Osmanlı vakıf sisteminin kökenlerine dayanan ve II. Abdülhamid Dönemi’nde (1876-1809) şekillenen, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra ise modern bir içeriğe kavuşan “içtimai muavenet” kavramı, sosyal yardımın dönüşümünde önemli bir dönüm noktasını temsil eder. Bu kavram, geçmişteki sosyal yardım uygulamalarından günümüz refah devleti anlayışına uzanan bir geçişin izlerini taşır. Aralarında belirgin farklılıklar olmakla birlikte, muhtaç kişilere yönelik resmî, yarı resmî ve gönüllü kuruluşlar tarafından yapılan parasal ve hizmet desteklerini kapsayan sosyal yardımın, geçmişten günümüze temel amacı, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek ilkesi etrafında şekillenir. Ancak savaş ve barış gibi dönemsel koşulların yoksulluk algısını etkilediği ve sosyal yardımın da bu değişen şartlara göre uyum sağladığı unutulmamalıdır.