AÖF Soru Bankası
SHZ181U · Ünite 8

Sosyal Hizmet Alanları III

  • 23 soru-cevap
  • Sosyal Hizmet Mesleğine Giriş
1

Bağımlılık nedir?

Bağımlılık, bir madde arayışı olarak zararlı sonuçlara rağmen kullanıma devam etme isteği ile kişinin beden ve zihninde uzun vadeli değişikliklere neden olan bir hastalıktır. Bu durum en temelde bir ruh sağlığı bozukluğu ve önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul görmektedir. Bağımlılık biyolojik, psikolojik ve sosyal bileşenleri olan çok yönlü bir hastalıktır.

2

Bağımlı kişi nasıl tanımlanır?

Bağımlı; sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela olan kişi olarak tanımlanır.

3

Bireylerde bağımlılığın gelişimi hangi faktörlere dayanır?

Bireylerde bağımlılığın gelişimi çeşitli faktörlere dayanmaktadır. Genetik yatkınlık, bir bireyin bağımlılığa karşı duyarlılığını belirleyebilirken çevresel etkenler de önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle stres ve travma gibi olumsuz çevresel faktörler, bağımlılık davranışlarının ortaya çıkmasına ve devam etmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca bireyin yaşadığı çevredeki akran etkisi de bağımlılık riskini artırabilir, çünkü akran baskısı bağımlılık davranışlarının benimsenmesinde önemli bir faktördür. Bağımlılık ister maddeye yönelik isterse de davranışa yönelik olsun kişilerde olumsuz etkiler bırakmaktadır. Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede bireysel, biyolojik ve çevresel faktörlerin hepsi dikkate alınmalı ve uygun önlemler alınmalıdır.

4

Bağımlılık türleri nelerdir?

Bağımlılık; madde bağımlılığı, alkol bağımlılığı, kumar bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı, internet bağımlılığı, cep telefonu bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı ve aşırı teknoloji kullanımı gibi çok çeşitli davranışları ve maddeleri kapsar. Bağımlılık yalnızca maddeyle ilgili bozukluklarla sınırlı olmayıp aynı zamanda sosyal bağlılık üzerinde önemli etkisi olan davranışsal bağımlılıkları da içerir. 

5

Bağımlılık tedavisi neleri kapsar?

Bağımlılık tedavisi genellikle tıbbi müdahale ve davranışsal müdahalelerin bir arada gerçekleştirilmesi
ile sağlanır. İilaçlar yoksunluk belirtilerini yönetmek ve istekleri azaltmak için kullanılabilir. Bilişsel-davranışçı terapi ve durumsallık yönetimi gibi davranışsal terapiler, bağımlılıkla ilişkili uyumsuz düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeyi amaçlar. 

6

Sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılığının bireysel ve toplumsal etkileri nelerdir?

Bağımlılıkla ilgili yapılan araştırmalar, sosyal medya bağımlılığının psikolojik etkilerini vurgulayarak bağımlılık yaratan sosyal medya kullanımının narsisizm, düşük benlik saygısı ve olumsuz benlik kavramlarını engelleme ihtiyacı ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, sosyal ağ/sosyal medya sitelerine ve akıllı telefonlara bağımlılık, kompulsif kullanım ve geleneksel olarak maddeyle ilişkili bağımlılıklarla ilişkilendirilen semptomlarla sonuçlanabilmekte ve bu da ciddi bireysel sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.

Sosyal medya bağımlılığı, bireylerin öz saygısını düşürerek ruh sağlığı ve iyilik hâlleri üzerinde olumsuz etki bırakabilemektedir. Instagram gibi sosyal medya platformlarına karşı geliştirilen bağımlılık, kişilerde kontrolsüz bir öz beğeniye sebep olmaktadır. Kontrolsüz ve fazla sosyal medya kullanımı kaygı düzeyini artırabilmektedir. Son yıllarda kullanımı hızla artan ve insanların ayrılmaz bir parçası olan akıllı telefonlara yönelik bağımlılık nomofobi, stres ve yalnızlık gibi olumsuz durumları pekiştirmekte ve aşırı akıllı telefon kullanımı da sosyal ve psikolojik sorunların ortaya çıkmasında etkilidir. Ergen sosyal medya bağımlılığında, bağımlılık yalnızlığı artırmakta ve hatta birbirleriyle aynı ortamda dahi birbirlerinin farkında olmama davranışı (phubbing) sergilemelerine sebep olmaktadır. Bağımlılıkla ilgili olarak damgalanma da önemli bir sorun olarak görülmektedir. Bağımlılığı olan bireylerin bağımlılıkla damgalanmaları onlar için kötü sonuçlar doğurmaktadır. Ayrıca teknoloji bağımlılığı ya da akıllı telefon bağımlılığı gibi durumlar, kişiler üzerinde dijital sosyal baskı ve psikolojik sorunlara neden olabilmektedir.

Genel olarak, bağımlılığın bireysel ve toplumsal etkileri karmaşık ve çok yönlü olup kapsamlı bir anlayış ve hedefe yönelik müdahaleler gerektiren çok çeşitli psikolojik, sosyal ve davranışsal etkileri kapsamaktadır.

7

Bağımlılıkla mücadelede sosyal hizmetin rolü nedir?

Bağımlılıkla mücadelede sosyal hizmetin rolü; önleyici hizmetler sunmak, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine destek olmak, toplum bazlı hizmetler ve politika geliştirme, savunuculuk yapmaktır.

8

Bağımlılıkla mücadelede sosyal hizmet yaklaşımları hangi stratejileri ve müdahaleleri kapsar?

Bağımlılıkla mücadelede sosyal hizmet yaklaşımları çok çeşitli stratejileri ve müdahaleleri kapsar. Sosyal hizmet uzmanları, çeşitli kanıta dayalı uygulamalar ve disiplinler arası yaklaşımlar yoluyla bağımlılığın ele alınmasında önemli bir rol oynar. Bu yaklaşımlardan biri, toplum güçlendirme ve aile eğitimi (CRAFT) yaklaşımıdır. Sosyal hizmet uzmanları, ilişkisel yaklaşımları ve biyopsikososyal uygulama modellerini kullanarak madde kullanım bozukluğu olan kişilerin tespit ve tedavisinde yer alır. Sosyal hizmet uzmanları, tedavi merkezlerinde bağımlılığı olan bireylerin genel sağlığını iyileştirmek için sistematik bir yaklaşımla bağımlılık müdahalelerini uygulamada etkili olur ve sosyal hizmetin bağımlılık yönetimindeki olumlu etkisini vurgular. Ayrıca madde kullanım bozukluklarını ele almak için zarar azaltma modelleriyle ilgilenir ve müracaatçılara müracaatçı merkezli yaklaşımlarla ilgili ve doğru bilgilerin verilmesini sağlar. Sosyal hizmet uzmanları bağımlılık davranışlarıyla mücadele stratejisinin bir parçası olarak çevrim içi akran destek gruplarının geliştirilmesi ve uygulanmasında da yer alır. Genel olarak bağımlılıkla mücadelede sosyal hizmetin çok yönlü yaklaşımları, kanıta dayalı uygulamaları, zarar azaltma modellerini, çevrim içi akran destek gruplarını kapsar ve sosyal hizmet uzmanlarının bağımlılıkla mücadeledeki çeşitli ve etkili rolünü vurgular.

9

Okul ortamında sosyal hizmet uygulamalarının kapsamı nedir?

Okul ortamında sosyal hizmet uygulamaları, öğrencilerin eğitim yaşamını olumsuz etkileyen nedenleri ortadan kaldırmayı amaçlayan bir destekleyici hizmet biçimidir.  Genel olarak okul ortamlarında sosyal hizmetin kapsamı; öğrencilerin, ailelerin ve okul toplumunun refahını, öğrencilerin sosyal katılımını teşvik etmeyi amaçlayan geniş bir sorumluluk alanını ve çok çeşitli müdahaleleri kapsar.

10

Okul ortamındaki sosyal hizmet uygulamalarında sosyal hizmet uzmanlarının rolü nedir?

Okul ortamlarındaki sosyal hizmet uzmanları, öğrencilerin sosyal, duygusal ve davranışsal ihtiyaçlarını ele almada, danışmanlık ve ruh sağlığı sorunları için destek sağlamada çok önemli bir rol oynarlar. Bu kapsamda okul ortamlarındaki sosyal hizmet uzmanları;

-Özel ihtiyaçları olan öğrencilere destekleyici ve kapsayıcı bir ortam yaratmak için eğitimciler, ebeveynler ve toplum kaynakları ile iş birliği yaparlar.

-Özellikle ötekileştirilmiş ve dezavantajlı öğrencilerin desteklenmesinde, eşitliğin teşvik edilmesi ve sosyal adaletin sağlanmasına yönelik müdahalelerde yer alırlar.

-Güvenli ve destekleyici okul iklimlerinin oluşturulmasına, zorbalığın ele alınmasına ve öğrenciler arasında olumlu sosyal ilişkilerin teşvik edilmesine katkıda bulunurlar.

-Travma, olumsuz çocukluk deneyimleri ve aile zorluklarının öğrencilerin refahı ve akademik başarısı üzerindeki etkisini ele almak için kaynakların yönetimi ve müdahale görevlerini de üstlenirler.

-Afet ve acil durum eğitimleri de dahil olmak üzere sağlık eğitiminin teşvik edilmesinde ve okul ortamında öğrencilerin genel sağlık ve güvenliğinin desteklenmesinde rol oynarlar.

-İhtiyaçları belirlemek ve programların ve hizmetlerin etkinliğini değerlendirmek için verilere dayalı karar verme sürecine dahil olurlar.

-Eğitimcilerin ve personelin mesleki gelişimine katkıda bulunarak ruh sağlığı farkındalığı, travma bilgilendirme ve bilinçlendirme uygulamaları ve kültürel yeterlilik gibi alanlarda eğitim ve destek sağlarlar.

11

Okul sosyal hizmeti ne zaman ve nerede ortaya çıkmıştır?

Okul sosyal hizmetinin kökenleri, Amerika Birleşik Devletleri’nde 19. yüzyılın sonlarına dayanır. Bu dönemde, sosyal reform hareketlerinin etkisiyle, okul sosyal hizmeti kavramı ve ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarında ev ziyaretleri fikri ile
pekişen okul sosyal hizmet uzmanları, bu dönemde ziyaretçi öğretmenler olarak ifade edilmiştir. 20.yüzyılın başlarından itibaren de hızlı bir gelişim göstermiştir.

12

Türkiye’de okul sosyal hizmeti uygulamasının ilk örneği nedir?

Türkiye’de okul sosyal hizmeti uygulamasının ilk örneği olarak 1961 yılında İstanbul Üniversitesi’nde öğrencilerin bedensel ve ruhsal sağlıklarının desteklenmesi amacıyla kurulmuş olan “Medikososyal Merkezi”nde öğrencilerin psiko-sosyal, ekonomik sorunlarıyla da ilgilenilmesi için psikolog ve sosyal hizmet uzmanı istihdam edilmesi gösterilebilir.

13

Türkiye’de Okul Sosyal Hizmetinin günümüzdeki görünümü nasıldır?

Dünyada birçok ülkede okul sosyal hizmeti uygulaması hayata geçmiş olmasına rağmen Türkiye’de aktif bir okul sosyal hizmeti uygulaması bulunmamaktadır. Okullarda sosyal hizmet uzmanlarının istihdamına yönelik bir kadro olmamakla birlikte okullarda öğrenciler ve aileler sosyal hizmet uzmanları ile dolaylı olarak; herhangi bir sorun durumunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri üzerinden görüşebilmektedirler. 

Son yıllarda üniversitelerde gerek medikososyal merkezlerde gerekse rehberlik ve psikolojik danışmanlık birim/merkezlerinde sosyal hizmet uzmanları istihdam edilmektedir. Bunların yanında ortaöğretim düzeyinde okul sosyal hizmetinin uygulamaya aktarılması için çeşitli girişim ve projeler yapılmış olsa da sonuç alınamamıştır. Girişimler henüz sonuç vermemiş olsa da okul ortamlarında öğrenci, öğretmen ve velilerin karşılaştıkları sorunlar, okul çevresi ve dışındaki riskler göz önünde bulundurulduğunda okul sosyal hizmetinin uygulanması önem taşımaktadır.

14

Okul sosyal hizmet uzmanlarının rol ve sorumlulukları nelerdir?

Okul sosyal hizmet uzmanlarının rol ve sorumlulukları; öğrencilerin sosyal ve duygusal refahının desteklenmesi, iş birliği ve danışma, savunuculuk ve vaka yönetimi, zorbalık ve okul şiddetinin ele alınması, aileleri destekleme, meslekler arası iş birliği, veri odaklı karar verme, ırksal eşitliğin teşvik edilmesi, özel ihtiyaçların ele alınması, iş birliği ve topluluk birlikteliğinin teşvik edilmesi şeklinde özetlenebilir.

15

Okul sosyal hizmet uzmanlarının karşılaştığı yaygın zorluklar nelerdir?

Okul sosyal hizmet uzmanlarının karşılaştığı yaygın zorluklar; en temelde kaynakların sınırlılığı, müfredat ve yasaların uygunluğu, uygulamanın kabulü, entegrasyonu ve gruplar arası iş birliğinde yaşanan güçlükler, okul iklimine uyum gibi sorunlar olarak ifade edilebilir.

16

Afetler kaç kategoriye ayrılır?

Afetler; doğal kaynaklı ve insani kaynaklı olmak üzere iki kategoriye ayrılabilir. 

Doğal Afetler; doğal olaylardan kaynaklanan afetlerdir. Bunlar arasında depremler, tsunamiler, kasırgalar, seller, kuraklık, volkanik patlamalar ve orman yangınları gibi olaylar bulunur. Bu afetler genellikle doğal süreçler sonucunda meydana gelir ve insan müdahalesi ile önlenebilir veya yönetilebilirler.

İnsani Kaynaklı Afetler ise insan faaliyetlerinden kaynaklanan afetlerdir. Kazalar, terör saldırıları, savaşlar, sanayi kazaları, nükleer felaketler gibi durumlar insani kaynaklı afetlere örnektir. Bu tür afetler genellikle insan hatalarından, ihmallerden veya kötü niyetli eylemlerden kaynaklanır.

17

Afetlerin toplumsal etkileri nelerdir?

Afetler büyük çaplı felaketler olarak değerlendirildiğinde etkileri de büyük çaplı olmaktadır. Afetlerin tüm şekilleri bireysel orunları ortaya çıkarsa da bu bireysel sorunlar birçok kişiyi etkileyen genel sorunlara dönüşmekte ve toplumsal sorunlar olarak büyük kitleleri etkilemektedir. Bu bağlamda afetler, büyük oranlarda can ve mal kaybı gibi etkilerle anılsa da ekonomik, sosyal, çevresel yapıyı da olumsuz yönde etkilemektedir. Afetler sonucu ortaya çıkan kayıplar psikolojik etkiler, çevre hasarı vb. konular toplumun yeniden inşasına hatta bölgesel göç olaylarına sebep olabilmektedir. Afetlerin etkileri genel olarak; can kaybı ve yaralanmalar, altyapı/üstyapı hasarı, ekonomik kayıplar, psikolojik sorunlar, göç gibi olumsuz etkiler olarak ifade edilebilir. Diğer taraftan, afetlerin toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı artırma gibi olumlu etkileri de söz konusudur.

18

Afetlerde sosyal hizmet uzmanları ne tür müdahale ve uygulamaları gerçekleştirirler?

Sosyal hizmet afet durumlarında önemli rol ve işlevlere sahip mesleklerdendir. Afet durumlarında afetlerden etkilenen bireylere, ailelere ve topluluklara çevresel etkileşimlerini de göz önüne alarak destek, müdahale ve kaynak sağlar. Sosyal hizmet uzmanları, afetlerden etkilenenlerin acil, kısa ve uzun vadeli ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan çeşitli uygulama ve müdahaleleri yürütür. Afetlerde en temel sosyal hizmet müdahale ve uygulama boyutları; krize müdahale, ihtiyaçların belirlenmesi ve değerlendirilmesi, vaka yönetimi, toplum örgütlenmesi ve savunuculuk, psikososyal destek ve travma danışmanlığı, güçlendirme, geliştirme ve direnç oluşturma, afet risklerinin önlenmesi ve sosyal politikalara yön vermedir. Sosyal hizmet uzmanları bu uygulama ve müdahale yöntemlerini kullanarak afetlerden etkilenen bireylerin, ailelerin ve toplulukların refahını ve dayanıklılığını artırmada kritik bir rol oynar.

19

Afetlerde sosyal hizmetler hangi hizmetleri yerine getirir?

Afetlerde sosyal hizmetler en genelde, afetlerden etkilenen, birey, aile, grup ve toplum düzeyinde yardım, eğitim, sağlık, güvenlik ve rehabilitasyon hizmetlerini kapsar. Bu bağlamda sosyal hizmet müdahaleleri refakatsiz çocuklar, yaşlı ve engelliler, kronik hastalığı olan kişiler, bakım altında olanlar gibi özel gruplar için önceliklendirilebilir.

20

Kadınların toplumda dezavantajlı grup olarak kabul edilmesinin gerektirdikleri nelerdir?

Kadınların dezavantajlı grup olarak kabul edilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği için çeşitli politika ve programların geliştirilmesini gerektirir. Kadınların eğitim, istihdam, sağlık hizmetlerine erişim gibi alanlarda desteklenmesi ve cinsiyet eşitliğini teşvik eden yasal düzenlemelerin yapılması önemlidir. Ayrıca, toplumsal cinsiyet normlarına karşı olan ve kadınların potansiyellerini tam anlamıyla ortaya çıkarmalarını sağlayan programların hayata geçirilmesi de önemlidir. Sonuç olarak, kadınların toplumda dezavantajlı bir grup olarak kabul edilmesi, cinsiyet eşitliği konusunda daha fazla farkındalık yaratılmasını ve kadınların hak ettikleri fırsatlara eşit şekilde erişebilmelerini sağlayacak adımların atılmasını gerektirir.

21

Kadınların toplumsal cinsiyet rolleri açısından yaşadığı sorunların çözümü ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için toplum düzeyinde nasıl bir yaklaşım gereklidir?

Kadınların toplumsal cinsiyet rolleri açısından yaşadığı sorunlar, cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konularında daha fazla farkındalık yaratılmasını ve toplumsal cinsiyet normlarının sorgulanmasını gerektirir. Bu sorunların çözümü için cinsiyet eşitliğini teşvik eden politikaların ve programların hayata geçirilmesi önemlidir. Kadınların toplumsal cinsiyet rolleri konusundaki farkındalığın artırılması ve cinsiyet eşitliğine yönelik adımların atılması, kadınların yaşamlarını iyileştirmek ve toplumsal cinsiyet adaletini sağlamak için önemli bir adımdır.

Aynı şekilde kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için de çoklu ve kapsamlı bir yaklaşım gereklidir. Toplumda farkındalık yaratılması, eğitim ve sağlık sektöründe etkili müdahale stratejilerinin geliştirilmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli adımlar olarak öne çıkmaktadır.

22

Kadın alanında çalışan sosyal hizmet uzmanlarının rol ve sorumlulukları nelerdir?

Kadınlarla çalışan sosyal hizmet profesyonellerinin rolleri ve sorumlulukları, kadınların yaşadığı zorlukları anlamak, destek sağlamak ve kadınların yaşamlarını iyileştirmek üzerine odaklanır. Bu bağlamda, sosyal hizmet uzmanlarının kadınlarla çalışırken üstlendiği roller; kadınlara psikososyal destek sağlama, yaşamlarında yapacakları değişiklikler konusunda danışmanlık hizmeti sunma, yaşadıkları sorunlar hakkında bilgi vererek farkındalık yaratıma ve kadın hakları konusunda bilinçlenmelerine destek olma, kadınların haklarını savunma ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda mücadele etme, kadınlar arasında destek ağları oluşturarak dayanışmayı teşvik etme şeklinde ifade edilebilir.

23

Kadınlarla sosyal hizmet uygulamalarında hangi engeller ve zorluklarla karşılaşılır?

Kadınlarla sosyal hizmet uygulamalarında karşılaşılan engeller ve zorluklar çeşitli faktörlere dayanır. Bu engeller ve zorluklar, kadınların yaşadığı toplumsal, ekonomik ve kültürel etmenlerden kaynaklanabilir. Kadınlarla sosyal hizmet uygulamalarında karşılaşılan bazı temel engeller ve zorluklar şu şekilde sıralanabilir:

-Kadınlarla çalışan sosyal hizmet uzmanlarının, toplumsal cinsiyet normlarına ve cinsiyetçi tutumlara karşı mücadele etmek zorunda kalabilmesi

-Kadınların maddi kaynaklara erişiminde yaşadığı zorlukların, sosyal hizmet uzmanlarının kadınlara destek sağlama sürecini etkileyebilmesi

-Aile içi sorunların kadınların yaşamlarını olumsuz etkileyerek sosyal hizmet uzmanlarının müdahale sürecini karmaşık hâle getirebilmesi

-Toplumsal baskı ve damgalanmanın, kadınların sosyal hizmet hizmetlerine başvurmasını ve destek almalarını engelleyebilmesi

-Kadınlar, sosyal hizmet hizmetlerine erişim konusunda bilgi eksikliği yaşayabilmesi veya destek alma konusunda çekimser olabilmesi sonucunda, sosyal hizmet uzmanlarının kadınlarla etkili iletişim kurmada ve güven ilişkisi oluşturmada zorluklar yaşayabilmesi

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç