AÖF Soru Bankası
SMY107U · Ünite 6

Sosyal Medya ve Dijital Girişimcilik

  • 26 soru-cevap
  • Sosyal Medya Yönetimi
1

Girişimcilik kavramı nasıl tanımlanabilir?

Girişimcilik, bir eylemi gerçekleştirmek üzere atılan adım olarak tanımlanabilecek, ancak işletme, ekonomi gibi alanlar için yapılan eylemden para kazanmak gibi çok daha büyük ve kârlı anlamları olan bir kavramdır. Türk Dil Kurumu (TDK) kav­ramı “girişimci olma durumu” olarak tanımlamak­tadır. Girişimci olma durumu ise “üretim için bir işe girişen, kalkışan kimse, müteşebbis” ve “ticaret, endüstri vb. alanlarda sermaye koyarak girişimde bulunan kimse, müteşebbis” olmak üzere iki an­lamıyla sözlükte karşılık bulmaktadır. İki kelime­nin kökeninde yer alan fiil ise “girişmek”tir, başka bir tanımlamayla, TDK’ye göre “bir işi ele almak/ başlamak”tır. Diğer taraftan, girişimcilik kelimesi­nin kökeni Fransızca “entreprendre” (yapmak, bir şeyi üstlenmek) kelimesinden gelir. Hatta bu kav­ramı ilk defa Fransız bir ekonomist olan Richard Cantillon’un kullandığı söylenmektedir. Özetle girişimcilik, bir değer üretmek üzere sermaye bularak yeni fikirler üretmektir.

Klasik iktisat, ekonomik anlamda fayda elde etmek ve kâr motivasyonunun girişimciliğe ne­den olduğunu savunur, başka bir ifadeyle bir ko­nudan elde edilecek maksimum bireysel çıkar bir girişimcinin en temel güdüsünü oluşturmaktadır. Bireysel çıkar bazen parasal olarak kâr elde etmek olabilirken bazen de bir kişilik yapısı olarak sadece başarabildiğini görmek, kendini ispatlamak olarak da karşılık bulabilir. Diğer bir deyişle bir işe giri­şen kişinin motivasyonu para kazanmak olabileceği gibi kimsenin cesaret edemediği bir alanda başa­rısını gösterme duygusu da olabilir. Motivasyonu ne olursa olsun bir girişimcinin değiştirmeye aday olduğu bir durum/konu/mesele/fırsat söz konusu­dur; kendisi ya da içinde bulunduğu toplum açı­sından faydalı olabilecek, başkalarının göremediği bir fırsatı önceden görebilme yeteneğine sahiptir. Üstelik o alana maddi ve manevi emeğini koyarak risk alabilecek kadar da cesurdur.  

Girişimcilik tanımlamalarının özünde üç anah­tar kavram yer alır: bir yenilik getirme, risk alabilme ve proaktif davranabilme (Morris & Jones, 1999).

2

Bir girişimci genel olarak hangi karakteristik özelliklere sahiptir?

  • Kafasına koyduğunu yapabilecek inatçı bir kişilik, hırs, başarı güdüsüne sahip olma,
  • Özgüven,
  • Motivasyonu yüksek tutabilme yetisi,
  • Risk alabilme,
  • Sorumluluk üstlenebilme,
  • Yeniliklere karşı açık fikirli olabilme,
  • Şartlara uyum sağlayabilme,
  • Yaratıcılık,
  • Otokontrole sahip olma,
  • Korkusuz, cesur davranabilme,
  • İletişim ve ikna kabiliyeti,
  • Fırsatların farkına varabilecek bir öngörü yeteneği,
  • Organizasyon ve iş yapabilme/yönetme gücü, liderlik.

Bu listeye daha pek çok özellik eklenebilir. Belki de en önemlisi, Türkiye’de kuşak araştırmaları ya­pan ve kendisi de bir girişimci olan Evrim Kuran’ın da konuşmalarında Japon felsefesine atıfta buluna­rak sıklıkla ifade ettiği gibi “7 kere düşüp 8 kere ayağa kalkabilen”, başka bir ifadeyle yılmazlık (re­silience) yeteneğine sahip kişi için girişimci sıfatı kullanılabilir.

3

Bir girişimcinin yapabileceği yenilikçi çalışmalar için hangi örnekler verilebilir?

  • Yeni ürünler, süreçler veya üretim yöntemi­ni geliştirir,
  • Yeni bir pazar veya arz kaynağı bulur,
  • Yeni bir formda ticaret, işletme ya da finan­sal organizasyon yapısı oluşturur (Schum­peter, 1934).

Girişimcilik sayesinde yenilikçi bir fikir hayata geçirilebilir, yeni yöntemlerle üretim/hizmet fırsat­ları yakalanabilir, mevcut ürün/hizmetlerin kalitesi artırılabilir, üretim maliyetleri düşürülebilir, yeni kaynaklar yaratılabilir, sektör-akademi arasında işbirliklerinin yolunu açabilir, sektörün gelişimi­ne katkıda bulunulabilir, teknolojinin gelişmesine yardımcı olunabilir, fırsatları önceden görüp yeni ürünlerin geliştirilmesine yol açabilir, işsizliği azal­tıp ülke ekonomisine kaynak yaratabilir, milli geli­rin artmasına kadar gidebilecek ekonomik bir refah ortamı yaratabilir.

4

Bir ülkenin girişimcilik kültürüyle genel ekonomik gelişmişlik seviyesi arasında nasıl bir bağlantı vardır?

Toplam 29 ülkeyi araştırmaya dahil eden Dünya Girişimcilik Platformu GEM’in yayınladığı rapora göre girişimcilik kültürünün yaygın olduğu ve faaliyetlerinin hayata geçmesine fırsat tanınan ülkelerin ekonomik anlamda gelişmişlik oranları diğer ülkelerin çok üzerindedir. “Gelişmiş ülkeler bu üstünlükleri hem gayri safi milli hasıladan eğitime ve teknolojiye büyük oranda pay ayırarak hem de girişimci sınıfını imkan ve fırsatlar açısından destekleyerek bugünkü seviyelerine ulaşmaktadırlar.” (Kaya, 2004: 34). 2006-2016 yılları arasında AB ülkeleri ve Türkiye’yi girişimcilik faaliyetleri anlamında karşılaştıran bir çalışmanın sonuçlarına göre “ekonomik özgürlükler, işyapma özgürlüğü, yatırım özgürlü­ğü, işsizlik oranları ve finansal gelişme arttıkça girişimcilik faaliyeti artmaktadır” (Kartal & Şahbaz Kılınç, 2021: 2043). Bir başka ifadeyle özgürlükler arttığında ve fırsat bulunduğunda girişimcilik faaliyetleri de paralel bir artış ile ekonomiye katkıda bulunmaktadır.

5

Girişimcilik ekosistemi nedir ve hangi aktörleri içinde barındırır?

Girişimciliğin ortaya çıkabilmesi için ülkelerin gelişmişlik düzeyleri kadar olmazsa olmaz birtakım şart­ların da sağlanması gerekmektedir. Buna girişimcilik ekosistemi adı verilmektedir ve şu aktörleri sistem içerisinde barındırır (Mason & Brown, 2014):

  1. Lokal girişimcilik ortamında birbirine bağlı mevcut ve potansiyel, resmî ve gayri resmî yapılar,
  2. Kurumlar (şirketler, sermaye sahipleri, melek yatırımcılar, finans kuruluşları, bankalar),
  3. Kuruluşlar (Kamu, özel sektör, akademi),
  4. Süreçler (yeni işletme sayısı, büyüme gerçekleştiren firmalar, girişimde bulunan sayısı vb.).
6

Girişimcilik ekosistemi hangi unsurlardan oluşur?

