Belirli bir ürünün satın alınması ve kullanılması sürecinde toplam risk
algısı yüksek ise tüketici doğal olarak o satın alma eylemine daha fazla önem verecek, hata yapmamak için satın alma boyunca daha fazla zaman ve çaba harcayacaktır.
Tüketici risk algılarının gerek satın alma süresince gerekse tüketim ile ilgili bütün davranışlarda (reklam mesajlarına gösterilen ilgi gibi) oldukça belirleyici etkileri olduğu bilinmekle birlikte, dijital tüketiciler söz konusu olduğunda belirtilen risk
algılarının ne yöne değişeceğine dair düşünceler ve beklentiler açı değildir. Bir yanda dijital çağda tüketici risk algılarının arttığını iddia eden bir görüş
bulunmakla birlikte, çoğunluk görüşünün tüketici riskinin gerçekte ve algılarda azaldığı yönünde olduğunu belirtmek gerekir. Dijital ortamlarda tüketici riskinin arttığını iddia eden görüşlerin bir kısmı, erken dönem e-ticaret süreçlerindeki belirsizliklere işaret etmektedir. İnternet ortamında satın alma eyleminde
bulunan tüketicilerin ürünü görmeden ödeme yaptıkları ve ürünü ancak teslimat sonrasında değerlendirdikleri, kredi kartı ile ödeme yaptıklarında ise önemli finansal risklerle karşılaştıkları yönündeki düşünceler bu görüşlerin temelini
oluşturmaktadır. E-ticaret sisteminin gelişmesi ve kurumsallaşması, aynı zamanda finans sektöründe de ödeme güvenliği ile ilgili yeni ürünlerin gelişmesiyle önemli oranda azaldığı ifade edilebilecek bu türden risklerin, hala ciddi derecede var olduğunu belirtmek gerekir.
Dijital çağda tüketici riskinin daha yüksek olduğunu ifade eden görüşlerin bir diğer dayanağı da dijital kanallarda bırakılan kişisel tüketim ve karakter bilgilerini gelişen büyük veri algoritmaları ile analiz ederek kullanan üreticilerin tüketicileri istedikleri yönde yönlendirerek suiistimal edebileceği kaygısıdır. Önemli bir konu olduğu için bu konu bir sonraki bölümde daha ayrıntılı olarak tartışılacaktır. Bu aşamada, bu derece kişiselleştirilebilen pazarlama girişimlerinin öncekine göre çok daha etkili olabileceğini ve tüketicileri yanlış kararlara (örneğin, aşırı ve gereksiz satın alma davranışına) yönlendirebileceğini belirtilmelidir.
Dijital çağda tüketici riskinin azaldığını iddia eden görüşe göre ise en önemli nokta dijital tüketicilerin öncesine göre çok daha güçlendirilmiş bir durumda olduğudur. Önceki bölümlerde de ifade edildiği gibi, dijital tüketiciler ürünlere olan talebi belirlemede, kalitesiz ürünleri ifşa etmede ve kaliteli ürünlerin yayılımını hızlandırmada eskiye oranla çok daha fazla söz sahibidirler. Ürünler hakkında kolaylıkla bilgilenip daha tutarlı seçimler yapmaktadırlar. Daha önemlisi, dijital ortamlarda bir araya gelip, sanal gruplar oluşturup, bir firmanın ya da markanın kaderini etkileyebilecek derecede güç kullanmaktadırlar. Üstelik ürünler arası rekabet de yerel düzeyden küresel düzeye taşınmış durumdadır. Dijital tüketici coğrafi uzaklıklarla sınırlı kalmadan çok daha geniş bir ürün demeti içinden seçimlerini yapmaktadır. Bu derece güçlendirilmiş dijital tüketiciler, doğal olarak, daha az satın alma riski ile karşı karşıya olduklarını düşünmektedirler.
Dijital çağda tüketici riskinin azaldığını iddia eden görüşe göre ise en önemli nokta dijital tüketicilerin öncesine göre çok daha güçlendirilmiş bir durumda olduğu tespitidir.
Dijital tüketicinin risk algılarını azalttığı düşünülen bir başka olgu ise, ürünlerin tasarımı ve geliştirilmesine olan katkısıdır. Dijital tüketici pasif olarak bir başkasının ona uygun olduğunu düşünerek tasarladığı ve geliştirdiği ürünleri kullanmayı tercih etmemektedir. Dijital çağda tüketici çoğu ürün grubunda tasarıma ve geliştirmeye direkt etkide bulunmaktadır. Kimi zaman tamamen kişiselleştirilmiş bir şekilde kendi ürününü tasarlamakta ve satın almaktadır. Başka bir ifadeyle dijital tüketici başarılı bir pazarlama stratejisinin en önemli unsurlarından biri olan değer tasarımı ve değer üretimi sürecinde çeşitli şekillerde direkt ortak olarak belirleyicidir. Dijital ekonominin geleceği ile ilgili
yapılan tahminlerin en önemlilerinden biri de bu tür ortak değer tasarımına ve üretimine dayalı iş modellerinin artarak geleceği şekillendireceği yönündedir. Ortak tasarımla satın alınan ürünlerin satın alma riski de doğal olarak düşük olmaktadır. Sonuç olarak, dijital tüketicilerin satın alma riskinin ne yönde geliştiği konusunda çelişen görüşler mevcuttur. İyimser bakış açısıyla, riskleri artıran
unsurların zaman içinde ortadan kalkacağını ya da kontrol edilebileceğini, riskleri azaltan unsurların ise gelişerek daha da etkin olacağı düşünülmektedir. Dijital dünyayı savunan büyük bir çoğunluk da aslında aynı görüşleri savunmaktadırlar. Ancak, dijital tüketicilerin halen çok ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu da unutmamak gerekmektedir.