Uluslararası ticarette idari ve mali uyuşmazlıkların ortaya çıkmasında birden fazla faktör etkili olmaktadır. İlk olarak, ekonomik aktörlerin kendi çıkarlarını maksimize etme yönünde hareket etmeleri ve bu süreçte karşı karşıya geldikleri diğer aktörlerle çıkar çatışması yaşamaları uyuşmazlıkların temel nedenidir. Küreselleşmenin etkisiyle işletmelerin çok uluslu ve çok merkezli yapılar kazanması, uluslararası faaliyetlerin artması ve mübadele süreçlerinin karmaşıklaşması da uyuşmazlıkların ortaya çıkma olasılığını artırmaktadır.
Bir diğer önemli neden, devletlerin kendi egemenlik alanları içindeki ekonomik işlemleri vergilendirme yetkilerini farklı biçimlerde kullanabilmeleridir. Bu durum, aynı ekonomik olayın birden fazla devletin vergi yetkisi kapsamına girmesine ve çifte vergilendirme sorununa yol açabilmektedir. Aynı zamanda vergiye tabi işlemler ya da mükelleflerin hangi ülke tarafından vergilendirileceği konusundaki belirsizlikler, devletler ve mükellefler arasında uyuşmazlık doğurur.
Son olarak, bu tür uyuşmazlıklar sadece uluslararası düzeyde değil, ulusal düzeyde de yaşanabilir. Örneğin, bir ekonomik aktör ile gümrük idaresi arasında ortaya çıkan prosedürel ya da hukuki anlaşmazlıklar da idari veya mali uyuşmazlık kapsamında değerlendirilir. Tüm bu etkenler, uluslararası ticarette yaşanan idari ve mali uyuşmazlıkların çok boyutlu ve çözüm gerektiren yapısını ortaya koymaktadır.