Girişimcilik ekosistemi yüzlerce spesifik unsurdan oluş­sa da birbiriyle alakalı altı başlık altında toplamak müm­kündür (Isenberg, 2011):

  1. Elverişli bir kültür,
  2. Kolaylaştırıcı politikalar ve liderlik,
  3. Uygun finansmanın mevcudiyeti,
  4. Kaliteli insan sermayesi,
  5. Ürünler için girişim dostu pazarlar,
  6. Bir dizi kurumsal ve altyapısal destekler.

Girişimcilik ekosistemindeki unsurlar kültür, politika, finansman, nitelikli in­san, pazar, kurumsal ve altyapı destekleri gibi genel olarak 6 başlık altında toplansa da her girişimcilik ekosistemini yaratan kendine has özellikleri ve koşulları olduğu unutulmamalıdır. Başka bir ifadeyle, her girişimcilik ekosistemi kendine özgüdür ve biriciktir. 

7

Web 2.0 ve sonraki teknolojik gelişmeler girişimciliği nasıl etkilemiştir?

Dijital girişimcilik ya da e-girişimcilik interne­tin hayatımıza girerek yaygın kullanımıyla bera­ber iş geliştirmeye yönelik fırsatların dijital iletişim teknolojileri üzerinden yaratıldığı döneme karşılık gelmektedir. Web 2.0 ve ardından gelen teknolojik gelişmelerle beraber internetin artan önemi ürün­lerin/hizmetlerin/fikirlerin tüketiciler ile buluştuğu pazar denilen fiziki alanı genişletmiş ve tüm dünyayı herkes için bir pazara dönüştürmüştür. Başka bir de­yişle, girişimcilik faaliyetleri dijitalleşmeyle beraber kendisine daha fazla fırsat yaratmıştır.

8

Dijital girişimcilik genel hatlarıyla nasıl tanımlanabilir?

Dijital girişimcilik temelde girişimciliğin bir türü olarak değerlendirilebilecek, geleneksel bir kuruluş­taki fiziksel olarak yapılan faaliyetlerin bir kısmının ya da tamamının dijitalleşmesi şeklinde tanımlana­bilir. Böylece, dijital girişimcilik bir seviyedeki dijital ürün ve hizmetler ya da başka biçimlerdeki dijital aktivite ile bağdaştırılan girişimcilik faaliyetlerine karşılık gelir (Hull, Hong & Hair, 2006).

Fox ve Stucker (2009: 9) dijital girişimcilere ‘digiproneurs’ adını vererek terimi şu şekilde açıklamaktadırlar: “Dijital olarak etkin fikir oluşturma, yaratma ve/veya yay­maya dayalı fiziksel ürünler sunan, kârlı işletmeler kuran veya genişleten, dijitalden fiziksele ürün giri­şimciliği dijital girişimcilik olarak adlandırılabilir.” Bu durumda, dijital girişimci global bir zihniyete sahip, girişimde bulunmaktan keyif alan, her yerden çalışabilen ve dünyanın her yerinden müşteri bulup iş yapabilen kişidir.

9

Dijital girişimciliğin, onu geleneksel girişimciliğe göre daha avantajlı kılan özellikleri nelerdir?

  • Pazara giriş kolaylığı: Pazara girmek dijital girişimcilikte hem daha kolaydır hem de daha az zaman almaktadır.
  • Üretim ve depolama kolaylığı: Geleneksel girişimcinin üretim tesisi ve depoya ihtiyacıvarken dijital girişimcinin üretim yeri ve de­polama söz konusu olduğunda genelde ihti­yacı olmaz, bu kalemlerde tasarruf sağlar.
  • Dağıtım kolaylığı: Anlaşmalı dağıtıcı fir­malar aracılığıyla ürünler müşterilere daha hızlı ve uygun fiyatlarla ulaştırılır.
  • Dijital işyeri: Mobil cihazlara erişen inter­net olduğu sürece çalışma ekiplerinin fiziki olarak bir araya geldikleri çalışma ofisine ihtiyaç yoktur.
  • Dijital bağlılık: Kurumsal bağlılık yaratmak dijital girişimcilikte geleneksele göre olduk­ça zordur. Yapılan işler gibi kurulan bağlar da sanaldır.
  • Dijital teknolojilerle iletişim: Dijital giri­şimcilikte çalışanlar, tedarikçiler, müşteriler ve paydaşlar ile her türlü iletişim için ana mecra bilgisayar teknolojileri temellidir.
  • • Esnek organizasyon yapısı: Dijital girişim­cilikte hiyerarşik bir organizasyon yapısın­dan ziyade proje temelli ekiplerden oluşan, freelance çalışma modeli esnek bir organi­zasyon yapısına zemin hazırlamaktadır.
10

Dijital girişimciliğin, onu geleneksel girişimciliğe göre daha zor kılan özellikleri nelerdir?

Dijital girişimciliği gelenekselden daha avantaj­lı kılan farklılıkları olsa da birtakım zorlukları bu­lunmaktadır. Bunlar ise finansal, enformasyonel, mekânsal/zamansal, teknik ve lojistiktir. Finans ve yatırıma erişim, yüksek pazarlama maliyetleri, na­kit akışı sorunları, başlangıç aşamasında ilave gelire duyulan ihtiyaç, uygun maliyetli işletme çözümleri bulmak finansal zorluklar; şirketin çevrimiçi or­tamda etkili tasviri, çevrimiçi pazarlama stratejisi geliştirme, büyüyen organik trafik, içerik geliştir­me, bilgi bombardımanı, pazar doygunluğu-görü­nürlük, çevrimiçi alana zor ayak uydurmak, yeni şeyleri denemekten korkma enformasyonel zorluk­lar; uluslararası nakliye/ticaret sorunları, müşteri­lerin ürünleri test edip deneyememesi, müşterile­rin beklentilerini yönetmek mekânsal/zamansal zorluklar; uygun fiyatlı ve güvenilir teknik destek bulma, teknik olmayan zekaya ya da düşük tekno­loji becerilerine sahip olmak, tek platforma aşırı güven duymak, çoklu uygulama karmaşası teknik zorluklar; çevrimiçi/çevrimdışı çalışmayı dengele­mek, fazla çalışma ve zaman yönetimi, işe alma ve yetkilendirme sorunları lojistik zorluklar olarak sı­ralanmaktadır (Martinez Dy, 2015: 127-128).

11

Dijital girişimcilik hangi üç kategoriye ayrılır?

Düzeylerine göre dijital girişimcilik üç kategoriye ayrılmaktadır:

  1. Hafif dijital girişimcilik
  2. Orta dijital girişimcilik
  3. Aşırı dijital girişimcilik
12

Dijitalleşme küçük ve orta ölçekli şirketlere ne gibi imkanlar sunar?

Dijitalleşmeye alışma konusunda KOBİ’ler biraz zorlansa da sosyal medya üzerinden dijitalde
pazarlamayı potansiyel sağlayabilecek kanal olarak görmektedirler (Dahnil v.d., 2014). Dijitalleşme küçük ve orta ölçekli firmaların daha fazla sayıda potansiyel müşteriye ulaşmasını, daha büyük tedarikçilerle bağlantı kurup daha uygun maliyetle iş yapabilmesine imkân vermektedir. Bu ortam da yeni değerlerin ortaya koyulduğu dijital girişimleri, yeni iş kollarını yaratmaktadır.

13

Dijital girişimcilik düzeyi hangi faktörlerin etkisiyle farklı olabilmektedir?

