AÖF Soru Bankası
KMT104U · Ünite 2

Dünyada Müzeciliğin Tarihsel Gelişimi

  • 20 soru-cevap
  • Müzecilik ve Sergileme
1

Müze nedir. Gelişim evresi hakkında ne söylenebilir?

Müze; -yerleşmiş tanımıyla- soyut ya da somut, kültürel, bilimsel, tarihî veya doğal değerlerin top­lanması, korunması, sınıflanması, gelecek kuşak­lara aktarılması, toplumun eğitilmesi ve eğlenceli, öğretici, kaliteli zaman geçirmesi gibi amaçlarla; gerçek ya da sanal ortamlarda farklı araçlar / yön­temler kullanılarak- teşhir edilmelerini sağlayan, giderek farklı işlevlerin yüklendiği, kâr amacı güt­meyen, sürekliliği olan özel ya da kamu kurumları ve alanlarıdır.  müze tanımı toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel, teknolojik vd. gelişmelere bağlı olarak çağlar boyu değişmiş­tir. Dolayısıyla müzeciliğin çok uzun bir geçmişi olduğu, binlerce yıl öncesinden bugüne kadar belli aşamalardan geçtiği ve farklı etmenlerle biçimlen­diği söylenebilir.

2

Müze kelimesinin Yunan mitolojisinde periler / tanrıçalardan geldiği doğru mudur?

Doğrudur. Çünkü Müze kelimesinin, Yunan mitolojisinde farklı sa­nat dallarıyla uğraşan mousai (müz / musa)’lardan (periler / tanrıçalar) geldiği ve mouseion denilen An­tik Yunan dönemi tapınaklarının modern müzenin ilk örnekleri kabul edilir.

3

İskenderiye Kütüphanesinin aynı zmanda müze olduğu doğru mudur?

Doğrudur. Büyük İskender öldükten sonra, MÖ 4. yüzyılda Mısır’ın yöneticisi -tarih ve felsefe meraklısı- General I. Ptolemaios Soter Philadelpos (MÖ 367-MÖ 283) tarafından kurulan kütüphane aynı zamanda bir müzedir.burada Bilginlerin, öğrencilerin, filozofların toplandığı; matematik, metafizik, astronomi, zooloji gibi alanlarda araş­tırmaların gerçekleştirildiği -üniversite niteliği taşı­yan- bu merkezde çok geniş bir kitap koleksiyonu oluşturulmuştur. Saray kompleksi içinde konumla­nan, çeşitli sanat eserlerinin, bilimsel aletlerin ko­runduğu, sergilendiği, konferans salonları, rasatha­ne ve halka açık hayvanat bahçesi gibi birimlerinin olduğu bilinmektedir

4

“bibliotheca; kitaplar, el yazmalar, kataloglar, harita ve çizimlerin yer aldığı nadire kabinelere verilen bir isimdir” bilgisi doğru mudur?

Doğrudur. Kabineler, stüdyolar, merak kabineleri, doğa tarihî kabineleri ve galeri ile birlikte modern müzeciliğin evreleri arasındadır. Nadire kabinelerinde (acayiplikler kabinesi / merak

kabineleri) her türlü nesneye yer verilmiş ve bu koleksiyonlar türlere göre sınıflandırılmaya başladığında kabine türleri de ortaya çıkmıştır. Mesela   hareketli, sesli, mekanik heykel ve aletlerin yer aldığı kabineler automata; resim, heykel gibi sanat eserle­rinin olduğu kabineler artificalia; mücevher, sikke, antika eşyalar, dokuma ürünler ve silah gibi zanaat ürünlerinin, dürbün, saat, pusula, gibi aletlerin yer aldığı kabineler artificium; değerli taşlar, deniz ka­bukları, bitkiler, hayvan fosilleri, yumurtalar, mum­yalanmış organlar gibi doğadan ürünlerin yer aldığı kabinelere naturalia; uzak kıtalardaki ülkelere, fark­lı coğrafyalara, kültürlere ait varlıkların, nesnelerin yer aldığı kabineler exotica; kitaplar, el yazmalar, kataloglar, harita ve çizimlerin yer aldığı kabineler bibliotheca; doğadaki sıra dışı bitki ve canlıların yer aldığı (çift parmaklı veya çift başlı hayvanlar, garip yapıya sahip çeşitli canlılar...) kabineler mirablia olarak adlandırılmıştır.

5

Müzeciliğin gelişiminde Rönesans döneminde gelişen patronajın bir etkisi ver mıdır?

