AÖF Soru Bankası
SHZ181U · Ünite 4

Sosyal Hizmette Temel Yaklaşımlar

  • 20 soru-cevap
  • Sosyal Hizmet Mesleğine Giriş
1

Genelci uygulama kavramı hakkında bilgi veriniz?

Genelci uygulamada kullanılan çeşitli uygulama kuramları sosyal hizmet uzmanlarını bilgilendiren haritalar gibidir. Genelci uygulama çeşitli insan ihtiyaçlarının karşılanmasına mikro, mezzo ya da makro uygulama yöntemleriyle cevap verebilmeyi gerektirmektedir. Kuram ve yaklaşımlar genelci sosyal hizmet uygulamasında sosyal hizmet uzmanlarının çocuklara, yetişkinlere, ailelere ve topluluklara değerlendirme, planlama ve müdahale etme şeklini etkilemektedir

2

Sosyal hizmet uygulamasında kuramların temel noktaları nelerdir?

Kuramların temel noktaları aşağıdaki şekilde ifade edilebilir:


• Kuramlar, çevremize ilişkin bilgilerimizi düzenli bir şekilde tanımlayan ve açıklayan genelleştirilmiş fikirler kümesidir.
• Kuram hem bilgiden hem de uygulamadan farklıdır.
• Tüm uygulamalar, sosyal hizmetin ne olduğuna, nasıl hareket ettiğine ve müracaatçının dünyasına ilişkin biçimsel ve biçimsel olmayan tüm kuramlardan etkilenir.
• Bakış açıları, çerçeveler, modeller ve açıklayıcı kuramlar uygulama kuramlarının dört türüdür ve genellikle birbirlerini tamamlar.
• Kuram, fikirleri ve içinde yaşadığımız dünyayı anlamamıza ve kıyaslamamıza yardımcı olur. Şeffaf ve öz-disiplinli profesyoneller olmamıza yardımcı olurken bizlere uygulamaya yönelik çerçeve sunarlar.

3

Yöntem kavramını tanımlayınız?

Yöntem: Belirli olgularla karşılaşıldığında ne yapılacağını belirler. Sosyal hizmet uzmanlarının müracaatçılarla çalışırken belli görevleri yerine getirmek ve belli hedeflere ulaşmak için müdahalede kullandıkları teknikler ve yaklaşımlar olarak tanımlanabilir.

4

Sibeon'a göre sosyal hizmet kuramlarının türleri hakkında bilgi veriniz?

Sibeon kuramı üç tür olarak ele almaktadır: Sosyal hizmetin ne olduğuna ilişkin kuramlar, sosyal hizmetin anlamına ilişkin söylemin bir parçasıdır. Söylemler, makalelerdeki veya konferanslardaki tartışmalarda fark edilebilen insanlar arasındaki anlaşmazlıklardır. Sosyal hizmetin nasıl yapıldığına ilişkin kuramlar, uygulama kuramlarıdır. Hedeflere nasıl ulaşılacağına ve nasıl başarılacağına yönelik düşüncelerdir. Müracaatçının dünyasına yönelik kuramlar, sosyal hizmet uzmanlarının ilgilendiği sosyal gerçeklere ilişkindir. Örneğin çocuk gelişimine yönelik fikirler ya da ailelerin ve örgütlerin sosyolojisi tartışıl-maktadır. Sosyal hizmet kuruluşlarında çocuklarla ve aileleriyle çalışan sosyal hizmet uzmanlarınınbu konular hakkında bilgi sahibi olması beklenmektedir.

5

Kuramlar ile ilgili Wash tarafından yapılan sınıflandırma hakkında bilgi veriniz?

Kuramlar ile ilgili bir başka sınıflandırma Wash tarafından yapılmıştır. Wash kuramları vaka kuramları, orta düzey kuramlar ve büyük kuramlar olarak sınıflandırmaktadır. Buna göre; vaka kuramları bir kişinin davranışını açıklar. Örneğin eşini istismar eden birisinin davranışını açıklarken vaka kuramları kullanılabilir. Sosyal hizmet uzmanları rutin olarak müracaatçılarının davranışlarının nedenleri hakkında kuramlar geliştirirler. Orta düzey kuramlar bir dizi vakayı veya olayı açıklar. Örneğin, eşlerini istismar eden işsiz alkolik erkeklerin davranışlarını açıklarken orta düzey kuramların kullanılması hem istismara ilişkin hem de bağımlılığa ilişkin davranış örüntülerini açıklamaya olanak sağlar. Klinik sosyal hizmet uzmanı, belirli bir alana özgü uzmanlık geliştirdikçe müracaatçıların davranışlarının nedenlerini anlamaya yönelik kuramlar geliştirir. Büyük kuramlar, tüm olay ve vaka dizilerini açıklamaya çalışır. Örneğin Freud’un psikoseksüel gelişim kuramı veya Piaget’in bilişsel gelişimin aşamalarına dair kuramı gibi. Freud, Erikson, Gilligan, Kohlberg, Piaget, Skinner ve diğerleri tarafından geliştirilen evrensel insan davranışı kuramları sosyal hizmet okullarında öğretilmektedir.

6

Payne'ye göre uygulama kuamları kaç yaklaşımdan oluşur açıklayınız?

Payne, uygulama kuramlarının perspektif, çerçeve, model ve açıklayıcı kuram olmak üzere dört farklı yaklaşımdan oluştuğunu belirtmiştir. Bunlar:


• Perspektifler/Bakış Açıları: Perspektif belirli durumları anlamak için bir bakış açısı veya çerçeve sunar. Perspektif kavramı kuramdan biraz farklıdır, çünkü perspektif bir olguyu her zaman tasvir etmez ve onun hakkında tahminde bulunmaz. Perspektifler tutarlı değer ve ilkeleri temel alan düşünme biçimleridir. Uygulayıcılara, genel yol gösterici ilkelere göre hareket etme olanağı sağlar. Karşılaştığınız bir durumda nasıl davranmanız gerektiğini bakış açınızdan çıkarırsınız. Perspektifleri tanımlamak ve ölçmek güçtür. Bu nedenle perspektifler daha az ampirik kanıt sunarlar ancak alanda uygulanabilir ve daha geniş sosyal hizmet bilgi temeli içinde faydalı oldukları kanıtlanmıştır. Farklı perspektifleri kullanmak, olayları farklı açılardan görmeye yardımcı olabilir. Perspektiflere örnek; güçler perspektifi, çevresi içinde birey perspektifi, hümanist yaklaşım verilebilir.

Çerçeveler: Bakış açılarına göre daha somut ve daha az değer temellidir. Karşılaşacağımız çeşitli durumların kapsamını ve aralarından seçim yapabileceğimiz yöntemler dizisini belirleyerek kararlarımıza temel oluşturup bize yardımcı olabilirler. Ekolojik sistem teorisi, kriz teorisi ve görev merkezli teoriler çerçevelere örnek verilebilir.

Modeller: Belirli bir durumla karşılaştığımızda net bir eylemler dizisi oluşturan çerçevelerdir. Bir model, araştırma ve uygulama deneyimine dayanan ve sorunlara çözüm sunabilen organize bir dizi kılavuz ve prosedürdür. Dolayısıyla bir model belirli yaklaşımların yapılandırıldığı belirli bir yolu ifade eder ve böylece müdahale sırasında uyulması gereken kalıp benzeri yönergeler ve prosedürler
oluşturarak bir dizi bilgiyi sistematik bir şekilde düzenler. Bu sayede uygulamada karşınıza çıkan farklı durumlarda ihtiyaç duyulan yararlı bilgiyi seçebilirsiniz. Çözüm odaklı kısa terapi ve motivasyonel görüşme modellere örnek gösterilebilir. Bir başka örnek kriz müdahalesi için verilebilir. Buna göre kriz müdahalesi uygulama kuramı değil uygulama modeli olarak tanımlanmaktadır.

Açıklayıcı Kuramlar: İnsan ve toplum davranışına yönelik araştırmaya dayalı temeller sunan, bir durumun neden gerçekleştiğini bilerek ve istenen sonucu elde etmek için atılması gereken adımların kanıtlarla desteklendiği modellerdir. Açıklayıcı kuramlara örnek olarak bilişsel kuram, davranışçı kuram verilebilir.

7

Sosyal hizmet uygulamalarında hangi kuramların kullanılacağına ilişkin görüşler hakkında bilgi veriniz?

Sosyal hizmet uygulamalarında hangi kuramların kullanılacağına ilişkin birçok görüş bulunmaktadır. Bu görüşler uzman yaklaşımı, eklektik yaklaşım, seçici ödünç alma ve iki kuramı birleştirme olarak sıralanabilir:
• Uzman yaklaşımı: Sosyal hizmet uzmanlarının uygulamada tek bir kuram kullanmayı seçmesi ile tanımlanır. Tek bir kuram ile müdahalede bulunmanın avantajı, tek bir kuramı okumak, araştırmak ve eğitimine katılmayı gerektirir. Bu seçim, daha sonra bu kuramın teknik uygulamasında uzman
olma konusunda gelişmeyi sağlar. Dolayısıyla bir kuram ile sosyal hizmet uzmanları ileri beceriler geliştirme şansı bulurlar. Ancak diğer kuramlar hakkında bilgileri azdır ve bu durum sosyal hizmet uzmanının kullanabileceği müdahale alanı ile sınırlıdır.
• Eklektik yaklaşım: Sosyal hizmet uzmanlarının uygulamalarına çoklu kuramları entegre etmesidir. Bu durumda sosyal hizmet uzmanı birçok kuramda makul bir yetkinliğe ve bilgiye sahiptir. Bu yaklaşımın yararı çok fazla esneklik sunması ve müracaatçı isteklerine cevap vermesidir. Dezavantajı ise sosyal hizmet uzmanlarının çok sayıda kuramı bilmesini gerektirmesidir.

• Seçici Ödünç Alma Yaklaşımı: Bu yakla-şım öncelikle bir birincil kuram seçmeyi vedaha sonra gerektiğinde bu kuramı diğerkuramların müdahaleleriyle desteklemeyiiçerir. Uzman ve eklektik yaklaşımlar ara-sında uzlaşmayı temsil eden bir yaklaşım-dır. Bu yaklaşımı benimseyen sosyal hiz-met uzmanı öncelikle bir kuramı birincilolarak belirler ve bu kurama ve nasıl uy-gulandığına dair uzmanlık bilgisini gelişti-rir. Bu kurama ilişkin yetkinlik kazanıncaçeşitli kuramlara dayanan çok sayıda ekmüdahaleleri inceler.

• İki Kuramı Birleştirme Yaklaşımı: Buyaklaşım iki temel kuram seçmeyi ifadeeder. İki kuram seçimi, esneklik yaratırkenileri beceri ve uzmanlık geliştirmenin faydalı bir yolu olabilir. Bu yaklaşıma örnek olarak Bilişsel Davranışçı Terapi verilebilir.Bu yaklaşımda kuramcılar davranışçılığınkuramsal ilkelerini bilişsel kuram ile birleştirdiler. Bu yaklaşımın güçlü yanı, uzmanlık uygulanırken kuramsal perspektifinde genişliyor olmasıdır. Sosyal hizmetuzmanları bu yaklaşımı tercih ediyorsa,hedef grupları ve hizmet sundukları prob-lem alanlarını en iyi karşılayacak iki kuram belirleyebilirler.

8

Kuram hangi işlevleri yerine getirmektedir?

Kuram aşağıdaki işlevleri yerine getirir :
• Karmaşık olayları basitleştirmek ve uygulayıcının dikkatini müracaatçının hayatındaki keşfedilmesi gereken düşüncelere, duygulara, davranışlara ve olaylara odaklar.
• Sosyal hizmet uzmanının nedensel ilişkiler kurmasına ve böylece danışanın gelecekteki davranışını tahmin etmesine yardımcı olur.
• Müdahale sonuçlarını seçme görevini basitleştirir.
• Potansiyel olarak etkili müdahale konusunda sosyal hizmet uzmanının seçimlerine rehberlik eder.
• Mantıksız prosedürlere karşı koruma çünkü “kendinden daha büyük” bir düşünce yapısına bağlılık, profesyonel öz disiplini destekler.
• Çeşitli hizmet sağlayıcıların çalışmalarını etkili bir şekilde koordine etme yeteneği olarak sosyal enerjiyi harekete geçirmek, kişinin kendi teorik temellerini ve diğer sağlayıcıların teorik temellerini anlamasına bağlıdır.
• Sosyal hizmet uzmanının bilgi gelişimini bir klinik durumdan diğerine kümülatif hâle getirir ve müracaatçılar arasında bir düzeyde genellemeyi teşvik eder.

9

Kuramın uygulamadaki yararlarına ilişkin düşünceleri açıklayınız?

Kuramın uygulamadaki yararlarına ilişkin farklı fikirler yer almaktadır. Payne bu düşünceleri dört grupta toplayarak şu şekilde özetlemektedir:
• Kuram, fikirleri anlamamıza ve karşılaştırmamıza yardımcı olur. Kesin olmayan şeyleri ortaya çıkardığı için önemlidir.
• Kuram açıklama ve kavrama sunar. Karmaşayı düzenlediği için önemlidir. Sosyal hizmet uzmanları da karmaşık insan davranışlarıyla ve sosyal sorunlarla çalıştıkları için harekete geçerken neye odaklanacaklarını düşünmeye gereksinim duyar.
• Kuramlar uygulama için çerçeve sunar. Özellikle karmaşık durumlarda ne yapılacağının bilinmesine olanak sağladığı ve rehber olduğu için önemlidir.
• Hesap verebilir, öz-disiplinli profesyoneller olunmasına olanak sağlar. Müracaatçılar, meslektaşlar ve kuruluşlar, uygulayıcıların ne yaptıklarını ve neden yaptıklarını sorguladıkları için önemlidir.

10

Sosyal hizmet uygulamasında kullanılan kuram ve yaklaşımlar nelerdir?

Günümüzde sosyal hizmet uygulamasında birçok yaklaşım ve kuram kullanılmakta olup bu bölümde uygulamada sıklıkla kullanılan sistem kuramı, ekolojik sistem kuramı ve güçler yaklaşımı ve güçlendirmeden bahsedilecektir.

11

Sistem kuramını açıklayınız?

Özünde biyolojik bir kuram olan sistem kuramı, organizmaların tümünün birer sistem olduğunu, alt
sistemlerden oluştuğunu ve üst sistemlerin parçası olduğunu ileri sürmektedir. Bu teorinin geliştirilmesindeki amaç, sistemin çeşitli parçalarının karmaşık ilişkilerini açıklama ihtiyacı ve bu farklı parçaların nasıl etkileşime girerek bir bütünü yarattığıdır. Sistem kuramını kullanmak, sistemlerin birbirine bağlı olan doğasını kavramakla ilgilidir. Bu nedenle sistem kuramı bir bileşenin değiştirilmesinin sadece bu sistemin bileşenlerini değil, bir bütün olarak sistemi değiştirdiğinin kabul edilmesi gibi bütüncül bir bakışı kapsamaktadır.

12

Sistem kuramına ilişkin temel varsayımlar hakkında bilgi veriniz?

Sistem kuramının anlaşılması açısından kuramın temel varsayımlarını bilmek önemlidir. Buna göre öncelikle (1) Sistemin bütünü, parçaların toplamından daha fazladır. Bir sistem birbirini etkileyen,
birbirine bağlı pek çok parçadan ve alt sistemden oluşmaktadır. Alt sistemlerin her birinin bir amacı
bulunmaktadır. Birey ele alınırken alt parçalar tek başına düşünülmemeli bir bütün olarak birlikte ele
alınmalıdır. (2) Sistemin parçaları birbirine bağlı ve karşılıklı bağımlıdır. Sistemin bir parçasında oluşan değişim, sistemin diğer parçalarında da değişime neden olur. Bu nedenle sistemi incelemek isteyen biri mutlaka sistemin diğer parçalarla nasıl bağlı olduğuna bakmalıdır. (3) Bir sistem doğrudan ya da dolaylı olarak diğer sistemlerden etkilenir. Sistemler aynı zamanda diğer sistemlerden de etkilenir ve onları etkiler. (4) Tüm sistemlerin sınırları vardır. Her sistemin kendini diğer sistemlerden ayıran bir sınırı bulunmaktadır. (5) Tüm sistemler dengede ve iç denge durumunda kalmaya ihtiyaç duyar. Sistemler bazen amaçlarına ulaşırken dengesizlik yaşarlar
veya engellerle karşılaşırlar. Sistemin iç denge durumuna döndürülmesi önemlidir.

13

Pincus ve Minahan’a göre başlıca sosyal hizmet sistemlerini açıklayınız?

Pincus ve Minahan’a (1973) göre başlıca sosyal hizmet sistemleri şu şekildedir:
• Değişim Ajanı Sistemi: Değişimi kolaylaştıran sistemdir. Sosyal hizmet uygulayıcıları, sosyal hizmet kurumları, kaynaklar ve politikalar değişimi kolaylaştıran sistemlere örnek verilebilir.
• Müracaatçı Sistemi: Sosyal hizmetlerden faydalanması beklenen kişilerdir. Değişim ajanı sisteminin birlikte çalıştığı yardım arayan bireyler, gruplar, aileler ve topluluklar müracaatçı sistemini oluşturur.

Hedef Sistem: Değişim ajanı sisteminin hedeflerine ulaşmak için değiştirmeye çalıştığı kişiler hedef sistemi oluşturur. Hedef sistem, sosyal hizmet müdahalesinin hedeflerine ulaşmak için müracaatçı sisteminin çıkarları doğrultusunda etkilenmesi gere- ken veya değişmesi gereken kişiler, gruplar ve/veya topluluklardır.
• Eylem Sistemi: Değişim ajanı sisteminin hedeflerine ulaşmak için birlikte çalıştığı kişiler ve diğer sistemler eylem sistemini oluşturur. Eylem sistemi, sosyal hizmet müdahalesinin hedeflerine ulaşmak için sosyal hizmet uzmanı tarafından kullanılan top-lumdaki kişiler ve kaynaklardır. Sosyal hizmet uzmanı yukarıda tanımlanan sistemleri ele alırken bu sistemlerin çoğunlukla aynı olduğunu fark edebilir. Örneğin müracaatçı sistemi ve hedef sistem aynı olabilir.

14

Ekolojik sistem yaklaşımı hakkında bilgi veriniz?

Genel sistem kuramının bir formu olan ekolojik sistem yaklaşımı, ekolojik terminolojiyi kullanarak
çocuk gelişimini tanımlayan Amerikalı çocuk psikoloğu Urie Bronfenbrenner'in çalışmalarına dayanmaktadır. Sistem kuramı ve ekolojik sistem yaklaşımı temel kabullerinde ve varsayımlarında oldukça benzerdirler ancak her birine ait farklı terminoloji yer almaktadır. Ekoloji ve sistem kuramları ayrı çerçeveler olarak geliştirilmiş olsa da insan davranışının altında yatan nedenleri açıklamalarındaki benzerlikleri nedeniyle genellikle ekosistem yaklaşımı veya ekolojik sistem kuramı olarak tanımlanmaktadır. Sistem kuramı ve ekolojik yaklaşım birbiriyle bağlantılı kuramlar olup sosyal hizmet uygulamasında değerlendirme için bir çerçeve sağlayarak sosyal hizmet uzmanının müdahalede bulunabileceği çeşitli hedef alanlarını belirlemeye yardımcı olur. Ekosistem yaklaşımı, kişiye ne yapması gerektiğini söyleyen bir uygulama modeli değil, vakalara nasıl bakılacağını söyleyen bir çerçeve olarak anlaşılmalıdır.

