AÖF Soru Bankası
HUK306U · Ünite 5

Veraset ve İntikal Vergisi ve Motorlu Taşıtlar Vergisi

  • 20 soru-cevap
  • Özel Vergi Hukuku II
1

Veraset ve intikal vergisinin kökenini açıklayınız. Bu vergi Türkiye'de ne zaman uygulanmaya başlamıştır?

Servet transferi üzerinden alınan bu verginin kökeni, MÖ VII. yüzyılda Roma İmparatorluğu zamanına kadar uzanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal eden vergi sistemi içinde bu vergi yoktu. 1925 yılında aşar vergisinin kaldırılması sonrasında yapılan vergi reformu ile 1926 yılında ilk defa uygulanmaya başlamıştır. Daha sonra 1956 yılında 7338 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen vergi, çok fazla değişiklik göstermeden günümüzde de uygulanmaya devam etmektedir.

2

Veraset ve intikal vergisinin özellikleri nelerdir?

VİV, veraset yolu (ölüme bağlı tasarruflar) ile sağlar arasında ivazsız (karşılıksız) olarak gerçekleşen servet transferlerini (intikal) konu alan, subjektif, özel nitelikli ve dolaysız bir servet vergisidir. Verginin niteliklerinden subjektif olması, mükelleflerin kişisel ve ailevi durumları ile çeşitli kişisel koşullarını dikkate almasından, özel olması sadece servet transferlerini konu edinmesinden ve dolaysız olması ise verginin başkasına yansıtılma imkânının olmamasından kaynaklanmaktadır. Veraset yoluyla meydana gelen intikalleri vergilendirmenin iki yöntemi vardır. Bunlardan birincisi, ölen kişinin terekesi henüz mirasçılarına geçmeden terekenin tamamı üzerinden artan oranlı olarak alınan tereke vergisidir. Diğeri ise miras payı vergisidir. VİV’nin veraset vergisi ve intikal vergisi olmak üzere iki vergiden oluştuğu söylenebilir. Veraset vergisi, ölen bir kişiden başkalarına miras veya vasiyet yoluyla meydana gelen intikalleri vergilendirir. İntikal vergisi ise hayatta olan kişiler arasında bağış yoluyla meydana gelen intikalleri vergilendirir. 

3

Veraset ve intikal vergisinin konusu nedir?

Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir başka yolla ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikali VİV’e tabidir. Bu vergi, Türk uyruğunda bulunan şahısların yabancı ülkelerde aynı yollardan iktisap edecekleri malları da kapsar.

4

Veraset ve intikal vergisinin mükellefi kimdir?

VİV’in mükellefi kendisine veraset yoluyla ya da diğer şekillerde ivazsız olarak mal intikal eden gerçek ya da tüzel kişilerdir. Burada gerçek kişilerin vergi mükellefiyeti ile ilgili önemli bir hukuki kavramı hatırlamak yerinde olacaktır. VUK’un 8 inci maddesine göre mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Vergi ehliyeti konusunda ise VUK’un 9 uncu maddesi “Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.” şeklinde düzenlenmiştir. Buradan anlaşılması gereken, küçüklerin veya kısıtlıların da VİV’in vergi mükellefi olabileceğidir. Dolayısıyla reşit olmayan küçük bir çocuğun anne veya babasının ölümü dolayısıyla miras kalmış ise bu küçük çocuk VİV’in mükellefi olabilecektir. Ancak vergi ödevlerini kendisine atanan bir kanuni temsilci yerine getirecektir.

5

Veraset ilamı nedir?

Veraset ilamı, ölen veya gaipliğine karar verilen kişinin kanuni mirasçılarını ve mirastaki paylarını gösteren; aksi sabit oluncaya kadar geçerli mahkeme kararıdır. Bu kararı sulh hukuk mahkemeleri verir.

6

Türk Medeni Kanunu'na göre kimler kanuni mirasçı sayılır?

Türk Medeni Kanunu’nun mirasa ilişkin hükümlerine göre; eş, çocuklar, alt soy ve onların alt soyları, anne, baba ve onların alt soyları, büyükanne, büyükbabalar, onların alt soyları, soybağı kurulmuş evlilik dışı çocuklar (oran bakımından evlilik içi çocuklar gibidir), evlatlıklar ve onların alt soyu kanuni mirasçı sayılır.

7

Veraset ve intikal vergisi mükellefiyeti ne zaman başlar?

VİV mükellefiyeti beyanname verildiği takdirde, beyannamede gösterilen mallar için beyanname verme tarihinde başlamaktadır. Verilen beyannamede gösterilmeyen mallar ile beyanname verilmeyen hâllerde ise mükellefiyet, intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihte başlar. Bu durum VUK’ta belirlenen tarh zaman aşımının hesaplanmasına bir istisna teşkil etmektedir. Normal olarak tarh zamanaşımı vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren başlarken VİV bakımından tarh zaman aşımı, intikal eden malların idarece tespit olunduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren başlar. Terekenin tahriri, defter tutma veya resmî tasfiye hâllerinde mahkemece
bu işlemlerin tamamlandığı edildiği tarihte başlar.

