Osmanlı Devleti’nde ekonomik değişimi siyasal açıdan desteklemek amacıyla Tanzimat ve Islahat Fermanları ilan edilmiş, Kanun-i Esasi uygulamaya konulmuştur. Tanzimat Fermanı, yabancılar açısından yeni hukuk düzeni, yeni ayrıcalıklar anlamına geliyordu. Hem Osmanlı yasaları hem de vergi sistemi karşısında bu grupların ayrıcalık elde etmesi, ekonomik ve hukuki yapıda ikili bir yapı kurdu. Devlet, gümrük vergilerini ayarlayabilme, yabancıları ve Avrupa Devletleri’nin himayesine girmiş olan gayrimüslimleri vergilendirme ve yargılama haklarını kaybetti. Tanzimat ve Islahat Fermanları ile başlatılan ekonomik, siyasal ve hukuki dönüşüm Kanun-i Esasi’nin ilan edilmesiyle devam etti. Bu anayasa, din farkı olmaksızın bütün Osmanlı tebaasının kanun önünde eşitliği ilkesidir. Osmanlılık ideolojisinin yaygınlaştırılmasını amaçlayan Kanun-i Esasi, siyasal iktidarın dünyevi bir şekle bürünmesi anlamına gelir. Halkın temsilcilerinden oluşan meclis bütçe denetimi konusunda yetkilendirildi, yargının bağımsızlaştırılması, hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik yenilikler getirdi. Meşruti monarşiye dayalı bir düzeni getiren rejim, 1878 yılında Osmanlı-Rus Harbi sonrasında II. Abdülhamit tarafından kapatıldı. II. Meşrutiyet’e kadar parlamenter sisteme dayalı rejim uygulamasına ara verildi.