Sapkın davranış kavramını açıklayınız.
Toplumun büyük bir çoğunluğunca benimsenen normlara karşı gelme, uyumsuz davranma sapkın davranış olarak tanımlanabilir.
Sapkın davranış kavramını açıklayınız.
Toplumun büyük bir çoğunluğunca benimsenen normlara karşı gelme, uyumsuz davranma sapkın davranış olarak tanımlanabilir.
Sapkın davranış kaç biçimde ortaya çıkmaktadır? Açıklayınız.
Sapkın davranışın ödüllendirilenler, cezalandırılanlar ve ödül veya cezasız kabul edilenler olarak üç biçimde ortaya çıktığı ifade edilebilir. Savaşta üstün başarı ve kahramanlık gösteren bir asker madalya ile ödüllendirilebilir. Cinayet işleyen bir katil sadece toplumun norm ve beklentilerinden sapmakla kalmayıp insan hayatına verilen değerden de sapmıştır. Onun bu sapkın davranışı gereğince cezalandırılır. Üçüncü sapma biçimine ise yaşlı bir kadının evini onlarca sokak kedisiyle doldurması onlarla yaşaması ya da yaşlı bir adamın saat biriktirme takıntısı örnek olarak verilebilir.
Suç ve sapkınlık kavramlarını karşılaştırınız.
Sapkınlık ile suç birçok durumda örtüşmekle beraber aynı şeyler demek değildir. Sapkınlık kavramı, yalnızca bir yasayı ya da kuralı çiğneyen uyumsuz davranışa göndermede bulunan suç kavramından çok daha geniştir. Diğer taraftan sapkın davranışın pek çok biçimi yasalar tarafından sınırlandırılmamıştır. Bunun yanında suç teşkil eden eylem ile genel olarak sapıcı eylem arasında bir ayırım yapmak gerekir. Çünkü sapma, kişilik yapısına bağlı olduğu hâlde, objektif olarak ceza normuna göre suç teşkil eden davranış ve tutum tarihî kuvvetlerin eseridir ve kendisini kanunlarda gösterir. İnsanın sapkın davranışlarının hepsi teknik anlamda suç değildir. Bir başka deyişle, nezaket kurallarına, örf ve adetlere ve bir kısım ahlâk kurallarına aykırı davranışlar teknik ve hukuki anlamda suç değildirler. Suç da, bütün diğerleri gibi sapıcı bir eylemdir. Ancak sapıcı eylemlerden kanun koyucu tarafından seçilmiş ve bir ceza müeyyidesi ile karşılanmış olanıdır.
Jhering, suçu nasıl tanımlamıştır?
Jhering, suçu “toplum halinde yaşama şartlarına yönelmiş her türlü saldırı” olarak tanımlar.
Sutherland’a göre suç kaç unsuru kapsar?
Sutherland’a göre suç üç unsuru kapsar:
Taft’ın suça ilişkin görüşlerini kısaca açıklayınız.
Taft’ın suç görüşü şöyledir: Topluma zarar veren hareketler ya örf ve âdetlerce belirlenmiştir ya da grup içinde egemenliği elinde tutanlar, diğer kişilerin, tavır ve hareketlerini uydurmaları için modelleri, örnekleri ve bu suretle moral kuralların tümünü tespit ederler. Bu kurallara uyanlara sosyal itibar verir, bunları ihlâl edenlere söz konusu mevkii reddederler. Günümüzde sosyo-kültürel bilimler, suç teşkil eden insan davranışını toplumda yürürlükte olan sosyal normlardan bir nevî sapış, sapıcı eylem olarak tanımlamaktadırlar. Suçlu, içinde yaşadığı toplumun normları ile kişisel kuvvetleri arasında bir denge kuramamış kişidir.
Kriminoloji kavramını kısaca açıklayınız.
Kriminolojinin Türkçe karşılığı “Suç Bilimi”dir. Kriminolojinin “Suç olgusunun incelenmesi” , “Suç olgusuna ilişkin bilim” veya “Suç bilimi” gibi çok kısa tanımları yapılmaktadır.
Nicefero’ya göre ise kriminoloji kavramını açıklayınız.
Nicefero’ya göre kriminoloji bağımsız bir bilim dalı olup sentetik ve tüme gidici bir kimlik taşımaktadır. Bu bilim suça ilişkin çeşitli disiplinlerin başlıca sonuçlarını, suçlu ve ona karşı uygulanması gereken tedbirleri özetler ve bir sentezini yaptığı suça ilişkin çeşitli bilimlere ait bir tür giriş niteliğindedir.
Haskell-Yablonosky’e göre kriminolojinin inceleme alanları nelerdir?
Haskell-Yablonosky, özlü bir tanımla, “Kriminolojinin, suç ve suçluların bilimsel incelenmesi” olduğunu ifade eder ve kriminolojinin inceleme alanı olarak da şunları gösterir:
Constant’a göre geniş anlamda kriminoloji kaç gruba ayrılır?
Constant’a göre geniş anlamda kriminoloji iki büyük gruba ayrılır. Bunlar, teorik kriminoloji ve uygulamalı kriminolojidir.
Teorik kriminolojinin alt dalları nelerdir?
Teorik kriminolojinin alt dalları: Suç Antropolojisi, Suç Psikolojisi, Suç Sosyolojisi, Suç Psikiyatrisi ve Penolojidir.
Suç Antropolojisinin inceleme alanları nelerdir?
Suç Antropolojisi: Bu dal suçluyu, organik yapısı bakımından inceler ve verasete ilişkin biyolojik, anatomik ve fizyolojik etmenleri söz konusu eder.
Suç Psikolojisinin incele alanları nelerdir?
Suç Psikolojisi: Suçun oluşmasına neden olan ya da gelişmesini sonuçlayan ruhi olayları, mekanizmaları inceler: yaş, cinsiyet, karakter, bünye gibi.
Suç Sosyolojisinin inceleme alanları nelerdir?
Suç Sosyolojisi: Suçu bir sosyal olay olarak ele alır; sosyal kimlik taşıyan ve suça sebep olan etmenleri araştırır; sosyal ortam, alkolün etkileri, sinema, din gibi.
Suç Psikiyatrisinin inceleme alanları nelerdir?
Suç Psikiyatrisi: Anormal ve akıl hastası suçluları inceler; akıl hastalıkları ile suç arasındaki ilişkileri belirler.
Penoloji inceleme alanları nelerdir?
Penoloji: Cezaların ve güvenlik tedbirlerinin menşe ve gelişmelerini açıklar, bunların ne derece etkili olduklarını araştırır.
Uygulamalı kriminolojinin alt dalları nelerdir?
Suç Siyaseti, Suç Profilaksisi ve Kriminalistik ya da bilimsel polistir.
Kriminalistik ya da bilimsel polisin inceleme alanları nelerdir?
Kriminalistik ya da bilimsel polis: Suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak için başvurulan fennî araçları inceler. Daktiloskopi, Antropometri, Balistik gibi dalları vardır.
Sheldon’a göre üç ana insan tipi nelerdir?
Sheldon’a göre üç ana insan tipinden bahsedilebilir: ince, uzun yapılı ve entellektüel nitelikliler (ektomorf tipler) kısa boylu, şişman, iri kemikli, neşeli, dışa dönük, piknik tipler (endomorf tipler) ve son olarak kaslı, sportif yapıda olanlar (mezomorf tipler). Bu kurama göre mezomorf tiplerin diğer tipteki insanlara göre suç işleme eğilimleri daha yüksektir.
Suçu açıklayan fizyolojik ve biyolojik kuramlara yöneltilen eleştiriler nelerdir?
Suçu açıklayan fizyolojik ve biyolojik kuramlar birçok yönden eleştiri almıştır. Beden tipi ile suçluluk arasında genel bir ilişki olsaydı bile bu, kalıtımın etkisi konusunda hiçbir şey söylemezdi. Kaslı tipteki insanlar suç etkinliklerine doğru itilebilirler çünkü bu etkinlikler atletik yapının fiziksel olarak sergilenmesi için fırsatlar yaratır. Bunun yanında, suçu açıklayan fizyolojik ve biyolojik kuramlar ıslahhanelerdeki suçlularla sınırlıdır ve daha sert, atletik görünümlü suçlular, daha kırılgan görünümlü, zayıf olanlara bakarak daha çok bu ıslahhanelere gönderilmiş olabilir.
Suçu açıklayan psikolojik kuramlara yöneltilen eleştiriler nelerdir?
Suçu açıklayan psikolojik kuramlar sapmanın açıklanmasında sosyal ve kültürel etkenlerin gözardı edilmesi, psikologların zihinsel sağlığın ne olduğu ve kişilik özelliklerinin nasıl ölçümleneceğine ilişkin güçlü bir ortak anlayışın bulunmayışı ve psikolojik kuramı desteklemek üzere yapılan araştırmaların yetkin olmadığı gerekçeleriyle eleştirilmiştir. Bu eleştiriler yanında bireyin sadece çocukluk dönemine ağırlık verilmesi ve yaşam boyu çeşitli sosyal ve kültürel etkenlerin kişilik üzerindeki etkilerinin gözardı edilmesi de başka bir eleştiridir.
Suç ve sapmaya ilişkin sosyolojik kuramların aralarındaki ortak yönler nelerdir?
Suç ve sapmaya ilişkin sosyolojik kuramların farklı ve bazen birbirini tamamlayan yönleri vardır. Kuramları detaylı olarak incelemeden önce aralarındaki ortak yönleri vurgulamak yararlı olacaktır. Yirminci yüzyıl boyunca geliştirilen bu kuramlar şu ortak yönlerle öne çıkmaktadırlar:
Fonksiyonalist kuramın odak noktası nedir?
Fonksiyonalist kuram, sadece bireysel güdülerin değil toplumsal yapının sapmayı üretmesine odaklanır. Toplumsal durumlar birey üzerinde baskı yoluyla bireyi sapma davranışına yöneltir. Bu yaklaşım kültüre ve sosyal yapıya olan güçlü vurgusuyla oldukça sosyolojik niteliktedir.
Durkheim’a göre anomi hangi durumlarda ortaya çıkar?
Anomi kavramı, ilk kez modern toplumlarda geleneksel normlar ve standartların yerlerine yenisi konmadan aşındığını ileri süren Emile Durkheim tarafından ortaya atılmıştır. Anomi, toplum yaşamının belirli bir alandaki davranışlarını düzenleyen hiçbir açık ölçünün bulunmadığı durumlarda ortaya çıkar. Durkheim’a göre bu gibi durumlarda insanlar kendilerini yollarını kaybetmiş ve kaygılı hissederler. Dolayısıyla anomi intihar eğilimleri üzerinde etkili olan toplumsal etkenlerden biridir.
Durkheim’a göre sapkınlık, toplumda ne tür fonksiyonları yerine getirmektedir?
Durkheim’a göre sapkınlık, toplumda birtakım fonksiyonları yerine getirir. İlk olarak sapkınlık, kültürel norm ve değerlerin belirginleşmesini sağlar. İkinci olarak sapkınlık, toplumdaki “iyi” ve “kötü” davranışlar arasındaki sınırı korumayı destekler, yani sınırları netleştirir. Diğer taraftan sapkınlık, toplumda dayanışmanın artmasını sağlar. Son olarak da sapkınlık, toplumda yeni düşünceler ve meydan okumalar yaratarak yenilikçi bir güç hâline gelir; bu bakımdan değişiklik yaratır.
Merton’un sapkın davranışlara ilişkin görüşlerini kısaca açıklayınız.
Merton, konuya fonksiyonalist yaklaşım açısından bakarak sapkın davranışları toplumsal sistemin dengesinin bozulması sonucu ortaya çıkan bir olay olarak görmektedir. Merton’a göre anomi, toplumca belirlenen amaçlarla, bu amaçları gerçekleştirecek yollar arasında bir uyumsuzluk sonucu oluşmaktadır. Merton’a göre anominin sonucunda oluşan sapkın davranışlar, toplumun istediği meşru yollarla ulaşılabilecek, başarı amaçlarına götürecek kültür araçları ile sözü geçen amaçlar arasındaki çatışmadan doğar.
Merton’un uyum modellerini açıklayınız.
Merton, toplumsal bakımdan öne çıkarılan değerler ile bunlara erişmek için kullanılacak araçların sınırlı olması arasındaki gerilimlere gösterilen beş olası tepkiyi belirlemektedir.
Merton’un gerilim kuramına ilişkin yöneltilen eleştiriler nelerdir?
Tierney, kurama yöneltilen eleştirileri şöyle belirtmektedir:
Alt kültür kuramlarının önde gelen temsilcileri kimlerdir?
Alt kültür kuramlarının önde gelen temsilcileri arasında Cohen, Cloward ve Ohlin, Miller ve Wolfgang gibi isimler yer alır.
Alt kültür kuramları genel olarak nelere odaklanmışlardır?
Alt kültür kuramlarını genel olarak, çocuk veya genç çeteler içerisinde yer alan alt sınıfa mensup bireylerin, sapma ve suçluluk durumları üzerine odaklanmış kuramlar olarak görmek mümkündür.
Albert Cohen’e göre suç nasıl ortaya çıkmaktadır?
Cohen, bir değer ve yaşam biçimi olarak ele aldığı suçluluk alt kültürünün, egemen kültürden farklılaşan bir kültürel özelliğe sahip olduğunu belirtir. Cohen, suç alt -kültürünün; alt ve orta sınıf kültürü arasındaki çatışmanın bir sonucu olarak ortaya çıktığını belirtmektedir. Ona göre alt sınıfa mensup olan çocuklar, bir statü arayışı olarak, orta sınıfa mensup olan çocukların amaçlarını, yaşam biçimlerini gerçekleştirmeye çalışırlar. Ancak, alt sınıfa mensup ailelerinin çocuklarının bu hedeflerini, toplumsal olarak kabul edilir bir yolla gerçekleştirmeleri oldukça güçtür. Çünkü içinde bulundukları sınıfsal ve ekonomik konum buna imkân tanımamaktadır. Bu güçlük, bireylerde bir statü engellemesi yaratmaktadır.
Ayırıcı Fırsatlar Kuramı’nın varsayımları kısaca özetleyiniz.
Ayırıcı Fırsatlar Kuramı’nın varsayımları şu şekilde özetlenebilir:
Fonksiyonalist kuramlara yöneltilen eleştiriler nelerdir?
Bu kuramlara yöneltilen eleştirileri şöyle sıralayabiliriz:
• Hedefler ile fırsatlar arasındaki uyumsuzluğun sadece daha az ayrıcalıklı olanlar için geçerli olduğunun düşünülmesi, fonksiyonalist kuramlarda eleştiri getirilen bir başka noktadır. Oysa beyaz yakalı suçlar kapsamında üst sınıflardan bireyler söz konusudur.
Etiketleme kuramcıları sapkınlığı nasıl ele almışlardır?
Etiketleme kuramcıları sapkınlığı, bir birey ya da grubun sahip olduğu özellikler kümesi ile değil, sapkınlar ve sapkın olmayanlar arasındaki etkileşim süreci olarak ele almaktadırlar. Onlara göre, sapkınlığın gerçek yapısını anlamak için, neden kimi insanların “sapkın” olarak etiketlendirildiğini ortaya çıkarmak zorundayız. Etiketlemenin büyük bir bölümünü, yasa ile düzen güçlerini temsil eden ya da başkalarının geleneksel ahlakı üzerine tanımlamalar getirebilen insanlar gerçekleştirir. Sapkınlık kategorilerini tanımlayan etiketler böylece toplumdaki güç yapısını dile getirmektedir.
Lemert suçla ilgili olarak nasıl bir ayırım yapmıştır?
Lemert suçla ilgili olarak birincil ve ikincil sapma ayrımı yapmaktadır. Birincil sapma bireyin normları ihlal ederek toplumda sapkın olarak görüldüğü ancak bireyin kendisi için sapkın etiketini benimsemediği durumu ifade eder. Eğer normları ihlal ettiği için birey benlik algısı geliştirmezse gelecekte sapkın olarak etiketlenmeyecektir. Fakat sapmada diğerlerinin etkisi de önemlidir. İnsanın sapkın etiketini benimsemesi, topluma uyum sağlamasını zorlaştıracaktır. Lemert bunun sonucunda ortaya çıkan duruma da ikincil sapma demektedir. Bir başka deyişle ikincil sapma, sapkınlık iddiasını ve etiketini kişinin içselleştirmesidir. Ona göre toplumsal kontrol, sapmayı önlemekten çok teşvik eder.
Chicago yaklaşımını açıklayınız.
Chicago ekolü genel sosyolojide kent sosyolojisi araştırmalarıyla ve suç biliminde etkili olan ve çevresel yaklaşımla tanınmış sembolik etkileşimci bir yaklaşımdır. İnsan davranışının genetik ve kişisel etkenlerce değil, sosyal ve fiziki çevre tarafından belirlendiğini savunan kuramdır. Bu yaklaşımda kentin farklı bölgeleri olduğu ve bazı bölgelerin suça diğerlerine göre daha hazır olduğu vurgulanarak çevresel suç kavramı temelinde açıklamalar geliştirilmiştir.
Bandura’nın kuramını kısaca açıklayınız.
Bandura’nın kuramı: Kriminolog Albert Bandura, bu kuram kapsamında insanların şiddete eğilimli yetenekte doğmadıklarını, yaşamları boyunca saldırgan davranmayı öğrendiklerini tartışmıştır. Bu deneyimler amaçlarına ulaşmak için şiddet kullananları gözleme, televizyonda ve sinemada şiddet kullananların ödüllendirildiğini seyretme gibi doğrudan gözlem yoluyla da öğrenilir. Sosyal öğrenme kuramı, çocukların, yetişkinlerin şiddet içeren davranış modellerinden saldırgan davranışları öğrendiklerini ileri sürer. Yaşamın ilerleyen yıllarında bu saldırgan davranış kalıpları sosyal ilişkilerde kalıcı olur.
Çatışma kuramını kısaca açıklayınız.
Çatışma kuramının temel motifi, sosyal ve ekonomik gücün suça etkileri, kişi ve grupların davranışlarını belirleme ve kontrol etme yeteneğini tanımlamaktır. Gücün eşit olmayan dağılımı çatışmayı yaratır, çatışma güç için rekabette köklenmiştir. Güç, insanların kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılamak ve halkın düşüncelerini biçimlendirmek için kullanılır. Çatışma kuramına göre, suç kavramı güçlüler tarafından tanımlanmıştır, yasalar kültürel olarak görelidirler ve doğru ile yanlışın kesin bir standardı ile bağlanmamışlardır.
Ayırıcı birleşimler kuramını kısaca açıklayınız.
Ayırıcı birleşimlerin kuralı, kişinin suçlu kalıplarla temas ettiği ve suça karşı olanlardan uzak durduğu için suçlu olduğudur. Bu kurama göre:
• Suç davranışı öğrenilmesi suç işleme tekniğini ve tutumları rasyonalize etmelerin, güdülerin ve itilimlerin belirli yönünü öğrenmeyi kapsar.
Akers’in sosyal öğrenme kuramını kısaca açıklayınız.
Akers’in sosyal öğrenme kuramı: Akers, Sutherland’in kuramındaki ayırıcı birleşimler sürecini daha geniş bir şekilde ele alarak onu ayırıcı güçlendirmeyle bütünleştirir. Burgess ve Akers, öğrenme mekanizmasını modern davranış kuramındaki gibi tanımlarlar, Sutherland’ın kuramındaki tanımları korurlar. Fakat onu daha fazla davranış terimleriyle kavramlaştırırlar ve davranışsal öğrenme kuramındaki kavramları buna ilave ederler. İnsanın çevresindeki aile, arkadaş grupları, kiliseler ve diğer gruplar bireyleri suç işleme konusunda cesaretlendiren veya onları yasaya uyan davranışa yönlendiren örüntüler sağlarlar. Onlara göre toplumsal veya bireysel suçlu oranlarındaki farklılık kültürel normların, geleneklerin sosyal kontrol sistemlerinin bir fonksiyonudur.
Yeni kriminoloji kuramını kısaca açıklayınız.
Yeni kriminolojinin özünde yatan temel fikir Marx ve Bogner’inkiyle aynıdır. Kapitalizm ekonomik eşitsizliği, ekonomik eşitsizlik de suçu teşvik eder. Bu kriminologlar suçlu davranışı açıklamak için kapitalizmin işçi sınıfına uyguladığı zulüm ve aşağılayıcı koşullara işaret ederler. Buna ek olarak, onlara göre şiddet bazen fakirin kendi yararına çok basit bir değişme elde edebilmek için başvurduğu bir yol olmaktadır. Yeni kriminologlara göre suç, zengin insanların yaşamak için emeğini satmak zorunda olanları sömürmelerinden kaynaklanır. Bu ilişki kapitalist sistemde kalıtsaldır ve onlara göre kapitalist toplumlarda suçun belirgin biçimde azalması toplumun ekonomik sisteminde devrimci bir reform yapılmadan mümkün değildir.
Nye’nin Kontrol Kuramını kısaca açıklayınız.
Nye, çocuk suçluluğunun öğrenme süreci sonucu ortaya çıktığını ifade etmekle birlikte, bunun kontrol eksikliğinden de kaynaklanabileceğini ileri sürer. Ona göre, sosyal kontrol, sosyalizasyon sürecinden kaynaklanır. Bu süreç yoluyla birey kendi doğru-yanlış bilincini geliştirir. Bu Nye’nin ifadesiyle “içselleştirilmiş kontroldür”. Birey dolaylı olarak sevgi, şefkat bağlarının olduğu kişiler tarafından da konrol edilir. Bunlara ilaveten, Nye, bireyin davranışlarını kontrol eden ve uymazlarsa onları cezalandıran doğrudan kontrolden de söz eder.
Hirschi’nin sosyal kontrol kuramını kısaca açıklayınız.
Hirschi de sosyal kontrol kuramının temel kavramının bireyin topluma bağlantısı olduğunu ileri sürer ve topluma bağlanmayı dört biçimde toplar. Bunlar; bağlanma, kendini adama, dâhil olma ve inanç’tır. Yeterince güçlü olduklarında bu bileşenler insanların kuralları çiğneme özgürlüklerini ellerinden alarak toplumsal kontrol ve uyumun sürmesine yardımcı olur. Ancak eğer toplumla olan bu bağlar zayıfsa, suçluluk ve sapkınlık ortaya çıkabilir.
Organize suç kavramını açıklayınız.
Organize suç, gelenekselliğin birçok özelliğini taşıyan, ancak yasadışı nitelikteki etkinlik biçimlerine göndermede bulunur. Organize suçlar kapsamında başka etkinliklerin yanı sıra kaçakçılık, yasadışı kumar oynatmak, uyuşturucu ticareti, fuhuş, büyük ölçekli hırsızlık ve koruma için haraç almak gibi suçlar sayılabilir.
Ellis ve Walsh suçları kaç başlık altında sınıflandırmışlardır?
Ellis ve Walsh suçları altı başlık altında şöyle sınıflandırırlar:
Beyaz yakalı suçlar nelerdir?
Beyaz yakalı suçlar terimi ilk kez Edwin Sutherland tarafından kullanılmıştır. Bu kapsamda vergi kaçırma, yasadışı satışlar, menkul ve gayrimenkul sahtekârlıkları, zimmete para geçirme, tehlikeli ürünlerin üretim ve satışı ve yasadışı olarak çevreyi kirletmenin yanında doğrudan hırsızlık gibi pek çok türden suç bulunmaktadır.
N. Grabosky ve Russel Smith’in teknolojiye dayanan kaç tür suç sıralamaktadırlar?
N. Grabosky ve Russel Smith ise (1998) teknolojiye dayanan dokuz tür suç sıralamaktadırlar. Bunlar:
Landreth’e göre bilişim suçlularını kaç kategoriye ayırarak incelemiştir?
Landreth kendi edindiği bilgi ve tecrübelere göre bilişim suçlularını beş kategoriye ayırarak incelemiştir:
• Son grup ise “hırsızlardan” oluşmaktadır. Bu kategorideki suçlular yasadışı yollardan para kazanmayı amaçlayan kişilerden oluşmaktadır. Post’un analiz ettiği gibi suç işleyen bu kişiler sistem ya da organizasyonun içerisinden birisi olabilir. Hırsızlar yalnız çalışabileceği gibi, yerel ve uluslararası şirketler ya da devletler için de çalışabilir.