Logos: Mantıklı ya da rasyonel çekicilik, Aristoteles’in sözleriyle logos kullanma fikri halkın en mantıklı gördüğü eylemlerin argümanlarını veya nedenlerini kullanan bir ikna taktiğidir. Kişilerin mantığına seslenmek, akıllı gerekçelerle konuşmayı zenginleştirmek bilgi işleme sürecini kolaylaştırır, çünkü insanlar bilgiden, uzman görüşlerinden, raporlardan etkilenirler. İstatistiklerin, tarihi örneklerin, uzman görüşlerinin kullanılması logos’a verilebilecek örenklerdir. Asıl olan ise iknayı kolaylaştırmak ve gücünü artırmak için bu üç taktiğin kombinasyonundan yararlanmaktır. Aristoteles aynı zamanda, iknanın en çok, yukarıdaki taktiklerin herhangi biri veya tümü tarafından oluşturulabilecek ortak bir zemine veya ikna edenler ve ikna olanlar arasında var olan ortak inançlara, değerlere, deneyimlere ve çıkarlara dayandığı zaman etkili olduğunu ifade eder (Larson, 2013). Diğer taraftan hangisinin daha etkili olduğu tartışması devam etmektedir. “Mesaj oluşturmada uygun ikna edici çekicilik türlerini değerlendirirken, Aristoteles’in Rhetoric adlı eserinde tutum değişiminde alternatif süreçler olarak gördüğü, ethos, pathos ve logos arasında yaptığı
ayrım olarak da nitelenebilecek, alıcının ahlaki ilkelerine, duygularına ya da aklına mı seslenmeli sorusu gelmektedir.” (Percy & Rossiter, 1980: 102). İknada kullanılan bu artistik kanıtlar korku, mizah, cinsellik gibi reklamcılıkta sıklıkla kullanılan çekiciliklere karşılık gelir. Akıl mı, duygular mı yoksa kaynağın kendisi mi soruları özellikle reklamcılıkta üzerinde ayrı ayrı çalışılan birer çalışma konusuna dönüşmüştür.