‘Tüketici’ kavramını nasıl tanımlayabiliriz?
Tüketici; ihtiyaçlarını gidermek veya tatmin sağlamak amacı ile mal ve hizmetleri kullanan kişi veya topluluktur.
‘Tüketici’ kavramını nasıl tanımlayabiliriz?
Tüketici; ihtiyaçlarını gidermek veya tatmin sağlamak amacı ile mal ve hizmetleri kullanan kişi veya topluluktur.
Talep teorisine göre, tüketici nasıl davranır?
Talep teorisine göre, tüketicinin rasyonel olduğu varsayılmıştır. Veri bir gelir ve fiyat düzeyinde, tüketici tüketimini maksimum tatmini ya da faydayı sağlayacak bir şekilde planlar. Bu özellik fayda maksimizasyonu aksiyomudur. Ayrıca, talep teorisi, tüketicinin tam bilgiye sahip olduğunu, yani, tüketicinin tüm tüketilebilir malların neler olduğunu, bu malların fiyatlarını ve kendi gelirinin ne kadar olduğunu bildiğini ve farklı malların tüketiminden elde edeceği faydaları karşılaştırabildiğini de varsayar.
Fayda karşılaştırmasındaki iki temel yaklaşım nedir?
Fayda karşılaştırmasında kardinal (sayılabilir) ve ordinal (sıralanabilir) olmak üzere iki temel yaklaşım vardır:
Kardinalist yaklaşım, faydanın ölçülebilir olduğunu öne sürer. Bazı iktisatçılar, tam belirlilik altında (piyasa koşulları ve gelir hakkında bilginin tam olduğu durum) faydanın parasal olarak tüketicinin bir birim ek mal için harcamak arzusunda olduğu para miktarı olarak ölçülebileceğini ileri sürmüşlerdir. Diğerleri ise, ‘UTIL’ adını verdikleri bir öznel birimle ölçülmesini önermişlerdir.
Ordinalist yaklaşım, faydanın ölçülemeyen bir olgu olduğunu, bireylerin mal tüketiminden elde ettikleri faydaları sıralamasının yeterli olacağını önermiştir. Yani tüketici çeşitli mal demetleri arasında bir tercih sıralaması yapabilmelidir. ‘Kayıtsızlık eğrileri yaklaşımı’ ve ‘açıklanmış tercihler hipotezi’ olmak üzere iki temel ordinal teori vardır.
Kardinal fayda teorisine göre, ‘fayda’ nedir ve kaç çeşidi vardır?
Bir şeyin insan gereksinimlerini tatmin kabiliyetine fayda adı verilir. Örneğin; açlığı gideren ekmek, sağlık gereksinimini karşılayan doktorun hizmeti ve izlenmesi sayesinde verdiği haz itibariyle bir spor karşılaşması fayda sağlar. İki çeşidi vardır:
Kardinal fayda teorisinin varsayımları nelerdir?
Kardinal fayda teorisinin (diğer bir ifadeyle marjinal fayda yaklaşımının) varsayımları şöyledir:
‘Tüketici dengesi’ ne zaman oluşur?
X olarak tanımlanan tek mallı basit bir model ele alındığında tüketici x malını satın alma ya da gelirini muhafaza etme seçenekleriyle karşı karşıya kalacaktır. Bu koşullar altında tüketici x malına ait marjinal faydayı piyasa fiyatına Px eşitlediği an dengeye ulaşacaktır. Bu durumda,
MUx = Px
şeklinde tanımlanabilir. X malının marjinal faydasının mal fiyatından daha yüksek olması durumunda tüketici x malından daha fazla satın alarak refah düzeyini yükseltebilir. Benzer şekilde, x malının marjinal faydasının mal fiyatından daha küçük olması durumunda ise, x malı tüketiminin azaltılması ve gelirin daha büyük bir kısmının harcanmadan saklanması tüketicinin elde edeceği refah düzeyini artıracaktır. Dolayısıyla, tüketici MUx = Px eşitliğinin sağlandığı noktada faydasını maksimize etmiş olur.
Kardinal fayda teorisinin sahip olduğu düşünülen üç eksiklik nedir?
Kardinal fayda teorisi üç temel eksikliğe sahiptir:
Kayıtsızlık eğrileri teorisinin varsayımları nelerdir?
Kayıtsızlık eğrileri teorisi 1930’larda John R. Hicks ve R. J. Allen tarafından oluşturulmuştur. Bu teorinin varsayımları şöyledir:
U = f(q1, q2, … , qn)
Benzer şekilde, tüketici tercihlerinin geçişli olduğu varsayılmıştır: A mal bileşimi B mal bileşimine ve B mal bileşimi de C mal bileşimine tercih ediliyor ise, A mal bileşimi C mal bileşimine tercih edilecektir. Sembollerle geçişlilik varsayımı şu şekilde yazılabilir:
A > B ve B > C ise, bu durumda A > C olur.
‘Kayıtsızlık eğrisi’ nedir ve neyi gösterir?
Kayıtsızlık eğrisi, tüketiciye aynı fayda (tatmin) düzeyini sağlaması sonucu tüketicinin tercih yapmada kayıtsız kaldığı noktaların (belirli mal bileşimlerinin ya da demetlerinin) oluşturduğu eğridir. Sembolik olarak kayıtsızlık eğrisi, U = f(q1, q2, … , qn) = k şeklinde tanımlanabilir. Burada k sabittir. Tüketici tercihlerini sıralayan çok sayıda kayıtsızlık eğrisinin bulunduğu duruma, kayıtsızlık eğrisi paftası (ya da haritası) denilmektedir. Aynı kayıtsızlık eğrisi üzerinde bulunan mal bileşimleri, aynı fayda düzeyini sağlar. Kayıtsızlık eğrileri orijinden uzaklaştıkça, daha yüksek fayda düzeylerini gösterirler.
Kayıtsızlık eğrilerinin özellikleri nelerdir?
Kayıtsızlık eğrilerinin özellikleri şöyledir;
Tüketicinin dengede olabilmesi için sağlanması gereken iki koşul nelerdir?
Tüketicinin dengede olabilmesi için iki koşulun sağlanması gerekir.
‘Fiyat-tüketim eğrisi’ nedir?
Her biri yeni bir dengeyi gösteren teğet noktalarının birleştirilmesi ile elde edilen eğri fiyat-tüketim eğrisi olarak adlandırılır. Fiyat-tüketim eğrisi üzerindeki bir denge noktasından bir başka denge noktasına doğru hareket, toplam fiyat etkisidir, bu etki ikâme ve gelir etkileri biçimindeki iki etkinin sonucu gerçekleşmektedir.
‘Talep yasası’ hangi durumlarda geçerli değildir?
‘Talep yasası’ gelir etkisinin pozitif ve çok kuvvetli olduğu durumlarda geçerli değildir. Bu türdeki mallar Giffen malı olarak adlandırılır. Giffen malları adidir ve pozitif eğimli talep eğrilerine sahiptir. Giffen malı gerçek hayatta çok ender rastlanan bir olaydır.
‘Açıklanmış tercihler hipotezinin’ varsayımları nelerdir?
Açıklanmış tercihler hipotezinin varsayımları şöyledir:
‘Piyasa talep eğrisi’ nedir?
Belirli bir mala ait piyasa talep eğrisi bireysel tüketici talep eğrilerinin yatay toplamıdır. Yani, her fiyat düzeyinde piyasa talebi o fiyat düzeyindeki tüm bireysel tüketici taleplerinin toplamına eşittir. İktisadi analizlerde, piyasa talep eğrileri, bazen düz bir doğru olarak (doğrusal talep eğrisi), bazen de orjine göre dışbükey bir eğri olarak kullanılabilmektedir. Ortak özellikleri normal mallar için negatif eğimli olmalarıdır.
Talebin en önemli üç esnekliği nedir?
Esneklik, bir değişkenin bir başka değişkendeki değişimden ne şekilde etkilendiğinin ölçüsü olarak tanımlanabilir. Talep için ise belirleyici sayısı kadar esneklik tanımlamak mümkündür. Bu esnekliklerden en önemlileri ise şunlardır:
‘Talebin fiyat esnekliği’ bize neyi gösterir?
Bazen fiyat esnekliği olarak da nitelendirilen talebin fiyat esnekliği, diğer tüm unsurlar aynı düzeydeyken, fiyattaki değişim sonucu talepteki miktarsal değişimi belirlemede kullanılan bir ölçüdür. Diğer bir ifadeyle, fiyat esnekliği, talebin fiyat değişimleri karşısındaki duyarlılığının bir ölçümüdür. Fiyat değişimlerinin çok küçük olduğu durumlarda talep duyarlılığı talebin nokta fiyat esnekliği kullanılarak ölçülür. Fiyat değişimlerinin büyük olduğu durumlarda ise talebin duyarlılığı yay esnekliği ile değerlendirilir.
Talebin kendi fiyatına göre esnekliğini belirleyen faktörler özetle nelerdir?
Talebin kendi fiyatına göre esnekliğini belirleyen faktörler sırasıyla şunlardır:
Talebin gelir esnekliğini belirleyen üç temel faktör nedir?
Gelir esnekliğini belirleyen temel faktörler şunlardır:
Arzın fiyat esnekliği bize neyi gösterir
Arz miktarı, fiyatla aynı yönde ilişkiye sahip olma eğilimindedir. Arzın fiyat esnekliği, diğer tüm unsurlar aynı düzeydeyken, fiyattaki değişim sonucu arzdaki miktarsal değişimi belirlemede kullanılan bir ölçüdür. Diğer bir ifadeyle, arzın fiyat esnekliği, arzın fiyat değişimleri karşısındaki duyarlılığının bir ölçümüdür. Fiyat değişimlerinin çok küçük olduğu durumlarda arz duyarlılığı arzın nokta fiyat esnekliği kullanılarak ölçülür. Fiyat değişimlerinin büyük olduğu durumlarda ise arzın duyarlılığı yay esnekliği ile değerlendirilir.
Arzın kendi fiyatına göre esnekliğini belirleyen iki faktör nedir?
Arzın kendi fiyatına göre esnekliğini belirleyen iki önemli faktörden bahsedebiliriz: