AÖF Soru Bankası
SMY203U · Ünite 5

Radyo Yayıncılığı ve Dijital Dönüşüm

  • 20 soru-cevap
  • Dijital Yayıncılık
1

Radyo tekniği İle ilgili ilk keşif hangi tarihte ve kim tarafından gerçekleştirilmiştir?

Radyo tekniği ile ilgili ilk keşif 1860 yılında İngiliz fizikçi James Clerk Maxwell tarafından gerçekleştirilmiştir.

2

Tarihte ilk defa sesi ve müziği radyo dalgaları ile ileten ilk kişi kimdir?

Tarihte ilk defa sesi ve müziği radyo dalgaları ile ileten ilk kişi, Aralık 1906’da Brant Rock’tan (Massachusetts, ABD) bir saatlik bir konuşma ve müzik kaydı yayını yapan Kanadalı Reginald Fessenden olmuştur.

3

Düzenli bir biçimde haber ve müzik yayınları yapan ilk radyo istasyonunun adı nedir ve nerede kurulmuştur?

Düzenli bir biçimde haber ve müzik yayınları yapan ilk radyo istasyonu ABD’nin Pittsburg kentinde kurulan KDVK adlı radyo olmuştur.

4

Türkiye'de radyo yayınları hangi yıl başlamıştır?

Türkiye’de radyo yayınları da Avrupa ülkeleri ile hemen hemen aynı tarihlerde 1927 yılında başlamıştır. Telsiz Telefon Türk Anonim Şirketi (TTTAŞ) adıyla özel sektör ve kamu ortaklığı ile başlayan yayınlar, 1936 yılında devlet tekeline geçirilmiş ve PTT’ye devredilmiştir.

5

Radyo yayınlarının kitlelere ulaşmasında ve yaygınlaşmasında hangi teknolojik gelişmeler etkili olmuştur?

Radyo yayınlarının kitlelere ulaşması ve yaygınlaşmasında bir dizi teknik gelişme ve buluş etkili olmuştur. 1935 yılında FM (Frequency Modulation) bandının bulunuşu parazitsiz yayın imkânı sağlamış, 1948’de transistörün icat edilmesi ve hemen ardından ilk transistörlü radyoların ortaya çıkışı radyo alıcılarının geliştirilmesini ve dinleyici sayısını arttırmıştır. 1955 yılında stereo yayının keşfi müzik yayınlarındaki kaliteyi arttırmıştır.

6

Analog radyo yayınının dinleyiciye ulaştırılmasında olarak ses dalgalarının belirli aralıklarla titreşiminin dinleyiciye ulaştırılma aşamaları nelerdir?

  • Titreşen ses frekansı mikrofonlarla toplanmakta ve elektrik sinyallerine dönüştürülmektedir.
  •  Dönüştürülmüş olan bu sinyaller amplifikatör adı verilen yükselteçlerden geçirilerek güçlendirilmektedir.
  •  Daha sonra osilatör adı verilen vericide üretilmiş olan daha yüksek frekanstaki taşıyıcı dalgaların üzerine bindirilmektedir.
  •  Bu işlem için her iki dalganın da üst üste gelmesi gerekmektedir.
  •  Yapılan bu işlem modülasyon olarak adlandırılmakta ve bu işlemi gerçekleştiren cihaza da modülatör denmektedir.
  •  Devreden çıkan akım tekrar amplifikatörde yükseltilmekte ve ses sinyalleri şeklinde antene ulaşmakta oradan da elektromanyetik dalgalar biçiminde yayılmaktadır.
  •  Radyo alıcısında taşıyıcı dalgalar anten tarafından alınmakta ve radyo frekans yükselticisinde güçlendirilmektedir.
  •  Ses frekansları dedektörde ayrılmakta ve yeniden yükselteçlerden geçirilerek elektrik salınımları olarak hoparlörlere gönderilmekte ve burada da ses titreşimlerine dönüştürülmektedir.
7

AM ve FM bantlarının açılımı nedir?

AM Genlik Modülasyonu anlamına gelirken FM Frekans Modülasyonu anlamına gelmektedir.

8

Am ve Fm bantlarını ayıran temel farklılıklar nelerdir?

  • AM’de, taşıyıcı veya taşıyıcı dalga olarak bilinen bir radyo dalgası, iletilecek olan sinyal tarafından genlikte modüle edilir. Frekans ve faz aynı kalır.
  • FM’de, taşıyıcı veya taşıyıcı dalga olarakbilinen bir radyo dalgası, iletilecek sinyal ile frekansta modüle edilir. Genlik ve faz aynı kalır.
  • AM, FM ile karşılaştırıldığında daha düşük ses kalitesine sahiptir, ancak daha ucuzdur ve uzun mesafelerde iletilebilir. Böylece her frekans aralığında daha fazla istasyon bulunabilir. FM parazite karşı AM’den daha az eğilimlidir. Ancak, FM sinyalleri daha kısa mesafelidir ve fiziksel engellerden etkilenir. Yüksek bant genişliği nedeniyle FM daha iyi ses kalitesine sahiptir.
  • AM radyo 535 ila 1705 KHz arasında değişir (Saniyede 1200 bite kadar).
  • FM radyo 88 ila 108 MHz arasında daha yüksek bir spektrumda değişir (Saniyede 1200 ila 2400 bit).
  • AM radyo yayınında, modülasyon sinyalinin bant genişliği 15 kHz’dir ve dolayısıyla genlik modülasyonlu bir sinyalin bant genişliği 30kHz’dir. Modülasyonlu sinyal frekansı ile frekans sapmasının toplamının iki katı. Frekans sapması 75 kHz ve modüle edici sinyal frekansı 15 kHz’dir.
  • AM gürültüye karşı daha hassastır; çünkü gürültü, bir AM sinyalinde depolandığı amplitüdü etkiler.
  • FM gürültüden daha az etkilenir; çünkü FM sinyalindeki bilgi, genliği değil frekansı değiştirerek iletilir.
9

Transistör nedir?

Transistör, germanyum veya silisyum elementlerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak imal edilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü alet şeklinde tanımlanmaktadır. Terimsel karşılık olarak ise transistörü, elektronik sinyalleri ve elektrik gücünü yükseltmek veya değiştirmek için kullanılan yarı iletken bir cihaz şeklinde tanımlamak mümkündür.

10

İlk araç radyosu üretim süreci nasıldır?

Araç radyoları konusundaki başarı 1930 yılında gelmiştir. William P. Lear tarafından kurulan bir radyo parçaları şirketi ile Galvin Manufacturing Corporation aynı fabrika binasında yer almış; otomotiv ve radyo alanında çalışan bu iki şirket ortak çalışmalar yürütmüştür. Ekonomi kötüleşmesine rağmen otomobil ve radyo teknolojileri pazarları hızla büyümektedir. Tüketici talebinin devam edeceğini fark eden Galvin Manufacturing, en popüler otomobil modellerine kurulabilecek uygun fiyatlı bir radyo geliştirebileceğine karar verir (Motorola, ty.). Bu sürecin sonunda ilk seri imalat olan Motorola 5T71 isimli model dünyanın ilk otomotiv radyosu olarak üretilmiştir.

11

Transistörün getirdiği yenilikler nelerdir?

Transistörün ortaya çıkışı ile birlikte özellikle radyo istasyonlarında ve alıcı ekosisteminde hantal ve büyük cihazlara olan ihtiyaç ortadan kalkmıştır. Hemen hemen her işlem küçük elektronik cihazlarla yapılacak hale gelmiş; diğer yandan ses sıkıştırılmaya ve işlenmeye başlanmış ve teknolojideki bu gelişmeler kayıt ve montaja dayalı yeni radyo programlarının ve formatlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Transistörün icadıyla beraber radyoların lambalı ve vakum tüplü radyolara oranla taşınabilirliği çok daha kolay hale gelmiştir. Cep boyutundan daha küçük hale gelen radyolar çok daha az enerji tüketimine de sahip olmuşlardır ve sıradan pillerle beraber günlerce çalışabilecek düzeye getirilmişlerdir.

Transistör teknolojisi yalnızca alıcı bazda değil stüdyo ve verici bazında da radyoların iç yapısı ile dağıtım ağının değişmesine neden olmuş, özellikle FM frekansından yayın yapan yüksek ses kaliteli radyo istasyonlarının yaygınlaşmasındaki ana nedeni de oluşturmuştur.

Transistör icadıyla beraber radyoyu yaygınlaştırmakla kalmamış aynı zamanda televizyonu da yaygınlaştırmış, sosyal ve ekonomik olayların gelişmesine de neden olmuştur.

Stüdyo kısmında ise özellikle prodüksiyon ve içerik üretimi noktasında radyo istasyonları artık transistörlü kayıt cihazları ile beraber manyetik bantlı cihazları gerek kayıt gerekse montaj amaçlı kullanabilme yeteneğine sahip olmuşlardır.

Dolayısı ile transistör teknolojisi hem son dinleyici hem de stüdyo ve içerik üretimi gibi alanlarda radyo yayıncılığında büyük değişikliklere neden olmuştur.

12

Transistörle beraber gelişen Radyo yayıncılık altyapısı sektördeki insan profilini nasıl etkilemiştir?

Radyo yayıncılık altyapısındaki gelişme aynı zamanda yayıncılık sektöründeki insan profilinin değişmesine neden olmuştur. İlk dönemler kayıt ve montaj gibi opsiyona sahip olmayan radyo istasyonları sesin depolanması ve işlenmesi nedeniyle ses teknisyeni, montaj uzmanı gibi insan kaynaklarına ihtiyaç duyar hale gelmiştir. Dolayısı ile transistör teknolojisi hem son dinleyici hem de stüdyo ve içerik üretimi gibi alanlarda radyo yayıncılığında büyük değişikliklere neden olmuştur.

13

Dijital yayıncılıkta kullanılan Codec yönteminin amacı nedir?

Dijital yayıncılığın temelinde codec yöntemi yatmaktadır. Codec, İngilizce compression (sıkıştırma) ve decompression (sıkıştırılanı açma) kelimelerinin birleşiminden oluşan bir terimdir. Temel olarak çok yer kaplayan ses ve görüntü dosyalarını daha az yer kaplayacak şekilde sıkıştırmak, böylece alandan tasarruf etmek ve hız kazanmak amacını gütmektedir.

14

En sık kullanılan ses codecleri nelerdir?

Mp3, Wma, Wav, Aac, Ogg Vorbis, Flac, Alac, Dsd - Doğrudan Akış Dijitali.

15

En profesyonel ses codeci hangisidir?

Flac: En profesyonel ses codeci olarak bilinir. Audiophiles firması tarafından geliştirilmiştir. Radyo yayıncılığında ve arşivlemede tercih edilir. Dosya boyutlarını mp3 formatı kadar küçültebilirken minimum kayba uğratmaktadır. Bu sebeple yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Sayısal karasal radyo yayıncılığında standart olduğu kabul edilmektedir.

16

Radyolinklerin çalışma prensibi nasıldır?

Radyo link ünitesi radyo istasyonun sistem odasında bulunur ve bir çanak antene bağlıdır. Stüdyodan gelen veri ünite üzerinden antene aktarılarak anten vasıtası ile vericiye iletilmektedir. Verici ünitesinde de bir adet alıcı radyo link bulunmaktadır. Önemli olan iki adet radyolinkin birbirini optik olarak görebiliyor olmasıdır. Aksi durumda radyo yayını vericiye iletilemez.

17

T-DAB yayın sistemlerinin çalışma prensibi nasıldır?

T-DAB yayın sistemlerinde, analog olan ses sinyali sayısal sisteme dönüştürülür. Bu sisteme dönüştürme esnasında sıkıştırma işlemleri uygulanır ve bilgisayar ortamında codec sıkıştırma algoritmaları ses dosyalarına uygulanır. Codecler ile sıkıştırılan bu dosyalar bir dijital modülasyon şeması kullanılarak iletilir. Bunu yapmaktaki temel amaç belirli bir frekanstaki radyo programlarının sayısını arttırmaktır. Bu sayede sadece birkaç frekans üzerinden sıkıştırma algoritması ve oranına bağlı olarak birçok radyo istasyonunun aynı anda yayın yapabilmesi sağlanmaktadır. Böylelikle frekans problemi de ortadan kalkmakta, sadece ses iletimi değil; aynı paketin içerisinde birden fazla veri ve diğer ek hizmetler de taşınabilmektedir.

18

Encoder nedir?

Encoder sesi sayısal ortama dönüştürüp kodlar, bir bakıma uydu yayıncılığındaki uplink veya dijital radyo link cihazı vazifesi görür. Ancak encode etme işlemi için yalnızca bir yazılım yeterlidir. Encode aşamasında sayısal hale getirilen ses, bir medya sunucuya (media server, stream server) gönderilir ve medya sunucu kendisine bağlanan dinleyicilere yayını ulaştırır.

Encode işlemi bir bilgisayar yardımı ile özel bir yazılımla gerçekleşir. Bu yazılım ile gelen ses, sayısal olarak kodlanırken üzerine meta verisi bindirilebilir ve sesin ne kadar bant genişliği tüketeceği ayarlanabilir. Bit hızının sabit veya değişken olup olmayacağı gibi seçenekler de bu yazılım üzerinden ayarlanabilir.

19

Sanal Radyo nedir?

Sanal radyo, internet radyoculuğunun farklı bir alanını oluşturmaktadır. Sanal radyo, herhangi fiziksel bir stüdyoya ihtiyacı olmayan ve içeriğini doğrudan medya servera göndererek radyo yayını gerçekleştiren radyolara verilen isimdir. Sanal radyoların en önemli avantajı mekândan bağımsız bir yayıncılık anlayışı sunmasıdır. Bir mobil cihaz (laptop veya akıllı telefon) ve bu mobil cihaza kurulu özel bir yazılım ile yayının gerçekleştirilebiliyor olması, herhangi bir stüdyoya veya mekâna ihtiyaç bulunmaması sanal radyonun temel özellikleridir.

20

İnternet radyoculuğunun ve sanal radyoların avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Avantajları

  • İnteraktiftir.
  • Tüm dünyaya yayın yapılabilir.
  • Geribildirimleri anlık olarak alınabilir.
  • Anlık dinleyici sayısı görülebilir.
  • Ekonomiktir, büyük yatırım gerektirmez.
  • Mobil ortama erişebilir.
  • Her türlü yayın ortamına entegre edilebilir.
  • Ses kalitesi kontrol edilebilir.
  • Bireyselleştirilebilir.
  • Yayınlara daha sonra erişilebilir.
  • Kalite kaybı olmaksızın ilk günkü yayın kalitesini koruyabilir.

Dezavantajları

  • Yayın internetin erişimi ile sınırlıdır.
  • Dinleyicilerin internet bağlantı kalitesi ve kotası yayını etkilemektir.
  • Dinleyici kitlesi genellikle daha azdır.
Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç