Felsefe ve eğitim arasında sağlam bir ilişki vardır. Çünkü felsefe, eğitime bir nitelik ve değerler sistemi sağlarken eğitim de bu nitelik ve değerlere nasıl sahip olunabileceğini, insanlara bunların nasıl kazandırılabileceğini amaçlayan etkinlikler sunmaktadır. Felsefe ve eğitimin temel uğraş alanı insandır. İnsanlara ilişkin sorunlar ve bunların çözüm yolları, her ikisinin de çalışma alanıdır. Eğitimde belirlenen amaçlar, içerik, öğretim yöntemleri de benimsenen felsefeye göre biçimlenmektedir. Eğitimciler, eğitime ilişkin bilgilerini bilimsel gerçeklere dayandırmalı ve bilimsel bulgulardan yararlanmalıdır. Bu nedenle genelde bir eğitimcinin kişisel eğitim felsefesi uzun bir süreç sonucunda gelişir. Bununla birlikte eğitimin gereklerini yerine getirmek için çaba gösteren bir eğitimci, kendini her zaman geliştirerek yeni bilgiler edinecektir. Bu yolla görüşlerini bilimsel verilere dayandırıp felsefi kuramlarla destekleyen eğitimciler, eğitimin felsefi temellerinden önemli bir güç alacak ve yarar sağlayacaktır. Eğitimi felsefi açıdan ele almak, eğitimle ilgili çeşitli uygulamaların doğru yönlendirilip değerlendirilmesine ve eleştirilmesine önemli ölçüde yardım eder. Bu da gelecekte eğitime ilişkin etkinliklerin daha nitelikli oluşturulması için gereklidir. Eğitim ve felsefe arasındaki ilişki maddeler hâlinde aşağıdaki gibi sıralanarak açıklanmaktadır:
1. Eğitim sisteminin kurulmasında öncelik hedeflere verilmelidir. Hedef davranışlar hangi ölçütlere dayandırılırsa, istenilen biçimde olacağı konusunda bir karara varmada felsefe ölçüt alınmalıdır. Bu düşünülmezse sistem kendi içinde çelişkiye düşebilir.
2. Hedef davranışlar, içerik, eğitim ve sınama durumları temele alınan felsefenin ölçütlerine uyuyorsa, iç tutarlık vardır. Yoksa çelişkiler bulunacaktır.
3. Eğitimin nesnesi insandır. İnsan aynı zamanda felsefenin de konusudur. İnsana bakış açısı eğitim sisteminin tüm ögelerini etkileyebilir.
4. Hedeflere yeni hedefler katmada felsefe etkili bir şekilde işe koşulabilir. Temele alınan felsefeye uygun olarak belirlenen hedeflerle çelişmeyecek yeni hedefler belirlerken ilgili felsefelerin dayandığı mantık kullanılmalıdır.
5. Eğitim sisteminin işlemler bölümünün şimdilik en etkili ögelerinden biri de öğretmen, yönetici ve hizmetlilerdir. Kurulan eğitim sisteminin dayandığı felsefeye inanan, onu bilen, uygulayan ve savunan öğretmen, yönetici ve hizmetli yetiştirip görevlendirmek, sistemin etkili ve verimli işlemesi için kaçınılmazdır. Kısaca sistemin savunduğu felsefeye öğretmen, yönetici ve hizmetlilerin felsefeleri birbirlerine ters düşmemelidir. Eğer ters düşerse sistem entropiye kayar ve bozulur.
6. Her ekonomik, toplumsal ve politik sistem en azından bir felsefeye dayanır. Örneğin kapitalist sistem genellikle idealist ve pragmatik, komünist sistem ise materyalist felsefenin ölçütlerine göre kurulmuştur. Eğitim; ekonomik, politik ve toplumsal sistemlerin bir alt sistemidir. Bu bağlamda, eğitimle, ekonomik, politik ve toplumsal sistemlerin felsefesi aynı olmalıdır çünkü eğitim sistemi, politik, ekonomik, toplumsal sistemlerin istediği insanları yetiştirmek üzere işe koşulmuştur. Bu yapılmazsa hedefler gerçekleşmeyebilir.
7. Her ekonomik, toplumsal, politik ve eğitim sisteminin dayandığı en az bir sayıltısı vardır. Bu sayıltıların her biri felsefi nitelikte olup, bu felsefeler arasında çelişki olmamalıdır.
8. Felsefe bir açıdan insanın yaşama bakış açısını belirler. Her insanın yaşamı anlama, tepkide bulunma, değer verme biçimleri farklı olabilmektedir. İnsanın yaşama bakış açısıyla ilgili olmasından dolayı felsefeden kaçınılamaz.
9. Bir öğretim programının eğitim durumlarının düzenlenmesi ve işe koşulmasında felsefeden yararlanılmaktadır. Hedef davranışın dayandığı felsefe ile derste gerçekleştirilecek olan etkinlik ve akıl yürütme yolları birbirini desteklemelidir.
10. Sınama durumlarının düzenlenmesi ve denetlenmesinde de felsefe, ölçütler takımı olarak kullanılır. Sınama durumlarında yer verilen sorular, temel alınan felsefeyle tutarlı olmalıdır. Örneğin, temel alınan eğitim felsefesi daimicilik ise öğrencilerin aklını kullanmalarına imkân veren sorulara yer verilmelidir.
11. Temele alınan felsefeye göre eğitim sisteminin işleyip işlemediğini, sınama durumlarının düzenlenip düzenlenmediğini denetlemede felsefeye başvurulmalıdır. Söz gelişi eğer temele idealist felsefe alınmışsa, sistem elit insan yetiştirmelidir. Eğer pragmatik felsefe kullanılıyorsa her insan yetenek ve ilgisine göre eğitilmelidir.
12. Felsefe gerçeği bütün olarak ele alırken bilim sadece belli bir açıdan gerçeği ele alır. Bütün bilimler iç içedir. Eğitim de diğer bilimlerle iç içedir. Bu bağlamda her bilim dalının ve konu alanının ve eğitimle doğrudan ilişkili olan psikoloji, ekonomi, hukuk, sosyoloji, antropoloji, biyoloji, genetik vb. disiplinlerin bilgi ve yöntemleri arasındaki bütünlüğün sağlanması gereklidir. Bunu ancak felsefe yapabilir.
13. Felsefenin eğitime katkısı olduğu gibi, eğitimin de felsefeye katkısı vardır. Eğitim yoluyla insanlara bilimsel, sanatsal, felsefi alanlarda istendik davranışlar kazandırılabilir. Bunlar hem insanın kendi felsefesini hem de toplumsal felsefeleri geliştirmede katkıda bulunabilir. Eğitim yeni felsefelerin doğmasına neden olabilir.