TMK. m. 6’da düzenlenen genel kuralı takiben ispat yükünün bazı istisnalarının olduğuna işaret edilmiştir. Bu istisnalar şu şekilde sıralanabilir:
1. Olağan durumun aksinin ispatı, bunu iddia eden tarafa düşer. Örneğin olağan olan onsekiz yaşını tamamlamış bir kişinin tam fiil ehliyetinin olmasıdır. Bu nedenle eğer söz konusu kişi bir hukuki işlem yaparsa fiil ehliyetinin var olduğu kabul edilecek, aksini iddia eden bu iddiasını ispat etmek zorunda kalacaktır.
2. Herkesçe bilinen vakıaların da ispatına gerek yoktur. Bunun aksini iddia eden ispatla yükümlüdür.
3. İspat yükünün özel olarak bir kanun hükmü ile belirlendiği hallerde, ispat yükü bu özel kanun hükmünde yazılı kimseye düşer. Örneğin, Borçlar Kanunu hükümleri gereği haksız fiilde zararı ispat etmek davacıya düşer.
4. Kanun, bazı karineler koyarak o karineye dayanan tarafı ispat yükünden kurtarmıştır. Karine, belirli bir olaydan ya da varlığı bilinen bir olgudan, belirli olmayan bir olay ya da varlığı bilinmeyen bir olgunun çıkarılması anlamına gelir.