8

Veraset ve intikal vergisinde vergiyi doğuran olay nedir?

VİV’de vergiyi doğuran olay veraset yoluyla ivazsız mal intikali ile veraset dışı (sağlararası) diğer ivazsız mal intikalidir. Veraset yoluyla mal intikali miras hukuku esaslarına göre; bir kişinin ölümüne veya gaipliğine veyahut ölüm karinesine bağlı olarak mal varlığının başka birine geçmesidir. Veraset yoluyla intikal ister miras yoluyla isterse miras mukavelesiyle olsun; her iki hâli de VİV bakımından vergiyi doğuran olay olarak nitelendirmek gerekir.

9

Veraset ve intikal vergisinde vergilendirme süreci nasıldır?

VİV, esas itibarıyla beyana dayalı bir vergidir. Yani, vergi kendisine veraset yoluyla veya başka yollarla ivazsız olarak mal intikal eden mükelleflerin beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettirilmektedir. Ancak vergiden muaf sayılan kamu kurumların, diğer teşekküllerin ve diplomat sayılan memurlar ile ailelerinin beyanname vermesi gerekmez. Ayrıca vergiden istisna sayılan intikaller için beyanname vermek gerekmez. Şans oyunları ile yarışma ve çekilişlerden kazanılan ikramiyelerin vergilendirilmesi ise ikramiye ödemesi yapan vergi sorumlusu kurum ve kuruluşlar tarafından ikramiyelerden istisna düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden tevkifat (kaynakta kesinti) yoluyla yapılmaktadır. İkramiye kazanan kişilerin ayrıca beyanname vermesi gerekmez.

10

Miras bırakanın sağlığında var olan ancak mükelleflerce beyanname verme süresinin sonuna kadar bilinmeyen yani sonradan ortaya çıkan  belgeye bağlı bazı borçlar var ise mükellefler ne şekilde hareket etmelidir?

Miras bırakanın sağlığında var olan ancak beyanname verme süresinin sonuna kadar mükelleflerce bilinmeyen belgeye bağlı bazı borçlar sonradan ortaya çıkabilir. Beyanname verme süresi dolduktan sonra ortaya çıkan bu borçların beyannamede yer almaması tabiidir. Ancak VİV Kanunu’nda borçların beyannamede gösterilmesi zorunluluğu karşısında ne yapılacaktır? Bu durumda mükellefler tarafından VUK’un düzeltme hükümleri çerçevesinde tarhiyatın düzeltilmesi talep edilmesi gerekmektedir. Vergi dairesinin olayın gerçek mahiyetini değerlendirmesi sonucunda da tarhiyatın düzeltilmesine karar vermesi ve gerekli düzeltme işlemlerini yapması beklenir.

11

Motorlu taşıtlar vergisinin özellikleri nelerdir?

MTV mülkiyete bağlı olarak alınan, süreklilik taşıyan, dolaysız, objektif bir servet vergisidir. Ancak servet unsurlarının tamamı üzerinden değil, sadece Kanun’da sayılan motorlu taşıtları kapsamına aldığı için, özel servet vergisi niteliğindedir.

12

Motorlu taşıtlar vergisinin konusu nedir?

MTV’nin konusuna giren araçlar MTV Kanunu’na ekli tarifelerde yer alan ve Karayolları Trafik Kanunu’na göre trafik şube veya bürolarına kayıt ve tescil edilmiş bulunan motorlu kara taşıtları ile Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne kayıt ve tescil edilmiş olan uçak ve helikopterlerdir. Dolayısıyla bir aracın sadece motorlu olması vergiye tabi olması için yeterli değildir.  Bu araçların MTV Kanunu’na ekli tarifelerde yer alması gerekmektedir. Örneğin; tarımda kullanılan traktörler, iş makineleri ve motor silindir hacmi 100 cc’nin altında olan motosikletler bu tariflerde yer almadıkları için MTV’nin konusuna girmemektedir. 2018 yılında MTV Kanunu’nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve motosikletlerin vergilendirilmesinde, bu araçların motor silindir hacmi ve yaşının yanı sıra aracın değeri de esas alınmaya başlamıştır. Ayrıca tamamen elektrik motoru ile hareket eden kara taşıtları da 2019 yılı başından itibaren MTV’ye tabi tutulmaya başlanmıştır. 2009 yılında yapılan değişiklik sonrasında deniz taşıtları da bu verginin konusu dışına çıkarılmıştır.

13

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre kaptıkaçtı nedir?

Şoföründen başka, oturmaları şartıyla en çok yedi yolcu alabilen (7+1), insan taşımak için imal edilmiş olan ve bu maksatla kullanılan, yerle temas hâlinde dört tekerleği bulunan, şekil ve yapılışı itibarıyla otomobilden farklı olan motorlu taşıtlardır (Carry-all, Travel-all, Jeep-stationve benzerleri bu sınıfa dahildir).

14

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre taşıt değeri neyi ifade eder?

Taşıtların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan (vade farkı ile hesaplanan özel tüketim vergisi hariç) teşekkül eden değeri ifade eder.

15

Motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi kimdir?

MTV’nin mükellefi; trafik sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca tutulan sivil hava araçları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Ancak aşağıda da yer verildiği üzere; bu gerçek ve tüzel kişilerden bazıları adına kayıt ve tescil edilmiş araçların vergiden istisna tutulduğunu hatırlatmakta fayda vardır. Mükellefiyet, aynı zamanda motorlu aracın sahibi ile arasındaki mülkiyet ilişkisini de ortaya koymaktadır. Motorlu aracın sahibinin değişmesi hâlinde verginin mükellefinin de aracın yeni sahibi olması gerekmektedir.

16

Motorlu taşıtlar vergisinde vergiyi doğuran olay nedir?

MTV Kanunu’na göre vergiyi doğuran olay, verginin konusuna giren kara taşıtlarının Trafik Kanunu gereğince trafik şube ve bürolarına; hava taşıtları için ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne tescil edilmesidir. Buradan hareketle yukarıda değindiğimiz üzere kayıt ve tescile tabi olmayan araçların MTV’ye tabi olmadığı sonucunu çıkarabiliriz. Burada önemli bir noktayı da hatırlatmakta fayda vardır. Karayolları Trafik Kanunu’na göre motorlu kara taşıtlarından kayıt ve tescile tabi olanların tescil yapılmadan ve plakası olmadan trafiğe çıkması yasaktır. Ancak bir aracın plakasız veya sahte plaka ile trafiğe çıkmış olduğu tespit edilirse bu tespit tarihinden itibaren mükellefiyetinin başladığı kabul edilmektedir.

17

Motorlu taşıtlar vergisinde mükellefiyet ne zaman sona erer?

Motorlu taşıtların trafik sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil hava vasıtaları siciline ait kayıtlarının silinmesi hâlinde mükellefiyet sona ermektedir. Silinme takvim yılının ilk altı ayı içinde yapılmış ise mükellefiyet ikinci altı aylık dönemin başından sona erer. Örneğin; 15 Mayıs 2024 tarihinde adına tescilli bir otomobili satan kişinin mükellefiyeti, 1 Temmuz 2024 tarihinde sona erecektir. Önceden kayıt ve tescili yapılmış taşıt (ikinci el) otomobili satın alan kişinin MTV mükellefiyeti de 1 Temmuz 2024’te başlayacaktır. Bu durumda otomobilin 2024 yılı MTV’sinin birinci taksitini eski sahibi; ikinci taksitini yeni sahibi ödemek zorunda kalacaktır.

18

Motorlu taşıtlar vergisinde verginin matrahı nasıl hesaplanmaktadır?

MTV, esasen spesifik nitelikteki üç ayrı tarife üzerinden hesaplanır. Ancak, (I) sayılı tarifede ise 2018 yılından itibaren kayıt ve tescili yapılan otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri için ödenecek MTV hesaplanmasında bu taşıtların değeri de esas alınmaktadır. Dolayısıyla (I) sayılı tarife hem motor silindir hacmi ve aracın yaşını esas alan spesifik matrah hem de aracın değerini esas alan advalorem matraha göre MTV’nin hesaplanmaktadır.

19

Uçak ve helikopterlerin motorlu taşıtlar vergisi neye göre hesaplanmaktadır?

Uçak ve helikopterlerin MTV’si bu araçların teknik olarak belirlenmiş olan azami kalkış ağırlığına göre hesaplanmaktadır. Zirai ilaçlama faaliyetinde kullanılan uçakların MTV’si ise tarifede yazılı tutarların %25’i olarak alınmaktadır. Her yıl yeniden değerleme oranının %50’sini geçmemek, %20’sinden az olmamak üzere yeni MTV tutarlarını tespit etmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.

20

Motorlu taşıtlar vergisinin tarhı, tahakkuku ve ödenmesi ne şekilde olmaktadır?

MTV Kanunu’na ekli tablolarda yer alan motorlu araçların kayıt ve tescillerinin yapıldığı yer açısından bağlı bulunulan vergi dairesince tarh edilir. Örneğin; kara taşıtları, araçların trafik siciline kayıtlı olduğu yerdeki MTV’e bakan vergi dairesince tarh edilir. MTV her yılın Ocak ayı başında tahakkuk ettirilmiş sayılır. Bu şekilde otomatik olarak tahakkuk ettirilen vergi, aynı gün tebliğ edilmiş sayılır. Tahakkuk eden bu vergi her yılın 1-31 Ocak tarihlerinde birinci taksit, 1-31 Temmuz tarihlerinde ikinci taksit olarak ödenir. Mükellefler MTV’yi bağlı bulundukları vergi dairesine ödeyebilecekleri gibi başka bir vergi dairesine ya da anlaşmalı bankalara da ödeme yapabilir.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç