• Yöneltme 8. yılın sonunda verilen bir karar
olmasına rağmen, bu sonuca ulaştıran sürecin temel
eğitimin tümünü kapsadığı unutulmamalıdır.
Yöneltmenin sağlıklı olması çocuğun önceki
yıllarda mesleki gelişimini görevlerini başarmış
olmasıyla mümkündür.
• Yöneltme hizmetleri, okulöncesinden başlayarak 8
yıllık ilköğretim boyunca, çocuğun her alandaki
gelişiminin izlenerek, özellikleri, ilgi ve
yeteneklerinin gerçekçi olarak tanınıp ortaya
konulmuş olmasını gerektirir.
• Yöneltmede ailenin beklentileri, koşulları ve
çevrenin olanakları dikkate alınmalıdır.
• Bu işlevin gerçekleşmesinde, üst öğrenim alanları,
iş ve meslek olanakları hakkında yeterli, doğru ve
güncel bilgilere ihtiyaç vardır.
• Yöneltme hizmeti tüm öğrencilere yöneliktir,
Başarılı, başarısız, zengin fakir, özel eğitim
gerektiren gibi farklı niteliklere sahip her çocuk
için “gelişimine en uygun” alternatiflerin sunulması
esastır.
• Yöneltmede sadece örgün üst öğrenim kurumları
değil, yaygın eğitim kurumları, iş ve meslek
alanları gibi farklı seçenek ve alternatifleri dikkate
almak gereklidir.
• Yöneltmede ailenin, öğretmenlerin, uzmanların ve
öğrencinin görüşleri dikkate alınır. Son karar
öğrencinin ve ailenindir, Okul bu konuda karar için
gerekli bilgiyi sağlamak ve alternatifleri
göstermekle yükümlüdür. Öğretmen öğrenci adına
seçim yapma hak ve yetkisine sahip değildir,
Sadece alternatifleri ve olası sonuçlarını göstererek,
zorlayıcı olmadan öneride bulunabilir.
• Bu hizmetlerin gerçekleşmesinde öğretmenin ve
velinin öğrenciyi, öğrencinin de kendisini yeterli ve
gerçekçi biçimde tanıması esastır.
• Yöneltme sürecinde öğrencinin ilgi, yetenek,
özellik ve ihtiyaçları esas alınır.
• İlköğretim süreci içinde, öğrencinin gözlem ve
değerlendirmeler sonucunda yetersiz yönlerinin
desteklenmesi ve üstün yönlerinin de
zenginleştirilmiş programlarla geliştirilmesi, bu
sürecin sonundaki kararın isabetli olmasına
yardımcı olacaktır.
• Yöneltme hizmetlerinin sonuçları izlenmeli,
programın hedeflerine ne ölçüde ulaşıldığı sürekli
olarak değerlendirilmelidir.
• Yöneltme sürecinde verilen karar “kesin ve
değişmez” olarak algılanmamalıdır, Bireyin
kendisine ve mesleklere ilişkin değerlendirmeleri
ve koşulların değişmesi, yapılan seçimin
değişmesine yol açabilir, Bu nedenle
ortaöğretimdeki yaygın ve örgün eğitim
kurumlarına yatay ve dikey geçişlere olanak
verecek şekilde düzenlenmelidir.