AÖF Soru Bankası
SHZ316U · Ünite 5

Çocukla Adli Görüşme

  • 20 soru-cevap
  • Adli Sosyal Hizmet
1

Bebeklik döneminde bulunan çocuklarla adli görüşme yapılabilir mi?

Bebeklik dönemi çocukları 0-1 yaş dönemini oluşturmaktadır. Bu dönemde bilişsel açıdan duyumotor dönemde olan çocuğun yaşadığı bir olayı sözel iletişim becerileri ile aktarması beklenmemektedir. Dolayısıyla tanık veya mağdur olarak bu gelişim dönemindeki bir çocukla adli görüşme gerçekleştirilememektedir.

2

Erken çocukluk döneminin genel özellikleri nelerdir?

Özerklik dönemi olarak da bilinen erken çocukluk dönemi 2-3 yaş dönemini kapsamaktadır. Gelişimsel açıdan bakıldığında dil gelişiminin geliştiği bu dönemde çocuklar bir yaş döneminde ilk kelimelerini kullanmaya başlarlar, 18 aylık olduklarında basit soruları anlarlar ve 3-50 kelimelik bir sözcük dağarcıkları vardır. İki yaş dönemine geldiklerinde ise dil gelişimleri hızlanır ve uzun cümleleri anlayabilirler. Ancak uzun cümleleri ifade etmeleri zordur ve genelde iki kelimelik cümleler kurabilirler (Sosyal Çalışma Görevlileri Eğitim Modülü [SÇGEM], 2021). Duygularını ve düşüncelerini sözel ve sözel olmayan anlatımlarla aktarabilecek zihinsel olgunluk söz konusu değildir (Purutçuoğlu, 2018).

3

Erken çocukluk döneminde bulunan çocuklarla adli görüşme yapmak neden zordur?

Erken çocukluk döneminde olan çocukların öyküsel hafızaları sınırlıdır. Dolayısıyla yaşam olaylarını sıralı anlatımları söz konusu olmamakla birlikte yaşam olayını anlatırken bir yetişkin yardımına ihtiyaç duyar. Bu nedenle bu yaş grubunda adli görüşme yapmak oldukça zordur.

4

Okul öncesi dönemdeki çocukla adli görüşme yapılırken hangi yöntem kullanılabilir?

4-6 yaş arasında bulunan çocukların dâhil olduğu bu dönem oyun dönemi olarak da bilinmektedir. Oyun dönemi olarak belirtilmesinin temel nedeni bu dönemde çocuğun oyunu bir iletişim yöntemi olarak da kullanmasıdır. Dolayısıyla adli görüşmelerde çocuğun heyecanlanması veya kaygı duyması durumunda oyun sağlıklı bir adli görüşme yapılmasını sağlamaktadır (Mağdura Yaklaşım Kılavuzu [MYK], 2021). Bu yaş grubundaki çocuklardan açık uçlu sorular ile bilgi alınması zaman zaman zor olmaktadır. Örneğin, çocuğa “Bugün neden buraya geldin?” diye sorduğunuzda “Bilmiyorum” yanıtını vermesi büyük bir olasılıktır. Bu nedenle bu yaş grubunda daha kısa, anlaşılabilir, yüksüz soru sormak; çocuk tarafından kullanılan kelimeler ile devam etmek, resim çizdirmek ve resimler üzerinden konuşmak; oyun oynamak gibi özel teknikler daha fazla tercih edilmektedir (Erbay, Kayma ve Tezcan, 2020).

5

Okul öncesi dönemdeki çocukların soyut düşünme becerisinin gelişmemiştir. Bu durum göz önünde bulundurularak çocukla yapılan adli görüşmede dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Bu yaş grubunda henüz soyut düşünme becerisi gelişmemiştir. Sorulan sorularda bulunduğu bilişsel gelişime dikkat edilmelidir. Kullanılan kelimeler basit ve çocuğun anlayabileceği düzeyde olmalı; kısa, etken çatılı cümleler kullanılmalıdır. Uzman, kişi (şüpheli, fail), beden parçaları (cinsel istismar vakalarında) ve olayın geçtiği koşullara ilişkin “spesifik sorular” sormalıdır. Evet-Hayır tipi sorular çocuğun yetişkinin hangi yanıtı duymak istediğine ilişkin tahmin yürütmesine ve bu varsayımına göre yanıt vermesine yol açabilir. Eğer bu tür soruların sorulması gerekli ise uzman ses tonu veya yüz ifadesi ile çocuk üzerinde herhangi bir baskı yaratmadığından emin olmalıdır. Çocukların yetişkinleri otorite figürü olarak gördükleri ve onları memnun etmeye çalıştıkları unutulmamalıdır. Bu yaştaki çocuklar, sayı sayabiliyor olsalar bile bu beceriyi olayların sıklığını belirlemek için kullanabilecek yeterlilikte olmadıklarından, uzmanın bu gelişim düzeyindeki çocuklara olayın kaç kez olduğunu sorması işlevsel değildir. Bu çocuklar sadece “az” ve “çok” kavramlarını ayırt edebilirler (Erbay, Kayma ve Tezcan, 2020).

6

Okul çağında bulunan çocukların sahip olduğu korunum problemleri çözme becerisi neyi ifade eder?

Korunum problemleri çözmek, mantık kurallarına uygun zihinsel eylemler olarak tamamlanan işlemlerin kullanıldığını gösterir. Bir dizi adım üzerine düşünme ve sonra bunları zihinsel olarak ters yöne çevirince başlangıç noktasına dönüleceğini kavrayabilme becerisi olan tersine dönüştürebilme özelliğini göstermektedir (Purutçuoğlu, 2018). Dolayısıyla korunum bilişsel aktivitesinin gelişmesiyle okul dönemindeki çocukların adli görüşme sürecinde suç olayına ilişkin anlatımda tersine çevirme “Ondan önce ne oldu?” gibi soruların yanıtlanması söz konusu olabilmektedir.

7

Okul çağı çocuklarının sahip olduğu alansal akıl yürütme becerisi nedir? Adli görüşmeler bakımından nasıl bir önemi vardır?

Alansal akıl yürütme ise okul ya da mahalle gibi büyük ölçekli, bilindik alanların zihinsel temsilleri olan bilişsel haritalar oluşturmayı içermektedir. Orta çocukluğun sonunda, çocuklar geniş ölçekli bir alanın bir bütün olarak görünümünü zihinsel olarak şekillendirebilir (Purutçuoğlu, 2018). Bu becerinin gelişmiş olması adli görüşme sürecinde suç olay yerine yönelik sorulara çocuğun yeterli yanıt verebileceğini göstermektedir.

8

Çocukla adli görüşme sırasında nelerden kaçınılması gerekir?

Çocukla adli görüşmede bebeksi konuşma tarzını kullanmayın; çocuk ne diyorsa onu temel alın, tahminler çıkarmaya çalışmayın, niyet okuyuculuğu yapmayın, çocuğun anlamayacağı kavramları kullanmaktan kaçının, aynı anda sadece tek bir konudaki görüşlerini alacak sorular sorun, küçük cümle yapılarıyla konuşun (Atılgan, Yağcıoğlu ve Çavdar, 2014).

9

Ergenlik döneminde bulunan bir çocukla yapılan adli görüşmede dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Ergenlik dönemindeki çocuk ile yapılacak ön görüşmelerin bireysel görüşme olarak planlanması önemlidir. Ergen ailesine veya arkadaşlarına yönelik çekindiği, utandığı, suçlandığı veya ihanet edeceği duyguları yaşayabilir. Bunun sonucunda da ergenin yanlış veya eksik bilgi vermesi söz konusu olabilir. Bunlara ek olarak ergenlerle adli görüşmelerde şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir:
• Ergenlerin duygu durumu sürekli olarak değişmektedir. Bu nedenle çelişkili duygular, düşünceler ve davranışların peş peşe sergilenmesi söz konusu olabilir.
• Ergenlerle güven ilişki inşası diğer gelişim döneminde olan çocuklardan daha zordur. Güven ilişkisinin kurulmasında acele etmemek ve ergenin ilgilendiği konuları keşfetmek, sosyal ilişkilerini fark etmek, hobi veya aktivite gibi özelliklerini öğrenmek ve bu konulardan konuşmak faydalı olabilmektedir.
• Ergenlerin adli sistemde bulunmadan kaynaklı olarak stres ve korku gibi duygular yaşaması söz konusu olabilir. Bu nedenle de ergen her ne kadar soyut işlemler döneminde bulunsa da gelişiminden geri davranışlar sergileyebilir.
• Ergenlerin her şeyi yapabilirim, bana bir şey olmaz gibi inançları bulunmaktadır. Bundan dolayı ergenlerin yetişkinlere oranla daha fazla risk davranışı sergilemesi muhtemeldir. Ergenler aldıkları bu risklerin sonuçlarını ön görmede yetişkine oranla daha yetersizdir (MYK, 2021).

10

Yapılandırılmış anlatım nedir? hangi yaş aralığındaki çocuklar bu beceriye sahiptir?

Yapılandırılmış anlatım, bir çocuğun yaşanılan olayı oluş sırasına göre- zaman zaman anlatımında desteklenerek-serbest bir şekilde anlatabilmesi ifade eder. Yedi ila sekiz yaş aralığındaki çocuklar, deneyimlerinin ayrıntılarını daha yapılandırılmış bir şekilde rapor edebilirler. Yine de bunun dokuz ila on yaşlarında meydana gelme olasılığı daha yüksektir. Bu aralıkta tek bir olay içinde bir sıralama sağlayabilirler veya birden fazla olayı ayırt edebilirler.

11

Zihinsel gelişim geriliği olan çocuklarla adli görüşmede dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Zihinsel gelişim geriliği olan çocuklarla adli görüşmede şu noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir:
• Görüşmelerde ilk olarak sabırlı ve anlayışlı olun.
• Çocukla konuşmadan önce çocuğun dikkatini çekin.
• Çocuğun kafasını karıştıran ayrıntı içeren ifadeler kullanmayın. Gerekirse görsel örneklerle de ifadelerinizi destekleyin.
• Çocuğun anlamadığı veya sizin anlatamadığınız cümleler söz konusu olduğunda farklı kelimelerle yeniden anlatmayı deneyin (Bağ vd., 2019).
• Konuşma hızınızın yavaş ve cümle yapılarınızın kısa olmasına dikkat edin.
• Sorulardan sonra çocuğun soruyu algılaması ve cevap vermesi için daha fazla süre tanıyın.
• Çocuğun sözünü kesmeyin.
• Soru türlerinde önce açık uçlu sorular sorun, kapalı uçlu sorulardan ve olumsuz cümle yapılarından uzak durun.
• Soruyu sorduktan sonra çocuğun anladığından emin olmak için çocuktan soruyu tekrarlamasını isteyin (Atılgan, Yağcıoğlu ve Çavdar, 2014).

12

İşitme engeli olan çocuklarla adli görüşme sırasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?

İşitme engeli olan çocuklarla adli görüşme sırasında dikkat edilecek hususlar şunlardır:
• Konuşmadan önce çocuğun dikkatini çekin ve göz teması kurun.
• En iyi iletişim yöntemini (işaret dili, çizim, yazma, vücut dili) çocukla birlikte karar verin.
• İşaret dili tercümanı olması durumunda çocukla göz teması kurarak iletişim kurun.
• Yüksek sesle konuşmayın. Odanın sessiz olmasına dikkat edin. İşitme cihazları yüksek sesleri parazitli bir sese dönüştürür bu da çocuğun anlamasını güçleştirir.
• Çocuğun anlattıklarını anlamaması durumunda aynı şekilde cümleyi tekrar etmeyin. Bunun yerine farklı kelimelerle tekrar anlatmayı deneyin.
• Çocuğun anlattıklarını anlamadığınızda anlamış gibi davranmayın çocuktan tekrar ifade etmesini isteyin.
• Bulunduğunuz ortamda yeterli aydınlatma olduğundan emin olun. Çocuk dudak okuma yöntemi ile iletişim tekniği kullanıyorsa, dudaklarını görebilecek şekilde ışığın bulunduğundan emin olun.
• İşitme engelli çocuklar anlayabilmek için dudak okuyabilirler. Bu nedenle konuşurken, elinizle ağzınızı veya yüzünüzü kapatmayın (Atılgan, Yağcıoğlu ve Çavdar, 2014).

13

Dil ve konuşma güçlüğü olan çocuklarla adli görüşme sırasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Dil ve konuşma güçlüğü olan çocuklarla adli görüşme sırasında dikkat edilecek hususlar şunlardır:
• Çocuktan ifade etmek istediği konuları yazması istenebilir.
• Çocuğun ifade ettiklerini doğru anladığınızdan emin olmak için çocuktan teyit etmesini isteyin ve doğruluğunu onaylamasını bekleyin.
• Çocuğun cümleleri eksikse siz tamamlamayın. Sabırlı bir şekilde çocuğu dinleyin ve tamamlamasını bekleyin.• Çocuğun anlatımında anlamadığınız bir cümle olursa anlamış gibi davranmayın. Çocuktan tekrar anlatmasını isteyin.
• Soru sorarken daha kısa yanıt verebileceği sorulara öncelik verin.
• Çocuğa konuşmak için cesaret verici sözel ve sözel olmayan iletişim deneyin.
• Çocuk konuştuğu zamanlarda tüm dikkatiniz çocukta olsun. Çocuğu kendisini ifade etmesi için teşvik edin (Atılgan, Yağcıoğlu ve Çavdar, 2014).

14

Görme engeli olan çocukla adli görüşmede hangi teknikler kullanılabilir?

Adli görüşmelerde çocukla kullanılan resim yapma, oyun oynama, anatomik bebeklerin kullanımı gibi teknikler görme engelli çocuklarla kullanılamamaktadır. Daha çok işitsel tekniklerin kullanımı söz konusudur. Hikâye tamamlama testleri bu tekniklere örnek olarak verilebilir. Adli görüşme sürecinde görme engelli çocuğun yaş durumuna göre soru türleri tercih edilmektedir. Ancak sorularda çocuğun kavram gelişiminin yaşıtlarından farklı olduğu dikkate alınmalıdır. Özellikle dokunma, işitme, koklama gibi yöntemlerle kazanılamayan bilgilerin ve kavramların sorulmasından kaçınılmaktadır. Örneğin adli görüşme sürecinde “Apartman kaç katlıydı?” veya “Arabanın rengi neydi?” gibi betimlemeye yönelik soruların sorulmaması gerekmektedir. Bunun yerine “Gittiğin daire kaçıncı kattaydı? Kaç merdiven çıkmış olabilirsin?”, “Arabaya bindiğinde ne hissettin (dokunsal, işitsel, koku)?” soruları tercih edilmelidir.

15

Görme engeli olan çocukla yapılan adli görüşmelerde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Görme engeli olan çocukla yapılan adli görüşmelerde önemli hususlar şunlardır:
• Görme engelli bireylere işitme engeli varmış gibi yüksek sesle hitap etmeyin.
• Görüşmede destekleyici ifadelerle, adıyla hitap ederek iletişimi sürdürdüğünüzü ifade edin.
• Yürümeniz gerekiyorsa çocuğun sizin kolunuza girmesine izin verin. Yarım adım çocuğun önünden yürüyün ve merdivenlerden iniyoruz, çıkıyoruz gibi uyarılarda bulunun.
• Görüşmede odayı tarif edin ve odada kimin olduğunu ve nerede olduğunu açıklayın. Böylece çocuğa güvende olduğunu hissettirin (Atılgan, Yağcıoğlu ve Çavdar, 2014).

16

Otizm nedir? Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda neler gözlemlenmektedir?

Otizm bireylerin sosyal etkileşim, iletişim ve davranışlarını olumsuz yönden etkileyen yaygın gelişimsel bir bozukluktur. Otizm gibi yaygın gelişimsel bozukluklarda gözlemlenen en önemli özellikler çocukların bilişsel, dil, sosyal ve motor gelişimlerinde güçlük yaşamalarıdır. Tekrarlayan etkinlikler, kalıp hareketler, çevresel ve günlük rutinlerdeki değişikliklere karşı direnç ve alışılmadık duygusal deneyimler söz konusu olabilmektedir. Genellikle üç yaş döneminden sonra otistik özellikler belirgin hâle gelmektedir. Otizm spektrum bozukluğu bulunan çocuklar farklı davranışları içeren özellikler sergileyebilmektedir. Bazı çocuklar sessiz, sakin, çevreye kapalı, isteklerini ifade edemezken; bazı çocuklar da sürekli ağlama, tekrarlayan hareketler ve sürekli hareketlilik söz konusu olabilmektedir. Bilişsel açıdan diğer bireylerin duygu, düşünce ve isteklerini anlamada ve fark etmede güçlük yaşayan bu çocuklar dil ve konuşma becerileri açısından da farklı özellikler gösterebilmektedir (Sucuoğlu, 2011).

17

Ekolali nedir? Ekolalisi olan bir çocukla görüşmede nasıl davranmak gerekir?

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların dil ve konuşma özelliklerinden biri ekolali olmasıdır. Ekolali gelişim süreçte beklenen bir davranıştır ancak 30 ay sonrasında ekolali yerine çocuklarda anlamlı konuşmalar beklenmektedir (Genç Tosun, 2021). Örneğin: radyo dinlemek isteyen çocuk radyoya yöneldiğinde annesi tarafından “ellerini çek yoksa radyoyu bozacaksın” uyarısı alıyorsa çocuk müzik dinlemek istediğini “ellerini çek yoksa radyoyu bozacaksın” şeklinde ifade edebilmektedir. Başka bir örnekle çocuk yalnız kalmak istediğini “kapıyı kapat” şeklinde ifade edebilir (Sucuoğlu, 2011). Bu nedenle çocuğun kurduğu cümleye yüklediği anlamın mutlaka bilinmesi gerekmektedir. Çocuğun anlamlı konuşmadığı cümlelerinin gerçek anlamları ebeveynlerinden teyit edilebilir. Bunun yanında ebeveynler ile yapılan görüşmede çocuğu rahatsız edebilecek veya iletişim kurmasını engelleyecek konuların belirlenmesi ayrıca ebeveynlerin çocukta kullandığı pekiştireçlerin öğrenilmesi sağlıklı bir görüşme yapılması için önemlidir. 

18

Otizmi olan çocukla adli görüşmede dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Görüşmelerde şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir:
• Oturuş pozisyonunuzu çocuğun göz seviyesine göre ayarlayın ve çocuğa bakarak konuşun.
• Adli görüşme odasında çocuğun dikkatini dağıtabilecek uyaranları kaldırın.
• Çocuğun dikkatini dağıtabilecek veya sinirlenmesine neden olabilecek (ses, koku, ışık, eşya vb) uyaranlara karşı ortamı yeniden düzenleyin.
• İlk siz iletişim adımını atın, çocuktan beklemeyin.
• Çocuğun sevdiği veya ilgilendiği konuları kullanarak iletişimi kurmaya çalışın. Ebeveynlerden öğrenilen pekiştireçleri kullanın.
• Dikkat dağıtabilecek şekilde abartılmış jest, mimik ve seslerden uzak durun.
• Otizmi olan çocukların dikkat dağınıklığı yaşaması muhtemeldir. Bu nedenle ayağa kalkıp dolaşabilir. Böyle bir durumda önceden aileden aldığınız bilgi doğrultusunda belirlediğiniz dikkatini toplayabilecek sözel komutlar veya dokunmayı kullanın. Genellikle otizmi olan çocuklar kendilerine dokunulmasından hoşlanmazlar. Bu durumda net komut kullanın. Örneğin “ellerin masanın üstünde”, “yerine otur”, “dinle” gibi.
• Otizmi olan çocuklar görüşme sürecinde başka uyarana ilgi gösterebilirler. Böyle bir durumda adli görüşmecinin çocuğun dikkati çeken uyaran ile kısa bir iki cümle ile ilgilenmesi ve sonrasında görüşmeye devam etmesi önerilmektedir.
• Deyimler, mecazi anlamlar veya ima cümleleri çocuk için akıl karıştırıcıdır. Dolayısıyla sade bir dil kullanılmalıdır.
• Çocuğun başarısını takdir edin ve sözel olarak bildirin. Bu pekiştireç çocuğun doğruyu  yaptığını algılamasını sağlayabilir (Atılgan, Yağcıoğlu ve Çavdar, 2014).

19

Ortopedik engeli bulunan çocuklarla yapılan adli görüşmelerde önemli hususlar nelerdir?

Ortopedik engeli bulunan çocuklarla yapılan adli görüşmelerde şu hususlar önemlidir.
• Çocukla göz hizasında olacak şekilde sandalyede oturun. Yere çömelerek konuşmayın.
• Tekerlekli sandalyeye yaslanmayın veya kullandığı yardımcı araçlara (koltuk değneği gibi) dokunmayın. Çocuk için bu eşyalar ona ait özel alanlardır.
• Çocuğun koluna girmeyin veya tutmayın. Çocuğun dengesini kaybetmesine veya rahatsız olmasına neden olabilir. Yardımcı olma konusunda nasıl yapabileceğinizi çocuğa sorun (Atılgan, Yağcıoğlu ve Çavdar, 2014).

20

Çocuğun sahip olduğu ortopedik engelin derecesi adli görüşme bakımından bir öneme sahip midir?

Ortopedik engeli bulunan çocuklarla görüşme yapılırken çocuğun engelinin derecesi önemli olmaktadır. Ortopedik engelde üç düzey bulunmaktadır. Hafi derecede yetersizlik görülen çocuklar bireysel ihtiyaçlarını bağımsız olarak karşılayabilmekte, yaşamlarını sürdürebilmek için herhangi bir destekleyici alete ihtiyaç duymamakta, yaşamlarını bağımsız veya çok az bağımlı olarak sürdürebilmekte, motor ve algı becerilerini arttırma potansiyeline sahip olan çocuklardır ancak müdahale edilmediğinde motor ve algı becerilerinin niteliğinde gerileme riski bulunmaktadır. Orta derecede ise günlük yaşamını sürdürmede ve bireysel ihtiyaçlarını karşılamada az da olsa desteğe ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzeydeki çocuklar yürüme cihazı, koltuk değneği, uyarlanmış aletler vb. gibi yardımıyla bireysel gereksinimlerini karşılayabilirler. Ayrıca okul başarısını ve motor beceriler kazanmalarını etkileyen duyu-algı bozukluklarının bulunması söz konusudur. Ağır derecede yetersizlik yaşayanlar ise bireysel ihtiyaçlarını karşılamada tam bağımlıdırlar ve yardımcı aletler kullanırlar. Baş kontrolü zayıf olan bu gruptaki çocuklar okul başarısını ve yaşına uygun motor becerileri kazanmasını engelleyen duyu-algı bozukluklarına da sahiptirler (Kobal, 2011).

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç