15. yüzyılda Avrupa’da yaşanan bu büyük yenilik, bilginin her zamankinden daha hızlı yayılmasını sağladı. Matbaa, insanlığın ilerlemesinde büyük katkıların merkezindeydi. Bu katkılardan bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
Küresel bir haber ağı oluştu: Gutenberg, icadının büyük etkisini görecek kadar uzun yaşamadı. En büyük başarısı, İncil’in ilk kez Latince basılmasıydı. İlk kopyanın 200 adet basılması üç yıl sürdü. Bu, el yazmaları çağında mucizevi bir hızdı. Ancak İncil’i Latince okuyabilecek kişi sayısı oldukça azdı ve kitaplar satış noktası bulmakta zorlanıyordu. Diğer Alman matbaacılar ise Venedik’te gemilere broşür dağıtma işine giriştiler. Böylece matbaacılar, denizcilere dört sayfalık haber broşürleri sattı ve gemiler diğer limanlara vardığında bunları oradaki yerel matbaacılarla paylaştı. Böylece yerel halk dünyanın farklı yerlerinden bilgi sahibi olabildi ve haber tüketimi kökten değişti.
Yeni bir Rönesans dönemi yarattı: Rönesans’ın başlaması Gutenberg’in matbaasını icat etmesinden yaklaşık yüzyıl önce başladı. Erken Rönesans’ın başlıca projeleri Platon ve Aristoteles gibi isimlerin kayıp metinlerini bularak yeniden yayımlamaktı. Ancak bu eserleri yayımlamak son derece yavaş ve oldukça pahalı bir süreçti. Hatta 14. yüzyılda bir kitabı elle kopyalamak neredeyse ufak bir servet değerindeydi. Matbaa Rönesans’ı başlatmadı ancak bilginin yeniden keşfedilmesinde ve toplumun her kesimine ulaşarak paylaşılmasında son derece etkiliydi.
Bilimsel devrimler hız kazandı: Bilimsel yöntemin geliştiricilerinden olan İngiliz filozof Francis Bacon, 1620’de dünyayı sonsuza dek değiştiren üç icattan bahseder: Barut, deniz pusulası ve matbaa. Matbaadan önce bilimsel verilerin elle yazılması pahalı ve elde edilmesi zor bir süreçti. Bunun yanı sıra insan hatasına da yatkındı. Bilimsel bulguları daha geniş kitlelere yayabilen matbaa sayesinde bilim, 16. ve 17. yüzyıllarda büyük atılımlar yaşadı. Örneğin, gökbilimci Copernicus, 1500’lerin başında güneş merkezli galaksi modelini sunarken yalnızca kendi gözlemlerinden değil basılı olan astronomik gezegen hareketleri tablolarından da yararlandı. Kitapların yayılma hızının yanı sıra doğru bir şekilde kopyalanabilmeleri etkili oldu. Formüllerin ve matematiksel tabloların basılı bir şekilde var olabilmesi bilim adamlarının mevcut verilere güvenebilmesini sağladı.
Her görüş, ifade olanağı kazandı: Matbaadan önce eleştirel ya da istenmeyen görüşleri sansürlemek çok daha kolaydı. Matbaadan sonra ise bir fikrin tüm kopyalarını yok etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Böylece, bir konu hakkında kendi görüşünü beyan etmek isteyen herkes sesini duyurabiliyordu. Eleştirel akıl yürütme, gelenek ve göreneklerin üzerine çıktı. Bilgi demokratikleşti.
Yeni bir endüstri yaratıldı: Gutenberg’in matbaasından önce kâtiplere büyük bir talep vardı. Kâtipler, hattatlar bir kitabı özenle kopyalar ve zanaatkârlar yetiştirirdi. Ancak matbaa bu iş kolunu geride bıraktı. Diğer yandan artık içinde matbaacılar, kitapçılar ve seyyar sokak satıcılarından oluşan yeni bir endüstri yaratıldı (http-1).
Kısaca matbaa ile birlikte kitap üretmek için gereken zaman azaldı ve kitap basımı çok daha kolay bir hâl aldı. Bu beraberinde daha fazla okuyan bir toplum yarattı. Artık her kesimden insan kitaba ulaşabiliyordu. Her kesimden insan kitaba ulaşabildiği gibi aynı zamanda birçok farklı kültürden, fikirden kitaba da ulaşılabiliyordu. Böylece farklı düşünceler farklı şehirlere, kıtalara ilerledi ve herkes fikrini yayabilme şansına erişti.