Vardır. Çünkü

Rönesans döneminde soylular ve aristokratlar sosyal statülerinin bir yansıması olarak tarih, doğa, sanat ve bilim koleksiyonları oluşturmuş; aile me­zarlarının, saraylarının resim ve heykellerle süslen­mesi için sanatçılara sipariş vermişlerdir. Dolayısıy­la iktidar sahibi aristokrat sınıf tarafından himaye edilen sanatçıların konumu yükselmiştir. Artan üretimler koleksiyonculuk ve müze fikrini besler­ken sanat ortamının canlanmasını ve sanat piyasa­sının oluşmasını sağlamıştır.mesela folransa da Mediciler en önemli ailelerden birisidir. Ayrıca  Rönesans döneminde üniversitelerde de bu tür koleksiyonlar oluşturulmuş, bazı soylular, kabine­lerini eğitimde kullanılması için üniversitelere ba­ğışlamıştır. Zooloji, botanik, anatomi gibi dallarda araştırma ve inceleme yapılabilmesi için kendi ko­leksiyonlarını oluşturmaya başlayan eğitim kurum­ları; bitki, hayvan, taş, toprak türleri toplayıp sı­nıflayarak deney ve gözlemler için uygun ortamlar oluşturmaya başlamıştır

6

“İlk modern müze olması konusunda tartışmaların olduğu Ashmolean Müzesi bir koleksiyonun müzeye dönüştürülme sürecini gösteren bir örnektir” bilgisi doğru mudur?

Doğrudur. Oxford Üniversitesi bünyesinde kurulan Ashmolean (Ashmolen / Ashmole) Müzesi, genel prensipler açısından günümüz müze kavramına yakın özellikler taşıması; müzelerin kökeni ve dönüşümlerinin izlenebildiği öncü bir örnektir ve  1683’te açılmıştır

7

“antiquarium” 17 yy. da gelişen  hem kütüphanelerin hem de bilim sanat koleksiyonlarının bulunduğu -seçkin bir kesime açık ve sınırlı sergileme alanı mıdır.”

Evet.

17. yüzyılda soylu kesimin konutlarında hem kütüphanelerin hem de bilim sanat koleksiyonlarının bulunduğu -seçkin bir kesime açık ve sınırlı sergileme olanağı bulunan- antiquarium denilen mekânlara sıkça rastlanmaktadır. Bu yüzyılda farklı coğrafyalara yapılan seyahatlerde elde edilen eserler koleksiyonlar­da yer almaya devam etmiş fakat daha önce yaygın olan karma koleksiyonlar yerine kişisel ilgiyi yansıtan; madalyonlar, antik heykeller, sikkeler gibi sadece belli bir alana merakı gösteren, konu birliğinin olduğu koleksiyonlar artmıştır. Dolayısıyla müze türleri için ilk nüveler oluşmaya başlamıştır

8

Halka açık koleksiyonlar ilk defa Fransız devrimi sonrasında mı başlamıştır?

Evet.  Aydınlanma dö­neminde müzeciliğin başlamasının yanı sıra kolek­siyonculuk ve antikacılık yaygınlaşmış.  Ait olduğu coğrafyaya, kültüre göre düzenlenen, sınıflanan, kronolojik olarak ayrılan koleksiyonlar -1789 Fransız Devrimi sonrasında- ilk kez halka açılmaya başlamış , böylece gerçek anlamda müze­ler ortaya çıkmıştır. 18. yüzyılda her sınıftan insa­na yönelik kurumlar hâline dönüşen müzeler, -17. yüzyılda başlayan uzmanlaşmaya yönelik ayırım­ların sonucu olarak- tarih, bilim, sanat, tıp tarihi gibi türlere ayrılmaya başlamıştır

9

Aydınlanma çağının insanın davranış tarzı ile koleksiyonlardan modern müzeciliğe geçiş arasında bir bağlantı var mıdır?

Vardır çünkü Aydınlanma döneminin insanı merak eden, biriktiren, düşünüp not alan, bunları tabloya, grafiğe yansıtan; bitkileri, deniz ürünlerini, böcekleri, hayvanları, kemikleri, taşları, toplayıp sınıflayan, tanımlayan bir beyne sa­hipti. Bu nedenle bu yüzyılda, Rönesans döneminden 17. yüzyıla kadar süren koleksiyonculuk dönüşerek, top­lumsal ve siyasal etkenlerle güçlenerek müzelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur

10

“18. yy.da müzecilik adına  başlayan gelişmelerden birisi de  “grand” turlar yaygınlaşmasıdır” bilgisi doğru mudur

Doğrudur. Bu bağlamda özellikle Roma, Avrupalı gezginlerin, antik dönem meraklılarının ziyaret ettiği şehirlerin başında gelmiştir.

İtalya’dan başlayan ve diğer antik dönem şehirlerinin olduğu Balkan ve Orta Doğu ülkelerini içeren “grand” turlar yaygın hâle gelmiştir. 18. yüzyılın ortalarından itiba­ren toplumsal ve siyasi nedenlerle geçmişi araştırma daha da önem kazanmıştır. Sömürge arayışları ve deniz seyahatlerinin kolaylaşmasının etkisiyle de araştırmacı ve gezginlerin turlara ilgisi artmıştır. Geçmişi bilme tutkusuyla, diğer coğrafyalara duyulan merakla Yunanistan, İtalya, Türkiye, Adalar gibi birçok bölgede araştırmalar yapılmış, antik kentlerin, kalıntıların çizimlerine, etnik kimliklere ilişkin resimlere, bilgilere yer verilen tarih kitapları, arkeolojik araştırmalar, günceler, seyahatnameler basılmıştır. Diğer yandan araş­tırmacı ve gezginler kendi meraklarını yansıtan binlerce parçayı gezdiği coğrafyalardan, antik kalıntılardan, kazılardan toplayarak koleksiyon oluşturmuş ve ülkelerine götürmüşlerdir

11
  1. yy da sömürgeciliğin gelişimi ile müzecilik arasında bir bağlantı var mıdır?

Vardır. Çünkü

sömürgecili­ğin yayılmış olması önemli bir noktadır. Birbiriyle yarış içinde olan ülkelerin siyasi yönünü yansıtan mekânlar olarak müzeleri zenginleştirmek hedeflenmiş, bu nedenle yerleşik olan koleksiyonlar el değiştirmeye başlamıştır. Avrupa müzeleri aynı zamanda; Osmanlı, Yunanistan, Hindistan, Mısır gibi ülkelerden yağmalanıp kaçırılan, satın alınan, kişisel ilgiye göre toplanan, ganimet olarak elde edilenlerin sergilenmeleri için mekân oluşturma girişimlerinin de bir sonucu olmuştur

12

İlk bağımsız müze ve ilk halk müzesi gibi tanımlar yapılan British Müzesi 18. Yy.da mı kurulmuştur.

Evet.

  1. yüzyılın önemli basamaklarından bir diğeri Londra’da British Müzesinin kurulmasıdır. Doktor ve koleksiyoner Hans Sloane’un (1660-1753) -İngiliz Kralı ve parlamentosuna yaptığı öneri sonrası- ko­leksiyonunu İngiliz ulusuna bağışlamasının ardından Ocak 1759’da Londra-Bloomsbury’deki Montagu malikânesinde British Müzesi açılmıştır. British Müzesinin temelini oluşturan Sloane’un koleksiyonu; taş ve bitki türlerinden, antik dönem heykellerine, elyazması eserlerden resimlere, sikke ve madalyonlar­dan deniz ürünlerine kadar binlerce parçanın yer aldığı, dünya kültürlerinin bütüncül olarak algılanma­sını sağlayabilecek bir kaynak niteliği taşımaktaydı. Bu müzeye, dönemin diğer meraklı koleksiyoncula­rının biriktirdikleri de dâhil edilmiştir. Doktor Richard Mead, antikacı Charles Townley, nümizmat ve arkeolog Richard Payne Knight gibi meraklıların farklı coğrafyalara yaptıkları seyahatlerden getirdikleri, müzeyi zenginleştirmiştir. Yine 18. yüzyıl İngilteresi’nin ticari ve sosyal yaşamının izlenebildiği Sarah Sophia Banks’ın dükkân kartları, kartpostallar, sikke ve madalyonlar, seyahat biletleri ve etnografik eşyalardan oluşan koleksiyonu paha biçilmez bir koleksiyon olarak müzede yerini almıştır. British Mü­zesi için ilk bağımsız müze ve ilk halk müzesi gibi tanımlar yapılmıştır
13

Ermitaj,  ilk özel sanat müzesi mi olarak tanımlanmıştır?

