AÖF Soru Bankası
SOS203U · Ünite 2

Kültür

  • 19 soru-cevap
  • Sosyal Antropoloji
1

Antropolojinin kurucularından Edward Burnett Tylor'ın yaptığı kültürün tanımı nedir?

Antropolojinin kurucularından Edward Burnett Tylor (1832-1917), 1871 yılında yaptığı ünlü tanımında bu olguyu “Kültür ya da uygarlık bir toplumun üyesi olarak insanoğlunun öğrendiği bilgi, sanat, gelenek görenek ve benzeri yetenek,
beceri ve alışkanlıkları içine alan karmaşık bir bütündür.” şeklinde tanımlamıştır (1958[1871])

2

Kültür sözcüğünün kökeni ve anlamı nedir?

“Kültür” sözcüğünün kökeni, Latincedeki ekip-biçmek, sürmek, ürün almak, işlemek anlamına gelen “colere” sözcüğünden türetilmiştir. Yine aynı sözcükten türetilen “cultus” ise “ekin” demektir. Bugün “kültürün” yanı sıra aynı sözcükten türetilen “tarım” (agriculture), “ekip biçme” (cultivation) ve “bahçecilik” (horticulture) gibi kavramlar bulunmaktadır

3

Günümüzde kültürün değişik kullanımları hangi anlam gruplarında bir araya getirilebilir?

Kırımlı’nın da işaret ettiği üzere bugün kültürün değişik kullanımları dört anlam grubunda belirlenebilir (2014: 28-29):
1. Bilim alanındaki kültür: Uygarlıktır.
2. Beşerî alandaki kültür: Eğitim sürecinin ürünüdür.
3. Estetik alandaki kültür: Güzel sanatlardır.
4. Teknolojik ve biyolojik alandaki kültür: Üretim, tarım, ekim, çoğaltma ve yetiştirmedir

4

Antropolojide büyük harfle yazılan “Kültür” ve küçük harfle yazılan “kültür” arasında ne tür farklar bulunmaktadır?

Antropolojide büyük harfle yazılan “Kültür” ve küçük harfle yazılan “kültür” arasında genellikle ayrım yapılmaktadır. Büyük harfle yazılan “Kültür”
kavramı, insanları diğer canlılardan ayıran bir özellik olan kültüre göndermede bulunur. Bu anlamıyla “Kültür” bir insan olanağıdır. Diğer yandan, küçük harfle yazılan “kültür” ise grupları birbirinden ayıran özelliklere vurgu yapar. Bizler belirli halkların kültürlerinden, mesela “Laz kültüründen” ya da “Masai kültüründen” söz ettiğimizde kültürün ayırt edici ve farklılıklara işaret eden özelliğine vurgu yapmış oluruz. Bu anlamıyla “kültür” grupların bir özelliğidir.

5

Kültürün kaç düzeyi vardır?

Kültürün “evrensel”, “genel” ve “tikel” olmak üzere üç düzeyi bulunur. Modern ya da geleneksel, toplumların kültürleri bu üç farklı kültür düzeyindeki olguların bir aradalığından oluşmaktadır. Kültürün düzeylerinden ilki “kültürel evrenseldir”.
“Kültürel evrensel” kavramı geçmişten günümüze bilinen bütün insan kültürlerinde bulunan özellikleri belirtmek için kullanılır (Pinker, 2002). Düşünülecek olunursa, “kültürel evrensellerin” insanı diğer canlılardan ayırt eden özellikler olduğu görülür. Diğer yandan “kültürel genel” kavramı ise tüm kültürlerde bulunmasa da birden çok kültürde bulunan kültürel özellik ve örüntülere gönderme yapmaktadır. “Kültürel geneller” farklı kültürleri
ortaklaştıran özelliklerdir. Ve son olarak “kültürel tikel” ise yalnızca belirli kültürlerde bulunan, kültürleri diğer kültürlerden farklılaştıran ve ayıran kültürel özellikler veya kültür örüntülerine işaret etmektedir.

6

Kültürel uyarlanma ne demektir?

Toplu hareket etme, giysiler, tarım, binalar, aletler yapma… gibi araçlarla ekolojik
koşullara kültürel yollardan uyum sağlamaya “kültürel uyarlanma” denir. Tüm
canlılar içinde sadece insanlar kültürel uyarlanma yaparlar

7

Evcilleştirmenin olumlu sonuçları nelerdir?

Evcilleştirmenin olumlu sonuçları şunlardır:

•Ekip biçme ve hayvan yetiştirme, tarıma ve hayvancılığa dayalı yeni bir yaşam biçiminin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
• Ekip biçme yapılan yerlerde yerleşik yaşam başlamıştır. İnsanlar süreç içinde giderek artan bir biçimde göçebe yaşamı terk edip yerleşik yaşama yönelmişlerdir.
• Besin üretiminde süreklilik sağlanmıştır.
• Açlık ve kıtlık riski azalmıştır.
• Nüfus artışı yaşanmıştır.
• İlk köyler, kasabalar ve şehirler ortaya çıkmıştır.
• Dünyanın farklı yerlerinde antik uygarlıklar ortaya çıkmıştır.

• İlk devletlerle beraber yurttaşlık fikri ortaya çıkmıştır.
• Yazı ortaya çıkmıştır.
• Ticaret başlamıştır.
• İlk pazar yerleri ortaya çıkmıştır.
• Dokuma, çömlekçilik, tuğla ve metalurji gibi yeni bilimsel, teknolojik ve yaratıcı
formlar ortaya çıkmıştır.
• Nicelikleri ölçmek için matematik geliştirilmiştir.
• Ekip biçmenin ve gelgitlerin zamanlarını ölçebilmek ve uzayın gizemlerini öğrenebilmek için astronomi ortaya çıkmıştır.
• Semavi inanışlar, çok tanrılı dinler ve daha sonra da tek tanrılı dinlere inanış başlamıştır.
• Anıtsal yapılar, duvarcılık ve heykeltıraşlık başlamıştır.

8

Kültürel antropolojide oldukça yaygın kabul gören ve Yehudi Cohen tarafından ortaya atılan tipolojideki uyarlanma stratejileri nelerdir?

Uyarlanma stratejilerine ilişkin kültürel antropolojide oldukça yaygın kabul gören bir tipoloji bulunmaktadır. Yehudi Cohen’in (1974) ortaya attığı bu tipolojide uyarlanma stratejileri basitten karmaşığa doğru şöyle sıralanır:
1. Avcı-toplayıcılık
2. Bahçecilik
3. Çobanlık
4. Tarım
5. Sanayi

9

Avcı-toplayıcılık nasıl bir uyarlanma stratejisidir?

Avcı-toplayıcılık besin üreticiliği yapılmayan bir uyarlanma stratejisidir. İnsanlar bitki, meyve ve yemişleri toplamak ve avlanmakla geçimlerini sürdürdükleri için bu ismi almıştır. Geçimleri balıkçılığa dayanan topluluklar da avcı-toplayıcılar arasında değerlendirilmektedir. Avcı toplayıcılık, bilinen en eski uyarlanma stratejisidir. Antropoloji alanındaki bulgular tüm insanların bir zamanlar avcı-toplayıcı olduğunu vurgulamaktadır.

10

Antropolojide kaç tip çobanlık vardır?

Antropolojide göçebe çobanlık (pastoral nomadism) ve yaylacılık (transhumance) olmak üzere iki tip çobanlık olduğu kabul edilmektedir (Galaty, 2005). Göçebe çobanlıkla uğraşan topluluklar hayvanların yaşayabileceği iklim ve ekolojik koşulların peşinde hayvanlarla birlikte göç etmektedir. Yaylacılık yapan toplulukların ise bir bölümü ekip biçmeyle uğraşırken, diğer bölümü sürülerle
birlikte mevsimlik olarak daha yüksek ya da daha düşük irtifadaki yerlere doğru yer değiştirmektedir. Yaylacıların çobanlara göre daha yerleşik topluluklar olduğu söylenebilir.

11

Post-endüstriyel toplum ne demektir?

