İslam fıkıh âlimleri, Müslüman ve gayrimüslim şeklindeki bir din ve millet farkının mirasa engel olduğunu kabul etmişlerdir. Bu kabulün dayanakları arasında; “Allah müminlere karşı inkarcılara asla yol vermeyecektir" ayeti (en-Nisa, 4/141) ile şu hadîs-i şerifler yer almaktadır: “Müslüman gayrimüslime, gayrimüslim de Müslümana mirasçı olamaz” (Buharî, “Ferâiz”, 26); “İki farklı din mensubu birbirine mirasçı olmaz” (Ebu Dâvûd, “Ferâiz”, 10). Bu ayet ve hadisleri kaynak olarak kullanan fakihler, aralarında kan bağı veya evlilikten kaynaklanan hısımlık ilişkisi var olsa bile bir gayrimüslimin Müslümana mirasçı olamayacağı hususunda görüş birliği etmişlerdir. İslam fıkıh âlimlerinin çoğunluğu Müslümanın da gayrimüslime mirasçı olamayacağı görüşündedir. Dolayısıyla Hanefîler, Malikîler, Şafiîler, Hanbelîler, Zahiriler'e göre, din farkı miras ilişkisinin oluşumuna engeldir. Bu görüşün dayanağı yukarıda zikrettiğimiz “Müslüman gayrimüslime, gayrimüslim de Müslümana mirasçı olamaz” hadisidir.