Kur’ân Sünnet bütünlüğünü ortaya koyan yukarıdaki hususlara ilâve olarak özellikle bu birlikteliğin yoğunlaştığı belirli alanlar vardır. Bunların başında, ilâhî vahiy olarak kendisine bildirilen âyetleri ve diğer hususları tebliğ etmesi bu alanlardandır. Tebliğ, kendisine bildirilen bir şeyi muhataplarına haber vermek demek olup, din olarak İslâm ve ona inananların ortaya koyduğu medeniyet, ilâhî haberin tez.hürüdür. Vahyin/haberin kaynağı Allah Teâlâ, haberi getiren Cebrâil, tebliğ etmek üzere haberi alan ise Hz. Peygamber’dir.
Allah Resülü Kur’ân’ın sadece tebliğ edicisi/ulaştırıcısı değil aynı zamanda beyân edicisi (mübeyyin), açıklayıcısıdır. Kur’ân âyetlerinin bir kısmı ihtiva ettikleri mânâyı açıkça ifade etse de bir kısmı kapalı (mücmel) olup açıklanmaya muhtaçtır. Bu tür mücmel âyetler çoğu zaman hüküm ifade eden konularda olmakla birlikte, yaratılış, kader, ecel, ölüm ve sonrası, gelecekte yaşanacak olaylar, cennet, cehennem gibi gaybî konuları da içermektedir.