Günümüzde sanayi toplumlarının yeni bir form olan “post-endüstriyel toplumlara” dönüşmekte olduğu, sosyal bilimlerdeki önemli tartışmalardan biridir. 1970’lerin başlarından itibaren gelişen küreselleşme, kültürler arasındaki etkileşimleri
arttırarak post endüstriyel toplumların ortaya çıkışında ve hızla gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Post-endüstriyel toplumlar insan emeğine giderek daha az gereksinim duyulan toplumlardır. Gelişmiş teknoloji, hızlı bilimsel atılımlar ve hizmet sektörünün merkezî rolüyle öne çıkmaktadırlar. Bu toplumların genel anlamda yüksek eğitim düzeyinde bireylerden oluşmaktadır. İnternet ve sosyal medya başta olmak üzere iletişim araçlarının etkin kullanımı post-endüstriyel toplumların önde gelen özelliklerinden biridir.

12

Kültürlenme ne demektir?

Kültürel süreçlerin ilki kültürün öğrenilmesine ilişkindir. Bir kültürün üyesi olan bireylerin doğumdan itibaren kültürün özelliklerini öğrenerek içselleştirmesine “kültürlenme” denir. Kültürlenme insan yaşamı boyunca devam eden bir öğrenme
sürecidir. Genellikle kültürlenmenin bebeğin anne rahmine düşmesiyle başladığı ve ölene kadar devam ettiği kabul edilir. Kültürlenme sürecinde kültürel normları, değerleri, alışkanlıkları, beğenileri, söylemleri öğrenir ve içselleştiririz. Kültürlenmede aile, akrabalar, akranlar, rol modeli olan eğitmenler ve uzmanlar etkilidir. Son yıllarda bu süreçte küresel ölçekte etkili olan kitle iletişim araçları öne çıkmaya başlamıştır.

13

Kültürel yayılma nedir? ve nasıl gerçekleşir?

Kültürel değişmenin en önemli araçlarından biri “kültürel yayılmadır” (diffusion). Bu süreç, kültür ögelerinin coğrafi yakınlık, gezginler, göç, ticaret, savaş ya da başka bir iletişim kanalı aracılığıyla bir toplumdan diğerine taşınarak yayılmasıdır
(Glick, 2001: 118). Yayılma bazen doğrudan temas olmaksızın dolaylı yollardan gerçekleşmektedir. Ticaret gibi kimi durumlarda yayılma doğrudan temasla gerçekleşir. Sömürgecilik gibi üçüncü bir ihtimale göre ise zorla ve dayatmayla olabilmektedir. Bazı sözcüklerin birbirine coğrafi bakımdan uzak ve kimi zaman aralarında doğrudan temas bulunmayan kültürler tarafından kullanılıyor oluşu kültürel yayılmanın sonucudur. Arap ya da İran kökenli olduğu düşünülen “limon” sözcüğü farklı yazımlarla da olsa benzer bir tonlama ile Kuzey Akdeniz ülkelerinin yanı sıra Orta Avrupa ülkeleri ve Rusya’da da kullanılmaktadır

14

Kültürel asimilasyon ne demektir?

“Kültürel asimilasyon” bir kültürün hakim kültür içinde kültürel olarak erimesi ve kendi kültürel özelliklerini yitirmesi anlamına gelir. Kültürel asimilasyon kendiliğinden olabildiği gibi, devlet eliyle ve zorla da olabilir. 1980’lerde Bulgaristan’ın Müslüman ve Türk nüfusa yönelik olarak uyguladığı “Bulgarlaştırma” devlet eliyle ve zorla gerçekleştirilen kültürel asimilasyona verilebilecek bir örnektir. Bu politika çerçevesinde, zor kullanarak, Bulgaristan’da yaşayan Türk, Pomak ve Tatarların isimlerinin Bulgar adlarıyla ile değiştirilmesi ve bu halkların din olarak da Hristiyanlığı kabul etmeleri amaçlanmıştır (Zafer, 2010). Bunun sonucunda Bulgaristan’dan Türkiye’ye büyük bir zorunlu göç dalgası yaşanmıştır.

15

Kültürel örüntü ne demektir?

Kültürel örüntü üzerine ilk çalışmalardan biri Ruth Benedict’in Patterns of Culture (Kültür Örüntüleri) kitabıdır (1989[1934]). Bu kavram, küçük ölçekli gruplar ya da topluluklarda bulunan, tekrarlanan kültür özelliklerine göndermede bulunmak için kullanılır. Kültürel örüntü, kültürel sistem ya da yapıdan farklı olarak kültürün tamamında değil, sadece bir bölümünde görülür. Örneğin; bir kültürde erkek egemen (ataerkil) ilişkilerin hakim olması kültürel yapının göstergesidir fakat bu kültürde -örneğin kocanın evi terk ettiği yoksul ailelerde- evin geçiminden sorumlu olan kadınların aile içinde söz sahibi olması bir kültürel örüntüdür.

16

Alt kültür ne demektir?

“Alt kültür” kavramı, bir hakim kültür içindeki bir grubun o kültürden farklılaşan kültürel örüntülerini vurgulamak için kullanılır. Örneğin ABD’deki farklı motosikletli gruplarının ritüelleri, simgeleri, zaman geçirdikleri bölgeler ve kendilerine özgü argo ifadeler ile oluşturdukları kültürel özellikler bu ülkedeki motosikletli alt kültürünü yansıtmaktadır. Bunun yanı sıra ABD’de ülkenin hakim kültüründen farklılaşan ABD motosikletli alt kültürünün yanı sıra farklı motosikletli grupların kendi alt kültürleri de bulunmaktadır.

17

Etnosantrizm ne demektir?

“Etnosantrizm”, bir kimsenin kültürünün tüm diğer kültürlerden daha üstün olduğu yönündeki bakış açısıdır. Etnosantrizme küçük düşürücü karşılaştırmalar eşlik eder (Rhum, 2001). Etnosantrizm, kişinin diğer kültürlere kendi kültürünün ön yargılarıyla ve küçümseyerek bakma eğilimini barındırır. Bu bakış açısı çok yaygındır. Bütün kültürler bir dereceye kadar etnosantriktir. Diğer kültürlerden insanlara küçümseyerek bakmaktan onların değerlerini, yiyecek-içeceklerini, giyim kuşamlarını, kültürel özelliklerini ve pratiklerini değersiz görmeye değin
geniş bir yelpazede dışavurumları vardır. Etnosantrizm bir ayrımcılık türüdür.

18

Irkçılık ne demektir?

Kuramsal kökenleri bir tarafa bırakılacak olunursa, “ırkçılık” inançlar, dünya görüşü, gündelik pratikler, iktidar, ekonomik çıkarlar gibi alanlarda ırk fikrini
merkeze alan ön yargı, suçlama, ayrımcılık ve sömürüye işaret eder (Harrison, 2001). Bu derin ve kökleşmiş ayrımcılığın ırk ayrımcılığının yanı sıra bireysel, simgesel, söylemsel, kültürel, kurumsal ve ekonomik dışavurumları bulunmaktadır. Ayrıca ön yargılar, ötekileştirme ve damgalama gibi sonuçları görülmektedir. Antropoloji yaklaşık yüz yıldır “ırk” fikrinin biyolojik değil sadece kültürel alanla sınırlı olduğunu vurgular. Bu alan, ırkçılığa karşı net bir duruş sergilemektedir.

19

Kültürel görelilik ne demektir?

“Kültürel görelilik” başkalarının davranış ve inançlarını onların gelenek ve deneyimleri çerçevesinde değerlendirmek anlamına gelmektedir. Bu fikir, kişinin kendi kültürünün merkezi olduğu düşüncesine yönelik bir itirazdır. Farklı kültürlerin özelliklerinin, kültürel örüntülerinin, kültürel pratiklerinin ve kültürel anlamlarının aynı değerde olduğunu vurgular. Bunların kendi bağlamları içinde
değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizer. Kültürel görelilik fikri, etnosantrizm ve ırkçılığa karşı bir duruştur. Bu yaklaşım, bugün kültürel antropolojinin merkezinde yer alan fikirlerden birisidir.

Ünite 2 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç