Uluslararası hukuka aykırı eylemin bundan önceki bölümlerde ele alınan hukuki sonuçlarından farklı olarak jus cogens kuralların ihlali, sahip oldukları önem itibariyle diğer devletler açısından bazı yükümlülükler doğurur. Bunun anlamı,
jus cogens niteliğindeki bir kuralı ihlal eden devletin, diğer hukuki sonuçlar açısından yükümlülüklerinin bulunmadığı değildir. Jus cogens bir kuralı ihlal eden
devlet, eylemi durdurma, tekrarlamama ve onarma yükümlerine sahiptir. Aynı
şekilde, esasında, jus cogens kuralların ihlalinin sonuçları olarak ele alacağımız
durumlar da özünde, diğer yükümlülüklerin ihlali için de söz konusudur. Ancak bu kuralların hükme bağladığı eylemlerin ağır sonuçlara sahip olması, hatta
literatürde ve kodifikasyon çalışmaları sırasında ‘uluslararası suç’ olarak isimlendirilmesi yönünde ciddi bir taraftar bulunması, diğer devletler açısından bazı yükümlülüklerin gündeme gelmesine neden olmuştur. Nihai Taslak’ta, hazırlık aşamasında yer alan ‘uluslararası suçlar’ için öngörülen durumlar yerine kabul edilen md. 40’a bağlı olarak emredici normların ihlalinin sonuçlarını düzenleyen md. 41 (1, 2) şu şekildedir:
1. Devletler, madde 40 anlamında ciddi bir ihlali meşru araçlarla sona erdirmek için işbirliği yapmalıdırlar.
2. Hiçbir Devlet, madde 40 anlamındaki ciddi bir ihlal tarafından yaratılmış
durumu meşru olarak kabul etmemeli, bu durumun devam etmesine yardımcı olmamalıdır.
Bu düzenlemedeki işbirliği kavramının somut karşılığını belirlemek güç olsa
da yansıtılan düşünce, jus cogens kuralların ihlali söz konusu olduğunda, ihlalden doğrudan etkilenmeyen devletlerin de ihlalle ilgili bazı sorumluluklarının
olduğudur.