15

Ekolojik sistem yaklaşımın temel kavramları hakkında bilgi veriniz?

Ekolojik sistem yaklaşımı birbiriyle sürekli etkileşim hâlinde olan iç içe geçmiş beş yapıdan oluş-
maktadır. Bronfenbrenner, iç içe geçmiş bu yapıların çocuğun gelişimi üzerindeki etkilerini açıklamaya çalışmıştır. Ekolojik yaklaşıma göre iç içe geçmiş sistemler ve bu sistemlerin birbiriyle olan etkileşimi çocuğun gelişimini açıklamaya olanak sağlamaktadır. Ekolojik yaklaşımı anlayabilmek için öncelikle bu yapıların ve neleri kapsadığının bilinmesi oldukça önemlidir. Bu yapılar; Bronfenbrenner (1979) tarafından mikrosistem, mezosistem, egzosistem, makrosistem ve kronosistem olarak tanımlanmıştır.

16

Ekolojik sistem yaklaşımın temel kavramlarını açıklayınız?

Mikrosistem
Mikrosistem, gelişmekte olan kişinin yüz yüze ortamda deneyimlediği faaliyetler, kişiler arası ilişkiler
ve roller örüntüsüdür. Mikrosistemde yakın çevre ile etkileşim ve aktivite söz konusudur. Bireyin birlikte yaşadığı aile, okul, akran grubu ve iş yeri gibi ortamlar mikrosistemi içerir . Bu sistemde çocuk ebeveyni, arkadaşları ve öğretmenleriyle doğrudan etkileşim kurabilir. Sosyal hizmet uygulaması için müracaatçı üzerinde en fazla etkiye sahip sistemleri anlamak esastır. Örneğin bir çocuk için en fazla etkiye sahip sistemler; ebeveynler, kardeşler, akranlar ve öğretmenlerdir.

Mezosistem
Mezosistem gelişmekte olan kişiyi içeren iki veya daha fazla bağlam arasında meydana gelen bağlantıları ve süreçleri içerir. Bir başka ifadeyle mezosistem, mikrosistemlerden oluşan bir sistemdir ve mikrosistemdeki sistemler arasındaki ilişkileri ya da doğrudan etkileşimleri ifade eder . Mezo-sisteme aile ve okul, aile ve arkadaşlar arasındaki etkileşimler örnek verilebilir. Sosyal hizmet uygulaması yapan sosyal hizmet uzmanları genellikle sistemler arasındaki ilişkilerin müracaatçının gelişimini engelleyip engellemediğine bakar. Örneğin çocuk refahı alanında çalışanlar çocuklarla ebeveynleri arasındaki ilişkilere bakarak bu etkileşimlerin sağlıklı çocuk gelişimini destekleyip desteklemediğini değerlendirirler.

Ekzosistem

Ekzosistem, bireyin aktif rolünün olmadığı bir ortamla bireyin aile gibi yakın bağlamı arasındaki bağ-lantılardan oluşan ve bireyin yaşadığı yakın ortamdaki süreçleri dolaylı olarak etkileyen olayların meydanageldiği iki veya daha fazla ortam arasında meydana gelen bağlantıları ve süreçleri içerir. İki sistem arasında-ki etkileşim başka bir sistem üzerinde dolaylı etki yarattığında ekzosistem meydana gelir. Ekzosistemler çocuğun gelişimi üzerinde dolaylı yoldan etkilerde bulunur.Ekzosisteme bir çocuğun ebeveyninin iş yeri, arkadaş grubu, ağabeyinin okulu örnek verilebilir. Örneğin,iş yerinde yeni kurulan bir sistem nedeniyle stresi artan bir annenin eve geldiğinde, iş yerindeki stresnedeniyle çocuklarına bakım vermede yetersiz kalması, çocukların, annelerinin işvereniyle doğrudan birilişkileri olmasa da bu durumdan etkilenmeleri örnek verilebilir.

Makrosistem

Makrosistemler, belirli bir kültür veya alt kültürün mikro, mezo ve ekzosistem özelliklerinin kapsayıcıbağlamından oluşur ve özellikle inanç sistemlerine, bilgi birikimine, maddi kaynaklara, geleneklere, yaşamtarzlarına, fırsatlara ve yaşam seyrine atıfta bulunur (Bronfenbrenner, 1979; Bronfenbrenner, 1994). Birmakrosistem müracaatçının hayatını etkileyen daha büyük bir sistemdir. Makrosistemler sağlık sistemini,kültürü, devlet yardımı için kimlerin uygun olduğunu belirleyen ulusal yardım politikalarını içerebilir.

Kronosistem

Kronosistem, yalnızca kişinin özelliklerinde değil, aynı zamanda kişinin yaşadığı çevrede de zamaniçinde meydana gelen değişim ve tutarlılığı kapsar. Kronosistem müracaatçıyı etkileyen olaylar olarakifade edilebilir. Örneğin, aile yapısında, sosyoekonomik statüde, istihdamda, ikamet yerinde ya da günlükyaşamın yoğunluğu ve becerilerinde yaşam boyu meydana gelen değişiklikler kronosistem içerisinde yeralır. Bronfenbrenner, (1986) yaşam boyu meydana gelen geçişlerin gelişimsel de-ğişim için doğrudan itici güç oluşturduğunu vurgulamaktadır. Ekolojik yaklaşım da tam da bu noktada biryaşam aşamasından diğerine geçerken, bireyler, aileler ve küçük grupları geçici sorunları ve gereksinimleriolanlar olarak ele almaktadır.

17

Güçler yaklaşımı hakkında bilgi veriniz?

Güçler yaklaşımı, güçlendirme kavramı ile yakından ilgilidir. Güçlendirme Barker tarafından “bireylere, ailelere, gruplara ve topluluklara bireysel, bireyler arası, sosyo-ekonomik ve politik güçlerini arttırma ve durumlarını iyileştirmeye doğru bir etki geliştirme süreci” olarak tanımlanmaktadır.

18

Güçler yaklaşımına yol gösterici ilkeler nelerdir sıralayınız?

Güçleryaklaşımına yol gösterici ilkeler birçok yazar tarafından belirlenmiş olup en temel ilkeler şu şekildesıralanabilir :

• Tüm insanların, ailelerin, grupların ve toplulukların kendine özgü güçlü yönleri vardır.

• Travma, istismar, hastalık ve mücadele insanlar, aileler, gruplar ve topluluklar için zarar verici olabilir ancak bunlar aynı zaman-da değişim ve fırsat kaynağı da olabilir.

• Tüm insanlar, aileler gruplar ve toplumlarınbüyüme ve gelişme kapasitesi vardır.

• Tüm insanlar, aileler, gruplar ve toplumlarkendi yaşamlarının uzmanıdır.

• Birey, grup ve topluluklara yapılacak destekve hizmetler, mümkün olduğunca doğal ortamlarda sağlanmalıdır.

• Hizmetler esnek kalmalı ve her müracaatçı-nın ihtiyaçlarına yanıt vermelidir.

• İnsan ilişkileri son derece değerlidir.

• Her çevre çok sayıda kaynaklarla doludur.

• Sosyal hizmet uzmanları müracaatçılarla işbirliği içinde çalışarak en iyi hizmeti sunmaya çalışırlar.

19

Güçler yaklaşımının temel kavramlarını açıklayınız?

Güçlü Yönler
Güçlü yönler kavramı tüm müracaatçıların,ailelerin ve toplulukların güçlü yanlarının  olduğu düşüncesine dayanır. Sosyal hizmet uygulamasındada güçlü yönlere odaklanan bir uygulama yapma-nın gerekliliği vurgulanmaktadır. Güçlü yönler herkişiye veya gruba ilişkin iç ve dış kaynaklar ve yete-neklerden oluşmaktadır. Örneğin insanların karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmalarında kullandıkları mizah duygusu, içgörü ve esneklik gibi birtakımkişisel özellikler iç güçlü yönlere örnek verilebilir.Bunun yanı sıra her bireye dışarıdan destek sağlayan geniş aile, bulunulan ortamdaki hizmetler vemekanizmalar gibi unsurlar da dış güçlere örnekverilebilir.Güçlü yönler bir durumdan diğerine değişir ve bağlamsaldır.

Dayanıklılık

Dayanıklılık kavramı zorlayıcı ve travmatik yaşantılarla karşılaşan insanların, bu zorlukların üstesinden gelerek hayatlarına devam etmeleri ve bazen de zorlu yaşantıların işlevselliklerini daha da güçlendirdikleri durumları tanımlamak amacıyla kullanılır. Örneğin zorlu koşullarda yetişen birçok çocuğun olumsuz koşullara rağmen sağlıklı bir ye- tişkin olması dayanıklılık için güzel bir örnek ola- bilir.

Umut

Güçlendirme yaklaşımında umut kavramınınoldukça büyük önemi vardır. Umut, olumlu sonuçların mümkün olabileceği inancını ifade etmektedir. Sosyal hizmet alanında çalışanlar dadahil olmak üzere müracaatçılar ve aileleri zamanzaman umutlarını kaybedebilirler. Özellikle çocuk refahı alanında çalışanlar, çocukların ailelerinindeğişim kapasiteleri konusunda sıklıkla umutsuzolabilirler. Umut, aynı zamanda müracaatçılarıniçinde bulundukları koşullarını nasıl gördüklerine dair sosyal hizmet uzmanına önemli çıkarımlarsağlar.

Kültürel Kimlik

Kültür, ırkla veya etnik kimlikle ilişkili olup birgrup insanın inançlarını, geleneklerini ve günlükfaaliyetlerini temsil etmektedir. Kültürel kimlik ileinsanlar belirli bir gruba ait olma duygusunu deneyimler. Sosyal hizmet mesleği kültürel yeterliliğigüçlü bir değer olarak kabul eder ve farklılıklara son derece önem verir.

İş Birliği

Güçlendirme yaklaşımında iş birliği kavramı müracaatçı-sosyal hizmet uzmanı çalışmasında iş birliğine dayalı bir yaklaşımın benimsenmesini ifade etmektedir. İş birliğine dayalı bir mesleki iliş- kinin geliştirilmesi, sosyal hizmet uzmanının eğitiminin ve deneyiminin müracaatçının yaşamlarıyla ilgili olarak sürdürdükleri uzmanlıkla bütünleştirilmesi anlamına gelir.

20

Güçlendirme yaklaşımını uygulamada kullanan sosyal hizmet uzmanının gerçekleştirmesi beklenen  bazı görevleri sayınız?

Sosyal hizmet uzmanının bazı görevleri gerçekleştirmesi beklenir. Bu görevler şu şekilde sıralanabilir:
• Müracaatçılara yönelik olumsuz damgaları ortadan kaldırmak.
• Ailedeki, örgütlerdeki ve toplumdaki kaynaklar konusunda bireylerin farkındalığını arttırmak.
• Müracaatçıların kendilerini güçlü ve değişim için motivasyonlu olarak görmelerine yardımcı olacak bilinç yapısını geliştirmelerine destek olmak.
• İnsanlara ve onların güçlerine, kaynaklarına, becerilerine ve hayallerine inanmak.
• Müracaatçıların kendi güçlerini görmelerini engelleyecek korumacı görüşleri reddetmek.

Ünite 4 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç