Weber, Fayol ve bu konuda fikir üretmiş olan diğer uzmanların klasik örgüt anlayışında ortak olan başlıca noktalar şunlardır:
• İş bölümü
• Yetki ve sorumluluk ilişkisi
• Bölümlere ayrılma
• Denetim mekanizmaları
• Koordinasyon
İş Bölümü
İş bölümü kavramı, ilk kez Adam Smith tarafından ortaya atılan bir kavramdır. Klasik olarak iş bölümünün amacı, yapılan işin parçalarına yönelik olarak kişilerin uzmanlaşmasının sağlanması ve uzman olan kişilerin çalışması ile verimin, üretimin ve kalitenin arttırılmasıdır.
Yetki ve Sorumluluk İlişkisi
Yetki, bir insanın örgütteki konumundan kaynaklanan güçtür. Sorumluluk ise, bazı işlevleri gerçekleştirme, amaçlara ulaşma zorunluluğudur. Yetki gibi sorumluluk da kişinin örgütsel konumu ile ilişkilidir. Klasik anlayışa göre yöneticinin konumundan kaynaklanan güç olarak değerlendirilen yetki kavramı bugün değişmiştir. Örgütlerdeki kişilerin gücünü oluşturan ve yetkili kılan pek çok etken söz konusu olup örgütsel konum bunlardan sadece birisidir. Kişilerin uzmanlık bilgi ve deneyimlerinden, karizmalarından kaynaklanan güçler de söz konusudur.
Bölümlere Ayrılma
Örgütlü olan tüm insan faaliyetlerinde iş bölümü sonucu işin parçalara ayrılarak yapılması ancak tüm işin iyi yapılması için de parçalar arasında koordinasyonun kurulması gereklidir. Bölümlere ayrılma çeşitli şekillerde olabilir. Yaygın olan bir
sınıflama şöyledir:
• Bilgi ve becerilere göre: Pediatristlerin ayrı, kardiyologların ayrı bölümler oluşturması.
• İş akışı ve işlevlere göre: Bütçe ile ilgili olanlar, halkla ilişkiler gibi.
• İşin yapılış zamanına göre: Vardiyalı, tam zamanlı, ya da yarım zamanlı çalışma gibi.
• İşin sonuçlarına göre: Hastanede, poliklinikte ya da serviste çalışanlar gibi.
• Hastanın özelliğine göre: Geriatrik hasta bakım hizmetleri, kadın sağlığı hizmetleri gibi.
• İşin yapıldığı yere göre: Bir hastaneye bağlı olarak kurulan semt poliklinikleri gibi.
Denetim Mekanizmaları
Kurulacak hiyerarşik yapı içerisinde bir üste bağlı olarak kaç kişinin çalışacağı ile ilgilidir. Klasik olarak, etkili bir denetim için yöneticiye rapor vermekle sorumlu olan kişi sayısının olabildiğince az olması öngörülmektedir. Denetim mekanizmaları
kurulurken şu noktaların göz önünde tutulmasında yarar vardır:
• Astların eğitim durumu ve uzmanlık düzeyi: Eğitim düzeyi ve uzmanlık arttıkça daha az denetim ve gözetim gerektiğinden, üste bağlı ast sayısı fazla olabilir.
• Yapılan işteki belirsizliklerin oranı: Karmaşık ve çeşitliliği olan işler, basit işlere kıyasla daha sıkı denetim ve gözetim gerektirir. Bu tür işlerin yöneticisi daha az asttan sorumlu olmalıdır.
• İşin standardizasyonu: Standardize edilmiş, rutin hâle gelmiş işler (yemek hizmeti, laboratuvar hizmeti gibi) daha az denetim ve gözetim gerektirdiğinden üste bağlı ast sayısı fazla olabilir. Standardize edilemeyen işler, daha sıkı denetim ve gözetim gerektirir.
• Yöneticiler ile çalışanlar arasındaki ilişkininderecesi: Yöneticilerin çalışanlar ile yoğun ilişki içinde olması gereken durumlarda bir üste bağlı ast sayısı az olmalıdır.
• İşin bütünlüğü: Bir grup iş, birbiri ile bağlantılı parçalardan oluşan bir bütünlük
gösteriyorsa daha az sayıda ast ile denetim mümkündür.
• Yöneticilerin eğitim ve beceri düzeyi: Yönetici, alanında iyi eğitim görmüş, becerikli bir uzman ise daha fazla sayıda kişiyi denetleyebilir.
Koordinasyon
Koordinasyon mekanizmalarına ilişkin çok çeşitli sınıflama ve uygulamalar bulunmaktadır. Bu mekanizmaları aşağıda sıralanan şekilde özetlemek mümkündür:
• Karşılıklı uyum: Çalışanların kendi aralarında iletişim ile koordinasyonu sağlamalarıdır.
• Doğrudan gözetim: Koordinasyondan sorumlu bir yetkili, bir merkezi otorite, bulunmasıdır.
• İşlerin standardizasyonu: İşlerin niteliğinin ve yapılış biçiminin bir programa dayandırılmasıdır. Örneğin; hastaneye yatış, taburcu işlemleri, ziyaret saatleri, laboratuvar hizmetleri gibi. Ancak standardizasyon, her iş için mümkün olmayabilir.
• Çıktıların standardizasyonu: Çalışandan beklenen performansın ya da yapılması gereken işin, hizmetin tanımlanmasıdır.
• Çalışanların becerilerinin standardizasyonu:İşlerin ya da çıktıların standardize edilemediği durumlarda kullanılabilecek bir yöntemdir. Çalışanların eğitimi ile becerilerinin standardize edilmesi sağlanır.