Her işletmenin dijitalleşme düzeyi şirketin or­taya koyduğu değer zincirinin bağlantılı olduğu faaliyetler, süreçler, sınırlar ve ilişkiler ağı içerisinde farklı olabilmektedir. Ürün ya da hizmetlerini diji­tale aktarabileceği gibi, dağıtım ağını dijital üzerin­den yürütebilir, tüketici ile arasına giren aracıları sıfıra indirebilir, paydaşlarıyla etkileşimi dijital ka­nallarla gerçekleştirebilir ya da şirketle özdeşleşen operasyonların sanal içe dönük aktiviteler çerçe­vesinde dijitalleşmesi, başka bir ifadeyle aynı çatı altında çalışmaya gerek duyulmayan bir iş yürütme anlayışı söz konusu olabilir. Böylelikle dijital giri­şimcilik dijital ürün ya da hizmetlerden, dijital da­ğıtıma, dijital çalışma ortamına, dijital pazar yerine ya da hepsinin bir kombinasyonuna götüren bir değer yaratma sürecini beraberinde getirmektedir.

14

Sözü edilen üç düzey (hafif, orta ve aşırı dijital girişimcilik) nasıl tanımlanabilir?

İlk kategori olan hafif dijital girişimcilik, daha geleneksel alanlara ilave olarak dijital ekonomiye girmeyi içermektedir. İkincisi, orta düzey dijitalgirişimcilik, dijital ürünlere, dijital teslimata veya işletmenin diğer dijital bileşenlerine önemli ölçüde odaklanmayı gerektirir, ancak altyapı olmadan var olamaz. Üçüncüsü, aşırı dijital girişimcilik; üretim, mal veya hizmetlerin kendisi, reklam, dağıtım ve müşteriler de dahil olmak üzere tüm girişimin tamamı
dijital olduğunda var olur. Dijital arenaya yeni girişimler, dijital ürün ve hizmetler satmak, mevcut dijital ürünleri dönüştürmek ve hatta muhtemelen dijital para biriminde işlem yapmak gibi şeyler aşırı dijital girişimcilik adı altında var olan ya da olacak şirketlerin özellikleridir. Bunlar, tüm girişimcilerin daha dijital hale geldiği bir zamanda uçtaki şirketlere örnek olacaktır (Hull, Hong & Hair, 2006).

15

Covid-19 pandemi süreci e-ticareti nasıl etkilemiştir?

Covid-19 pandemisi tüm dünyayı evlere kapatırken internetteki sınırsız bilgiyikullanarak dijital teknolojinin yeni iş kolları yarattığına şahit olduk. E-ticaret pandemiyle beraber boyut atladı: insan yaratıcılığının, ticari zekasının sınırları zorlandı. Pandemi öncesine bakıldığında da büyükşehirlerde yaşayan ve 24 saatin yetersiz kaldığı modern insanın hayatını kolaylaştıran her ürünün rağbet görmesi dijital dönüşümle daha da hız kazandı. Artık, gündelik hayattaki her türlü işlem internet üzerinden halledilmektedir. İnternet öncesi yapılması hayal dahi edilemeyen işler hayata geçebilmektedir. Tele-sağlık, online eğitim, online danışmanlık, uzaktan çalışma gibi pek çok örnek verilebilir.

16

Gig olarak adlandırılan iş ekonomisi örneği nasıl tanımlanabilir?

“Gig ekonomisi” kısa süreliğine bir araya gelmiş, nispeten daha küçük çapta işlerin gerçekleştirildiği, yapılan işe göre ödemenin yapıldığı dijital emek piyasasına karşılık gelmektedir. “Günümüzde kurye hizmetlerinden reklamcılık uygulamalarına kadar çok geniş bir yelpazede, söz konusu iş modeli uygulanmakta; dijital platformlar ve çevrim içi iletişim olanaklarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu modelde çalışanların sayısı da artmaktadır.” (Yıldız, 2022: 99).

17

Freelance olarak adlandırılan çalışma şekli nasıl tanımlanabilir?

Herhangi bir işverene ya da kurumsal yapıya bağlı olmadan, genelde proje süresince bir
ekibe dahil olan kişilerin; kısa süreli, standart dışı çalışma şeklidir. Freelance olarak, başka bir ifadeyle kurumsal olarak bir işverene bağlı olmadan, kısa süreli ve proje bazlı çalışma fırsatı dijital teknolojilerin artan hızıyla paralel bir gelişim göstermektedir.
“Freelance çalışma literatürde, özellikle çalışma ekonomisi gibi alanlarda, atipik ya da standart dışı çalışma biçiminde adlandırılmaktadır.” (Yıldız,2022: 119). Başka bir yaklaşıma göre de freelance çalışma dijitalleşmenin yükselişe geçtiği ve pek çok girişimin dijitalle daha kolay hayat bulduğu son yılların paylaşım ekonomisi kavramı içerisinde “kısa süreli iş ekonomisi” (gig) olarak değerlendirilmektedir (Kiracı & Kayabaşı, 2017).

18

Paylaşım ekonomisi nasıl tanımlanabilir?

Daha geniş bir kavram olan paylaşım ekonomisi ise yine dijitalleşmenin etkisiyle sınırsız insan ihtiyaçlarını gidermeye çalışan girişimci zihinlerin geleneksel ekonomik yapıya ürettiği çözümlerden birisidir. Belirli bir sahiplik söz konusu olmadan belirli bir süreliğine kiralanarak, ücretin ödendiği bir tüketim modeliyle yetersiz kullanımın ekonomi üzerindeki yükü azaltılması söz konusu olabilmektedir.
AirBnb, Uber, BlaBlaCar, Couchsurfing,Armut.com, Dolap gibi dijital girişimler paylaşım
ekonomisinin ortaya koyduğu başarılı uygulamalar olmuştur. Daha az kullandığı bir mülkünü maddi anlamda getirisi olan bir uygulama aracılığıyla paylaşıma açmak ile uzmanlığını belirli bir süreliğine, ücreti karşılığında proje bazlı talep eden işverenlere sunmak, bu dijital dönüşüm döneminin iş yapma/iş geliştirme modeli olmuştur.

19

Start-up nasıl tanımlanabilir?

Start-up var olan sorunlu bir alana çözüm üretmek, ihtiyaçları karşılamak amacıyla bilgi ve
birikimini teknolojik altyapı ile birleştirerek bir girişime (ürün, hizmet, fikir) dönüştürmek olarak tanımlanabilir. Tarihsel olarak freelance çalışma modeliyle benzer şekilde “start-up” girişimcilik kültürünün de geliştiğini söylemek mümkündür.
21. yüzyıl kendine özgü bir girişimcilik anlayışı ve modeli yaratmıştır. İş kurmaya yönelik yeni bir kültür oluşturan start-up kavramı, bilgiyi odağa alan, risk alıp inisiyatif kullanabilen, problemleri teknoloji kullanarak çözmeyi ve yaratıcılık temelli insan emeğini önemseyen bir ekosistem oluşturmaktadır. Bu girişimcilik kültüründe işler büyük şirketlerden bağımsız değil, tam tersine büyük şirketlerle girilen ortak projelerle, start-up şirketlere yaptıkları yüksek oranda yatırımlarla ilerlemektedir (Koloğlugil, 2019).

20

Sosyal medya ve Dijital girişimcilik ilişkisi nasıl anlatılabilir?

Büyük ya da küçük ölçekli her bir işletmenin sosyal medya sayesinde dijital dönüşüm öncesine oranla pek çok önemli fırsata erişmesi söz konusu olmuştur. Deloitte’in raporuna göre (2018: 12) sosyal medya platformları, “işletmelere; esnek, kolay yönetilebilir, daha uygun maliyetli ve ölçülebilir seçenekler sunmakta ve pazar erişimlerini genişletmektedir”.
Dahası, işletmeler markalarını bu ağlarda yaratıp büyütebilir, liderlik etme potansiyellerini geliştirebilir, kaynaklarını artırıp yeni fikirleri, ürünleri daha önce ulaşamadıkları pazarlara ulaştırabilirler.
Başka bir ifadeyle sosyal medya, işletmelerin çalışma biçimini değiştirip yeni fırsatlar yaratmalarına aracılık etmektedir. Örneğin, YouTube, Instagram, TikTok gibi platformlarda çok sayıda takipçisi olup insanları etkileme gücü olan influencer’ların (etkileyen kişi) markalarla yaptıkları işbirlikleri özellikle piyasaya yeni giren ve finansal anlamda desteğe ihtiyacı olup büyük ve ünlü markalarla yarışabilecek gücü olmayan küçük girişimcilere çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. Oyunun kuralları, tabir-i caizse, sosyal medya ile değişmek zorunda
kalmaktadır. İçerik üreterek takipçi sayısını artıran inflencer, influencer’ın kullandığı sosyal medya platformu, markasını influencer’ın etkileme gücüne teslim eden marka ve markanın ürün/hizmetini satan e-ticaret sitesi/kanalı bu iş yapma şeklinin kazananıdır.
Bir diğer taraftan, sosyal medya geleneksel medyada yer bulamayan, alternatif mecra arayışındaki kişilere de kendisini/yeteneğini gösterme, ilgilendiği alanda içerik üretme ve bundan para kazanma noktasında da bir fikri olan girişimcilere olanaklar yaratmaktadır. Çoğu gazeteci/habercinin kendi sosyal medya kanallarını geleneksele bir alternatif olarak sunmaları bu platformlar aracılığıyla mümkün olmuştur. Bu örnekler de medya girişimciliği bağlamında ele alınmalı, gazeteciliğin/haberciliğin iş yapma şeklinin çağın koşullarına uyum
sağlama başarısı gözlerden kaçmamalıdır.

21

Türkiye’de sosyal medya kullanımına ilişkin hangi rakamlar, istitastikler verilebilir?

Ağustos 2022’de yayınlanan rapora göre (TÜİK, 2022) Türkiye’nin en fazla kullanılan sosyal med­ya ve mesajlaşma uygulamalarında WhatsApp %82’i ile ilk, YouTube (%67,2) ikinci ve Instagram (%57,6) üçüncü sırada yer almaktadır. Başka bir ifadeyle, mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp’ı bir sosyal medya platformu YouTube ve Instag­ram takip etmektedir. We Are Social’ın raporuna göre ise “Ocak 2022’de Türkiye’de kişilerin inter­net kullanımı günlük 8 saat ve 69,95 milyon in­ternet kullanıcısı var. Bilgisayarda geçirilen süre; 3 saat 31 dk. Sosyal medyada geçirilen süre 2 saat 59 dk.”dır (We Are Social 2022 Türkiye Sosyal Medya Kullanımı Verileri, 2022). Bu veriler ışığında sos­yal medyada geçirilen bu kadar çok zamanın işlet­melerin, kurumların iş yapma şeklini değiştirmesi, tüketici davranışlarını dönüştürmesi de beklenen bir sonuçtur.

22

Dijital girişimciler sosyal medya platformlarını hangi amaçlarla kullanabilir?

Shiva’nın (2021:87-91) yaptığı çalışmada dijital girişimcilerin sosyal medya platformlarını kullan­ma amaçları şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Pazarlama (işletmenin ürünlerini maliyet avantajlı olarak tanıtabilecekleri platform­lar yaratır, sınırsız ticareti mümkün kılar),
  • Bilgi arama (girişimciye bilgiye ulaşma, araştırma yapma, veri toplama noktasında kolaylık sağlar),
  • İş ağı (girişimcilere yeni bağlantılar kurup iş fikri geliştirmek için yeni yollar yaratır),
  • Kitle fonlaması (girişimcilerin ortaya koy­dukları fikirlerine destek sağlamak amacıyla finansal kaynakların yaratılması noktasında sosyal ağlar üzerinden açık çağrıda buluna­rak kitle fonlamasına imkan tanır),
  • İletişim aracı (girişimcilerin hedef kitleleri­ne ulaşabilmesinin önünü açmaktadır).
23

Uber, Airbnb, Skype, Facebook gibi çok bilinen dijital girişimcilik örneklerinin ortak noktası nedir?

Uber: Hiçbir taksiye sahip olmadan dünyanın en büyük taksi şirketi.
Airbnb: Hiçbir gayrimenkule sahip olmadan dünyanın en büyük konaklama sağlayıcısı.
Skype — WeChat: Hiçbir telekom altyapısına sahip olmadan dünyanın en büyük telefon şirketleri.
Alibaba: Hiçbir stoku olmadan dünyanın en büyük marketi.
Facebook: Hiçbir içerik oluşturmadan dünyanın en büyük medya şirketi.
SocietyOne: Hiç parası olmayan dünyanın en büyük bankası.
Netflix: Hiçbir sinema salonuna sahip olmadan dünyanın en büyük sinema yayın şirketi.
Apple — Google: Hiç uygulama yazmadan dünyanın en büyük uygulama satış şirketleri (Cezayirlioğlu, 2015).

24

Çin’de faaliyet gösteren WeChat’ın çıkış noktası ve şu anki durumu hakkında ne anlatılabilir?

WeChat adlı uygulama 2011’de Çin’in ülkedeki interneti kısıtlayıcı politikalarından doğan bir mesajlaşma ve arama uygulaması olarak pazara girerken bugün artık Çin halkı için alışverişten oyuna, taksiden toplu taşımaya kadar her şeyin uygulamasına dönüşmüş durumdadır. Temelde basit bir mesajlaşma uygulaması girişimi iken Çin’in kendi iç kontrolünü sağlamak amacıyla istediği sansürü ve içerik denetimini tek bir uygulama adı altında sunması, deyim yerindeyse, Çin’in izin verdiği tek resmî uygulama olmasının önünü
açmıştır. 2013’te WeChat Pay’i (ödeme sistemi), 2017’de ise WeChat Mini Program sistemini geliştiren şirket artık akla gelen her şeyi uygulama içerisine entegre edip kendi ekosistemini büyütmektedir.

25

Türkiye'den hangi başarılı dijital girişimcilik örnekleri verilebilir?

Dünyadan başarılı dijital girişimciliğe verilen örneklerin listesine Türkiye’den de katkıda bulunan hikayeler çıkmaktadır. Yemek Sepeti, Sahibinden, Trendyol, Onedio, Youthall, Udemy, Armut.com, Peak Games, Ay Yapım, BiTaksi, Getir gibi şirketler son 10 yılda kurulmuş ve birer başarı hikayesine dönüşmüş girişimlerdir. Pandemi ile iş hacmini büyüterek dijitale daha fazla yatırım yapan bu şirketler zamanının çok ötesinde tüketici ihtiyaçlarını fark edip bunu bir iş fikrine dönüştürebilen markalardır. Örneğin, 2009’da moda, giyim, tekstil alanında faaliyet göstermek üzere e-ticaret sitesi olarak ortaya çıkan Trendyol, Alibaba gibi dünya devinin Trendyol’a yatırım yapması ile büyümesini hızlandırmıştır. Ardından, online alışverişten
en çok etkilenen küçük ve orta büyüklükteki işletmelerle işbirliği yaparak girişimcilerin altından kalkamayacağı iş geliştirme yatırımlarını kendi altyapısı ile birleştirerek hem KOBİ’lerin işini kolaylaştırmış hem de iş hacmini büyütmüştür. Trendyol gibi platformlar ve
teknolojik altyapının gelişip yaygınlaşması KOBİ’lere can suyu gibi gelmiştir.

26

Sosyal ticaret kavramı nasıl tanımlanabilir?

Sosyal Ticaret: Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bir çevrimiçi satış kanalına dönüştüğü e-ticaret alt kümesidir.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç