Stüdyo, galeriler ve merak kabineleri, modern müze mekânlarına giden sürecin önemli basamakları olarak kabul edilebilir mi?
Evet.
Modern müzeye giden yolda birer basamak olan bu mekânlar önce stüdyo sonra da kabine (yaygın adıyla merak kabineleri) olarak adlandırılmışlardır. Stüdyo; ilk örnekleri Fransa’da görülen, daha sonra Germen toprakları ve İtalya’da yaygınlaşmıştır. Stüdyoların en belirgin özelliği; bir koleksiyonu içinde barındıran mekânın, mimarisi ve koleksiyoncunun özel ilgilerini yansıtan dekorasyonu ile koleksiyonun içeriğini bağdaştırma fikridir ve bu anlayış Rönesans düşüncesi ile ilişkilidir.
Stüdyoların ardından, modern sergileme gereksinimlerini dikkate alan modelleriyle galeriler, modern müzeye bir adım daha yaklaşır. Ziyaretçilere daha rahat dolaşım olanağı sunmak ve aynı zamanda denetimi kolaylaştırmak üzere tasarlanmış, koleksiyonun algılanmasında ışığın etkisini dikkate alan, nesne ve eserlerin düzenlenmesinde özel bir yerleştirme planının benimsendiği bu galeri modeli, ilk kez 16. yüzyılda, Floransa’da Uffizi Sarayı’nda (Galleria degli Uffizi) uygulanmış ve 16. yüzyıldan itibaren tüm Avrupa’da yaygınlaşmıştır.
Merak kabineleri ise, koleksiyonların büyüklüğü, dönemin modası ya da koleksiyon sahiplerinin kişisel tercihlerine bağlı olarak bazen salon ya da oda gibi bir mekân bazen de büyük ya da küçük, raflı, çekmeceli, çoğunlukla da gizli bölmeleri olan bir dolap şeklinde düzenlenmiştir