AÖF Soru Bankası
SMY203U · Ünite 8

Dijital Çağda Bilişim Hukuku

  • 20 soru-cevap
  • Dijital Yayıncılık
1

Bilgi ve Bilişim kavramlarını açıklayınız.

Bilgi; öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen insan aklının alabileceği gerçek, olgu ve ilkelerin tümü olarak tanımlanabilir. İnsanlar arası iletişimde paylaşılan, aktarılan ve yeniden şekillendirilen tecrübe ve enformasyon olan bilgi belirli tekniklerle işlenir, çeşitli araçlarla iletilir. Bilginin elektronik ve teknolojik araçlar kullanılarak işlenmesi ise bilişimi oluşturur (TDK).

2

Siber suç nedir?

Kişilere, şirketlere, bankalara, hastanelere ait önemli bilgiler artık bilgisayar veya sanal ortamlarda (bulut) tutulmaktadır. Bu verilere normal yoldan erişmenin yanında, hukuka aykırı erişim için de yine bilişim teknolojileri kullanılmaktadır. Bu da özel bir suç tipini ortaya çıkarmıştır. İnternet ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan siber suç, bilişim sistemleri aleyhine veya bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlar olarak tanımlanmaktadır.

3

Bilişim hukuku nedir?

Bilişim Hukuku, elektronik ortam ve cihazlarda yayınlanan, üretilen ve saklanan bilgilerle ilgili sorunları ele alan bir hukuk türüdür. Bilişim hukuku hem dijital hale getirilmiş bilginin hem de bilgisayar programlarının dağıtılmasını düzenler. Bilgi güvenliğinin sağlanması, elektronik ticaret ve internetin kullanılması ile ortaya çıkan hukuki meseleleri ve buna bağlı olarak internet erişimi ve kullanımı, güvenliği, ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması vb. konuları kapsamına alır. Müstakil bir kanun olmaktan daha çok mevcut hukuka eklemeler yapılarak oluşturulmuştur. Yeni teknolojik gelişmelere bağlı olarak yeni suç fiilleri ortaya çıktığı için sürekli gelişim ve değişime açık olan bir hukuk dalıdır.

4

Türk Hukuku mevzuatında “Bilişim” kavramı ilk olarak nerede yer almıştır?

Türkiye’de bilişim suçlarına yönelik müstakil, tek bir kanun bulunmamaktadır. Mevcut kanunlara eklenen bilişim suçlarıyla ilgili farklı hükümlerle bilişim mevzuatı oluşmuştur. Türk Hukuku mevzuatında “Bilişim” kavramı ilk olarak, “1989 tarihli Türk Ceza Kanunu Ön Tasarısı’nda (md.342) “bilgileri toplayıp depo ettikten sonra, bunları otomatik işleme tabi tutma sistemlerinden oluşan alan” şeklinde yer almıştır.

5

Türkiye'de bilişim suçları kavramının ceza kanununa ilk girişi ne zaman olmuştur?

Bilişim suçları kavramının ceza kanununa ilk girişi ise, 765 sayılı TCK’ya 1991 yılında eklenen “…bilgileri otomatik işleme tabi tutan sistem…” ibaresiyle olmuştur. 1991 tarihli bu ilk düzenlemeyi takip eden yıllarda en kapsamlı düzenleme 2005 yılında 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) ile yapılmıştır. TCK’nın 10. bölümü içerisinde “Bilişim Alanında Suçlar” ana başlığı altında “Bilişim sistemine girme”, “Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme”, “Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması”, “Yasak cihaz veya programlar”, “Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması”ile ilgili hükümlere yer verilmiştir.

6

İnternet ortamında faaliyet gösteren tüm aktörlerin rol ve yasal yükümlülüklerinin tanımlanması nasıl gerçekleştirilmiştir?

2007 yılında “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun” yürürlüğe girmiştir. 5651 sayılı bu kanunla, internet ortamında faaliyet gösteren tüm aktörlerin rol ve ya-sal yükümlülükleri tanımlanmıştır. Kanunda internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir. 5237 sayılı yeni TCK, Türk hukukunda internetle ilgili ilk düzenleme olmuştur.

7

Bilişim hukukuyla ilgili önemli bir düzenleme olan Kişisel Verileri Koruma Kanunu ne zaman yürürlüğe girmiştir?

Bilişim hukukuyla ilgili önemli bir düzenleme de Kişisel Verileri Koruma Kanunu’dur. Avrupa Birliği’ne uyum kapsamında hazırlanan Kişisel Veri-lerin Korunması Kanunu (KVKK) tasarısı 18 Ocak 2016 tarihinde TBMM Başkanlığına sevk edilmiş, 24 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilerek, 7 Nisan 2016 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (100 Soruda KVKK, 2018: 8). KVKK, Avrupa Konseyi’nin 28 Ocak 1981 tarihli 108 sayılı “Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısın-da Bireylerin Korunması Sözleşmesi”, 2001 tarihli “Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Ek Protokol” ve 95/46/EC sayılı “Kişisel Verilerin Korunması Direktifi” esas alınarak hazırlanmıştır. Kişisel verilerin korunması, 12 Eylül 2010 tarihli ve 5982 sayılı T.C. Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapıl-ması Hakkında Kanunun 2. maddesi ile Anayasa’nın 20. maddesine eklenmiş, böylece anayasal zeminde bir hak olarak tanımlanmıştır.

8

Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’nin temel amacı nedir?

Sözleşmenin temel amacı, “Bilişim suçlarıyla ilgili taraf devletlerin yasal mevzuatlarını ve bağlantılı hükümlerini uyumlu hale getirmek, Siber suçların ve elektronik delil içeren diğer klasik suçların soruş-turma ve kovuşturulması ile ilgili ulusal usul hukuku mevzuatına temel oluşturarak uluslararası muhakeme kurallarının yeknesaklaştırılmasını sağlamak, uluslararası adli yardım ve işbirliği alanında hızlı ve etkili bir sistem oluşturmak”tır.

9

Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi hangi süreçle olmuştur?

Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’nin temelleri 1996 yılında Suç Sorunlarına ilişkin Avrupa Komitesi’yle atılmıştır. Söz konusu komite Avrupa Konseyi’ne siber suçlara dair bir uzman komitesi kurması tavsiyesinde bulunmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, bu öneriye uyarak, 1997 yılı başında Siberuzay Suçları Uzman Komitesi’ni kur-muştur. 4 yıl boyunca çalışan komitenin hazırladığı sözleşme tasarısı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi onayı ile 8.11.2001’de kabul edildi. Devletlerin imzasına 23.11.2001 tarihinde Budapeşte’de açılan Avrupa Siber Suç Sözleşmesi, 1.7.2004 tarihinde yürürlüğe girdi. Budapeşte Sözleşmesi adıyla anılan sözleşme bu alandaki ilk uluslararası sözleşme özelliğini taşımaktadır (Aliusta ve Benzer, 2018: 37).

10

Budapeşte Sözleşmesi’nde tanımlanan suç tipleri nelerdir?

  • Bilgisayar veri veya sistemlerinin gizliliğine, bütünlüğüne ve erişilebilirliğine yönelik suçlar (yasadışı erişim, yasadışı araya girme, verilere müdahale, sisteme müdahale, cihazların kötüye kullanımı),
  • Bilgisayarla bağlantılı suçlar (bilgisayarla bağlantılı sahtecilik, bilgisayarla bağlantılı dolandırıcılık),
  • İçerikle bağlantılı suçlar (çocuk pornografisiyle bağlantılı suçlar),
  • Telif hakkı ve bununla bağlantılı hakların ihlaline ilişkin suçlar. Taraf devletler kendi iç mevzuatlarında bu fiilleri suç olarak düzenlemekle yükümlüdürler.
11

Bilişim suçları için yapılan kategorileştirme nelerden oluşmaktadır?

Bilişim suçları işlendiği şekle veya taşıdığı amaca göre farklı tarzlarda karşımıza çıkabilmektedir. Ancak genel olarak “Bilişim suçları” ve “Bilişim Araçlarıyla İşlenen Suçlar” olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Bu suçları “genel” ve “özel bilişim suçları” olarak nitelendirmek de mümkündür. Yargıtay’ın çeşitli kararlarında ise “doğrudan bilişim suçları” ve “dolaylı bilişim suçları” şeklinde bir kategorileştirme yapılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda da bu sistem benimsenmiştir. Bu sistemi benimsemesi dolayısıyla Yargıtay da çoğunlukla temyiz istemlerini bilişim suçları açısından bu ayrıma tabi tutmakta ve değerlendirmelerini de bu yönde yapmaktadır (Turan ve Külcü, 2014: 19).

12

TCK’da “bilişim suçları” başlığı altında düzenlenen suçlar hangileridir?

  • Bilişim sistemine girme suçu (TCK md. 243),
  • Sistemi Engelleme, Bozma, Erişilmez Kılma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu (TCK md. 244),
  • Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu (TCK md. 245),
  • Yasak cihaz veya program kullanma suçu (TCK md. 245/a).
13

Bilişim suçlarının en yaygını olan bilişim sistemine girme suçu TCK’da nasıl cezalandırılır?

Bilişim suçlarının en yaygını olan bilişim sistemine girme suçu TCK’nın 243. Maddesi’nde düzenlenmiştir. İlgili madde şöyledir:

  • “(1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.
  • (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
  • (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
14

Bilişim sisteminin engellenmesi, çalışamaz hale getirilmesi, bilgi ve verilerin değiştirilmesi, yok edilmesi ve erişilmez kılınması TCK'da nasıl cezalandırılmaktadır?

TCK 244. madde ile bilişim sisteminde yer alan veri veya yazılımlara zarar verilmesi, veri ve yazılımların bozulmasının engellenmesi, böylelikle bunların doğru bir şekilde çalışmalarını sağlamak amaçlanmaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nun 244. maddesi şöyledir:

  • “(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren var olan verileri başka bir yere gönderen kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • (3) Bu fiille bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşun ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  • (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde iki yıldan altı aya kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
15

Bilişim sistemini engelleme TCK'da nasıl tanımlanmıştır?

Bilişim sistemini engelleme (244/1): Sistemden yararlanma yetkisi olan kişinin sisteme erişiminin engellenmesiyle ve sistemin işlevlerini yerine getirememesidir. Bir kişiye ait sosyal medya hesabına izinsiz girdikten sonra, şifresinin değiştirilmesi yoluyla kullanıcının kendi hesabına erişiminin engellenmesi buna örnek gösterilebilir.

16

Bilişim sistemindeki verileri erişilmez kılma TCK 244. maddede nasıl tanımlanmaktadır?

Bilişim sistemindeki verilere erişimin kısmen veya tamamen engellenmesidir. Verilere erişimi teknik olarak engellemek veya bir veriye erişimin şifreye bağlanması bu suçu oluşturur. Yargıtay, eşlerden birinin diğerine ait facebook hesabının şifresini değiştirerek erişimin engellemesi ve uygunsuz resim paylaşmasını da bu madde kapsamında değerlendirmiştir.

17

Sahte bir banka veya kredi kartını kullanma TCK'da nasıl cezalandırılmıştır?

Sahte bir banka veya kredi kartını kullanma (245/3): Sahte olarak üretilen veya sahtecilik yapılarak değiştirilen bir banka veya kredi kartını kendisine haksız kazanç elde etmek üzere kullanan kişi işlediği bilişim suçu nedeniyle 4 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bilişim suçları içerisinde en ağır ceza verilmesi öngörülen bu suç tipinde kredi veya banka kartının sahte olarak üretilmesi veya üzerinde sahtecilik yapılmış bir kart olması gerekli ve zorunlu bir unsurdur.

18

5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun kapsamı ve amacı nedir?

Kanun’un kapsamı ve amacı ilk maddesinde şu şekilde belirtmiştir: “Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”

19

Unutulma hakkı nedir?

“Unutulma hakkı”, kısaca kişi ve kurumların internette kendi adlarıyla arama yapıldığında derlenen sonuçlar arasında kendileriyle ilgili bilgi, fotoğraf, belge gibi verilere yer verilmemesini isteme hakkıdır. Unutulma hakkı saklanan verilerin belirlenecek belirli bir süre sonunda silinmesidir. Unutulma hakkının özünde belirli bir zaman süreci sonrasında, kişinin kendisine ait bilgilerin farklı bağlamlarda kullanılmasına karşı çıkabilme hakkı yer alır (Soysal, 2019: 347-349) Unutulma hakkını Yargıtay Genel Kurulu Kararı, “üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak” tanımlamaktadır (YHGK 2014/4-56 E. ile 2015/1679 K. Sayılı ve 17.06.2015).

20

Anayasa Mahkemesi (AYM) unutulma hakkıyla ilgili ilk ihlal kararını ne zaman ve nasıl vermiştir?

Anayasa Mahkemesi (AYM) unutulma hakkıyla ilgili ilk ihlal kararını 2016 yılında vermiştir. AYM, bir gazetenin internet haber arşivinde erişilebilir durumda olan haber ve yayınlarla ilgili içeriğin yayından kaldırılması yönündeki talep üzerine verdiği 03/03/2016 tarih ve B.2013/5653 no’lu kararında, başvurucuyu haklı bulmuştur. Karar kapsamında “Bireyin kişisel şeref ve itibarı, Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan “manevi varlık” kapsamında yer almaktadır. Devlet, bireyin manevi varlığının bir parçası olan kişisel şeref ve itibara keyfi olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür.” ifadesine yer verilmiştir. (Akıncı, 2017)

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç