(1) Birinci kuşak haklar Fransız Devrimi ile birlikte kabul gören klasik haklardır. Bu haklar medeni ve siyasi hakları olarak da adlandırılır. Birinci kuşak haklara özgürlük hakları da denir. İçerik itibarıyla G. Jellinek’in sınıflamasında negatif statü haklarına karşılık gelir. Ancak Vasak, Jellinek’ten farklı olarak siyasi katılım haklarını (seçimler seçmen ya da aday olarak katılma, toplantı ve gösteri yapma hakkı, ifade özgürlüğü) ayrı bir kategori altında değil birinci kuşak hakların kapsamına dahil eder.
(2) Karel Vasak yaptığı insan hakları sınıflamasında ikinci kategoriye sosyal ve kültürel hakları
koyar. Buna göre bu haklar 19. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin gerçekleşmesi sonucu kabul edilen haklardır. Grev hakkı, sendika kurma hakkı, siyasi parti kurma hakları bunlardandır. Bu hakların özellikle işçi sınıfı ve yoksullarla ilgili olanları insan onuruna yakışır bir hayat seviyesi sağlamaya hizmet eder. Bu anlamda devletin zayıf durumdaki bireylere destek veya yardımda bulunması beklenir. Asgari bir ekonomik refah seviyesine sahip olmak, çalışma hak ve ödevi, sendikal haklar, sağlık ve eğitim alanındaki haklar bu bağlamda anılması gerekenlerdir.
K. Vasak üçüncü kuşak haklar adı altında İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan uluslararası siyasi koşulların da etkisiyle kabul gören hakları sıralar. Yazar bu kategorideki hakları dayanışma hakları olarak isimlendirir. Üçüncü kuşak haklardan kural olarak bireysel
haklar değil; grup hakları, azınlık ya da kültürel
grupların hakları anlaşılır. Bunlara doğal zenginliklere ulaşma hakkı, barışçıl ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, gelişme hakkı, temiz suya erişme, yiyecek yardımı alma gibi haklar örnek olarak verilmektedir.