“Camera Obscura” nın getirdikleri ile endüstrinin sanattaki dönüştürücü gücünü nasıl tanımlarsınız?
Bu dönemde sanatı etkileyecek en önemli buluşlardan olan fotoğrafın icadı da sanatta yerleşmiş dogma ve görüşlerin tartışılmasında, sonuç olarak da sanat kavramının zaman içerisinde dönüşmesinde önemli rol oynamıştır. Fotoğrafın temeli sayılan “camera obscura” Avrupa’da Rönesans döneminden beri bilinmektedir ve pek çok sanatçı tarafından konularındaki oranları doğru verebilmek için kullanılmaktadır. 1820’li yıllarda Joseph Nicéphore Niépce’in camera obscuranın mantığını kullanarak doğadaki bir görüntüyü kimyasal olarak metal bir plakanın üzerine sabitlemesi ile başlayan fotoğrafın yolculuğu, Louis J.M. Daguerreo ve Henry Fox Talbot’un çalışmaları ile kısa zamanda hızla gelişmiş, çoğaltma yapılabilmeye başlanmış ve geniş kitleler tarafından benimsenmiştir. Geniş kitleler tarafından hızla benimsenmesinin altında, dönemin kültürel ve sosyal ihtiyaçlarının el çizimi resimler tarafından karşılanmaması yatmaktadır. Fotoğraf Rönesans’dan beri süregelen gerçeğin, gerçek gibi görünen el çizimleri ile temsilinin endüstri devrimindeki karşılığı olmuştur.