AÖF Soru Bankası
SHZ110U · Ünite 2

Tıbbi Sosyal Hizmet Uygulamaları ve Hasta Hakları

  • 20 soru-cevap
  • Tıbbi ve Psiko-Sosyal Hizmet
1

Hasta haklarının ortaya çıkış gerekçesi nedir?

Sağlık hizmeti sunumu, oldukça karmaşık ve içinde yer almayan kişiler için anlaşılması zor bir alandır. Aynı zamanda sağlığı ile sorun yaşayan kişinin yaşadığı kaygı düzeyi de hizmetin doğru anlaşılması ve değerlendirilmesi için bir engeldir. Bu nedenle sağlık hizmeti sunanlar ile hizmeti alanlar arasında birtakım kuralların olmasının gerekliliği kaçınılmazdır. Bu kuralların hizmeti alanlar lehine olması ise yadsınamaz bir gerçektir. Bu gerçekliğin somut bir çıktısı olan hasta hakları, hasta ile sağlık çalışanı arasındaki ilişkinin temel ilkelerini belirleyen, hastalar ile yakınlarına haklar tanımlayan bir kurallar bütünüdür.

2

Hipokrat’ın tıp anlayışında hasta ile ilgili en önemli öncelikler hangileridir?

Hipokrat’ın tıp anlayışı, hastaya yararlı olunmasını, zarar verilmemesini ve adaletli davranılmasını öncelemektedir.

3

Modern tıp anlayışının gelişiminden önceki dönemde Hipokrat ve takipçilerinin modern hasta haklarındaki hangi faktörü dikkate almadığı görülmektedir?

Modern tıp anlayışının gelişiminden önceki dönemde Hipokrat ve takipçilerinin modern hasta haklarındaki “hastanın kendi adına karar vermesi ve özerklik” faktörünü dikkate almadığı görülmektedir. Oysa hastanın karar verme sürecine dâhil edilmesi, hastanın hem özerkliğini kullanabilmesini hem de tedaviye uyumuna ve tedaviyi sürdürmesine katkı sağlamaktadır.

4

Hasta haklarının günümüzdeki hasta haklarına benzer bir şekilde ele alınması ilk olarak ne zaman ve nasıl gerçekleşmiştir?

Hasta hakları kavramı, 20’nci yüzyılın son çeyreğinde kullanılmaya başlanmıştır. Liberal siyaset anlayışının sağlık alanına yansımaya başlaması hasta hakları kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. ABD’de 1969’da hastanelerle ilgili standartlar yeniden gözden geçirilmeye başlanmıştır. Yapılan çalışmalar çerçevesinde ele alınan konuların arasında hasta hakları ile ilgili olanlar çok olmasa da gizlilik, bilgilendirilme, aydınlatılmış onam, hastaların eşit ve insancıl tedavi edilmeleri gibi başlıklar ele alınmıştır. Bu süreçte hasta haklarını kapsamlı bir şekilde ele alan Amerikan Hastane Birliği, 1973 yılında Hasta Hakları Beyannamesini yayınlamıştır. Hasta hakları ile ilgili olarak yayınlanan ilk belge olarak bilinen bu beyanname, ulusal bir beyanname olmasına rağmen günümüzde genelde kabul edilen değerlere yer vermesi nedeniyle hasta hakları konusunda önemli bir belgedir. Hasta Hakları ile ilgili çalışmalar elbette ABD ile sınırlı kalmamıştır. 1975 yılı sonlarında Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi hasta hakları ile ilgili öneriler taslağı hazırlamış, bu belge 29 Ocak 1976’da resmîleşmiştir.

5

Türkiye’de “Hasta Hakları Yönetmeliği” ne zaman ve nasıl yürürlüğe koyulmuştur?

Türkiye’de “Hasta Hakları Yönetmeliği”, kendi iç mevzuatı ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelere de dayanarak 1 Ağustos 1998’de yürürlüğe koyulmuştur. Bu yönetmelik ile Türkiye Cumhuriyeti’nin değişik yasalarında ve tüzüklerinde dağınık bir hâlde bulunan hasta hakları tek bir düzenleme içerisinde toplanmıştır. Yönetmelikte hasta hakları; “Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme, Personeli Tanıma, Personeli Seçme ve Değiştirme, Adalete Uygun Olarak Faydalanma, Bilgi İsteme, Mahremiyete Saygı Gösterilmesi, Tedaviyi reddetme ve Durdurma,...” gibi başlıklarla ele alınmıştır.

6

İnsan hakları ile hasta hakları arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır?

İnsan haklarının bir uzantısı olan hasta hakları, bireyin sahip olduğu temel haklarını sağlık hizmetlerinden yararlandığı süreçte de kullanabilmesini ifade eder. Başka bir deyişle hasta hakları, “insan haklarının, bireyin sağlık hizmetlerine ulaşma, bu hizmetleri kullanma ve sağlıklı bir yaşam sürdürme süreçlerindeki görüntüleridir”. Bireyin yaşama, kendini geliştirme, beden bütünlüğü, özel yaşamının dokunulmazlığı gibi haklarından farklı haklar değildir. Bütün hasta hakları, köklerini bu gibi temel haklardan alır. Dolayısıyla hasta haklarının ihlali, bireyin temel haklarının ihlali anlamına gelir.

7

Dünya Sağlık Örgütünün 1947’de resmen benimsediği biyo-psiko-sosyal yaklaşıma göre sağlık nasıl tanımlanmaktadır?

Dünya Sağlık Örgütünün 1947’de resmen benimsediği biyo-psiko-sosyal yaklaşıma göre sağlık “sadece hastalık veya sakatlığın olmaması değil, fiziksel ruhsal ve sosyal açıdan tam iyilik hâli”dir. Bu, sağlığın sadece biyomedikal bir yönü olmadığını vurgulayan ve çok daha geniş bir anlamda ele alınmasını gerektiren bir tanımdır. Yani belirtilen iyilik hâli, kişinin öznel algısına da yer veren “rahatsızlık” durumunun olmamasıdır. Kişi, bir şekilde kendini rahatsız hissediyorsa somut bulgu olmaksızın da “hasta” kabul edilmektedir veya edilmelidir. Hasta olmak/olmamak durumu ile iyi olmak/rahatsız olmak durumları esasen iki farklı boyutta değerlendirilebilir. Biyo-psiko-sosyal yaklaşım sağlığın biyolojik olduğu kadar, psikolojik ve toplumsal yönlerini de ele almaktadır.

8

Hasta Hakları Yönetmeliğine göre hasta kimdir ve hasta haklarının sınırı nasıl çizilmiştir?

Hasta Hakları Yönetmeliğine göre hasta “sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimse” olarak tanımlanmıştır. Hasta haklarının sınırı “sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin, sırf insan olmaları sebebiyle sahip oldukları ve T.C. Anayasası, milletlerarası antlaşmalar, kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklar” şeklinde belirlenmiştir.

9

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin yayımlanmasının ardından uygulamanın görünür bir şekilde başlaması ne zaman ve hangi düzenleme ile başlamıştır?

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin yayımlanmasının ardından uygulamanın görünür bir şekilde başlaması daha sonradır. Yönetmeliğin 1998 yılında yürürlüğe girmesine rağmen Sağlık Bakanlığı ancak 2003 yılında somut çalışmalara başlamıştır. Sağlık Bakanlığı, 15.10.2003 tarihinde “Sağlık Tesislerinde Hasta Hakları Uygulamalarına İlişkin Yönerge”yi yayınlayarak yürürlüğe sokmuş ve ilk etapta ülke çapında Sağlık Bakanlığına bağlı 60 hastanede pilot uygulamayı başlatmıştır. Bu yönerge hükümleri doğrultusunda “Hastane Hasta Hakları Kurulları” oluşturulmuş ve hasta başvuruları bu kurulda değerlendirilerek sonuca bağlanmıştır. Pilot hastanelerde uygulamalar sırasında karşılaşılan güçlüklerin, sorunların ve eksikliklerin tespit edilmesinin ardından 2005 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşları kapsayan “Hasta Hakları Uygulama Yönergesi” 26/04/2005 tarih ve 3077 sayılı yürürlüğe girmiştir.

10

2005 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşları kapsayan “Hasta Hakları Uygulama Yönergesi” hasta haklarının uygulamasında hangi değişikliklere yol açmıştır?

2005 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşları kapsayan “Hasta Hakları Uygulama Yönergesi” hasta haklarının uygulamasında önemli bazı değişiklikler olmuş; “Hasta Hakları Kurulu”na daha fazla sivil üyenin katılımı sağlanmıştır. Yönergenin getirdiği bir başka değişiklik ise Sağlık Mü­dürlüğü bünyesinde ildeki hasta hakları uygulamasının yürütülmesi ve denetlenmesi için “Hasta Hakları İl Koordinatörlüğü”nün kurulmasını getirmesidir. 2005 Mayıs ayında İl Sağlık Müdürleri ile Hasta Hakları İl Koordinatörleri, Sağlık Bakanlığınca hasta hakları uygulamaları ile ilgili eğitime alınmışlar; akabinde ise il koordinatörleri resmen göreve başlamışlardır. İl koordinatörlerinin sorumluluğunda hasta hakları uygulamalarının tüm ile yaygınlaştırılması için çalışmalar başlamış, hastanelerde belirlenen hasta hakları kurul başkanları ve hasta hakları birim sorumluları eğitime alınmıştır. İlk etapta 2005 yılı sonuna kadar illerde bulunan 100 yatak ve üstü hastanelerde; 2006 yılı sonuna kadar ise 100 yatak altı ilçe hastanelerde uygulamalar başlatılmıştır.

11

2014 yılında Hasta Hakları Yönetmeliği’ndeki önemli değişiklikler hangileridir?

Hasta hakları alanında yeni ihtiyaçların ortaya çıkması ve sistemin daha da iyileştirilmesi için 2014 yılında Hasta Hakları Yönetmeliği’nde önemli değişikliklere gidilmiştir. Bu değişikliklerin en başında hastane hasta hakları kurullarının kapatılarak Sağlık Müdürlükleri bünyesinde merkezî hasta hakları kurulları oluşturulmuştur. Ayrıca kurulun üye yapısı da değiştirilmiştir. Hastane hasta hakları birimlerinin adı değiştirilerek “Hasta İletişim Birimi” hâline getirilmiştir. Aralık 2016 tarihinde Hasta İletişim Birimlerin adı tekrar “Hasta Hakları Birimi”ne döndürülmüştür. Yönetmelik değişikliği ile sağlık hizmeti verilen tüm kurum ve kuruluşlar kapsam içerisine alınmış; ildeki tüm hasta başvurularının değerlendirilmesi sağlık müdürlüklerindeki hasta hakları kurullarının yetkisine verilmiştir.  Hasta hakları çalışmalarının uygulamaya dönük ayrıntıları, Hasta Hakları Uygulamaları (Sağlık Bakanlığı, 2014/32) Genelgesinde belirlenmiştir. İlgili genelgede Hasta Hakları İl Koordinatörlüğü, İl Sağlık Müdürlüklerinde hasta hakları uygulamalarının il genelinde koordine edilmesi, denetlenmesi ve hasta hakları kurullarının çalıştırılması görevlerini yürütmektedir. Başvurular internet tabanlı hasta başvuru bildirim sistemi (HBBS) üzerinden düzenlemekte ve süreçler bu sistem üzerinden takip edilmektedir. İl koordinatörü olarak görevlendirmek için sayılan mesleklerden biri de tıpkı hasta hakları birim sorumlusunda olduğu gibi “Sosyal Hizmet Uzmanı” olmaktır. Hasta hakları kurulları, sadece hasta başvurularına göre ihlal olup olmadığına bakmamakta aynı zamanda sağlık kuruluşları ile ilgili düzeltici işlem kararları da almaktadırlar. Genelgeye göre hasta iletişim birimlerinde çalışacak “hasta iletişim (hakları) birim sorumlusu”nun öncelikli olarak hasta hakları konusunda eğitimi bulunan sosyal hizmet uzmanı, psikolog, iletişim fakültesi mezunları ya da müfredatında iletişim, halkla ilişkiler dersi bulunan fakülteler olmak üzere en az lisans eğitimli kişiler arasından …” seçileceği vurgulanmaktadır.

12

Hasta haklarının uygulanması ile ilgili birim sorumlusuna hangi görevler tanımlanmıştır?

Hasta iletişim (hakları) birim sorumlusuna verilen görevler arasında hastalarla görüşme yapma, sorunları yerinde çözme, çözülemeyen sorunları sisteme kaydetme, ilgilere ve hastalara sonuçlar hakkında bilgi verme gibi sistematik görevler yüklenmektedir. Ayrıca kurumdaki eğitim programlarını hazırlama, organize etme ve yürütme de görevleri arasındadır. Hasta iletişim (hakları) birimine yapılan başvurular ve kurulda görüşülen dosyaların gizliliğine yapılan vurgular da önemlidir.

13

Hekimlerin tamamen kendilerine odaklı bir davranışı seçmesiyle birlikte hangi durumlar gözlenmektedir?

Hekimi merkez alan davranışların başında bilgi toplamak, analiz etmek ve belirtileri kendi kafasındaki bir teşhise göre yorumlamak ve yönlendirmek bulunmaktadır. Hekimlerin tamamen kendilerine odaklı bir davranışı seçmesiyle birlikte aşağıdaki durumların ortaya çıktığı görülmektedir:

  1. Hastaya çok az zaman ayırma (5 dk. veya daha kısa)
  2. Hastanın dile getirdiği ilk semptom üzerine gitmekte ısrarlı olma
  3. Hastanın duygularıyla ilgilenmek konusun­da belirgin bir isteksizlik sergileme
  4. Hasta ile yakınlaşmaktan kaçınma ve etkili iletişim kurmama
14

Hasta haklarının uygulanmasında kritik rol oynayan iletişim sürecinin işlevleri nelerdir?

Hasta hakları uygulamaları, terapötik iletişimin görüldüğü tüm ilişki sahalarında ciddi bir şekilde ele alınması gereken temel haklar dizisidir. Hasta ile sağlık çalışanı arasında kurulacak iletişimin niteliği hasta memnuniyetini ciddi oranda etkilemektedir. Sadece hasta memnuniyetini değil, hastanın önerilere uymasını, moralinin yükseltilmesini, söylenenlere inanmasını da etkilemektedir. Herkesin konuşuyor olması doğru iletişimi kuracağı anlamına gelmemektedir. Sağlık alanında doğru iletişimi kurmak ve yönlendirmek sağlık personelinin sorumluluğundadır. Hastaların bilgilendirilmesinde kullanılan iletişim, hastanın sağlık davranışları üzerinde belirleyicidir. Hizmet sunumu sırasında bu husus akıldan çıkarılmamalıdır. Hastanın anlamasının sağlanması, sağlık iletişimin en temel hareket noktası olmalıdır.

15

Hasta hakları yönetmeliğinde hastaların bilgi alma hakkı kapsamında sağlık hizmetlerinden faydalanma usulünü öğrenme haklarına ilişkin bilgi verilen konular nelerdir?

Hastalara

  1. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği
  2. Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi
  3. Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri
  4. Muhtemel komplikasyonları
  5. Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri
  6. Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri
  7. Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri
  8. Gerektiğinde aynı konuda tıbbi yardıma nasıl ulaşabileceği hususlarında bilgi verilir.
16

Hasta mahremiyeti kapsamında yer alan boyutlar hangileridir?

Hasta mahremiyeti kapsamında

  1. Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,
  2. Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan temas gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,
  3. Tıbben sakınca olmayan hâllerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,
  4. Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,
  5. Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,
  6. Sağlık harcamaları boyutları yer almaktadır
17

Hastanın özerkliği ilkesinin somut hukukta karşılığını bulması hangi kavramla gerçekleşmiştir?

Hastanın özerkliği ilkesinin somut hukukta karşılığını bulması aydınlatılmış onam kavramının kullanımı ve işe koşulması ile gerçekleşmiştir.

18

Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları ve Uluslararası Sosyal Hizmet Okulları Birliğine göre sosyal hizmet nasıl tanımlanır?

Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları ve Uluslararası Sosyal Hizmet Okulları Birliğine göre sosyal hizmet, sosyal değişme ve kalkınmayı, sosyal içermeyi, insanların güçlendirilmesi ve özgürleşmesini hedefleyen uygulama temelli bir meslek ve akademik bir disiplindir.

19

Tıbbi sosyal hizmet uzmanları hangi konularda inceleme ve değerlendirmeler yapmaktadırlar?

Tıbbi sosyal hizmet uzmanları hastaların yaşam koşulları, çevreleri, alışkanlıkları, kişilikleri ve benzeri psikososyal özelliklerine ilişkin sosyal incelemeler ve değerlendirmeler yaparlar.

20

Tıbbi sosyal hizmet alanında çalışan sosyal hizmet uzmanları, mesleki uygulamalarını gerçekleştirirken hangi mesleki rollerini yerine getirirler?

Tıbbi sosyal hizmet alanında çalışan sosyal hizmet uzmanları, mesleki uygulamalarını gerçekleştirirken yönetici, planlayıcı, eğitimci, savunucu, kolaylaştırıcı ve ara bulucu gibi mesleki rolleri yerine getirirler.

Ünite 2 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç