Halkla ilişkiler “akademik bir disiplin olarak doğmamıştır, toplumsal gelişim süreçleri içinde, çeşitli ihtiyaçlar doğrultusunda tıpkı ustadan çırağa öğretilerek geçen bir çeşit maharet, zanaat olarak kendini göstermiştir (Tuncel, 2009). Halkla ilişkiler toplumsal fayda, doğru mesajı yayma amacı güden bir iletişim disiplin olarak görülmektedir.
Amerika Halkla İlişkiler Derneğine göre halkla ilişkiler, “kuruluşlar ve halkları arasında karşılıklı yararlı ilişkiler kuran stratejik bir iletişim süreci”dir. Halkla ilişkiler günümüzde kuruluşların kendini yenilemesi için işlediği günlük pratikler hakkında olan ve temelinde bu pratiklerin üzerine inşa edilen planlı aktiviteler olarak değerlendirilmektedir
(Özer, 2018). Bu tanımların ortak özellikleri anlayış, güven, sempati gibi çeşitli ilkeleri içermesidir. Ayrıca yapısal olarak yenilenmek, değişmek, kurumsallaşmak
hedeflerini vurgulamaktadır. Doğru ve güvenilir mesajları yaymak, çoğaltmak amaçlıdır. Karşılıklı anlayışı geliştirmek, sürdürmek iletişimi devam ettirmek gibi stratejileri kapsamaktadır (Holtzhausen, 2000). Halkla ilişkiler kurumun hedef kitlesi ile bütünleşme çabasıdır.
Halkla ilişkiler tanımlamalarında;
• İyi niyet ilkesi ve karşılıklı anlayış düşüncesi
• Önceden planlanmış çabalar
• Sempati ve destek elde etme çabası
• Olumlu bir imaj oluşturma çabası
• İki yönlü iletişim felsefesi
• Kuruluşla hedef kitle arasındaki olumlu sonucun alınması vb. ifadeler görülmektedir.