Kıyı devletinin, kara ülkesinin deniz altındaki doğal bir uzantısı olan kıta sahanlığındaki yetkilerinin varlık nedeni, kara ülkesindeki egemenlik hakkıdır. Bu yetkileri kazanması için herhangi bir başka işlem yapmasına gerek yoktur yani talep etmesi, kullanması, işgal etmesi gerekmemektedir.
Her ne amaçla olursa olsun, kıta sahanlığında kuyu açmak kıyı devletinin izne bağlıdır. Kıta sahanlığının araştırılması ve işletilmesi için tesis ve cihazlar kurulması, çalıştırılması, bunların bakımının yapılması için ayrıca yetkilerden söz açılır ve kıyı devleti bu amaçla birtakım tesisler ve cihazlar kurmuşsa bunların etrafında 500 metreyi aşmayan genişlikte güvenlik bölgeleri oluşturabilir ve bu bölgeler ada sayılmaz. Bu bölgelerin korunması için gerekli tedbirler alınabilir. Alınan tedbirlere, buradan geçiş hakkından yararlanan bütün gemiler riayet etmek durumundadır. Kıyı devleti, denizin canlı kaynaklarının korunması için uygun olan bütün
önlemleri almak zorundadır.
Münhasır ekonomik bölge kavramı kabul edildiği için 200 mil genişlikteki bir alan içerisinde kıta sahanlığına ek olarak eğer o devlet tarafından münhasır ekonomik bölge kabul edilmişse ekonomik bölge hakları da kullanılabilmektedir.
Kıta sahanlığındaki yetkinin, konu olarak belirtilmesi söz konusudur. Sözleşme oluşturulurken, askerî üs ve tesislerin kurulması konusunda bir yasak olsun diye öneriler sunulmuştur ancak reddedilmiştir.