Türkiye’de sağlık hizmetlerinin sunumunda basamaklı bir örgütleme mevcuttur. Her ne kadar etkili bir sevk zinciri kurulamasa da birinci basamak sağlık örgütleri ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları arasında hem fiziki yapılanma hem de görev tanımları bakımından net bir ayrışma olduğu görülmektedir.
Sahada Aile Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezleri uygulayıcı görevi üstlenmiştir. Bu sağlık birimleri 1960’lı yıllardan beri yaygınlaştırılmaya çalışılan Sağlık Ocağı modelinin yerini almıştır. Yeşilay Cemiyeti gibi bazı sivil toplum kuruluşları da toplumda bilinç oluşturma çabalarıyla koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri alanında rol almaktadır.
Aile Sağlığı Merkezleri, aile hekimi liderliğinde bağışıklama ile anne ve çocuk sağlığına yönelik birinci basamak sağlık hizmetlerine ağırlık vermektedir. Kırsalda uzak bölgelere sınırlı gezici hizmet götürülmektedir. Aile hekimliği ile Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün yönetimi altında, 80 milyonu aşkın kayıtlı bireyin olduğu bir birinci basamak sağlık örgütlenmesi gerçekleştirilmiştir. Hekim başına 3500’den fazla kayıtlı nüfus düşmektedir.
Sağlıklı Hayat Merkezleri, son zamanlarda açılmaya başlamış olup henüz ülke geneline yaygınlaştırılamamıştır. Aile hekimlerin yönlendirmesiyle ihtiyaç sahiplerinin takip, eğitim, rehabilitasyon gibi hizmetlerinin verildiği merkezlerdir.
Toplum Sağlığı Merkezleri ve bağlı birimleri, topluma yönelik koruyucu hizmetler, kanser taramaları, tüberküloz hastalarının yönetimi, aile hekimlerinin rehberliği, denetimi lojistiğinin sağlanması gibi hizmetlerin yeridir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sahadaki denetim ve gözetimini yürütmektedir.
2005 yılında bütün kamu hastaneleri, Devlet Hastanesi olarak Sağlık Bakanlığına devredilmiştir. Hastanelerde personele performanslarıyla ilişkilendirilen bir teşvik sistemi uygulanmaktadır. Bu yolla hastanelerde hekime erişim kolaylaştırılmış, bekleme listeleri ortadan kaldırılmıştır. Hastanelerde yatırım Sağlık Bakanlığının bütçesinden, sunulan sağlık hizmetinin bedeli ise Bakanlığın Sosyal Güvenlik Kurumundan yıllık olarak devraldığı ek (global) bütçeden finanse edilmektedir.
Üniversite hastaneleri genelde üçüncü basamak sağlık hizmetleri sunmak ve eğitim alanı oluşturmak maksadıyla üniversiteler tarafından kurulup işletilen hastanelerdir. Bu hastanelerde yatırım ve eğitim hizmetlerinin bedeli doğrudan üniversite bütçesinden karşılanmaktadır. Sunulan sağlık hizmetlerinin karşılığı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmektedir.
Özel hastanelerin açılması Sağlık Bakanlığının ihtiyaç planlaması kriterlerine bağlıdır. Az sayıda kâr amacı gütmeyen vakıf hastaneleri dışında tamamına yakını kâr amacı güden kuruluşlardır. Büyük çoğunluğu, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli olarak hizmet bedellerini Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura etmektedir. Ancak bu hastanelerde hastalardan doğrudan fark alınmaktadır.
Sağlık sisteminde basamaklar arası iyi bir koordinasyon kurulamamıştır. 2019 yılında hekime müracaatın %35’i birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlara yapılırken %65’i ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına yapılmıştır.