Orta Tunç Çağı'nda Asur'dan gelen tüccarlar Anadolu'da varlık gösteren krallıklara güçlü silahlar ve lüks tüketim malları sağlıyorlardı. Akad çağında başlamış olan tüccar geliş-gidişleri daha sistemli hale geldi. Tüccarlar hukuki bazı yükümlülükler dışında Asur kralına doğrudan bağlı olmaksızın serbest ticaret yapıyorlardı. Sistem, Anadolu’nun yerel krallarının saraylarını çevreleyen surların dışında kurulan karum ve wabartum örgütlenmeleri sayesinde işlemeye başladı.
Karum ve wabartum neyi simgelemektedir?
Karum: Akadça’nın Eski Asur lehçesinde “rıhtım” anlamına gelir ve Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları kolonilere verilen isimdir. Kolonilerin çoğunlukla iç bölgelerde, denizden uzak yerlerde kurulmuş olmasına rağmen “rıhtım” olarak adlandırılması eskiden beri sürdürüle gelmiş olan nehir ticaretine bir gönderme olmalıdır.
Wabartum: “Misafir” anlamı taşır ki, büyük olasılıkla Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki kervansaraylar gibi tüccarların konakladıkları, mal depolayıp, sevkiyat yaptıkları ara istasyon işlevi taşımaktadırlar.