Evet.  Ermitaj (Hermitage) Müzesi  II. Katerina tarafından 1764 yılında St. Pe­tersburg’da kurulmuştur. 1852’de halka açılır ve ilk özel sanat müzesi olarak tanımlanır

14

“Berlin’deki Altes Mü­zesi, New York’ta  Metropo­litan Sanat Müzesi (MET) ve Londra’da ki

National Gallery  19. Yy da açılan en önemli müzeler arasında yer alır” bilgisi doğru mudur?

Doğrudur. Çünkü

  1. yüzyılda hem Avrupa’da hem de Avrupa dışındaki ülkelerde tarih, sanat tarihi, doğa tarihi, etnografya, endüstri gibi belirli alanlarda uzman­laşmış çok müze kurulmuştur. Fransız Devrimi sonrasında yayılan ulusçulukla, her ulus kendi tari­hini araştırma ve antik dönem uygarlıklarına uza­nan bir geçmiş yaratma yönünde bir tarih yazma sürecine girmiş olduğundan müzelerin öne çıkması ve kurumsallaşması önem kazanmıştır. daha önce açılmış olan Louvre Mü­zesi ile British Müzesi gibi- tüm dünya tarihinin, kültür ve sanatının izlenebildiği düzenlemelere sa­hip tarzında müzeler öne çıkarkenPrusya Kraliyet Ailesi sanat koleksiyonunun sergilenmesi amacıyla 1823-1830 arasında kurulan ve 1845 yılına kadar Kraliyet Müzesi olarak bilinen Berlin’deki Altes Mü­zesi, New York’ta 1870’de kurulmuş olan Metropo­litan Sanat Müzesi (MET) bu tür müzeler arasında­dır. Ayrıca burjuva kesimin, sanatı, siyasi araç ve ait oldukları sınıfın üstünlük simgesi olarak kullanması nedeniyle özel koleksiyonlar artmış, bir yandan da bunların kamulaşması / kurumsallaştırılması günde­me gelmiştir. Örneğin; Rus göçmen ve tüccar John Julius Angerstein’ın (1732-1823) koleksiyonu İngiliz hükûmeti tarafından satın alınmış ve 1824 yılında (Londra’daki Angerstein’in evinde) halka açılmıştır. National Gallery olarak bilinen bu müze, 1832-1838 arasında Londra Trafalgar meydanında bulunan Wil­liam Wilkins’ın tasarladığı yeni binasına taşınmıştır.
15

“ Korumacılığın gelişmesinde Fransız Quatremère de Quincy öenmli bir mihenk taşı olmuştur” bilgisi doğru mudur?

Doğrudur. Çünkü sömürge  koleksiyonların oluşturulmasına karşı çıkan Fransız sanat eleştir­meni ve arkeoloji profesörü Quatremère de Quincy (1755-1849), bir coğrafyaya, bir kültüre ait eserin, nesnenin alınıp başka bir yere götürülmesiyle ticari hâle geleceğini, değerini yitireceğini belirterek mo­dern korumacılık anlayışının gelişmesine öncülük etmiştir

16

Klasik / geleneksel müze­cilik anlayışı nedir?

  1. yüzyılda koleksiyonların halka açılmasın­da kültürlü ve aydın kesim rol oynamış, müzele­rin toplumun bir parçası hâline gelmesi için uğ­raş vermişlerdir. Gittikçe kent yaşamının önemli bir parçası hâline gelen, kurumsallaşan müzelerin halkla iletişimi ise sınırlı olmuş, daha çok belirli bir kesimin ilgisi öne çıkmıştır. Teşhir edilenle izleyen ilişkisinden öteye gitmeyen bu müzecilik anlayışı araştırmacılar tarafından klasik / geleneksel müze­cilik anlayışı olarak tanımlanmıştır
17

ilk defa  çağdaş sanatçıların eserlerinin sergilendiği  müze  Pariste ki Luxembourg Müzesi midir?

Evet.  1815’te ise Paris antlaşması ile savaş ganimetlerinin esas ülkesine iade edilme­si gerektiğinden dolayı Napolyon Bonaparte’ın yağmaladığı eserler Louvre Müzesinden çıkarılıp iade edilmiş, boşalan galerilere Vien’in düzenle­diği Luxembourg Sarayı’ndaki eserler alınıp yer­leştirilmiştir. Sonraki yıllarda Kral 18. Louis, boş kalan Luxembourg Müzesinde çağdaş sanatçıların eserlerinin sergilenmesini istemiştir. Jacques Lou­is David, Ingres, Delacroix gibi yaşayan sanatçıla­rın eserlerine yer verilen müze 1818’de açılmıştır. Dolayısıyla dünyada ilk kez Paris Luxembourg Sarayı’nda, bir Yaşayan Sanatçılar Müzesi açıl­mış ve sonraki yıllarda çağdaş sanat müzeleri için en çok model alınan örneklerden biri olmuş­tur.

18

“çağdaş sanat müzelerin gelişim sebeplerinden birisi de  yeni üretimleri desteklemektir.” Bilgisi doğru mudur?

Doğrudur.  19. yüzyıl ikinci yarısından sonra ABD’de de çağdaş müzeler öne çıkmıştır. Henüz -1776’da- ku­rulmuş olan ABD, tarihsel bir birikimi olmaması nedeniyle diğer coğrafyalardan sayısız koleksiyo­nun getirilmesi için uğraşmış, diğer yandan yeni üretimleri desteklemek için çağdaş sanat eserleri­nin yer aldığı müzelerin açılmasını desteklemiştir. Nitekim Louvre Müzesi benzeri tasarlanan New York Met­ropolitan Müzesi (1870); çağdaş sanat merkezle­ri olarak kurulan Boston Güzel Sanatlar Müzesi (1870) ve Chicago Sanat Enstitüsü (1879) önde gelen merkezlerden olmuştur

19

19. yy müze tarihi açısında öneli gelişmelerinden birisi de koleksiyonların türüne, dönemine, coğrafyasına, malzemesine göre ayrılmaya başlamasıyla müze türleri çoğalması mıdır?

Evet.

  1. yüzyılda koleksiyonların türüne, dönemine, coğrafyasına, malzemesine göre ayrılmaya başlamasıyla müze türleri çoğalmıştır. Yeni çıkan bilim dallarına (antropoloji, arkeoloji... gibi) bağlı olarak gelişen koleksi­yonlar uzmanlık ya da araştırma müzelerinin ortaya çıkmasına neden olmuş, bu kapsamda üniversitelere bağlı çok sayıda müze açılmıştır. Mesela Rus imparatoru Çar Alexander’ın isteğiyle 1802 yılında kurulan Estonya Tartu Üniversitesi Zooloji Müzesi bu tür girişimlerden biridir. Daha sonra aynı üniversite kapsamında anatomik anfi ve sanat müzesi de açılmıştır. 1869’da Floransa Üniversitesinde Ulusal Doğa Tarihi Müzesi açılmış; bu kurum jeoloji, botanik, paleontoloji, zooloji, etnoloji ve antropoloji olarak altı ayrı birime / müzeye dönüş­müştür. Bunlardan Ulusal Antropoloji Müzesi ve Etnoloji Müzesi alanında ilklerden biridir. Aynı üniversi­tede 1775’te açılan Specola Müzesi ise Avrupa’nın en eski bilim müzesidir ve dünyanın en büyük balmumu anatomik koleksiyona sahiptir. Arkeolog, etnolog ve asker Pitt Rivers’ın (1827-1900) farklı coğrafyalara yap­tığı seyahatler sonucunda oluşturduğu arkeolojik, etnografik ve evrimsel antropoloji koleksiyonu, Oxford Üniversitesi kapsamında 1884’te Pitt Rivers Müzesi olarak açılmıştır ve bu kurum Oxford Üniversitesinin önemli eğitim bölümlerinden biri hâline gelmiştir. Yine, 1892’de Londra Üniversitesi Mısır Arkeolojisi ve Dilbilimi bölümü kapsamında Petrie Müzesi kurulmuştur  
20

Folklor / etnografya müzelerinin ortaya çıkmasında sanayi devriminin mi etkisi olmuştur?

Evet. Çünkü

Sanayi Devrimi, yüzyıl sonunda etnografya mü­zelerinin ortaya çıkmasına da neden olmuştur. Çünkü yeni toplumsal düzen eski zanaatların, geleneklerin kaybolması tehlikesini beraberin­de getirmiştir. Bu duruma karşı halkın zanaatı­nı, kültürünü, geleneksel yaşam tarzını yansıtan eşyalar toplanmaya başlanmış ve ulusal antikite müzeleri olarak adlandırılan günümüzde folklor / etnografya müzeleri adıyla bilinen müzeler or­taya çıkmıştır. Özellikle İskandinav ülkelerinde öncü örneklerin görüldüğü bu tür müzelerle kül­tür, âdet ve geleneklerin yaşatılması; geçmişteki değerlerin öğretilmesi amaçlanmıştır.

Ünite 2 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç