Uluslararası hukuk, ulusal hukuk adını verdiğimiz yapıdan ne ölçüde farklılaşmaktadır?
Uluslararası hukuk ile bağlantısını kurarken iç hukuk veya ulusal olarak adlandırdığımız, devletin egemenlik alanı içinde geçerli olan bu hukuk düzeni ile onun kabul ettiği kişi kavramı, devlet, yani merkezî siyasal iktidar ile bu iktidarın üzerinde güç sahibi olduğu kişiler arasındaki hiyerarşik ilişkiyi zorunlu bir unsur olarak bünyesinde barındırır. Oysa uluslararası hukuk söz konusu olduğunda iktidar ve hukuk kişileri ayrımı ortadan kalkar. Uluslararası hukuk, uluslararası hukuk kişilerinin oluşturduğu ilke ve kurallardır. Uluslararası hukukta kişi kavramı, öncelikle devletlere karşılık gelir. Devletlerin ‘eşit’ ve ‘egemen’ oldukları kabul edilir. Uluslararası fiilî siyasal ilişkiler nasıl şekillenmiş olursa olsun, uluslararası hukuk açısından bu ilke temeldir. 20. yüzyılın ortasından itibaren yaşanan bazı gelişmeler, uluslararası örgütlerin ve hatta son zamanlarda gerçek kişilerin (bireylerin) de uluslararası hukuk kişisi sayılabilmesine olanak sağlamıştır. Nitekim artık uluslararası örgütlerin de hukuk kişisi olduğu yaygın olarak kabul edilmektedir. Bireylerin de çeşitli mekanizmalara başvurma olanağına sahip oldukları bir gerçektir. Bununla birlikte, uluslararası örgütler de, bireylerin uluslararası hukuk mekanizmalarını harekete geçirme kabiliyetine sahip olmaları da, devletlerin varlığına bağlı olduğundan, en azından kuramsal olarak, uluslararası hukuk kişiliği açısından ağırlığın hâlâ devletlerde olduğunu söyleyebiliriz.