ve cansız nesnelerin oluşturduğu şey mekândır.
Bunun görüntü alanı içinde ya da sınırlı bir yüzeyde örneğin, tuvalde, çerçevede, sahnede
tasarlanarak oluşturulmuş hâli uzamdır. Mekân ve uzamla birlikte var olan her şeyin içinde
yer aldığı sonsuz boşluk uzayı ifade eder.

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç