Nesnelerden yansıyan ışık, retina üzerine düşer. Sinir sistemi tarafından beyne iletilen bu yansıma, beyinde işlenerek görme işlemi gerçekleşir. Retinal bölgede bulunan kan damarlarının yapısı kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bu sebeple, kişinin retinal özelliği de biyometrik güvenlik sistemlerinde kullanılabilmektedir. Ancak, retinal bölgedeki damarların diyabet gibi damar hastalıklarından etkilenmesi, zaman içerisinde kişinin damar yapısını değiştirebilmekte; dolayısıyla, kimlik doğrulama işlemini zorlaştırmaktadır. Retina tanıma temelli biyometrik güvenlik sistemlerinde, genellikle kullanıcı küçük bir delikten sabit bir noktaya bakarken gözüne yansıtılan kızılötesi ışık ile retina görüntüsü alınır. Sayısallaştırılan şablon üzerinde 300’den fazla sayıda nokta sayısallaştırılır ve karşılaştırma için saklanır. Daha sonra, çeşitli görüntü işleme yöntemleri yardımıyla damar yapısı elde edilir. Son olarak, kullanıcının damar yapısı, veri tabanında bulunan örnekler ile karşılaştırılarak kimlik doğrulama işlemi tamamlanır.